Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Geçici Bilinç Kaybında Verilen Zarar ve Sorumluluk Sebeplerinin Yarışması (TBK 59-60)

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Ayırt etme gücünü geçici kaybedenin zararı gidermesi ve kusursuzluğu ispatla kurtulması, sorumluluğun birden çok sebebe dayanması ve hâkimin seçimi.

Kısaca

  • Ayırt etme gücünü geçici olarak kaybeden kişi, bu sırada verdiği zararları gidermekle yükümlüdür; ancak ayırt etme gücünü kaybetmede kusuru olmadığını ispat ederse sorumluluktan kurtulur (TBK m. 59).
  • Bir kişinin sorumluluğu birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini istemedikçe veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en elverişli giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir (TBK m. 60).
  • Sarhoşluk veya ilaç kullanımı gibi kendi kusuruyla ayırt etme gücünü yitirmede sorumluluk doğar.
  • Sorumluluk sebeplerinin yarışması, özellikle sözleşmesel ve haksız fiil sorumluluğunun birlikte bulunduğu durumlarda önem taşır.

Bir kişinin bilinç bulanıklığı yaşarken verdiği zarardan sorumlu olup olmadığı ve bir zarar için birden çok hukuki dayanağın bulunduğu durumlarda hangisinin uygulanacağı, tazminat hukukunun iki önemli sorusudur. İlkinde, ayırt etme gücü bulunmayan kişilere ilişkin hakkaniyet sorumluluğundan farklı bir düzen vardır: geçici olarak ayırt etme gücünü kaybeden kişi, kusursuzluğunu ispatlamadıkça sorumludur. İkincisinde ise zarar gören, aynı olay nedeniyle hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil hükümlerine dayanabilir. Türk Borçlar Kanunu m. 59 ve 60, bu iki konuyu düzenler. Bu yazıda bu hükümleri ve pratik sonuçlarını anlatıyoruz. Kalıcı olarak ayırt etme gücü bulunmayan kişilerin durumu için ayırt etme gücü olmayanın verdiği zarar ve hakkaniyet tazminatı yazısına bakabilirsiniz.

Ayırt Etme Gücünün Geçici Kaybı (TBK m. 59)

TBK m. 59’a göre ayırt etme gücünü geçici olarak kaybeden kişi, bu sırada verdiği zararları gidermekle yükümlüdür. Ancak, ayırt etme gücünü kaybetmede kusuru olmadığını ispat ederse, sorumluluktan kurtulur. Bu hükmün mantığı şudur: geçici bilinç kaybı çoğu zaman kişinin kendi davranışlarının sonucudur (içki, uyuşturucu, ilaç kullanımı) veya öngörülebilir bir durumdur (epilepsi hastasının nöbet riski, hipoglisemik kriz). Bu tür durumlarda kişi, ayırt etme gücünü yitirmiş olsa bile sorumluluktan kaçmamalıdır. Kanun, ispat yükünü kişiye yükler: kişi, bilinç kaybında kusurunun bulunmadığını ispatlamalıdır. Bu, ayırt etme gücü sürekli bulunmayan (çocuk, akıl hastası) kişiler için geçerli olan hakkaniyet sorumluluğundan (TBK m. 65) farklı, kişi aleyhine daha sert bir düzendir.

Kusursuzluğun İspatı

Ayırt etme gücünü geçici kaybeden kişi, şu durumlarda kusursuzluğunu ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir:

  • Bilinç kaybının kişinin iradesi dışında geliştiğini göstererek (örneğin bilgisi olmadan ilacına madde katılması, zorla içki içirilmesi, ilk kez ve öngörülemez şekilde yaşanan sağlık krizi),
  • Bilinç kaybını öngörememesi ve önlemesinin mümkün olmadığını göstererek,
  • Bilinç kaybı sırasında zarara yol açacak davranışlardan kaçınmak için gereken tüm önlemleri aldığını göstererek.

Örneğin daha önce hiç nöbet geçirmemiş ve sağlık sorunu bulunmayan bir sürücünün ani bilinç kaybı nedeniyle kaza yapması halinde, kusursuzluğunu sağlık raporlarıyla ispat ederek sorumluluktan kurtulması mümkündür. Buna karşılık epilepsi teşhisi bulunan ve ilaç kullanmayıp araç kullanan kişi, bilinç kaybında kusurlu sayılır. Aynı şekilde içki içip araç kullanan kişi kusursuzluğu ispat edemez. Kusur sorumluluğunun ispat yükü konusunda kusur sorumluluğu ve ispat yükü yazısına da göz atabilirsiniz. Bu düzenleme, kişinin kendi kusuruyla bilincini kaybetmesinin sonucundan kurtulmasını engeller.

