Ticaret ve Şirketler Hukuku

Cari Hesap Sözleşmesinden Doğan Alacaklar Nasıl Tahsil Edilir?

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Cari hesap sözleşmesinin niteliği, hesabın kesilmesi, bakiye alacağın talep edilmesi ve zamanaşımı TTK m. 89-99 çerçevesinde açıklanmıştır.

Kısaca

  • Cari hesap sözleşmesi, tarafların karşılıklı alacaklarını ayrı ayrı istemek yerine dönem sonunda bakiyeyi talep etmelerini öngörür.
  • Cari hesaba geçirilen alacaklar, hesabın kesilmesine kadar bağımsız olarak talep ve dava edilemez.
  • Hesabın kesilmesiyle ortaya çıkan bakiye, kabul edilmesinden itibaren yeni ve bağımsız bir alacağa dönüşür.
  • Cari hesaptan doğan alacaklar, hesabın sona ermesinden itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir.

Sürekli ticari ilişki içinde bulunan tacirler, her işlem için ayrı ayrı ödeme yapmak yerine, karşılıklı alacak ve borçlarını belirli dönemler itibarıyla hesaplayıp yalnızca bakiyeyi ödemeyi tercih edebilir. Bu ilişki, TTK’da cari hesap sözleşmesi olarak düzenlenmiştir. Bu yazıda cari hesap sözleşmesinden doğan alacakların hukuki niteliği ve tahsil süreci ele alınmaktadır.

Cari Hesap Sözleşmesinin Tanımı ve İşlevi

Cari hesap sözleşmesi, iki tarafın, belirli bir süre içinde doğacak alacaklarını ayrı ayrı istemek ve ödemek yerine, hesap dönemi sonunda bunları kalemler hâlinde birbirinden çıkararak yalnızca çıkan bakiyeyi isteyebileceklerine ilişkin sözleşmedir. Bu yapı, özellikle üretici-bayi veya tedarikçi-alıcı gibi sürekli ve yoğun işlem hacmine sahip ticari ilişkilerde işlem maliyetlerini azaltır ve tarafların likidite yönetimini kolaylaştırır.

Cari Hesaba Kaydedilen Alacakların Bağımsız Olarak Talep Edilememesi

Cari hesap sözleşmesinin en önemli hukuki sonucu, hesaba geçirilen alacak kalemlerinin, hesabın kesilmesine kadar ayrı ayrı talep ve dava konusu edilememesidir. Bu durum, cari hesabın “kaynaşma” (novasyon benzeri) etkisinden kaynaklanır; taraflar, tek tek alacaklarını değil, dönem sonunda ortaya çıkacak net bakiyeyi talep etme hakkına sahiptir. Bu nedenle bir tarafın, cari hesaba dahil edilmiş bir faturayı ayrıca dava etmesi kural olarak mümkün değildir.

Hesabın Kesilmesi ve Bakiyenin Kabulü

Hesap dönemi sona erdiğinde, taraflar arasındaki karşılıklı alacak ve borç kalemleri toplanarak bir bakiyeye ulaşılır; bu işleme “hesabın kesilmesi” denir. Kesilen hesap, karşı tarafa bildirilir ve karşı taraf tarafından açık veya örtülü biçimde kabul edilirse, bu bakiye artık bağımsız, talep edilebilir ve dava edilebilir yeni bir alacak hâline gelir. Bakiyenin kabulünden sonra, taraflar arasındaki ilişki normal bir alacak-borç ilişkisi gibi işler.

Bakiyeye İtiraz Edilmesi

Karşı taraf, kendisine bildirilen hesap özetine belirli bir süre içinde itiraz etmezse, hesabın kabul edildiği varsayılabilir. Ancak itiraz edilmesi hâlinde, hesabın doğruluğu konusunda uyuşmazlık ortaya çıkar ve bu uyuşmazlık, dayanak belgeler (fatura, sevkiyat kayıtları, ödeme dekontları) üzerinden çözülmesi gereken bir ispat sorununa dönüşür. Bu nedenle düzenli hesap mutabakatı yapılması, ileride çıkabilecek büyük çaplı uyuşmazlıkları önler.

Cari Hesap Sözleşmesinde Faiz

Cari hesap sözleşmelerinde, TTK m. 8/2’nin istisnai olarak izin verdiği bileşik faiz uygulanabilir; yani üç aydan aşağı olmamak kaydıyla, faizin anaparaya eklenerek üzerinden yeniden faiz yürütülmesi mümkündür. Bu imkân, yalnızca her iki tarafın da tacir olduğu cari hesap ilişkilerinde geçerlidir ve tacir olmayanlarla yapılan ilişkilere uygulanmaz.

Cari Hesap Sözleşmesinin Feshi

Taraflardan her biri, haklı bir sebep bulunması hâlinde cari hesap sözleşmesini feshedebilir. Sözleşmenin feshi hâlinde, fesih tarihi itibarıyla bir son hesap kesimi yapılır ve ortaya çıkan bakiye, artan tutarın ödenmesi koşuluyla talep edilebilir hâle gelir. Fesih sonrası yeni işlemler artık cari hesap kapsamında değil, genel hükümlere göre değerlendirilir.

Zamanaşımı Süresi

Cari hesap sözleşmesinden doğan alacaklara ilişkin davalar, cari hesap sözleşmesinin sona ermesinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu süre, hesaba dahil edilen tek tek kalemlerin kendi zamanaşımı sürelerinden bağımsız olarak işler; zira cari hesaba giren alacaklar, hesabın kesilmesine kadar bağımsız bir alacak niteliği taşımaz.

Cari Hesaba Rehin ve Haciz Konulması

Cari hesap ilişkisi devam ederken, taraflardan birinin kişisel alacaklısı, o tarafın cari hesaptan doğacak olası bakiye alacağına haciz koydurabilir. Ancak hesap henüz kesilmediğinden, haciz konusu olan şey somut bir alacak değil, ileride doğması muhtemel bir haktır; bu nedenle haczin kesin sonuç doğurması, hesabın kesilmesi ve bakiyenin o taraf lehine çıkmasına bağlıdır. Bu inceliğin doğru anlaşılması, hem alacaklının hem de cari hesap tarafının haklarının doğru değerlendirilmesi açısından önemlidir.

Cari Hesap ile Adi Alacak Devri Arasındaki Fark

Cari hesaba dahil edilen bir alacak, adi bir alacak devri (temlik) işlemine konu edilemez; zira bu alacak artık bağımsız bir hak olmaktan çıkmış, cari hesabın bir unsuru hâline gelmiştir. Buna karşılık, hesabın kesilmesiyle ortaya çıkan bakiye alacağı, tıpkı diğer alacaklar gibi üçüncü kişilere devredilebilir. Bu ayrımın gözden kaçırılması, geçersiz bir temlik işlemi yapılmasına yol açabilir.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Bir toptancı ile bir perakendeci arasında yıllardır süren cari hesap ilişkisinde, perakendeci hesabın kesilmesinden sonra kendisine bildirilen bakiyeye itiraz etmiş ve bazı faturaların mükerrer kaydedildiğini ileri sürmüştür. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık, fatura ve sevkiyat kayıtlarının karşılıklı incelenmesiyle çözülür.

Cari Hesap İlişkisinin Yazılı Belgeyle Kurulması

Cari hesap sözleşmesi kanunda belirli bir şekle tabi tutulmamış olsa da, ilişkinin kapsamının (hangi işlemlerin hesaba dahil edileceği, hesap dönemi, faiz oranı) yazılı bir sözleşmeyle netleştirilmesi önerilir. Yazılı bir zemin olmadan yürütülen uzun süreli cari hesap ilişkilerinde, hangi işlemlerin cari hesaba dahil sayılacağı konusunda taraflar arasında farklı yorumlar ortaya çıkabilir; bu da hesap kesiminde ciddi anlaşmazlıklara yol açabilir.

Sonuç

Cari hesap sözleşmesinden doğan alacakların tahsili, tek tek fatura alacaklarının takibinden farklı bir hukuki rejime tabidir. Hesabın doğru kesilmesi ve bakiyenin usulüne uygun bildirilmesi, alacağın sağlıklı biçimde talep edilebilmesi için kritik önem taşır. Cari hesap uyuşmazlıklarınızda ticaret hukuku alanında hukuki destek almanız önerilir.

Cari Hesabın İflas ve Konkordato Sürecine Etkisi

Taraflardan birinin iflası veya konkordato süreci başlatması hâlinde, cari hesap sözleşmesi kendiliğinden sona erer ve o tarih itibarıyla bir hesap kesimi yapılması gerekir. Ortaya çıkan bakiye, iflas veya konkordato masasına diğer alacaklarla birlikte kaydedilir; bu nedenle cari hesap ilişkisi içindeki tarafların, karşı tarafın mali durumunu düzenli olarak takip etmesi önemlidir.

Sık sorulan sorular

Cari hesaba kaydedilen bir alacak ayrıca dava edilebilir mi?

Kural olarak hayır. Cari hesap sözleşmesinin doğal sonucu, kayıtlı kalemlerin bağımsız olarak talep ve dava edilememesidir; alacak, hesabın kesilmesiyle ortaya çıkan bakiyenin bir parçası hâline gelir.

Hesabın kesilmesi ne anlama gelir?

Hesabın kesilmesi, belirli bir dönem sonunda tarafların karşılıklı alacak ve borçlarının hesaplanarak bir bakiyeye ulaşılmasıdır. Bu bakiye, taraflarca kabul edildiğinde bağımsız ve talep edilebilir bir alacağa dönüşür.

Cari hesap sözleşmesi ne zaman sona erer?

Cari hesap sözleşmesi, sözleşmede kararlaştırılan sürenin dolmasıyla, tarafların anlaşmasıyla veya taraflardan birinin haklı sebeple feshiyle sona erebilir; sona erme ile birlikte son bakiyenin belirlenmesi gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 89-99
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Ticaret ve Şirketler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler