Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Ayırt Etme Gücü Olmayan Kişi Zarar Verirse Tazminat Öder mi? Hakkaniyet Sorumluluğu (TBK 65)

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Çocuk, akıl hastası veya geçici bilinç kaybındaki kişinin verdiği zararın hakkaniyet gerektiriyorsa hâkimce kısmen veya tamamen giderilmesi ve gözetim borçlusu.

Kısaca

  • Ayırt etme gücü bulunmayan kişi kural olarak kusursuzluk nedeniyle haksız fiil sorumluluğu taşımaz; ancak hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir (TBK m. 65).
  • Hakkaniyet değerlendirmesinde tarafların malvarlığı durumu, zararın ağırlığı ve olayın özellikleri dikkate alınır.
  • Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin gözetim altında olması halinde gözetim borçlusunun özen yükümlülüğü ayrıca değerlendirilir.
  • Sarhoşluk gibi kişinin kendi kusuruyla ayırt etme gücünü kaybetmesi hali ayrı sonuçlar doğurur.

Bir çocuk oynarken komşunun arabasının camını kırar, akıl sağlığı bozuk bir kişi bir başkasına zarar verir ya da geçici bilinç kaybı yaşayan biri kaza yapar. Bu tür olaylarda zarar gören kişi, zararını kimden isteyeceğini merak eder. Haksız fiil sorumluluğu genel olarak kusura dayanır ve kusurlu sayılabilmek için kişinin ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. Ayırt etme gücü bulunmayan kişi kusurlu sayılamaz; ancak zarar gören mağdur da hukuk düzeni tarafından tümüyle yalnız bırakılmaz. Türk Borçlar Kanunu m. 65, bu durumda hakkaniyet esasına dayalı özel bir sorumluluk düzenler. Bu yazıda ayırt etme gücünü, hakkaniyet sorumluluğunu ve gözetim borçlularının durumunu anlatıyoruz. Haksız fiilin genel şartları için haksız fiil sorumluluğunun şartları yazısına da bakabilirsiniz.

Ayırt Etme Gücü Nedir?

Türk Medeni Kanunu m. 13’e göre yaşının küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk veya buna benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, ayırt etme gücüne sahiptir. Bu tanıma göre ayırt etme gücü, kişinin yaptığı eylemin anlamını ve sonuçlarını kavrayabilme ve bu kavrayışa göre davranabilme yeteneğidir. Ayırt etme gücü sabit bir yaşa bağlı değildir; küçük çocuklarda genellikle belirli bir yaşın altında yoktur, ancak somut olayda çocuğun gelişimine ve olayın niteliğine göre değerlendirilir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olan kişilerde ise kişinin durumu ve olay anındaki hali belirleyicidir. Ayırt etme gücünün varlığı, her somut olayda ayrı ayrı incelenir; bir kişi bir işlem bakımından ayırt etme gücüne sahipken başka bir işlem bakımından yoksun olabilir.

Kusur Sorumluluğunun Şartı ve Ayırt Etme Gücü

Haksız fiil sorumluluğunun temel şartlarından biri kusurdur. Kusur ise ayırt etme gücüne sahip bir kişinin hukuka aykırı davranışı bilerek veya özensizlik sonucu gerçekleştirmesidir. Ayırt etme gücü bulunmayan kişi, davranışının hukuka aykırı olduğunu ve sonuçlarını değerlendiremeyeceğinden kusurlu sayılamaz ve bu nedenle genel haksız fiil sorumluluğu (TBK m. 49) çerçevesinde tazminat sorumlusu olmaz. Kusur sorumluluğunun ispatı ve şartları için kusur sorumluluğu ve ispat yükü yazısına bakabilirsiniz. Bu durum zarar görenin zararının tazmininde önemli bir boşluk yaratabilir; bu nedenle kanun hakkaniyet sorumluluğunu düzenlemiştir.

Hakkaniyet Sorumluluğu (TBK m. 65)

TBK m. 65’e göre hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir. Bu, klasik anlamda bir kusur sorumluluğu değildir; ayırt etme gücü bulunmayan kişinin zararı tazmin etmesi, adalet ve hakkaniyet düşüncesine dayanır. Hakkaniyet sorumluluğunun temel özellikleri şunlardır:

  • İstisnai niteliktedir: Kural kusursuz kişinin sorumsuzluğudur; hakkaniyet sorumluluğu ancak özel koşullar bulunduğunda söz konusu olur.
  • Hâkimin takdirine bağlıdır: Hâkim, hakkaniyetin gerekip gerekmediğini ve tazminatın kapsamını takdir eder.
  • Kısmi veya tam tazminat mümkündür: Zararın tamamı veya bir kısmı giderilebilir; hâkim tazminat verilmesine hiç karar vermeyebilir.

Hakkaniyet değerlendirmesinde şu unsurlar göz önüne alınır: tarafların malvarlığı durumu (özellikle ayırt etme gücü bulunmayan kişinin zengin, zarar görenin yoksul olması), zararın ağırlığı ve niteliği, olayın özellikleri ve tarafların durumu, zarar görenin kusuru ve kendi katkısı, zarar görenin başka yollardan (örneğin sigortadan) zararını karşılayıp karşılayamadığı. Örneğin zengin bir ailenin akıl hastası üyesi, yoksul bir kişiye ağır bedensel zarar vermişse, hakkaniyet tazminatı daha kolay kabul edilebilir.

Çocuğun Verdiği Zarar ve Gözetim Borçlusu

Küçüklerin verdiği zararlarda iki farklı hukuki sorumluluk düzeni gündeme gelebilir. Birinci olarak, çocuk ayırt etme gücüne sahipse kendi haksız fiil sorumluluğu vardır. İkinci olarak, çocuk ayırt etme gücüne sahip olmasa da olmasa da gözetim yükümlüsü olan kişilerin (anne baba, öğretmen, bakıcı) gözetim ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları halinde, kendi kusurlarından dolayı sorumlulukları doğar. Bu sorumluluk, zarar gören açısından çoğu zaman en önemli tazmin kaynağıdır. Yani çocuğun kusuru olmasa da, ebeveynin yeterli gözetimi sağlamaması nedeniyle ortaya çıkan zarardan ebeveyn kusur sorumluluğu altındadır. Adam çalıştıran veya işletme gibi başka özen sorumlulukları için adam çalıştıranın sorumluluğu ve kusursuz sorumluluk halleri genel bakış yazılarına bakabilirsiniz. Ayrıca aile hukukundaki gözetim ve velayet ilişkileri için aile hukuku sayfamızdan bilgi alınabilir.

Akıl Hastalığı ve Geçici Bilinç Kaybı

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle ayırt etme gücü bulunmayan kişilerin verdiği zararlarda da hakkaniyet sorumluluğu gündeme gelir. Ayrıca bu kişiler kısıtlama altındaysa vasinin gözetim yükümlülüğü de ayrıca incelenir. Geçici bilinç kaybı, epilepsi nöbeti, ani hastalık veya ilaç etkisi gibi durumlarda da kişinin o anda ayırt etme gücünden yoksun olup olmadığı ve durumun önceden öngörülebilir olup olmadığı değerlendirilir. Örneğin epilepsi hastası olduğunu ve nöbet geçirebileceğini bilen ancak yine de araç kullanan kişi, ayırt etme gücünü yitirmesinde kusurlu olabilir; bu durumda genel kusur sorumluluğu değerlendirilir. Nitekim TBK m. 59, ayırt etme gücünü geçici olarak kaybeden kişinin bu sırada verdiği zararları gidermekle yükümlü olduğunu, ancak ayırt etme gücünü kaybetmede kusuru olmadığını ispat ederse sorumluluktan kurtulacağını düzenler; bu konu için geçici ayırt etme gücü kaybı ve sorumluluk sebeplerinin yarışması yazısına bakabilirsiniz.

Sarhoşluk Hali

Sarhoşluk, ayırt etme gücünü ortadan kaldırabilir; ancak sarhoşluk çoğu kez kişinin kendi iradesiyle içki içmesi sonucu doğar. Kişi kendi kusuruyla ayırt etme gücünü kaybetmişse, bu durumu kendisi yaratmış demektir ve kusurlu davranış olarak değerlendirilir. Bu nedenle kendi kusuruyla sarhoş olan kişi, genel olarak haksız fiil sorumluluğundan kurtulamaz. Buna karşılık, kişinin iradesi dışında (örneğin zorla içirilme veya bilmeden ilaç alma) ayırt etme gücünü yitirdiği hallerde hakkaniyet sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu ayrım, hem ceza hem de özel hukuk açısından önemlidir. Ceza hukuku boyutu için ceza hukuku hizmet sayfamıza bakabilirsiniz.

Tazminatın Belirlenmesi ve Zamanaşımı

Hakkaniyet tazminatının kapsamı belirlenirken tazminatın genel esasları uygulanır. TBK m. 51’e göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini göz önüne alarak belirler; m. 52’ye göre ise zarar gören zararın doğmasında etkili olmuşsa tazminat indirilebilir. Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m. 72). Zamanaşımı hakkında haksız fiil tazminatında zamanaşımı yazısına göz atabilirsiniz. Zarar görenin kusurunun tazminata etkisi için de zarar görenin kusurunun tazminata etkisi yazısı yol göstericidir.

Dava Sürecinde İspat ve Deliller

Hakkaniyet sorumluluğuna dayanan davada zarar gören, zararı, ayırt etme gücünün bulunmadığını (veya bu konudaki iddiayı) ve hakkaniyetin tazmini gerektirdiğini ortaya koymalıdır. Kullanılabilecek deliller: sağlık kurulu raporları ve adli tıp incelemesi (ayırt etme gücü ve akıl sağlığı), tarafların malvarlığı durumunu gösteren belgeler, olayın tutanakları ve tanık ifadeleri, zarar hesabı için bilirkişi raporu, gözetim yükümlülüğü ihlali varsa gözetim durumuna ilişkin deliller. Mahkeme çoğu zaman ayırt etme gücü konusunda uzman raporu alır ve tarafların ekonomik durumunu araştırır.

Uygulamada Öneriler

Zarar gören için:

  • Zararı belgelendirin ve olayı hemen kayıt altına alın,
  • Hem ayırt etme gücü bulunmayan kişiye hem de gözetim borçlusuna karşı dava yollarını değerlendirin,
  • Sigorta poliçelerini (konut, trafik, sorumluluk) kontrol edin,
  • Zamanaşımı süresini kaçırmayın.

Gözetim yükümlüsü için:

  • Küçük veya ayırt etme gücü sınırlı kişilerin gözetimini özenle yürütün,
  • Sorumluluk sigortası yaptırmayı değerlendirin,
  • Zarar meydana geldiğinde delilleri saklayıp özen gösterdiğinizi belgeleyin.

Sık Yapılan Hatalar

  • Ayırt etme gücü bulunmayan kişiden hiçbir şekilde tazminat alınamayacağını sanmak,
  • Gözetim borçlusunun ayrı sorumluluğunu unutmak,
  • Kendi kusuruyla sarhoş olanı da ayırt etme gücü bulunmayan kişi saymak,
  • Hakkaniyet tazminatının otomatik olarak verileceğini düşünmek,
  • Ayırt etme gücü konusunda rapor almamak.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Beş yaşındaki bir çocuk, oyun sırasında komşunun aracına taş atarak camı kırar. Çocuğun ayırt etme gücü bulunmadığından kusurlu sayılamaz. Komşu, zararının giderilmesi için önce çocuğun ebeveynine başvurur; ebeveynin çocuğu yeterince gözetmediği ortaya çıkarsa, kendi kusurlarından sorumlu olur. Ebeveyn kusursuz olduğunu ispat ederse, hâkim hakkaniyet gerektiriyorsa (örneğin zarar ağırsa ve çocuğun ailesi maddi bakımdan güçlüyse) zararın kısmen giderilmesine karar verebilir.

Sonuç

Ayırt etme gücü bulunmayan kişi kusurlu sayılmaz; ancak hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar verebilir. Gözetim borçlularının özen yükümlülüğü ise ayrı bir sorumluluk kaynağıdır. Bu tür bir zarara uğradıysanız veya zarar nedeniyle talep aldıysanız borçlar hukuku kapsamında dosyanızı birlikte inceleyebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Küçük çocuğun verdiği zararı kim öder?

Ayırt etme gücü bulunmayan çocuğun kusuru aranmaz. Ancak hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar verebilir. Ayrıca çocuğun gözetiminden sorumlu kişilerin özen yükümlülüğünü ihlal etmesi halinde onların sorumluluğu ayrıca gündeme gelir.

Ayırt etme gücü kimde vardır?

Yaşının küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk veya buna benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes ayırt etme gücüne sahiptir. Bu yetenekten yoksun olan kişi ayırt etme gücünden yoksundur.

Hakkaniyet tazminatı zorunlu mudur?

Hayır. Hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir. Hâkim, tarafların mali durumlarını, zararın ağırlığını ve olayın koşullarını değerlendirir; tazminat kısmi olabilir veya hiç verilmeyebilir.

Sarhoşken verilen zarar için de hakkaniyet sorumluluğu mu geçerli?

Sarhoşluk gibi kişinin kendi kusuruyla ayırt etme gücünü kaybetmesi halinde, kişi bu durumu kendisi yarattığından genel haksız fiil kuralları çerçevesinde sorumlu tutulabilir. Ayırt etme gücünün kaybında kusur bulunuyorsa hakkaniyet sorumluluğu dar yorumlanır.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49, 64, 65, 66
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 13, 14, 15
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler

  • Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

    Üçüncü Kişi Yararına Sözleşme

    Bir sözleşmeden doğan hak, sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü bir kişiye nasıl tanınır? Tam ve eksik üçüncü kişi yararına sözleşme ayrımı anlatılıyor.

    4 dk okuma
  • Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

    Borç Olmayan Şeyin Ödenmesi

    Yanlışlıkla ödenen bir borç geri istenebilir mi? TBK m. 78 ve 81 çerçevesinde borç olmayan şeyin ödenmesi ve geri isteme şartları anlatılıyor.

    4 dk okuma
  • Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

    Zarar Görenin Kusurunun Tazminata Etkisi

    Zarar gören de olayın gerçekleşmesine kusuruyla katkıda bulunmuşsa tazminat nasıl etkilenir? Müterafik kusur kavramı bu yazıda anlatılıyor.

    4 dk okuma