Tüketici sözleşmesinde haksız şartın tanımı, standart sözleşmede müzakere edilmemiş sayılan hükümler ve şartın müzakere edildiğini ispat yükünün kimde olduğu.
Kısaca
- Haksız şart, tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulan ve dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizlik yaratan şarttır (TKHK m. 5/1).
- Önceden hazırlanmış standart sözleşmede yer alan ve tüketicinin içeriğine etki edemediği şart, müzakere edilmemiş sayılır (m. 5/3).
- Şartın ayrıca müzakere edildiğini iddia eden, bunu ispat etmekle yükümlüdür.
- Haksızlık, sözleşmenin kurulduğu ana göre belirlenir (m. 5/6).
Tüketiciler günlük hayatta pek çok sözleşmeyi okuyamadan, hatta değiştirme imkânı bulamadan imzalar: telefon ve internet abonelikleri, banka kredisi ve kart sözleşmeleri, konut satışları, spor salonu üyelikleri. Bu sözleşmelerin içindeki bazı maddeler tüketici aleyhine dengesizlik yaratabilir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 5. maddesi, bu tür şartların hukuki akıbetini düzenler. Bu yazıda haksız şartın tanımını, müzakere edilmemiş şart kavramını ve ispat yükünü anlatıyoruz.
Kanunun Tanımı
TKHK m. 5/1’e göre haksız şart, tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartlarıdır. Tanımda üç unsur vardır: şartın müzakere edilmeden sözleşmeye konulmuş olması, dürüstlük kuralına aykırılık ve tüketici aleyhine dengesizlik. Bu unsurların birlikte bulunması gerekir. Örneğin satıcının tek taraflı olarak sözleşmeyi dilediği zaman değiştirme yetkisi alması ya da tüketicinin ağır cezai şartlara bağlanması bu tanım çerçevesinde incelenebilir.
Müzakere Edilmemiş Şart Ne Demektir?
Kanunun üçüncü fıkrası, müzakere kavramını somutlaştırır. Bir sözleşme şartı önceden hazırlanmış ve standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o şartın tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Yani şartın yazılı metinde bulunması ve tüketicinin imzalaması, müzakere edildiği anlamına gelmez. Tüketicinin gerçek anlamda içeriğe etki edebilme imkânı bulunmalıdır. Hazır form sözleşmelerinde, tüketicinin yalnızca “kabul” veya “reddet” seçeneğinin bulunduğu internet sözleşmelerinde, banka ve operatör sözleşmelerinde bu durum çoğunlukla söz konusudur.
Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bu düzenleme, satıcıların birkaç maddeyi pazarlık konusu yapıp geri kalan bütün sözleşmeyi bu maddenin kapsamı dışında tutmasını önler.
İspat Yükü
Kanun, ispat yükünü sözleşmeyi düzenleyene yükler. Sözleşmeyi düzenleyen, bir standart şartın münferiden müzakere edildiğini iddia ediyorsa bunu ispatla yükümlüdür. Bu, tüketici lehine önemli bir kolaylıktır: tüketicinin müzakere edilmediğini ispatlaması gerekmez; satıcının veya sağlayıcının, şartın gerçekten pazarlıkla kabul edildiğini göstermesi beklenir. Bu amaçla yazışmalar, farklı teklifler, değiştirilmiş taslaklar ve tanık beyanları delil olarak kullanılabilir. Salt “sözleşme şartları okunmuş, anlaşılmış ve müzakere edilmiştir” biçimindeki hazır kalıplar bu ispat için yeterli değildir.
Genel İşlem Koşulları ile İlişkisi
Türk Borçlar Kanunu’nun 20-25. maddeleri, genel işlem koşullarını düzenler. Genel işlem koşulu, düzenleyenin ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Genel işlem koşullarına ilişkin hükümler her türlü sözleşmede uygulanırken, TKHK m. 5 yalnızca tüketici sözleşmelerine özgüdür. İki düzenleme arasında önemli farklar vardır. TBK m. 21 uyarınca karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmeye girmesi, düzenleyenin bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi vermesine ve içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına bağlıdır; aksi halde bu koşullar yazılmamış sayılır. TKHK m. 5 ise tüketici aleyhine dengesizlik yaratan şartları kesin olarak hükümsüz kılar. Tüketici işlemlerinde özel hüküm olan TKHK m. 5 öncelikle uygulanır; TBK hükümleri ise tamamlayıcı olarak devreye girer (TKHK m. 83). Genel işlem koşullarının denetimi hakkında daha geniş bilgi için genel işlem koşulları ve haksız şart denetimi yazısına bakabilirsiniz.
Haksızlığın Ölçüsü ve Zamanı
Kanunun altıncı fıkrasına göre bir sözleşme şartının haksızlığı; sözleşme konusu olan mal veya hizmetin niteliği, sözleşmenin kuruluşunda var olan şartlar ve sözleşmenin diğer hükümleri veya haksız şartın ilgili olduğu diğer bir sözleşmenin hükümleri dikkate alınmak suretiyle sözleşmenin kuruluş anına göre belirlenir. Dolayısıyla değerlendirme yapılırken şartın sözleşmenin bütünü içindeki yeri, ürünün niteliği ve kuruluş anındaki koşullar dikkate alınır. Örneğin bir konut sözleşmesindeki gecikme cezası ile tüketicinin ödemede gecikmesi halinde uygulanan faiz oranı birlikte değerlendirilir; tarafların karşılıklı yükümlülükleri arasındaki denge belirleyicidir.
Değerlendirilemeyen Konular
Kanunun yedinci fıkrasına göre sözleşme şartlarının haksızlığının takdirinde, bu şartlar açık ve anlaşılır bir dille yazılmış olmak koşuluyla, hem sözleşmeden doğan asli edim yükümlülükleri arasındaki hem de mal veya hizmetin piyasa değeri ile sözleşmede belirlenen fiyat arasındaki dengeye ilişkin bir değerlendirme yapılamaz. Bu kural, fiyatın kendisinin haksız şart denetimine tabi olmadığını gösterir. Tüketici bir ürünün pahalı olduğunu ileri sürerek haksız şart iddiasında bulunamaz; ancak fiyata ilişkin şart açık ve anlaşılır değilse veya bilgilendirme eksikse, denetim mümkün hale gelir.
Şartın Yazılı ve Anlaşılır Olması
Kanunun dördüncü fıkrası, sözleşme şartlarının yazılı olması halinde tüketicinin anlayabileceği açık ve anlaşılır bir dilin kullanılmasını arar. Sözleşmede yer alan bir hükmün açık ve anlaşılır olmaması veya birden çok anlama gelmesi halinde bu hüküm tüketicinin lehine yorumlanır. Bu, uygulamada sıkça yararlı olan bir kuraldır: muğlak yazılmış bir cezai şart, ücret artışı veya fesih koşulu, tüketicinin lehine anlam kazanır.
Haksız Şart Örnekleri
Uygulamada haksız şart olarak tartışılan örneklerden bazıları şunlardır:
- Satıcının veya sağlayıcının sözleşmeyi tek taraflı olarak değiştirme yetkisi,
- Tüketicinin cayma hakkının kısıtlanması veya kaldırılması,
- Tüketicinin haklarından önceden feragat ettiği hükümler,
- Yetkili mahkeme veya tahkim şartlarıyla tüketicinin hak arama imkânının zorlaştırılması,
- Orantısız gecikme faizi veya cezai şart,
- Satıcının sorumluluğunu tamamen dışlayan kayıtlar.
Haksız şartların tespit edilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile haksız şart olduğu kabul edilen sözleşme şartları, kanunun dokuzuncu fıkrası uyarınca yönetmelikle belirlenmiştir. Somut bir şartın haksız olup olmadığı, bu yönetmelik ve sözleşmenin bütünü dikkate alınarak incelenmelidir.
Tüketici Ne Yapmalı?
Haksız şart iddiasında bulunacak tüketici, sözleşmenin tam metnini, ilgili maddeleri, yazışmaları ve ödeme belgelerini saklamalıdır. Şartın uygulanması nedeniyle bir ödeme yapılmışsa, bunun iadesi hakem heyeti veya tüketici mahkemesi yoluyla talep edilebilir. Haksız şart nedeniyle hükümsüzlük iddiası, kesin hükümsüzlük niteliğinde olduğundan mahkemece re’sen de dikkate alınabilir. Ayrıntılı sonuçlar için haksız şartın kesin hükümsüzlüğü ve sözleşmenin geri kalanı yazısına bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- Sözleşmeyi okumadan “kabul ediyorum” düğmesine basmak,
- Şartı sözlü olarak tartıştıktan sonra yazılı delil bırakmamak,
- Haksız şart iddiasını fiyat itirazıyla karıştırmak,
- Sözleşmenin kopyasını almamak veya kaybetmek,
- Sözleşme şartının uygulanmasından doğan zararı belgelendirmemek.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir tüketici, bir spor salonu ile yıllık üyelik sözleşmesi imzalar. Sözleşmede “işletme, üyelik ücretini dilediği zaman tek taraflı olarak artırabilir” ve “tüketici hiçbir sebeple cayamaz” şeklinde iki madde bulunmaktadır. Sözleşme tüm üyeler için hazırlanmış standart bir formdur ve tüketici bu maddelerin içeriğine etki edememiştir. Bu durumda maddelerin müzakere edilmediği kabul edilir. Salon işletmesi bu şartların ayrıca görüşüldüğünü iddia ederse, bunu ispatlamak zorundadır.
Sonuç
Haksız şart, tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulan ve tüketici aleyhine dengesizlik yaratan şarttır. Standart sözleşmelerde müzakere edilmediği kabul edilir ve ispat yükü sözleşmeyi düzenleyene aittir. Sözleşmenizdeki şartların haksız olup olmadığını öğrenmek ve hakem heyeti ile tüketici mahkemesi süreçlerini yürütmek için tüketici hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim üzerinden bizimle telefon veya mesajla görüşebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Her sözleşme şartı haksız şart sayılır mı?
Hayır. Haksız şart olabilmesi için şartın tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulması ve dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizlik yaratması gerekir. Tüketicinin gerçekten pazarlık ederek kabul ettiği şartlar bu kapsamda değerlendirilmez.
Sözleşmede 'şartlar müzakere edilmiştir' yazması yeterli midir?
Standart sözleşme metninde yer alan böyle bir ifade tek başına yeterli sayılmaz. Şartın müzakere edildiğini iddia eden taraf, yani sözleşmeyi düzenleyen, bunu ispat etmekle yükümlüdür.
Haksızlık hangi tarihe göre değerlendirilir?
Bir sözleşme şartının haksızlığı, sözleşmenin kuruluş anındaki şartlara göre belirlenir. Sonradan ortaya çıkan gelişmeler, şartın haksızlığını belirlerken esas alınmaz.
Fiyatın yüksekliği haksız şart sayılır mı?
Şartlar açık ve anlaşılır bir dille yazılmışsa, asli edim yükümlülükleri arasındaki dengeye ve mal veya hizmetin piyasa değeri ile fiyat arasındaki dengeye ilişkin bir haksızlık değerlendirmesi yapılamaz.
Dayanak mevzuat
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 5
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 20-25
Tüketici Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.