Sarhoşluk ve Uyuşturucu Madde Etkisi

Alkol, uyuşturucu veya bazı ilaçların etkisi altında verilen zararlar, geçici ayırt etme gücü kaybının en yaygın örnekleridir. Bu durumlarda kişinin iradesiyle bu maddeleri kullanmış olması, kusursuzluğun ispatını çok zorlaştırır. Kişi, bu maddeleri kullanırken ayırt etme gücünü kaybedebileceğini ve bu durumda başkalarına zarar verebileceğini öngörmek zorundadır. Bu nedenle sarhoşken trafik kazası yapan, alkollü halde başkasının malına zarar veren veya uyuşturucu etkisiyle saldırıda bulunan kişiler, kural olarak tazminatla sorumludur. Ceza hukukunda ise ayırt etme gücünün kaldırılması ve isteğe bağlı sarhoşluk için ayrı kurallar bulunur; ceza yargılaması ile hukuk yargılamasının bağımsızlığı için ceza mahkemesi kararının hukuk hâkimini bağlamaması yazısına bakabilirsiniz. Ceza boyutu için ceza hukuku hizmet sayfamıza da göz atabilirsiniz.

Sorumluluk Sebeplerinin Yarışması (TBK m. 60)

Aynı zarar için birden çok hukuki sorumluluk sebebinin bulunması halinde hangisinin uygulanacağı sorusu, TBK m. 60 ile cevaplanır. Bu hükme göre bir kişinin sorumluluğu birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en elverişli giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir. Örnekler:

  • Bir hekimin hatalı müdahalesi hem sözleşmesel sorumluluğa (vekalet/hizmet sözleşmesine aykırılık) hem haksız fiil sorumluluğuna dayanabilir.
  • Bir taşıyıcının yolcuya verdiği zarar hem taşıma sözleşmesine aykırılık hem araç işletenin tehlike sorumluluğuna dayanabilir.
  • Bir işverenin işçiye verdiği zarar hem iş sözleşmesine aykırılık hem haksız fiil sorumluluğunu doğurabilir.
  • Bir satıcının ayıplı malı nedeniyle alıcının bedensel zarar görmesi hem ayıp hükümlerine hem haksız fiile dayanabilir.

“En Elverişli Giderim İmkânı” Ölçütü

Hâkimin seçeceği sorumluluk sebebi, zarar görene en elverişli giderim imkânı sağlayan olmalıdır. Bu ölçüt, farklı sorumluluk sebeplerinin farklı avantaj ve dezavantajlar taşımasından kaynaklanır:

  • İspat yükü: Sözleşmesel sorumlulukta kusur karinesi borçlu aleyhinedir (TBK m. 112); haksız fiilde ise kusuru genellikle zarar gören ispatlar. Bu nedenle sözleşmesel sorumluluk çoğu zaman zarar gören lehine olur.
  • Zamanaşımı: Sözleşmesel alacaklarda genel zamanaşımı on yıldır; haksız fiilde ise iki yıl ve on yıl süreleri geçerlidir (TBK m. 72). Ceza zamanaşımı daha uzunsa o uygulanır.
  • Tazminat kapsamı: Manevi tazminat ve bazı zarar kalemleri açısından farklılıklar olabilir.
  • Sorumsuzluk kayıtları: Sözleşme sorumsuzluk kaydı içeriyorsa bu, haksız fiil sorumluluğunu doğrudan etkilemeyebilir.
  • Yardımcı kişilerin fiili: Sözleşmesel sorumlulukta borçlu yardımcısının fiilinden doğrudan sorumludur (TBK m. 116); haksız fiilde adam çalıştıran özen ispatıyla kurtulabilir (TBK m. 66). Bu konuda ifa yardımcısının fiilinden borçlunun sorumluluğu ve adam çalıştıranın sorumluluğu yazılarına bakabilirsiniz.

Hâkim bu farkları değerlendirerek zarar gören lehine olan sebebi esas alır. Ancak zarar gören, belirli bir sebebe dayanmak istediğini açıkça belirtmişse hâkim buna göre karar verebilir. Kanunda aksine hüküm bulunan hallerde (örneğin bazı özel sorumluluk kanunlarında) bu genel kural uygulanmaz.

Zarar Gören İçin Strateji

Zarar gören, dava dilekçesinde tüm olası hukuki sebeplere dayanmalı ve talep sonucunu buna göre kurmalıdır. Öneriler:

  1. Olayı, hem sözleşme ilişkisi hem haksız fiil bakımından değerlendirin ve delilleri buna göre toplayın,
  2. Zamanaşımı sürelerini her sorumluluk sebebi için ayrı hesaplayın; kısa süreli sebep için gecikmeyin,
  3. Kusur karinesi ve ispat yükü avantajlarını değerlendirin,
  4. Sözleşmedeki sorumsuzluk kayıtlarının geçerliliğini inceleyin (TBK m. 115),
  5. Dava dilekçesinde hem sözleşmesel hem haksız fiil sorumluluğuna açıkça dayanın,
  6. Zarar hesabı için bilirkişi raporu alın.

Tazminatın belirlenmesi ve hesabı için maddi tazminat davası nasıl açılır ve tazminat davasında maddi zararın ispatı yazıları yol göstericidir.

Zarar Veren İçin Dikkat Edilecekler

Zarar veren kişi, geçici bilinç kaybı savunmasında kusursuzluğunu sağlık raporları, tıbbi kayıtlar ve tanık ifadeleriyle ispat etmelidir. Birden çok sorumluluk sebebinin bulunduğu davalarda ise her bir sebebe ilişkin savunmasını ayrı ayrı hazırlamalı, zamanaşımı def’ini zamanında ileri sürmelidir. Sorumluluk sigortası (mesleki sorumluluk, trafik, ferdi kaza) poliçelerinin kapsamı da kontrol edilmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Geçici bilinç kaybının otomatik olarak sorumsuzluk doğuracağını sanmak,
  • Kusursuzluğu belgelemeden savunma yapmak,
  • Birden çok sorumluluk sebebini dava dilekçesinde göz ardı etmek,
  • Kısa zamanaşımlı sebebin süresini kaçırmak,
  • Sözleşmesel sorumluluğun avantajlarını (kusur karinesi) bilmemek.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir kişi, akşam yemeğinde içki içtikten sonra arkadaşının değerli bir eşyasını düşürerek kırar. Geçici olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini ileri sürer; ancak içkiyi kendi iradesiyle içtiği için kusursuzluğunu ispat edemez ve zarardan sorumlu olur. Başka bir olayda, bir hasta hekiminin hatalı müdahalesi nedeniyle zarar görür; hasta hem sözleşmeye aykırılığa hem haksız fiile dayanabilir ve hâkim, hastaya en elverişli giderim imkânı sağlayan sebebi (genellikle kusur karinesi nedeniyle sözleşmesel sorumluluğu) esas alabilir.

Sonuç

Geçici olarak ayırt etme gücünü kaybeden kişi, kusursuzluğunu ispat etmedikçe verdiği zarardan sorumludur; birden çok sorumluluk sebebi bulunduğunda ise hâkim zarar görene en elverişli giderim imkânı sağlayan sebebe göre karar verir. Zarar gören, tüm dayanakları birlikte ileri sürmelidir. Tazminat uyuşmazlığınızda borçlar hukuku kapsamında dosyanızı birlikte inceleyebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Geçici olarak bilincini kaybeden kişi verdiği zarardan sorumlu olur mu?

Ayırt etme gücünü geçici olarak kaybeden kişi, bu sırada verdiği zararları gidermekle yükümlüdür. Ancak ayırt etme gücünü kaybetmede kusuru olmadığını ispat ederse sorumluluktan kurtulur. İspat yükü kişinin kendisindedir.

Sarhoş kişi verdiği zarardan sorumlu mudur?

Kendi iradesiyle içki içerek ayırt etme gücünü kaybeden kişi, kusursuzluğunu ispat edemez ve verdiği zarardan sorumlu olur. Zorla veya bilgisi dışında sarhoş edilen kişi ise kusursuzluğunu ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.

Sorumluluk sebeplerinin yarışması nedir?

Aynı zarar için hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil gibi birden çok hukuki sorumluluk sebebinin bulunmasıdır. Hâkim, zarar gören aksini istemedikçe, zarar görene en elverişli giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir.

Hangi sorumluluk sebebini seçeceğime kim karar verir?

Zarar gören aksini istemedikçe hâkim, zarar görene en elverişli giderim imkânı sağlayan sebebe göre karar verir. Zarar gören ise davasında hangi sebebe dayanmak istediğini belirleyebilir; ancak seçim, zamanaşımı ve ispat yükü gibi sonuçlar açısından dikkatle yapılmalıdır.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49, 59, 60, 112
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 13, 15
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler