Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmada Kusur Oranı Nafaka Hakkını Nasıl Etkiler?

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Yoksulluk nafakası için kusurun daha ağır olmaması yeterlidir; eşit kusur nafakayı engellemez, daha ağır kusur ise engeller. Tazminattan farkı.

Kısaca

  • Yoksulluk nafakasını isteyen tarafın kusuru, diğerinden daha ağır olmamalıdır; kusurlar eşitse nafaka istenebilir.
  • Daha ağır kusurlu taraf, yoksulluğa düşse de yoksulluk nafakası alamaz.
  • Nafaka ödeyecek tarafın kusuru aranmaz; ödeyen eşin kusurlu olması şart değildir.
  • Maddi tazminat için kusursuz ya da daha az kusurlu olmak gerekir; eşit kusur maddi tazminatı engeller ama nafakayı engellemez.

Boşanmada kusurunuzun oranı, yoksulluk nafakası hakkınızı doğrudan ilgilendirir; ama sanıldığı gibi “kusurlu olan nafaka alamaz” biçiminde değil, “kusuru daha ağır olan nafaka alamaz” biçiminde. Fark küçük görünür ama dosyanın kaderini değiştirir. Medeni Kanun m. 175, nafaka isteyecek tarafın kusurunun diğerinden daha ağır olmamasını şart koşar. Kusurlar eşitse ya da sizin kusurunuz daha azsa bu şart sağlanır; sizin kusurunuz daha ağırsa yoksulluk nafakası talebiniz kabul edilmez. Nafaka ödeyecek tarafın kusuru ise aranmaz.

Kusur nedir ve nafakada neden önemlidir?

Boşanmada kusur, evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan davranışlar için kullanılan bir kavramdır: sadakatsizlik, şiddet, hakaret, ev birliğini terk, aile yükümlülüklerini yerine getirmemek gibi. Mahkeme, evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını incelerken (TMK m. 166) tarafların bu olaylardaki payını da belirler.

Nafaka bakımından kusur bir eşik işlevi görür. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa tanınan bir destektir; ama bu destek, boşanmaya daha çok sebep olmuş tarafı korumaz. Kanun, kusuru daha ağır olan tarafa yoksulluk nafakası hakkı tanımayarak kusuru bir eşik hâline getirmiştir.

Üç ihtimal: daha az, eşit ve daha ağır kusur

Kusur dağılımı üç ihtimalde karşımıza çıkar.

Daha az kusurlu tarafsınız: Yoksulluk nafakası şartı sağlanır. Üstelik kusursuz ya da daha az kusurlu taraf olarak maddi tazminat da isteyebilirsiniz (TMK m. 174). Manevi tazminat için de boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkınız saldırıya uğramış olmalıdır.

Kusurlar eşit: Yoksulluk nafakası bakımından kusurunuzun daha ağır olmaması şartı sağlanır; yoksulluğa düşme ve karşı tarafın malî gücü ayrıca aranır. Maddi tazminat ise kusursuz ya da daha az kusurlu olmayı gerektirdiği için eşit kusurda istenemez. Bu ayrım eşit kusurlu eşin tazminat ve nafaka hakkı yazısında ayrıntılı anlatılıyor.

Kusur daha ağır: Yoksulluk nafakası talebi reddedilir. Dava sürerken ödenen tedbir nafakası ise ayrı bir değerlendirme konusudur. Tedbir nafakasının kusur karşısındaki durumu için boşanma davasında kusurlu eş tedbir nafakası alabilir mi yazısına bakabilirsiniz.

Nafaka ödeyen tarafın kusuru neden aranmaz?

TMK m. 175/2: “Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” Bunun anlamı şudur: Nafaka ödemekle yükümlü olmanız için sizin kusurlu bulunmanız gerekmez. Karşı taraf yoksulluğa düşecekse ve onun kusuru sizinkinden daha ağır değilse, malî gücünüz oranında nafaka ödemekle yükümlü olabilirsiniz; bu, kusurların eşit olduğu ya da taraflardan hiçbirine kusur yüklenemediği hâllerde de geçerlidir.

Burada iki ayrı koşulu karıştırmamak gerekir: Alacaklının kusuru nafakanın doğuşu için aranır; borçlunun kusuru aranmaz. Dolayısıyla “ben kusursuzum, nafaka ödemem” savunması tek başına başarılı olmaz. Kusursuz borçlu için yapabileceğiniz, alacaklının kusurunun daha ağır olduğunu göstermektir; o zaman nafaka hakkı doğmaz.

Kusur nasıl ispatlanır?

İspat yükü, iddia edilen olgudan lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK m. 190). Kusur iddiasını ileri süren, olguları ispata elverişli biçimde somutlaştırmak ve delillerini göstermek zorundadır (HMK m. 194). Mahkeme delilleri serbestçe değerlendirir (HMK m. 198).

Kusur ispatında kullanılan başlıca deliller şunlardır:

  • Tanık beyanları: Olayları bilen, adı soyadı ve tebliğe elverişli adresi mahkemeye sunulan listede gösterilen kişiler (HMK m. 240).
  • Yazışmalar: Mesajlar, e-postalar. Hukuka aykırı elde edilen deliller sorun yaratabilir.
  • Sağlık raporları, adli tıp raporları, polis veya jandarma tutanakları.
  • Banka kayıtları, tapu kayıtları gibi resmî belgeler.
  • Ceza dosyası veya koruma kararları, varsa.

Kusurun hangi olayla, ne zaman, kimin eyleminden doğduğunu net yazmak, mahkemenin kusur oranını belirlemesini kolaylaştırır. “Kötü davrandı” gibi genel ifadeler yerine olayları somutlaştırmak gerekir.

Kusur oranının nafaka miktarına etkisi

Kusur nafakanın doğuşu bakımından önemlidir; kanun metni ise miktar için kusur oranını ölçü olarak göstermez. Nafaka “malî gücü oranında” istenir (TMK m. 175). Hâkim, hakkaniyete göre karar verir (TMK m. 4) ve miktarı alacaklının ihtiyacı ile borçlunun ödeme gücü çerçevesinde belirler. Kusurun miktar üzerinde ayrıca bir ağırlık taşıyıp taşımayacağı, dosyaya göre hâkimin değerlendirmesindedir.

Miktarın belirlenmesinde etkili olan unsurlar için nafaka miktarı nasıl belirlenir yazısına göz atabilirsiniz.

Davacının kusuru daha ağırsa boşanma yine de olur mu?

Kusur oranı yalnızca nafakayı değil, boşanma davasının seyrini de ilgilendirir. Evlilik birliği temelinden sarsıldığında eşlerden her biri boşanma davası açabilir; davacının kusuru daha ağırsa davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir (TMK m. 166/2).

Bu hükmün nafakadaki yansıması şudur: Davacı daha ağır kusurlu olsa da boşanma gerçekleşebilir; ama o davacı, kusuru daha ağır olduğu için yoksulluk nafakası isteyemez. Karşı taraf ise yoksulluğa düşecekse ve şartlar oluşmuşsa nafaka isteyebilir. Yani “boşanma davasını ben açtım” ya da “boşanmaya ben karar verdim” olgusu tek başına kusuru belirlemez; olayların bütünü incelenir.

Anlaşmalı boşanmada kusur oranı tartışılır mı?

Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı için hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hakkında tarafların kabul ettiği düzenlemeyi uygun bulması gerekir (TMK m. 166/3). Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; bu değişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanmaya hükmolunur.

Anlaşmalı boşanmada kusur tartışması yapılmaz; ama nafaka konusu protokolde açıkça yazılmalıdır. Protokolde nafakadan vazgeçmek ya da belli bir miktar öngörmek mümkündür. Nasıl yazılacağı için anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka maddesi nasıl yazılır yazısına göz atabilirsiniz.

Kusur ile tedbir nafakası arasındaki fark

Dava sürerken eşlerin geçimine ilişkin geçici önlemler hâkim tarafından resen alınır (TMK m. 169). Bu önlem, yoksulluk nafakasından farklı bir temele dayanır ve geçici niteliktedir. Kusur dağılımı ancak dava sonunda belli olur; yoksulluk nafakası için kusur şartı da o zaman değerlendirilir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Ece ve Can’ın evliliğinde Can sık sık sözlü hakaret ediyor, Ece ise bir dönem evden ayrılarak ailesinin yanına gitmiş. Boşanma davasında her iki taraf birbirini suçluyor. Can’ın hakaretlerine ilişkin tanık beyanları var; Ece’nin evden ayrılmasının ise hakaretlerin sonucu olup olmadığı tartışmalı.

Mahkeme, olayları sırayla inceler: Hakaretin ağırlığı ve sıklığı, Ece’nin ayrılmasının sebebi, tarafların başka davranışları. Sonunda kusur dağılımını belirler. Ece’nin yoksulluğa düşüp düşmeyeceği ve Can’ın malî gücü de ayrıca değerlendirilir. Kusur tablosu önceden tahmin edilemez; delillerin gücüne ve hâkimin kanaatine bağlıdır.

Kusur belirlemesini etkileyen sık hatalar

Kusur tartışması çoğu zaman duygusal bir zeminde yürüdüğü için, dosyayı zayıflatan davranışlar da sık görülür:

  • Kusuru ispatlayacak delilleri baştan toplamamak.
  • Eşinizi kışkırtıp tepki almak ve bunu delil olarak kullanmaya çalışmak.
  • Hukuka aykırı yollarla edinilen kayıt ve görüntüleri sunmak.
  • Kusurunuzu duruşmada ya da yazışmalarda kabul eden ifadeler kullanmak.
  • Kendi kusurunuzla ilgili savunmayı hiç yapmamak; yalnızca karşı tarafı suçlamak.

Bu hataların her biri, kusur oranının aleyhinize belirlenmesine yol açabilir. Dosya hazırlığında bu noktaları önceden gözden geçirmek yarar sağlar.

Anayasa Mahkemesi kararının kusur şartına etkisi

Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Bu karar nafakanın süresine ilişkindir; kusur şartını değiştirmez. Bu süre içinde mevcut hüküm uygulanır, kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden kalkmaz. Ayrıntı için süresiz nafaka ve Anayasa Mahkemesi kararı yazısına bakabilirsiniz.

Nafaka ile tazminatı birbirinden ayırmak

Kusur şartı hem nafakada hem tazminatta karşımıza çıktığı için ikisi sık karıştırılır. Ayrım şöyle özetlenebilir: Maddi tazminat, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan isteyebileceği bir tazminattır. Yoksulluk nafakası ise geçim desteğidir ve alacaklının kusurunun daha ağır olmaması yeterlidir. İki talep aynı dilekçede ayrı ayrı ve gerekçeleriyle istenmelidir.

Nafaka dava sırasında, tedbir nafakası olarak da gündeme gelebilir. Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri, özellikle eşlerin geçimine ilişkin olanları, resen alır (TMK m. 169). Bu bir geçici düzenlemedir ve yoksulluk nafakasının koşullarından farklıdır.

Kusur dağılımı konusunda kendi durumunuzu nasıl değerlendirirsiniz?

Kusur oranı, tek bir olaya değil, evlilik boyunca yaşanan olayların bütününe bakılarak belirlenir. Elinizdeki delillerin hukuka uygun olup olmadığı, tanıklarınızın ne bildiği ve karşı tarafın muhtemel savunması, nafaka hakkınızı doğrudan etkiler. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan kısaca anlatarak bürodan bilgi alabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Aile hukuku alanındaki çalışmalar için aile hukuku sayfasına da bakabilirsiniz. Her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.

Sık sorulan sorular

Eşit kusurlu eş nafaka alabilir mi?

Evet, yoksulluk nafakası bakımından alabilir. Kanun nafaka isteyenin kusurunun daha ağır olmamasını arar; kusurlar eşitse bu şart sağlanır. Yoksulluğa düşme ve karşı tarafın malî gücü şartları da ayrıca aranır.

Kusuru daha ağır olan eş hiç nafaka alamaz mı?

Yoksulluk nafakası bakımından alamaz. TMK m. 175, daha ağır kusurlu tarafa yoksulluk nafakası hakkı tanımaz. Çocuk için ödenen nafaka ise kusurdan bağımsız olarak çocuğun ihtiyaçlarına göre belirlenir.

Kusur oranını kim ve nasıl belirler?

Kusur oranını hâkim belirler. Tanık beyanları, yazılı belgeler, mesajlar ve diğer deliller serbestçe değerlendirilerek taraflardan hangisinin boşanmaya daha çok sebep olduğuna karar verilir.

Kusur nafaka miktarını da etkiler mi?

Miktar, ihtiyaç ile karşı tarafın malî gücüne göre belirlenir. Kusur, nafakanın doğup doğmayacağını etkileyen bir şarttır; kanun miktar için kusur oranını ölçü olarak göstermez. Miktarın takdirinde kusurun ayrıca ağırlık taşıyıp taşımayacağı hâkimin değerlendirmesindedir.

Boşanma davasında kusurlu olduğunuzu kabul etmek nafaka hakkını etkiler mi?

Etkileyebilir. Boşanmanın dayandığı olgulara ilişkin ikrar hâkimi bağlamaz (TMK m. 184), ama kusurunuzu kabul eden beyanlar diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilir. Bu nedenle dilekçe ve duruşma beyanlarını dikkatle hazırlamak gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 4, 166, 169, 174, 175, 184
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190, 194, 198, 240
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler