Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Saklama (Vedia) Sözleşmesi ve Saklayanın Sorumluluğu

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Bir eşyayı saklanmak üzere teslim ettiğinizde saklayanın hak ve yükümlülükleri nelerdir? TBK m. 561-570 çerçevesinde saklama sözleşmesi anlatılıyor.

Kısaca

  • Saklama sözleşmesi, saklayanın saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 561).
  • Saklayan, saklatanın izni olmadıkça saklanan şeyi kullanamaz; aksi hâlde uygun bir kullanım bedeli ödemekle yükümlü olur (TBK m. 563).
  • Süre belirlenmiş olsa bile saklayan, saklatanın her zaman ileri sürebileceği istemi üzerine saklananı bütün çoğalmalarıyla birlikte geri vermekle yükümlüdür (TBK m. 564).
  • Bir şeyi birlikte saklamak üzere alanlar müteselsilen sorumlu olur (TBK m. 567).

Bir eşyanızı güvenli tutulması için başka bir kişiye emanet ettiğinizde, aranızda Türk Borçlar Kanunu’nun düzenlediği “saklama sözleşmesi” (vedia) kurulur. Vale hizmeti, emanetçi kasa, kargo öncesi geçici muhafaza gibi günlük hayattaki birçok ilişki bu sözleşme türü kapsamında değerlendirilir.

Saklama Sözleşmesi Nedir?

TBK m. 561/1’e göre saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir. Kural olarak saklama karşılıksız (bedelsiz) yapılabilir; ancak TBK m. 561/2 uyarınca açıkça öngörüldüğü veya durum ve koşullar gerektirdiği takdirde saklayan ücret isteyebilir. Örneğin bir emanetçi kasa hizmeti genellikle ücretli olurken, bir arkadaşınıza geçici olarak bir eşya bırakmanız çoğu zaman karşılıksızdır.

Saklatanın Borçları

TBK m. 562’ye göre saklatan, sözleşmenin ifasının zorunlu kıldığı bütün masrafları ödemekle yükümlüdür. Ayrıca saklatan, kendi kusurundan ileri gelmediğini ispat etmedikçe, saklayanın saklamadan doğan zararlarını gidermekle yükümlüdür. Bu ikinci hüküm dikkat çekicidir: saklatan, saklanan eşyanın (örneğin tehlikeli veya kusurlu bir eşyanın) saklayana zarar vermesi hâlinde, kusursuzluğunu ispat edemezse sorumlu tutulur.

Saklayanın Kullanım Yasağı

TBK m. 563’e göre saklayan, saklatanın izni olmadıkça saklananı kullanamaz. Bu yasağa aykırı davranırsa, saklatana uygun bir kullanım bedeli ödemekle yükümlü olduğu gibi, kullanmamış olsaydı bile bu zararın doğacağını ispat etmedikçe, beklenmedik hâllerden doğacak zararlardan da sorumlu olur. Bu düzenleme, saklama ilişkisinin temel amacının koruma olduğunu, saklayanın emanet edilen eşyayı kendi menfaati için kullanmasının yasak olduğunu vurgular.

Geri Verme Yükümlülüğü

Saklama sözleşmesinin en önemli özelliklerinden biri, saklatanın eşyayı geri alma hakkının güçlü biçimde korunmasıdır. TBK m. 564’e göre saklama sözleşmesinde bir süre belirlenmiş olsa bile saklayan, saklatanın her zaman ileri sürebileceği istemi üzerine, saklananı bütün çoğalmalarıyla (örneğin doğan ürünler veya faizler gibi) birlikte geri vermekle yükümlüdür. Ancak saklatan, saklayanın belirlenen süreyi dikkate alarak yapmış olduğu masrafları ödemekle yükümlüdür.

Buna karşılık TBK m. 565’e göre saklayan, belirlenmiş olan sürenin sona ermesinden önce saklananı geri veremez; ancak öngörülemeyen durumlar dolayısıyla sözleşmenin devamı saklanan için tehlikeli veya kendisi için zararlı olursa, süre dolmadan da geri verebilir. Süre belirlenmemişse, saklayan saklananı her zaman geri verebilir. Birden çok kişi bir şeyi saklanmak üzere verirse, sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça veya hepsinin rızası olmadıkça, saklayan saklananı onlardan yalnızca birine geri vermekle sorumluluktan kurtulamaz.

Birlikte Saklama Hâlinde Sorumluluk

TBK m. 567’ye göre bir şeyi birlikte saklamak üzere alanlar müteselsilen sorumlu olur. Bu, birden fazla kişinin ortaklaşa üstlendiği bir saklama ilişkisinde, saklatanın zararının tazmini için saklayanlardan herhangi birine başvurabileceği anlamına gelir.

Üçüncü Kişilerin İddiaları Karşısında Saklayanın Durumu

TBK m. 568, sakladığı eşya üzerinde üçüncü bir kişinin hak iddia etmesi durumunda saklayanın konumunu netleştirir: bir üçüncü kişi, saklanan üzerinde ayni hak iddiasında bulunsa bile, saklanan haczedilmedikçe veya saklayana karşı istihkak davası açılmadıkça saklayan, onu saklatana geri vermekle yükümlüdür. Haciz konulması veya istihkak davası açılması hâlinde saklayan, durumu hemen saklatana bildirmek zorundadır. Bu düzenleme, saklayanın kendiliğinden üçüncü kişilerin iddialarına göre hareket edemeyeceğini, ancak resmî bir haciz veya dava söz konusu olduğunda durumu değiştirebileceğini gösterir.

Mislî Şeylerin Saklanması

TBK m. 570’e göre saklayanın kendisine bırakılan parayı aynen geri vermek zorunda olmaksızın mislen geri vermesi açıkça veya örtülü olarak kararlaştırılmışsa, o paranın yararı ve hasarı kendisine ait olur. Paranın mühürsüz ve açık olarak bırakılmış olması, örtülü anlaşma sayılır. Bu hüküm, günlük dilde “düzensiz saklama” olarak da bilinen ve saklayanın parayı kullanabildiği bir saklama türünü düzenler.

Ardiyeciye Bırakma ve Ticari Saklama

Genel saklama sözleşmesi kurallarının yanı sıra, TBK ticari mal saklayan ardiyeciler için de özel hükümler öngörür. Saklamak üzere ticari mal kabul ettiğini açıkça kamuya bildiren ardiyeci, saklatılan malı temsil eden bir senet çıkarmaya izin verilmesini yetkili makamdan isteyebilir; bu senet, malın ticari dolaşımını kolaylaştıran bir belge işlevi görür. Ardiyeci, kendisine bırakılan malları bir komisyoncu gibi özenle saklamakla ve mallarda önlem gerektiren bir değişiklik olursa durumu saklatana bildirmekle yükümlüdür. Ardiyeci ayrıca, kararlaştırılmış veya alışılmış ardiye ücretini ve saklamadan doğmayan bakım, taşıma, gümrük gibi giderlerini talep edebilir; bu alacaklarını güvence altına almak için de eşya üzerinde hapis hakkına sahiptir.

Saklama Sözleşmesinde Ücretin Belirlenmesi

Saklama karşılığında ücret ödenmesi kararlaştırılmışsa, bu ücretin miktarı taraflarca serbestçe belirlenebilir; sözleşmede açık bir miktar yoksa, ilgili sektördeki tarife veya teamül esas alınır. Ücretli saklama ilişkilerinde, saklayanın özen yükümlülüğü genellikle karşılıksız saklamaya göre daha yüksek bir standartta değerlendirilir; zira ücret alan bir saklayanın, mesleki bir hizmet sunduğu kabul edilir.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz.

Bir kişi, tatile çıkarken değerli eşyalarını bir yakınına saklaması için bırakır. Yakını, bu eşyaları izinsiz kullanır ve bu sırada eşyalardan biri zarar görür. TBK m. 563 uyarınca, izinsiz kullanım nedeniyle yakının sorumluluğu ağırlaşır ve zarardan sorumlu tutulur.

Saklama Sözleşmesinin Sona Ermesi Sonrası Sorumluluk

Saklama sözleşmesi sona erip eşya geri verildikten sonra dahi, saklama süresi içinde meydana gelmiş ancak henüz fark edilmemiş bir zararın ortaya çıkması hâlinde, saklayanın sorumluluğunun devam edip etmeyeceği önem kazanır. Genel ilke olarak, saklatan eşyayı geri aldığında herhangi bir çekince belirtmeden teslim almışsa, bu durum saklayanın sorumluluğunun sona erdiği yönünde bir karine oluşturabilir; ancak saklatan, zararın saklama süresinde oluştuğunu ve teslim sırasında fark edilemeyecek nitelikte olduğunu ispatlayarak yine de talepte bulunabilir.

Sonuç

Saklama sözleşmesi, günlük hayatta sıkça kurulan ancak hukuki sonuçları genellikle göz ardı edilen bir emanet ilişkisidir. Saklayanın kullanım yasağı, geri verme yükümlülüğü ve üçüncü kişi iddialarına karşı tutumu, olası uyuşmazlıklarda belirleyici rol oynar. Saklama ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarınızda borçlar hukuku kapsamında hukuki destek alabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Saklama sözleşmesi karşılıksız mıdır?

Kural olarak saklama karşılıksız yapılabilir; ancak açıkça öngörüldüğü veya durum ve koşullar gerektirdiği takdirde saklayan ücret isteyebilir (TBK m. 561/2).

Saklayan bana bıraktığım eşyayı kullanabilir mi?

Hayır, saklatanın izni olmadıkça saklayan saklananı kullanamaz. Kullanırsa uygun bir kullanım bedeli ödemekle yükümlü olur; ayrıca kullanmamış olsaydı bile zararın doğacağını ispat etmedikçe, beklenmedik hâllerden doğan zararlardan da sorumlu tutulur (TBK m. 563).

Eşyamı istediğim zaman geri alabilir miyim?

Evet, sözleşmede bir süre belirlenmiş olsa bile saklayan, sizin her zaman ileri sürebileceğiniz istem üzerine saklananı bütün çoğalmalarıyla birlikte geri vermekle yükümlüdür (TBK m. 564). Ancak belirlenen süreyi dikkate alarak yapılmış masraflar varsa bunları ödemeniz gerekebilir.

Sakladığım eşya üzerinde bir üçüncü kişi hak iddia ederse ne olur?

TBK m. 568’e göre bir üçüncü kişi ayni hak iddiasında bulunsa bile, eşya haczedilmedikçe veya saklayana karşı istihkak davası açılmadıkça saklayan, eşyayı saklatana geri vermekle yükümlüdür. Haciz veya dava hâlinde saklayan durumu hemen saklatana bildirmek zorundadır.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 561-570
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler

  • Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

    Kefilin Sorumluluk Sınırları

    Kefil hangi kalemlerden ve ne kadar sorumludur? TBK m. 589-592 çerçevesinde kefilin sorumluluğunun kapsamı ve def’i hakları anlatılıyor.

    4 dk okuma
  • Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

    Ayıplı İfa ve Borçlunun Sorumluluğu

    Borç eksik veya kusurlu ifa edilirse alacaklının hakları nelerdir? Ayıplı ifanın sonuçları ve borçlunun kusursuzluğunu ispat yükü anlatılıyor.

    4 dk okuma