Temerrüt faizine ayrıca faiz yürütülemeyeceği kuralı, faiz borcunda temerrüdün başlangıcı, aksine anlaşmanın sonucu ve temerrüt faizini aşan zararın istenmesi.
Kısaca
- Faiz veya irat borcunu ödemekte temerrüde düşen borçlu, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak temerrüt faizi öder (TBK m. 121/1).
- Temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi yürütülemez (TBK m. 121/3).
- Bu kurala aykırı anlaşmalar ceza koşulu hükümlerine tabidir ve hâkim aşırı gördüğü cezayı indirebilir.
- Temerrüt faizini aşan zarar, borçlu kusursuzluğunu ispat etmedikçe ayrıca istenebilir (TBK m. 122).
Borç uyuşmazlıklarında en çok tartışılan konulardan biri, faizin nasıl hesaplanacağıdır. Alacaklı yıllar geçtikçe hem anaparaya hem de birikmiş faize faiz işlemesini isterken, borçlu bu talebin haksız olduğunu düşünür. Türk Borçlar Kanunu bu konuda net bir sınır çizer: temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez. Yine de faiz borcunun temerrüdü, bağışlanan tutarlara ilişkin özel kural ve aşkın zarar gibi ayrıntılar, konunun sanıldığından daha ayrıntılı olduğunu gösterir. Bu yazıda faiz üzerine faiz yasağını, istisnalarını ve alacaklının seçenek haklarını anlatıyoruz.
Faiz Türleri: Kısaca
Faiz, ana paranın kullanımı karşılığında ödenen bedeldir. Uygulamada iki ana türü öne çıkar:
- Akdi (sözleşmesel) faiz: Taraflarca sözleşmede belirlenen faizdir. Örneğin ödünç sözleşmesinde belirlenen aylık faiz oranı.
- Temerrüt (gecikme) faizi: Borcun zamanında ödenmemesi halinde işleyen faizdir. Sözleşmede belirlenmemişse yasal faiz oranı uygulanır.
Faiz oranlarının sınırları ve faizli ödünç sözleşmesindeki kısıtlar için faizli ödünç sözleşmelerinde sınırlar ve temerrüt faizi ve yasal faiz oranı yazılarına göz atabilirsiniz.
Kanun Ne Diyor? (TBK m. 121)
TBK m. 121 üç önemli kural içerir:
- Faiz veya irat borcunu ya da bağışladığı bir miktar parayı ödemekte temerrüde düşen borçlu, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür.
- Buna aykırı olarak yapılan anlaşmalar, ceza koşulu hükümlerine tabidir.
- Temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi yürütülemez.
Bu üç kural birlikte okunmalıdır. Birinci kural, faiz borcunun kendisine temerrüt faizi işlemesinin başlangıcını takip veya dava tarihi olarak belirler. Üçüncü kural ise yürütülen temerrüt faizinin tekrar faiz doğurmasını yasaklar.
Faiz Alacağına Faiz Ne Zaman İşler?
Kanunun sistematiğine göre borçlu faiz borcunu ödemekte gecikmişse, gecikmiş faizin kendisine temerrüt faizi ancak icra takibine veya dava açıldığı günden itibaren işletilebilir. Örneğin anaparaya işleyen akdi faiz zamanında ödenmemişse, ödenmeyen faiz için temerrüt faizi, alacaklı takip başlattığı tarihten itibaren istenebilir. Bu kural, alacaklıyı hızlı hareket etmeye teşvik eder; çünkü takip veya dava açmadan geçen sürede faiz alacağına faiz işlemez. Uygulamada alacaklının bu nedenle mümkün olan en kısa sürede takip veya dava yoluna gitmesi önemlidir.
Temerrüt Faizine Faiz Yürütülemez
Kanunun kesin kuralı, temerrüt faizinin tekrar faiz doğurmamasıdır. Temerrüde düşen borçlunun ödediği faiz, tekrar anapara gibi işlem görerek büyümez. Bu kural borçlunun aşırı yük altına girmesini önleyen bir sınırdır. Bileşik faiz uygulaması yalnızca kanunun açıkça izin verdiği özel hallerde söz konusu olabilir; genel borç ilişkilerinde faiz üzerine faiz mümkün değildir.
Aksine Anlaşma Yapılırsa
Taraflar sözleşmede faize faiz yürütülmesini kararlaştırmışlarsa, bu anlaşma tamamen geçersiz sayılmaz; ancak ceza koşulu hükümlerine tabi olur. Yani anlaşma bir ceza şartı gibi değerlendirilir ve hâkim aşırı gördüğü kısmı indirir. TBK m. 182/3’e göre hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. Bu nedenle sözleşmeye konulan bileşik faiz hükmü, borçlu aleyhine ağır sonuç doğuruyorsa mahkeme tarafından sınırlanabilir. Cezai şart konusunda ayrıntı için cezai şart nedir nasıl talep edilir yazısına bakabilirsiniz.
Aşkın Zarar Talebi (TBK m. 122)
Temerrüt faizi, alacaklının uğradığı tüm zararı karşılamayabilir. Örneğin alacaklı, alacağı zamanında tahsil edemediği için kredi kullanmak zorunda kalmış ve daha yüksek faiz ödemiş olabilir. TBK m. 122’ye göre alacaklı temerrüt faizini aşan bir zarara uğramışsa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder. Aşkın zarar talebi için zararın ispatlanması gerekir; alacaklı bunu banka kayıtları, fatura ve bilirkişi raporu ile gösterebilir. Ayrıntı için munzam zarar talebi nedir yazısına bakabilirsiniz.
Kâr Payı ve Bağışlama Borçları
TBK m. 121, bağışladığı bir miktar parayı ödemekte temerrüde düşen borçlu için de aynı kuralı uygular. Bu, bağışlama sözü verip yerine getirmeyen borçlunun temerrüt faizinin ancak takip veya dava tarihinden itibaren işleyeceği anlamına gelir. Bağışlama sözü konusunda bağışlama sözleşmesinin şekli ve türleri yazısına bakılabilir.
Faiz Hesaplamasında Uygulama İpuçları
Alacaklı için pratik öneriler şunlardır:
- Faiz alacağının temerrüt faizi için mümkün olan en kısa sürede icra takibi veya dava başlatılmalıdır.
- Talep edilecek faiz türü (akdi veya temerrüt faizi) ve oranı, sözleşmeye ve yasal düzenlemeye uygun belirlenmelidir.
- Alacak kalemleri (anapara, işlemiş faiz, masraf) ayrı ayrı gösterilmelidir; böylece faiz üzerine faiz yasağına aykırılık iddialarının önüne geçilir.
- Aşkın zarar talebi için zarar belgeleri saklanmalıdır.
Borçlu için ise faiz hesaplamasını kontrol etmek, faiz üzerine faiz işletilip işletilmediğini incelemek ve gerekirse itirazda bulunmak önemlidir. İcra takibinde faiz hesabına itiraz konusunda icra ve iflas hukuku hizmet sayfamıza bakılabilir.
Sık Yapılan Hatalar
- İşlemiş faizi anaparaya ekleyerek yeniden faiz hesaplamak,
- Faiz alacağına takip tarihinden önce temerrüt faizi işletmek,
- Sözleşmedeki bileşik faiz hükmünün her durumda geçerli olduğunu sanmak,
- Aşkın zarar talebini ispat belgesi olmadan ileri sürmek,
- Faiz oranını sözleşmede yazılı olmasına rağmen yasal sınırlarla karşılaştırmamak.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir alacaklı, borçluya verdiği paranın faizini altı ay boyunca tahsil edemez ve icra takibi başlatır. Takip talebinde anaparanın yanı sıra işlemiş faizi ve bu faize takip tarihinden sonra işleyecek temerrüt faizini ister. Borçlu ise alacaklının, takip tarihinden önceki döneme ilişkin faiz üzerine faiz hesapladığını görerek itiraz eder. Hesap yeniden yapıldığında, faiz alacağına yalnızca takip tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilebileceği anlaşılır ve fazla hesaplanan kısım düşülür.
Sonuç
Temerrüt faizine ayrıca faiz yürütülemez; faiz alacağına da ancak takip veya dava tarihinden itibaren temerrüt faizi işler. Temerrüt faizinin karşılamadığı zarar ise aşkın zarar olarak ayrıca istenebilir. Alacağınızın faiz hesabı konusunda destek almak veya haksız faiz talebine karşı savunma hazırlamak için borçlar hukuku kapsamında dosyanızı birlikte inceleyebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Faize faiz işletmek yasak mı?
Temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez. Bu kural, borçlunun sürekli büyüyen bir faiz yüküne maruz kalmasını önler. Bunun bazı kanuni istisnaları olabilir; ancak genel ilke bileşik faizin sınırlı olduğudur.
Faiz borcuna ne zaman temerrüt faizi işler?
Faiz veya irat borcunu ödemekte temerrüde düşen borçluya, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak temerrüt faizi işler. Yani faiz alacağının temerrüt faizi, ancak takip veya dava tarihinden itibaren istenebilir.
Sözleşmeye faize faiz yazılırsa geçerli olur mu?
Kanun bu yöndeki anlaşmaların ceza koşulu hükümlerine tabi olacağını belirtir. Yani anlaşma tamamen yok sayılmaz; ancak bir ceza koşulu gibi değerlendirilir ve hâkim aşırı bulduğu kısmı indirebilir.
Temerrüt faizi zararımı karşılamıyorsa ne yapabilirim?
Alacaklı temerrüt faizini aşan bir zarara uğramışsa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Bu talep, dava sırasında belirlenebiliyorsa hâkim karar verirken zarara da hükmeder.
Dayanak mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 120, 121, 122
Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.