İdare Hukuku

İdare ve Vergi Mahkemesi Kararına İstinaf: Otuz Günlük Süre, Kesin Kararlar ve İvedi Yargılama (İYUK 45)

Av. Berat Özkan 5 dk okuma

İdare ve vergi mahkemesi kararlarına bölge idare mahkemesinde istinaf: otuz günlük süre, parasal sınır nedeniyle kesin kararlar ve ivedi yargılamada istinaf yasağı.

Kısaca

  • İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir (İYUK m. 45/1).
  • Konusu kanunda gösterilen parasal sınırı geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve iptal davalarındaki kararlar kesindir; bunlara karşı istinaf yoluna gidilemez.
  • İvedi yargılama usulüne tabi davalarda istinaf yoluna başvurulamaz (İYUK m. 45/8).
  • İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir; dilekçedeki hitap ve isteme bağlı kalınmaksızın dosya bölge idare mahkemesine gönderilir.

İdare mahkemesinde ya da vergi mahkemesinde dava kaybedildiğinde ilk soru şudur: “Bu karara karşı ne yapabilirim?” İdari yargıda kanun yolları, adli yargıdakinden farklı bir sistemle işler. Kararın niteliğine, dava konusunun değerine ve davanın türüne göre karar ya istinaf edilebilir, ya da kesindir. Süreyi kaçıran ya da kesin bir karara karşı başvuru yapan kişi, hem zaman hem masraf kaybeder. Bu yazıda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesi çerçevesinde istinaf yolunu, süreleri ve sınırlarını anlatıyoruz.

İstinaf Yolunun Yeri

İdari yargıda ilk derece mahkemeleri idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleridir. Bu mahkemelerin kararlarına karşı ikinci inceleme mercii bölge idare mahkemeleridir. İYUK m. 45/1’e göre idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf, kararın hem maddi olaylar hem hukuki değerlendirme yönünden yeniden incelenmesini sağlar; bu yönüyle yalnızca hukuka uygunluk denetimi yapan temyizden ayrılır.

Otuz Günlük Süre ve Başlangıcı

Başvuru süresi kararın tebliğinden itibaren otuz gündür. İYUK m. 8’e göre süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Yani tebliğin yapıldığı gün sayılmaz, ertesi gün sürenin birinci günüdür. Tatil günleri sürelere dahildir; ancak sürenin son günü tatil gününe rastlarsa süre, tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Bu kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına (adli tatil) rastlarsa, süreler ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Sürenin doğru hesaplanması için tebligat zarfındaki veya elektronik tebligat kaydındaki tebliğ tarihinin esas alınması gerekir.

Kesin Kararlar: İstinaf Yolunun Kapalı Olduğu Haller

İYUK m. 45/1’e göre konusu kanunda gösterilen parasal sınırı geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesindir; bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Buradaki parasal sınır, kanunda yer alan ve zaman içinde yeniden değerleme veya kanun değişikliğiyle güncellenen bir tutardır. Bu nedenle sınırın üzerinde veya altında olup olmadığı, başvuru yapılacağı tarihteki güncel mevzuata göre belirlenmelidir. Vergi davalarında dava konusu, tarh edilen vergi ve cezanın toplamına; tam yargı davalarında talep edilen tazminat miktarına göre hesaplanır. Sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda karar tebliğ edildiği anda kesinleşmiş sayılır ve bu durumda kanun yararına temyiz gibi olağanüstü yollar dışında başka bir yol kalmaz.

İvedi Yargılamada İstinaf Yasağı

İYUK m. 45/8’e göre ivedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. İvedi yargılama usulü, belirli konulardaki davaların hızlı sonuçlandırılması amacıyla getirilmiş özel bir usuldür; bu usulde dava açma süresi kısalır ve kanun yolları sınırlanır. Bir davanın ivedi yargılamaya tabi olup olmadığı, ilgili özel kanun hükmüne bakılarak belirlenir ve genellikle karar metninde de belirtilir. İvedi yargılamaya tabi bir davada istinaf başvurusu yapıldığında, başvuru kesin karara karşı yapılmış sayılarak reddedilir.

İstinaf Dilekçesi ve Şekil Şartları

İYUK m. 45/2’ye göre istinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. Dilekçede, kararı veren mahkeme, karar tarihi ve sayısı, tarafların kimlik bilgileri, başvuru gerekçeleri ve talep sonucu yer almalıdır. Dilekçelerin aslı ile karşı taraf sayısı kadar örneği verilir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir; yani kişi dilekçeyi hatalı olarak Danıştay’a hitaben yazmış olsa bile, kararın istinaf edilebilir bir karar olması halinde dosya bölge idare mahkemesine iletilir. Bununla birlikte dilekçenin doğru mercie yazılması, gereksiz zaman kaybının önüne geçer. Dilekçenin verileceği yer, kararı veren idare veya vergi mahkemesi başkanlığıdır; başvurunun harç ve giderlerinin de bu aşamada ödenmesi gerekir.

Harç ve Giderler

İstinaf başvurusu sırasında ilgili harç ve posta giderlerinin ödenmesi gerekir. Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olması halinde, kararı veren merci tarafından yedi günlük süre verilir; bu süre içinde tamamlanmazsa başvuru yapılmamış sayılır (İYUK m. 48/6). İstinaf temyizin usullerine tabi olduğundan bu kural istinaf için de dikkate alınır. Harçların tutarı, Harçlar Kanunu ve her yıl ilan edilen tarifeye göre belirlendiği için başvuru sırasında güncel tarifeden hesaplanmalıdır. Adli yardımdan yararlananlar ise harç ve giderden muaf tutulur; bunun için mahkemeden adli yardım talebinde bulunulması gerekir.

Aynı Hâkimin İstinaf İncelemesine Katılamaması

İYUK m. 45/7’ye göre istinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. Bu hüküm, tarafsız inceleme güvencesidir. Bölge idare mahkemesinde bu duruma aykırı bir heyet oluşumu varsa, sonradan bozma sebebi olarak ileri sürülebilir.

İstinaf Başvurusunun Yürütmeye Etkisi

Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hâkim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz (İYUK m. 52/1). Örneğin idari işlemi iptal eden bir karara karşı idare istinafa gitmişse, iptal kararı uygulanmaya devam eder; işlemi kaldırılan kişi, kararın gereğinin yerine getirilmesini isteyebilir. Ancak kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına, istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesince karar verilebilir. İptal davalarında teminat istenmeyebilir; idareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz.

Karşı Tarafın İstinaf Cevabı

Temyiz usulü istinaf için de uygulandığından, karşı taraf, başvurunun kendisine tebliğinden itibaren otuz gün içinde cevap verebilir. Cevap veren, kararı süresinde kanun yoluna götürmemiş olsa bile düzenleyeceği dilekçe ile başvuruda bulunabilir; bu durumda dilekçe, kendisi için de kanun yolu başvurusu yerine geçer. Bu düzenleme, bir tarafın istinafı üzerine diğer tarafın da kararın kendi aleyhine olan yönlerini incelettirebilmesini sağlar.

Sık Yapılan Hatalar

  • Otuz günlük süreyi tebliğ tarihinden değil karar tarihinden başlatmak,
  • Parasal sınırın altında kalan kesin bir karara karşı istinaf başvurusu yapmak,
  • İvedi yargılamaya tabi bir davada istinaf yoluna gitmek,
  • Harç ve posta giderini tamamlamamak,
  • İstinaf dilekçesinde gerekçe göstermeden yalnızca “karar hukuka aykırıdır” demek,
  • Dava konusunun parasal değerini yanlış hesaplamak.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir işletme, işyeri açma ruhsatının iptaline ilişkin idari işlemin iptali için idare mahkemesinde dava açar ve dava reddedilir. Karar işletmeye 3 Mart’ta tebliğ edilir. Süre 4 Mart’tan itibaren işlemeye başlar; işletmenin vekili, dava konusunun parasal sınırı aşmadığı ve işlemin iptal davasına konu olduğu için kararın kesin olup olmadığını önce kontrol eder. Ruhsat iptali, ticari faaliyeti engelleyen bir işlem olduğu ve kararın niteliği gereği istinafa açık olduğu için otuz gün dolmadan bölge idare mahkemesine gerekçeli istinaf dilekçesi verilir. Bu örnekte süre ve kararın niteliği doğru tespit edildiğinden başvuru esastan incelenir.

Sonuç

İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı istinaf, tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine yapılır; ancak parasal sınırın altında kalan bazı davalarda ve ivedi yargılamada karar kesindir. Süreyi ve kararın niteliğini doğru belirlemek, hak kaybını önler. İdari yargı kararınıza karşı kanun yolu değerlendirmesi için idare hukuku sayfamıza göz atabilir, dosyanızı birlikte inceleyebilmemiz için iletişim sayfamızdaki telefon veya mesaj yoluyla bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İdare mahkemesi kararına karşı istinaf süresi ne kadardır?

İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir. Süre, tebliğ tarihini izleyen günden işlemeye başlar.

Her idare mahkemesi kararı istinaf edilebilir mi?

Hayır. Konusu kanunda belirtilen parasal sınırı geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararlar kesindir. Ayrıca ivedi yargılama usulüne tabi davalarda da istinaf yolu kapalıdır. Parasal sınır düzenli aralıklarla güncellendiği için başvuru öncesinde güncel tutar kontrol edilmelidir.

İstinaf dilekçesini yanlış mahkemeye hitaben yazarsam ne olur?

İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. Yine de dilekçenin doğru hitapla ve eksiksiz hazırlanması, usul tartışması çıkmasını önler.

İstinaf başvurusu kararın uygulanmasını durdurur mu?

Hayır. Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, kararların yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz; ancak teminat karşılığında yürütmenin durdurulması istenebilir (İYUK m. 52).

Dayanak mevzuat

  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 45, 52
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İdare Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler