Alacaklının temerrüdünde teslim edilecek şeyin tevdi edilmesi, bozulabilir malda satma hakkı, tevdiden dönme ve alacaklının kimliğinde duraksama halleri.
Kısaca
- Alacaklının temerrüdü halinde borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir (TBK m. 107).
- Teslim edilecek şey bozulabiliyorsa veya bakımı önemli gider gerektiriyorsa borçlu, hâkimin izniyle şeyi açık artırmayla sattırıp bedelini tevdi edebilir (TBK m. 108).
- Alacaklı tevdi edilen şeyi kabul ettiğini açıklamadıkça borçlu, şeyi geri alabilir (TBK m. 109).
- Alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama varsa da borçlu tevdi veya sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir (TBK m. 111).
Borcunu ödemek isteyen ama karşı tarafın ödemeyi kabul etmediği durumlar günlük hayatta sanıldığından sık yaşanır. Alacaklı, kira bedelini almaktan kaçınır; satılan mal teslim alınmaz; alacaklı ortadan kaybolur veya mirasçılar arasında alacaklının kim olduğu belirsiz kalır. Bu durumda borçlu, temerrüt faizi ve fesih riskiyle karşı karşıya kalmaktan korkar. Türk Borçlar Kanunu, alacaklının temerrüdünde borçluya çeşitli koruma yolları sunar. Bu yazıda tevdi (depo) yolunu, satma hakkını ve borçtan kurtulmanın diğer yollarını anlatıyoruz.
Alacaklının Temerrüdü Nedir?
Alacaklı, borçlunun usulüne uygun yaptığı ifa teklifini haklı bir sebep olmaksızın kabul etmezse veya ifa için gerekli işbirliğini yapmazsa temerrüde düşer. Örneğin belirlenen günde teslim alınacak malı almayan alıcı, alacaklı temerrüdüne düşmüş olur. Bu durumda borçlu, temerrüt sonuçlarından kurtulur ve ayrıca kanunda öngörülen bazı haklara sahip olur. Alacaklının temerrüdünün şartları ve genel sonuçları için alacaklının temerrüdü ve sonuçları yazısına göz atabilirsiniz.
Tevdi Yoluyla Borçtan Kurtulma (TBK m. 107)
TBK m. 107’ye göre alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi, borçlunun edimi, alacaklı adına güvenli bir yere bırakmasıdır. Tevdi yerini ifa yerindeki hâkim belirler. Bununla birlikte ticari mallar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir. Bu düzenleme, ticari hayatın hızına uygun bir kolaylık sağlar; çünkü tacirler malı bekletmek zorunda kalmadan ardiyeye bırakabilir.
Para Borçlarında Tevdi
Para borçlarında tevdi genellikle mahkeme aracılığıyla yapılır. Borçlu, ödemeyi kabul etmeyen alacaklıya karşı, parayı mahkemenin belirleyeceği hesaba yatırarak ifa yapmış sayılmayı hedefler. Örneğin kiracının kirayı kabul etmeyen ev sahibine karşı kirayı mahkeme aracılığıyla depo etmesi, bu yolun tipik örneğidir. Bu yöntem, kiracıyı temerrüt iddialarına karşı korur ve ödeme iradesini ispatlar. Ödemenin ispatı için ayrıca kira ödemesinin ispatı yazısındaki ilkeler kıyasen faydalıdır.
Satma Hakkı (TBK m. 108)
Sözleşmenin konusu olan şeyin niteliği veya işin özelliği tevdi edilmesine uygun düşmezse ya da teslim edilecek şey bozulabilir veya bakımı, korunması, tevdi edilmesi önemli bir gider gerektirirse, borçlu alacaklıya önceden ihtarda bulunması koşuluyla hâkimin izniyle şeyi açık artırma yoluyla sattırıp bedelini tevdi edebilir. Örneğin çabuk bozulan gıda maddeleri veya yüksek bakım maliyeti gerektiren hayvanlar için bu yol izlenir. Teslim edilecek şey borsada kayıtlıysa veya piyasa fiyatı varsa ya da yapılacak gidere oranla değeri azsa, satışın açık artırma yoluyla yapılması zorunlu olmadığı gibi hâkim, önceden ihtarda bulunma koşulunu aramaksızın satışa izin verebilir.
Tevdiden Dönme (TBK m. 109)
Tevdi geri dönülemez bir işlem değildir. TBK m. 109’a göre alacaklı, tevdi edilen şeyi kabul ettiğini açıklamış veya tevdi bir rehnin ortadan kaldırılması sonucunu doğurmuş olmadıkça borçlu, tevdi edilen şeyi geri alabilir. Tevdi edilen şey geri alındığı anda alacak, bütün yan haklarıyla birlikte varlığını sürdürür. Yani borçlu borcundan kurtulmamış sayılır; kefalet ve rehin gibi yan haklar da devam eder. Bu hüküm, borçlunun kolay ve geri dönülebilir bir çözüm bulmasına imkân tanır; ancak geri alma halinde temerrüt sonuçları yeniden gündeme gelebilir.
Teslimi Gerektirmeyen Edimlerde (TBK m. 110)
Borcun konusu bir şeyin teslimini gerektirmiyorsa (örneğin bir iş yapmak veya hizmet sunmak), alacaklının temerrüdü halinde tevdi mümkün değildir. Bu hâlde TBK m. 110’a göre borçlu, borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümlere göre sözleşmeden dönebilir. Yani borçlu, alacaklının işbirliği yapmaması nedeniyle edimini ifa edemiyorsa, ek süre verip sözleşmeden dönme yoluna gidebilir. Bu konuda temerrütte ek süre verme ve sözleşmeden dönme yazısı yol gösterir.
Alacaklının Kimliğinde Duraksama (TBK m. 111)
Bazı durumlarda borçlunun ifa yapmasını engelleyen sebep, alacaklının kendisinden değil, alacağın kime ait olduğundan doğar. TBK m. 111’e göre borçlunun kusuru olmaksızın, alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebeple borç, alacaklıya veya temsilcisine ifa edilemezse borçlu, alacaklının temerrüdünde olduğu gibi tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir. Örneğin alacaklı vefat etmiş ve mirasçıları belli değilse, ya da alacak birden fazla kişi tarafından iddia ediliyorsa, borçlu yanlış kişiye ödeme yapma riskinden kurtulmak için tevdi yoluna gidebilir. Bu, borçluyu iki kez ödeme riskinden korur.
Borçlunun Uygulamada Dikkat Etmesi Gerekenler
Tevdi ve satma hakkını kullanmak isteyen borçlu, şu hususlara dikkat etmelidir:
- Önce ifayı usulüne uygun teklif etmeli ve teklifi belgelendirmelidir (noter ihtarı, yazılı bildirim).
- Alacaklının kabul etmemesinin haklı bir sebebe dayanmadığından emin olmalıdır.
- Tevdi yeri ve yöntemi için mahkemeye başvurmalı veya ticari mallarda uygun ardiyeyi seçmelidir.
- Tevdi masraflarını ve hasar risklerini bilmelidir; bu giderler alacaklıya ait olsa da alacaklıdan tahsil edilmesi gerekir.
- Tevdinin sonuçlarını alacaklıya bildirmelidir.
Kira ve Ticari İlişkilerde Uygulama
Kira ilişkilerinde kiracının kirayı ödemek istediği halde kiraya verenin kabul etmemesi sık karşılaşılan bir durumdur. Kiracı bu durumda ödemeyi mahkeme aracılığıyla tevdi edebilir; böylece temerrüt ihtarı ve fesih riskinden korunur. Ticari mal satışlarında ise alıcının teslim almaması halinde satıcı, malı ardiyeye bırakabilir veya bozulabilir mallarda hâkim izniyle satabilir. Kira ödemesi zamanı ve temerrüdü için kira bedeli ne zaman ödenir yazısına bakılabilir.
Sık Yapılan Hatalar
- Alacaklının ifayı kabul etmediğini belgelemeden tevdiye gitmek,
- Bozulabilir malı satma izni almadan elden çıkarmak,
- Tevdi masraflarının alacaklıya ait olduğunu unutmak,
- Tevdiyi geri alınamaz sanmak,
- Alacaklının kimliği belirsizken yanlış kişiye ödeme yapmak.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir tedarikçi, müşterisine sipariş edilen taze meyve partisini kararlaştırılan tarihte teslim etmek ister; müşteri sebep göstermeden teslim almayı reddeder. Meyveler kısa sürede bozulabileceğinden tedarikçi, müşteriye önceden ihtarda bulunur ve hâkimin izniyle malı açık artırma yoluyla sattırır. Elde edilen bedel mahkeme tarafından belirlenen hesaba tevdi edilir. Tedarikçi böylece hem malın çürümesinden doğacak zararı önlemiş hem de borcundan kurtulmuş olur.
Sonuç
Alacaklı ifayı kabul etmediğinde borçlu, tevdi, satma hakkı ve sözleşmeden dönme gibi kanuni araçlarla kendini koruyabilir. Bu yolların usulüne uygun kullanılması, temerrüt faizi, fesih ve tazminat risklerini önler. Elinizdeki bir borç ilişkisinde alacaklının ifayı kabul etmemesi sorunu yaşıyorsanız borçlar hukuku kapsamında dosyanızı birlikte inceleyebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Alacaklı borcumu almazsa faiz ve risk bende mi kalır?
Alacaklı temerrüde düştüğünde borçlu, kural olarak temerrüt sonuçlarından kurtulur ve teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi masrafları ve hasar alacaklıya aittir.
Tevdi nereye yapılır?
Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. Ticari mallar ise hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir. Para borçlarında ise uygulamada mahkeme veya yetkili banka hesabına depo yapılır.
Tevdi ettiğim şeyi geri alabilir miyim?
Alacaklı tevdi edilen şeyi kabul ettiğini açıklamamışsa veya tevdi bir rehnin ortadan kalkması sonucunu doğurmamışsa borçlu, tevdi edilen şeyi geri alabilir. Geri alındığında alacak bütün yan haklarıyla birlikte varlığını sürdürür.
Alacaklının kim olduğunu bilmiyorsam ne yapmalıyım?
Borçlunun kusuru olmaksızın alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama varsa borçlu, alacaklının temerrüdünde olduğu gibi tevdi veya sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir.
Dayanak mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 106, 107, 108, 109, 110, 111
Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.