Kira Hukuku

Kiralananın Hasar Görmesi Hâlinde Sorumluluk Nasıl Paylaşılır?

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Kiralanan taşınmaz hasar gördüğünde kiracı ve kiraya verenin sorumlulukları nasıl belirlenir? Kusur, sigorta ve tazminat esasları.

Kısaca

  • Kiracı, kiralananın kullanımından kaynaklanan ve kendi kusurundan doğan hasarlardan sorumludur (TBK m. 316).
  • Kiraya veren, kiralananı kullanıma elverişli tutmakla yükümlü olduğundan yapısal ve önceden var olan kusurlardan doğan hasarlar kendi sorumluluğundadır.
  • Doğal afet, yangın gibi öngörülemeyen olaylarda sorumluluk, kusur ilkesine göre ayrıca değerlendirilir.
  • Sigortanın varlığı, tarafların birbirine karşı olan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; sigorta şirketiyle ilişki ayrı bir hukuki süreçtir.
  • Hasarın tespiti ve sorumluluğun belirlenmesi için bilirkişi incelemesi sıkça başvurulan bir yoldur.

Kiralanan bir taşınmazda meydana gelen hasar, kiracı ile kiraya veren arasında sıkça uyuşmazlığa yol açan konulardan biridir. Hasarın kimin sorumluluğunda olduğunun doğru belirlenmesi, hem tazminat taleplerinin hem de kira ilişkisinin geleceğinin şekillenmesinde belirleyici rol oynar.

Kiracının Kusurlu Kullanımından Doğan Hasar

TBK m. 316 uyarınca kiracı, kiralananı sözleşmeye uygun ve özenli biçimde kullanmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğe aykırı davranış sonucu ortaya çıkan hasarlardan (örneğin dikkatsizlik sonucu çıkan yangın, yanlış kullanım nedeniyle patlayan tesisat) kiracı sorumlu tutulur. Bu sorumluluğun doğması için hasarın kiracının kusurlu bir davranışından kaynaklandığının ispatlanması gerekir.

Kiracının sorumluluğu, yalnızca kendi eylemleriyle sınırlı değildir; birlikte yaşadığı kişilerin veya misafirlerinin kusurlu davranışlarından doğan hasarlardan da kiracı sorumlu tutulabilir, zira bu kişilerin taşınmazda bulunması kiracının izniyle gerçekleşmektedir.

Kiraya Verenin Sorumluluğundaki Hasarlar

Kiraya veren, TBK m. 301 uyarınca kiralananı sözleşme boyunca kullanıma elverişli bulundurmakla yükümlü olduğundan, yapısal kusurlardan (çatı akıntısı, eski ve bakımsız tesisat gibi) veya kiralananın tesliminden önce var olan gizli ayıplardan kaynaklanan hasarlar kiraya verenin sorumluluğundadır. Bu tür hasarlarda kiracının herhangi bir kusuru bulunmadığından, onarım ve tazminat yükümlülüğü kiraya verene aittir.

Kiraya verenin bu sorumluluğu, kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe devam eder; yani ispat yükü kiraya verene aittir ve kiracının aksini ispatlamasına gerek yoktur.

Doğal Afet ve Öngörülemeyen Olaylarda Durum

Deprem, sel, yangın gibi doğal afetler veya öngörülemeyen dış etkenler nedeniyle oluşan hasarlarda, kusur ilkesi çerçevesinde değerlendirme yapılır. Taraflardan hiçbirinin kusuru bulunmayan durumlarda, hasarın giderilmesi konusunda kiraya verenin kullanıma elverişli tutma borcu devam etmekle birlikte, tazminat sorumluluğu farklı bir değerlendirmeye tabi olabilir.

Bu tür durumlarda kiralananın kullanılamaz hâle gelmesi, kira bedelinin askıya alınması veya sözleşmenin sona erdirilmesi gibi sonuçlar da gündeme gelebilir; bu durumların her biri somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.

Sigortanın Rolü ve Sınırları

Kiralanan taşınmazın sigortalı olması, hasarın giderilmesinde önemli bir kaynak sağlasa da, kiracı ile kiraya veren arasındaki hukuki sorumluluk ilişkisini ortadan kaldırmaz. Sigorta şirketi, poliçe şartlarına göre sigortalıya (genellikle kiraya verene) ödeme yapar; ancak sigorta şirketinin, hasara kusuruyla sebep olan kiracıya rücu etme hakkı (halefiyet) doğabilir.

Bu nedenle kiracıların da, kendi kusurlarından doğabilecek zararlara karşı sorumluluk sigortası yaptırması, olası büyük mali yükümlülüklerden korunmaları açısından faydalı olabilir.

Hasarın Tespiti ve İspat Süreci

Hasarın niteliği, miktarı ve nedeni konusunda taraflar anlaşamazsa, bu hususlar genellikle bilirkişi incelemesiyle tespit edilir. Mahkeme veya arabuluculuk sürecinde, taşınmazda keşif yapılarak uzman bir bilirkişinin hasarın sebebini (kusurlu kullanım mı, yapısal eksiklik mi, öngörülemeyen bir olay mı) teknik olarak değerlendirmesi sağlanır.

