Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Üçüncü Kişinin Fiilini Taahhüt

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Bir kişi, başkasının belirli bir davranışını nasıl taahhüt edebilir? Üçüncü kişinin fiilini taahhüdün şartları ve sorumluluğu bu yazıda anlatılıyor.

Kısaca

  • Üçüncü bir kişinin fiilini başkasına karşı üstlenen kişi, bu fiilin gerçekleşmemesi hâlinde doğan zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 128).
  • Taahhüt eden kişi, üçüncü kişiyi bir davranışa zorlayamaz; yalnızca o davranışın gerçekleşmemesinin sonuçlarından sorumludur.
  • Bu kurum, üçüncü kişiyi doğrudan bağlamaz; yalnızca taahhüt eden ile karşı taraf arasında bir sorumluluk ilişkisi doğurur.
  • Taahhüdün kapsamı ve sorumluluğun sınırları, sözleşmenin içeriğine göre belirlenir.

Bazı sözleşme ilişkilerinde bir taraf, kendi doğrudan kontrolünde olmayan üçüncü bir kişinin gelecekte belirli bir şekilde davranacağını karşı tarafa karşı önceden taahhüt edebilir. Bu durum, borçlar hukukunda “üçüncü kişinin fiilini taahhüt” olarak adlandırılan özel bir sorumluluk türünü doğurur.

Bu Kurumun Ticari Hayattaki Pratik Değeri

Ticari müzakerelerde bir tarafın, kontrolünde olmayan ancak sonucu kendisini de ilgilendiren bir üçüncü kişi davranışı için karşı tarafa güvence vermesi gerekebilir; üçüncü kişinin fiilini taahhüt kurumu, bu tür durumlarda riskin sözleşmeyle nasıl adil ve öngörülebilir biçimde paylaştırılacağını gösteren pratik bir çözüm sunar.

Üçüncü Kişinin Fiilini Taahhüt Nedir?

TBK m. 128’e göre üçüncü bir kişinin fiilini başkasına karşı üstlenen, bu fiilin gerçekleşmemesi durumunda doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Bu düzenlemenin en önemli özelliği, taahhüt edenin üçüncü kişi üzerinde herhangi bir kontrol veya zorlama yetkisine sahip olmamasına rağmen, o kişinin davranışının sonucundan sorumlu tutulmasıdır. Taahhüt eden, adeta üçüncü kişinin davranışını “garanti etmiş” gibi bir konuma girer.

Taahhüdün Diğer Garanti Türlerinden Farkı

Türk hukukunda üçüncü kişinin fiilini taahhüt, bir tür bağımsız garanti sözleşmesi olarak da nitelendirilebilir; kefaletten farklı olarak asıl bir borca bağımlı (fer’i) değildir, bağımsız bir taahhüt niteliği taşır ve bu nedenle taahhüt edenin sorumluluğu, kefaletteki gibi asıl borcun akıbetine bağlı olarak sona ermez.

Taahhüdün Hukuki Niteliği

Bu taahhüt, üçüncü kişiyi temsil etme veya onun adına hareket etme yetkisi vermez; taahhüt eden yalnızca kendi adına ve kendi sorumluluğu altında, üçüncü kişinin belirli bir şekilde davranacağını karşı tarafa garanti eder. Üçüncü kişi bu taahhütten habersiz olabilir ve taahhüde uygun davranıp davranmamakta tamamen serbesttir; üçüncü kişi taahhüde aykırı davranırsa, bundan sorumlu olan kişi üçüncü kişi değil, taahhüt edendir.

Taahhüdün Şartları

Bir üçüncü kişinin fiilini taahhüt ilişkisinin doğması için şu unsurlar gerekir:

  • Taahhüt eden, üçüncü kişinin belirli bir davranışta bulunacağını (veya bulunmayacağını) karşı tarafa karşı açıkça beyan etmelidir,
  • Bu beyan, taahhüt edenin kendi sorumluluğu altında bir garanti niteliği taşımalıdır,
  • Üçüncü kişinin bu davranışı gerçekleştirip gerçekleştirmediği objektif olarak tespit edilebilir olmalıdır.

Taahhüdün Gerçekleşmemesinin Sonuçları

Üçüncü kişi, taahhüt edilen fiili gerçekleştirmezse, taahhüt eden karşı tarafın bu nedenle uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olur. Tazminatın kapsamı, taahhüdün niteliğine göre değişebilir: bazı durumlarda yalnızca karşı tarafın taahhüde güvenerek yaptığı masraflar (menfi zarar), bazı durumlarda ise fiil gerçekleşmiş olsaydı elde edilecek menfaat (müspet zarar) tazminat kapsamına girebilir. Bu ayrımın doğru yapılması, sözleşmenin yorumuna bağlıdır.

Üçüncü Kişinin Fiilini Taahhüt ile Kefalet Arasındaki Fark

Bu iki kurum bazen karıştırılsa da temelde farklıdır: kefalette kefil, başkasının borcunu ifa etmemesi hâlinde sorumlu olurken, üçüncü kişinin fiilini taahhütte taahhüt eden, üçüncü kişinin belirli bir davranışta bulunmaması hâlinde sorumlu olur. Kefalet, kanunda yazılı şekil şartına tabiyken, üçüncü kişinin fiilini taahhüt için böyle bir şekil şartı aranmaz.

Uygulama Alanları

Bu kurum, uygulamada özellikle ticari sözleşmelerde ortaya çıkar: bir şirket devralma sözleşmesinde satıcının, belirli bir yöneticinin şirkette belirli bir süre kalmaya devam edeceğini taahhüt etmesi, bir ortaklık sözleşmesinde bir ortağın diğer bir ortağın belirli bir işlemi onaylayacağını garanti etmesi gibi durumlarda sıkça karşılaşılır.

Taahhüdün Sözleşmede Açık Biçimde Düzenlenmesi

Bu tür bir taahhüdün sonradan uyuşmazlık yaratmaması için, taahhüdün kapsamının (hangi davranışın taahhüt edildiği), sorumluluğun sınırlarının (hangi zararların tazmin edileceği) ve taahhüdün süresinin sözleşmede açık ve net biçimde belirtilmesi büyük önem taşır.

Taahhüdün İspatı

Bir üçüncü kişinin fiilini taahhüt ilişkisinin varlığını ileri süren taraf, hem böyle bir taahhüdün yapıldığını hem de taahhüt edilen fiilin gerçekleşmediğini ispatla yükümlüdür. Taahhüt genellikle yazılı sözleşme metninde açıkça yer aldığından ispat kolaylaşır; ancak sözlü taahhütlerde ispat, tanık beyanları ve dolaylı delillerle desteklenmek zorunda kalabilir. Bu nedenle önemli ticari ilişkilerde bu tür taahhütlerin mutlaka yazılı olarak sözleşmeye dahil edilmesi önerilir.

Taahhüt Edenin Sorumluluktan Kurtulma İmkânı

Taahhüt eden, üçüncü kişinin davranışını etkileme gücü bulunmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz; çünkü bu tür bir taahhüdün doğası gereği, taahhüt eden zaten üçüncü kişi üzerinde doğrudan bir kontrolü olmadığını bilerek bu riski üstlenmiştir. Ancak taraflar, sözleşmede taahhüdün belirli hâllerle (örneğin mücbir sebep) sınırlı olacağını önceden kararlaştırabilir.

Taahhüdün Diğer Sözleşme Türleriyle Birlikte Kullanılması

Üçüncü kişinin fiilini taahhüt, genellikle daha büyük ve karmaşık bir sözleşmenin (şirket devri, ortaklık sözleşmesi, ticari iş birliği gibi) içinde yer alan tamamlayıcı bir madde olarak karşımıza çıkar. Bu nedenle taahhüdün, ana sözleşmenin genel amacı ve diğer hükümleriyle uyumlu biçimde kaleme alınması, sözleşmenin bütünlüğü açısından önemlidir.

Taahhüdün Sona Ermesi

Üçüncü kişinin fiilini taahhüt ilişkisi, taahhüt edilen fiilin gerçekleşmesiyle, tarafların anlaşmasıyla veya sözleşmede öngörülen sürenin dolmasıyla sona erebilir. Taahhüt edilen fiilin artık gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesi durumunda da taahhüt sona erer; ancak bu imkânsızlığın taahhüt edenin sorumluluğunu doğurup doğurmayacağı, imkânsızlığın sebebine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz.

Bir şirket satın alma sözleşmesinde, satıcı taraf, şirketin kilit yöneticisinin devralma sonrası bir yıl boyunca şirkette çalışmaya devam edeceğini alıcıya karşı taahhüt eder. Yönetici altı ay sonra istifa ederse, satıcı bu taahhüde aykırılık nedeniyle alıcının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olur; ancak yöneticinin kendisi bu taahhütten sorumlu tutulamaz, çünkü taahhüde taraf değildir.

Sonuç

Üçüncü kişinin fiilini taahhüt, tarafların kontrolü dışındaki risklerin sözleşmeyle nasıl paylaştırılabileceğini gösteren önemli bir hukuki araçtır. Böyle bir taahhüdün doğru kapsamda, net ve uygulanabilir biçimde sözleşmeye yansıtılması için borçlar hukuku kapsamında hukuki destek alabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Üçüncü kişinin fiilini taahhüt eden kişi, üçüncü kişiyi o davranışı yapmaya zorlayabilir mi?

Hayır, taahhüt eden kişi üçüncü kişi üzerinde herhangi bir zorlama yetkisine sahip olmaz; yalnızca kendisi karşı tarafa karşı, o fiilin gerçekleşmemesi hâlinde doğacak zarardan sorumlu olmayı üstlenmiş sayılır.

Üçüncü kişi taahhüt edilen fiili gerçekleştirmezse taahhüt eden ne öder?

Taahhüt eden, karşı tarafın bu fiilin gerçekleşmemesi nedeniyle uğradığı zararı (menfi veya müspet zarar, sözleşmenin içeriğine göre) tazmin etmekle yükümlü olur; taahhüdün türüne göre bu zararın kapsamı değişebilir.

Bu taahhüt üçüncü kişiyi bağlar mı?

Hayır, üçüncü kişi bu taahhüde taraf olmadığından, taahhüt üçüncü kişiyi hiçbir şekilde bağlamaz; üçüncü kişi dilediği gibi davranmakta serbesttir. Taahhüt yalnızca taahhüt eden ile karşı taraf arasında sonuç doğurur.

Bu kurum hangi durumlarda kullanılır?

Ticari sözleşmelerde bir ortağın veya yöneticinin belirli bir işlemi onaylayacağının, bir üçüncü şirketin belirli bir sözleşmeyi imzalayacağının taahhüt edilmesi gibi durumlarda sıkça kullanılır.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 128
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler