Temerrüt faizi ne zaman işler, oranı nasıl belirlenir? Kanuni faiz oranı, sözleşmesel faiz sınırı ve dönemsel güncellemeler bu yazıda anlatılıyor.
Kısaca
- Para borcunu zamanında ödemeyen borçlu, sözleşmede oran kararlaştırılmamışsa kanuni faiz oranı üzerinden temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür (TBK m. 120).
- Kanuni faiz oranı, 3095 sayılı Kanun uyarınca TCMB’nin kısa vadeli reeskont oranına bağlı olarak dönemsel şekilde belirlenir.
- Sözleşmeyle kararlaştırılacak faiz oranı, kanuni faiz oranının yüzde ellisini aşamaz (TBK m. 88).
- Temerrüt faizini aşan bir zarar varsa, borçlunun kusuru şartıyla munzam zarar da talep edilebilir (TBK m. 122).
Bir para borcunun sözleşmede kararlaştırılan tarihte zamanında ödenmemesi hâlinde borçlu, gecikme süresi için faiz ödemekle yükümlü olur. Bu faizin oranının ve başlangıç tarihinin nasıl belirleneceği, hem bireysel hem ticari ilişkilerde sıkça karşılaşılan ve dikkatli hesaplama gerektiren bir sorudur. Bu yazıda temerrüt faizi ve kanuni faiz oranına ilişkin temel ve güncel kuralları ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.
Temerrüt Faizi Nedir?
Bir para borcunda borçlu temerrüde düştüğünde, alacaklı ayrıca bir zarar ispatlamaksızın temerrüt faizi talep edebilir. TBK m. 120’ye göre uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirlenen orandır.
Kanuni Faiz Oranı Nasıl Belirlenir?
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesine göre kanuni faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık tarihinde kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı esas alınarak belirlenir. Bu oran, yıl içinde önemli farklılaşma olması hâlinde yılın ikinci yarısı için ayrıca güncellenebilir. Bu nedenle bir alacak davasında veya ihtarnamede talep edilecek faiz oranının, faizin işlediği döneme göre güncel mevzuattan teyit edilmesi gerekir; güncel oranlar dönemsel olarak değiştiğinden kesin bir yüzde vermek yerine hesaplamanın yapıldığı tarihteki resmî orana bakılması önerilir.
Sözleşmesel Faiz Oranının Sınırı
Taraflar, sözleşmede kanuni faiz oranından farklı bir oran kararlaştırabilir; ancak bu serbesti sınırsız değildir. TBK m. 88/2’ye göre sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, yukarıda açıklanan şekilde belirlenen kanuni faiz oranının yüzde ellisini aşamaz. Bu sınırı aşan bir faiz oranı kararlaştırılmışsa, aşan kısım geçersiz sayılır ve kanuni sınıra göre indirilir.
Munzam Zarar Talebi
Temerrüt faizi, alacaklının gecikme nedeniyle uğradığı zararın asgari ve otomatik bir karşılığıdır. Ancak alacaklının fiili zararı bu faizi aşıyorsa, TBK m. 122 uyarınca borçlunun kusurlu olması şartıyla munzam zarar (temerrüt faizini aşan ek zarar) da talep edilebilir. Bu talep, alacaklının somut zararını ayrıca ispat etmesini gerektirir.
Temerrüt Faizinin Hesaplanmasında Dikkat Edilecek Hususlar
Bir alacak davasında veya icra takibinde temerrüt faizinin doğru hesaplanabilmesi için şu unsurların netleştirilmesi gerekir:
- Borcun hangi tarihte muaccel olduğu,
- Borçlunun hangi tarihte (ihtarla veya ihtarsız) temerrüde düştüğü,
- Bu tarihten itibaren hangi oranın (sözleşmesel veya kanuni) uygulanacağı,
- Faiz oranının dönem içinde değişip değişmediği.
Faiz Talebinde Bulunmanın Pratik Faydası
Alacaklının, temerrüt faizini zamanında ve doğru biçimde talep etmesi, yalnızca ek bir gelir elde etmesini değil, aynı zamanda borçlu üzerinde ödemeyi hızlandırıcı bir baskı oluşturmasını da sağlar. Bu nedenle ihtarname ve dava süreçlerinde faiz talebinin ihmal edilmemesi, alacağın tam ve zamanında tahsili açısından önemlidir.
Ticari İlişkilerde Faiz Uygulaması
Ticari işlerde temerrüt faizi konusunda tacirler arası ilişkilere özgü bazı ek düzenlemeler gündeme gelebilir. Bu nedenle iki tacir arasındaki bir alacak uyuşmazlığında uygulanacak faiz oranının, hem TBK hem de ilgili ticari mevzuat birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerekir; bu konu ayrıca ticaret hukuku kapsamında da değerlendirilebilir.
Faiz Talebinin İhtarname ve Dava Dilekçesinde Belirtilmesi
Alacaklının temerrüt faizinden yararlanabilmesi için, ihtarnamesinde veya dava dilekçesinde faiz talebini ve işlemeye başlayacağı tarihi açıkça belirtmesi önerilir. Faiz oranı sabit bir rakam olarak değil, “değişen oranlarla işleyecek kanuni faiz” şeklinde talep edilirse, dönem içindeki oran değişiklikleri otomatik olarak hesaplamaya doğru biçimde yansıtılabilir.
Faiz Hesaplamasında Dönemsel Değişikliklerin Takibi
Kanuni faiz oranının dönemsel olarak güncellenmesi, uzun süren alacak davalarında veya icra takiplerinde faiz hesabının birden fazla dönem için ayrı ayrı yapılmasını gerektirebilir. Örneğin bir borç iki yıl boyunca ödenmemişse, bu süre içinde kanuni faiz oranında değişiklik olmuşsa, her dönem için geçerli oranın ayrı ayrı uygulanması ve toplam faizin bu şekilde hesaplanması gerekir. Bu hesaplama, özellikle uzun süreli icra takiplerinde dikkatli bir inceleme gerektirir ve genellikle icra dairesi veya bilirkişi tarafından yapılır.
Faiz Alacağının Zamanaşımı
Faiz alacakları, TBK m. 147 uyarınca beş yıllık kısa zamanaşımı süresine tabidir. Bu nedenle uzun süre talep edilmeyen faiz alacaklarının bir kısmı zamanaşımına uğrayabilir; alacaklının, hem anapara hem faiz alacağı için zamanaşımı sürelerini ayrı ayrı takip etmesi ve gerekirse zamanaşımını kesecek işlemleri (ihtar, dava, icra takibi gibi) zamanında yapması önemlidir.
Faiz Talebinde Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada alacaklıların faiz talebinde sıkça yaptığı hatalar arasında, faiz başlangıç tarihini yanlış hesaplamak, sözleşmesel faiz oranını kanuni sınırı aştığı hâlde olduğu gibi talep etmek ve farklı dönemlere ait farklı oranları göz ardı ederek tek bir sabit oran üzerinden hesaplama yapmak sayılabilir. Bu hataların her biri, talep edilen faiz miktarının kısmen reddedilmesine veya hesaplamanın yeniden yapılmasına yol açabilir; bu nedenle faiz hesaplamalarının, gerekiyorsa bir bilirkişi veya uzman desteğiyle güncel mevzuata göre yapılması önerilir.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz.
Bir alacaklı, ödenmeyen bir borç için borçluya ihtarname göndererek temerrüde düşürmüştür. Sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmadığından, ihtarnamede kanuni faiz oranının talep edildiği belirtilir. Dava açıldığında, faiz işlemeye başladığı tarihten itibaren dönem dönem değişen kanuni faiz oranları esas alınarak hesaplama yapılır.
Sonuç
Temerrüt faizi ve kanuni faiz oranı, alacak davalarının ve icra takiplerinin en teknik konularından biridir. Oranın güncel mevzuata göre doğru tespiti ve zamanında talep edilmesi, alacağın eksiksiz ve hızlı biçimde tahsil edilebilmesi için önemlidir. Bir alacak veya temerrüt faizi uyuşmazlığında, doğru oranın, doğru başlangıç tarihinin ve varsa munzam zararın tespiti için borçlar hukuku kapsamında güncel mevzuata göre hukuki destek alabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Sözleşmede faiz oranı yazılmamışsa hangi oran uygulanır?
Bu durumda kanuni faiz oranı uygulanır. Kanuni faiz oranı, 3095 sayılı Kanun’a göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı esas alınarak belirlenir ve dönemsel olarak güncellenir; güncel oran, faizin işlediği tarihe göre ayrıca kontrol edilmelidir.
Taraflar diledikleri kadar yüksek faiz oranı kararlaştırabilir mi?
Hayır. TBK m. 88 uyarınca sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, kanuni faiz oranının yüzde ellisini aşamaz; bu sınırı aşan faiz kararlaştırılması hâlinde aşan kısım geçersiz sayılır.
Temerrüt faizi ile munzam zarar aynı şey midir?
Hayır, ikisi farklı kavramlardır. Temerrüt faizi, gecikme nedeniyle otomatik olarak işleyen bir tazminat türüdür; munzam zarar ise alacaklının bu faizi aşan ve borçlunun kusuruna bağlı ek bir zararının bulunması hâlinde talep edilebilir.
Ticari işlerde farklı bir faiz oranı mı uygulanır?
Ticari işlerde temerrüt faizi oranı bakımından bazı özel düzenlemeler gündeme gelebilir; tarafların tacir sıfatı ve işlemin niteliğine göre uygulanacak oranın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Dayanak mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 88, 120, 122
- 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m. 1-2
Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.