Bu süreçte tarafların, hasarın ortaya çıktığı tarihi, o tarihteki durumu gösteren fotoğrafları ve varsa önceki bakım kayıtlarını saklaması, bilirkişi incelemesinin sağlıklı yürütülmesine katkı sağlar.

Üçüncü Kişilerin Neden Olduğu Hasarlar

Bazı durumlarda hasar, ne kiracının ne de kiraya verenin kusurundan değil, üçüncü bir kişinin (örneğin komşu dairedeki su kaçağı, dışarıdan gelen bir darbe) eyleminden kaynaklanabilir. Bu tür durumlarda, zarar gören taraf, hasara sebep olan üçüncü kişiye karşı doğrudan tazminat davası açabilir; kiracı ile kiraya veren arasındaki iç ilişki ise kira sözleşmesi hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.

Üçüncü kişinin kim olduğunun ve kusurunun tespiti için de bilirkişi incelemesi ve tanık beyanları önemli rol oynar; bu süreçte tarafların birbirleriyle iş birliği yaparak sorumlu üçüncü kişiyi tespit etmesi, sürecin daha hızlı ilerlemesini sağlar.

Hasarın Kira Bedeline Etkisi

Kiralananın hasar görmesi, hasarın büyüklüğüne bağlı olarak kiralananın kullanımını kısmen veya tamamen engelleyebilir. Bu durumda TBK m. 304-307’deki ayıp hükümleri devreye girer ve kiracı, kullanım kaybıyla orantılı olarak kira bedelinde indirim talep edebilir. Hasarın onarımı süresince kiralananın hiç kullanılamaması hâlinde, bu sürece ilişkin kira bedelinin tamamının askıya alınması da gündeme gelebilir.

Bu değerlendirme, hasarın kiracının kusurundan mı yoksa kiraya verenin sorumluluğundaki bir nedenden mi kaynaklandığından bağımsız olarak, kiralananın fiilî kullanılabilirliği esas alınarak yapılır; kusur sorumluluğu ise ayrıca tazminat talebinin muhatabını belirler.

Onarımın Kim Tarafından ve Ne Zaman Yapılacağı

Hasarın kiraya verenin sorumluluğunda olduğu tespit edildiğinde, onarımın makul bir sürede yapılması beklenir. Kiraya verenin onarımı geciktirmesi, kiracıya TBK m. 306 uyarınca onarımı kendisinin yaptırıp masrafı kiraya verenden talep etme hakkı tanıyabilir. Onarım sürecinin makul olmayan biçimde uzun sürmesi hâlinde, kiracının kira bedelinde ek indirim talep etme veya belirli şartlarla sözleşmeyi feshetme hakkı da doğabilir.

Depozito ile Hasar Bedelinin Mahsubu

Kira ilişkisi sona erdiğinde, kiracının kusurundan doğan ve onarılmamış hasarlar varsa, kiraya veren bu tutarı güvence bedelinden (depozitodan) mahsup edebilir. Ancak bu mahsubun yapılabilmesi için hasarın gerçekten kiracının kusurundan kaynaklandığının ve tutarının somut biçimde belgelenmiş olması gerekir; keyfi ve belgelenmemiş kesintiler ise kiracı tarafından her zaman itiraza konu edilebilir.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Bir dairede su borusu patlamış ve zemin döşemesi ciddi şekilde hasar görmüştür. Kiracı, borunun eski ve bakımsız olduğunu, kendi kusurunun bulunmadığını ileri sürmüş; yapılan bilirkişi incelemesinde borunun yapısal olarak eskidiği ve düzenli bakımının yapılmadığı tespit edilmiş, hasarın giderilmesi kiraya verenin sorumluluğuna bırakılmıştır.

Sonuç

Kiralananın hasar görmesi hâlinde sorumluluğun doğru belirlenmesi, hasarın kusurlu kullanımdan mı yoksa yapısal bir eksiklikten mi kaynaklandığının tespitine bağlıdır. Hasarın nedeninin doğru tespiti, hem onarım sorumluluğunun hem de olası tazminat taleplerinin adil biçimde çözülmesini sağlar. Hasar uyuşmazlığınızın değerlendirilmesi için kira hukuku hizmet sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Kiralanan hasar görürse kim sorumludur?

Hasarın kiracının kusurlu kullanımından mı yoksa yapısal bir eksiklikten mi kaynaklandığına bakılır; kiracının kusurundan doğan hasarlardan kiracı, yapısal veya önceden var olan sorunlardan kiraya veren sorumludur.

Doğal afet nedeniyle oluşan hasardan kim sorumludur?

Kusursuz bir doğal afet nedeniyle oluşan hasarda kural olarak taraflardan hiçbiri kusurlu sayılmaz; ancak kiraya verenin kiralananı kullanıma elverişli tutma borcu bu durumda da devam eder.

Sigorta varsa dava açmaya gerek kalır mı?

Sigortanın varlığı, kiracı ile kiraya veren arasındaki hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz; sigorta tazminatı genellikle sigortalıya ödenir ve taraflar arasındaki iç ilişki ayrıca değerlendirilir.

Hasarın miktarı nasıl belirlenir?

Taraflar anlaşamazsa, hasarın niteliği ve miktarı genellikle bilirkişi incelemesiyle, gerekirse keşif yapılarak tespit edilir.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 301, 316, 301/2
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Kira Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler