Boşandıktan sonra kaçırılan görüşme günlerinin telafisi kanunda ayrıca düzenlenmemiştir. Engelleme halinde müdürlük, şikâyet ve velayet değişikliği yolları.
Kısaca
- Kanunda kaçırılan görüşme günlerinin otomatik olarak telafi edileceğine dair açık bir hüküm yoktur; telafi anlaşmayla veya yeni bir düzenleme talebiyle sağlanır.
- Karara uyulmuyorsa hak sahibi adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurur (5395 sayılı Kanun m. 41/A, 41/C).
- Kişisel ilişki teslim emrine aykırı davranana bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsi uygulanır (m. 41/F).
- Görüşme düzeninin gereklerini yerine getirmeyen velayet sahibi için çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir (TMK m. 324/3, 182/2).
Boşandıktan sonra hastalık, sınav ya da velayet sahibinin engellemesi yüzünden yapılamayan görüşme günlerinin sonradan istenip istenemeyeceği sık sorulan bir sorudur. Dürüst cevap şu: Kanun, kaçırılan günlerin ayrıca ve otomatik olarak telafi edileceğini söyleyen bir hüküm içermez. Telafi çoğunlukla taraflar arasındaki anlaşmayla sağlanır; anlaşma olmazsa kararın uygulanması, düzenin değiştirilmesi ya da engellemeye karşı başvuru yolları devreye girer.
Kanunda telafi diye bir hak var mı?
Medeni Kanun, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkını ana ve babaya tanır (m. 323). Kişisel ilişkinin gün ve saatlerini ise mahkeme boşanma kararında (m. 182) ya da dava sürerken tedbir kararıyla düzenler. Bu düzenlemenin içinde “kaçırılan gün sonraki hafta telafi edilir” gibi bir kural kendiliğinden bulunmaz. Mahkeme karara bu ibareyi eklemişse geçerlidir; eklememişse yoktur.
Bu durum uygulamada sorun yaratır. Çocuğun hastalandığı bir hafta sonunu düşünün. Velayet sahibi ebeveyn görüşmeyi yapmayabilir, çünkü çocuk yataktadır. Görüşmeyi isteyen ebeveyn ise “bu günü sonra telafi ederiz” diyebilir. Kararda telafiye dair hüküm yoksa bunun hukuki dayanağı karşılıklı anlaşma olur. Tarafların mesajlaşarak yeni gün belirlemesi pratik ve çocuk için en az gerilimli yoldur. Böyle anlaşmaları yazılı ve açık biçimde yapmak, ileride yaşanabilecek tartışmalarda işe yarar.
Haklı mazeret görüşme hakkını nasıl etkiler?
Çocuğun hastalığı, okul sınavı, ağır bir aile olayı ya da yolculuk engeli gibi durumlar kişisel ilişkinin o gün yapılmamasını makul kılabilir. Çocuk teslimine ve kişisel ilişkiye ilişkin 5395 sayılı Kanun’un dördüncü kısmı da haklı mazereti dikkate alır. Çocukla kişisel ilişki kurulması kararlarının icrasında yükümlü, çocuğu getirmesine engel olacak haklı bir mazereti varsa teslim gününden önce müdürlüğe bildirimde bulunarak çocuğun müdürlükçe alınmasını talep etmek zorundadır (m. 41/C/3-b). Bu bildirim yapılmadan çocuğun getirilmemesi, mazeret sonradan belgelense bile emre aykırılık olarak ileri sürülebilir; sürekli tekrarlanan “hastalık” gerekçesi de dosyada sorgulanabilir.
Hak sahibinin tarafında da bir sorumluluk vardır. Emrin yükümlüye tebliğinden sonraki dönemde hak sahibi, teslim saatinden en az kırk sekiz saat önce çocuğu teslim almaya geleceğini müdürlüğe bildirmek zorundadır. Bildirimde bulunmazsa ya da gelemeyeceğini bildirirse, bu durum yükümlüye iletilir ve çocuğu getirme zorunluluğu kalmaz. Hak sahibi geleceğini bildirdiği hâlde haklı bir mazeret olmaksızın art arda iki kez veya bir yılda üç kez gelmezse müdürlük dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verir ve teslim emri hükümsüz hâle gelir (m. 41/C/7, 12). Yani kaçırılan günün sorumluluğu iki yönlü işler.
Velayet sahibi görüşmeyi engelliyorsa hangi yollar var?
İlk adım müdürlük başvurusudur. Aile mahkemelerince verilen kişisel ilişki kararları, çocuğun yerleşim yeri müdürlüğü tarafından yerine getirilir (5395 sayılı Kanun m. 41/A). Karar rızayla yerine getirilmezse hak sahibi müdürlüğe başvurur. Müdürlük yükümlüyle irtibat kurar, çocuğun belirlenen yere getirilmesini bildirir; irtibat kurulamazsa ya da yükümlü getirmeyeceğini söylerse teslim emri gönderir. Emirde yükümlünün çocuğu getirmek zorunda olduğu, emrin gereğinin yerine getirilmemesi halinde disiplin hapsiyle cezalandırılacağı ve iş ve işlemlere karşı bir hafta içinde aile mahkemesine şikâyet yolunun açık olduğu belirtilir (m. 41/C/3, 41/E).
Aykırılığın yaptırımı da kanunda yazılıdır. 41/F maddesine göre kişisel ilişki kurulmasına dair teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenler, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır; şikâyete işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi bakar (m. 41/F/4). Buradaki bir aylık süre önemlidir; engelleme olduğunda gecikmeden belgelendirmek ve şikâyeti süresinde yapmak gerekir. Eski dönemde icra dairesi aracılığıyla yürütülen yöntem artık geçerli değildir; ayrıntı için boşandıktan sonra çocuk teslim kararının zorla uygulanması yazısına bakabilirsiniz.
Engelleme sürekli hâle gelirse velayet değişir mi?
2021 tarihli değişiklik Medeni Kanun’a iki yeni hüküm getirdi. 182. maddeye göre mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder. 324. maddenin üçüncü fıkrası da velayet kendisine bırakılan ana veya babanın kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmemesi halinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini söyler. Ayrıca 324/1, her iki ebeveynin diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınma yükümlülüğünü açıkça belirtir.
Bu hükümler “bir kere görüşmeyi engelleyen velayeti kaybeder” anlamına gelmez; kanun açıkça çocuğun menfaatine aykırı olmamayı şart koşar. Engellemenin süresi, sıklığı, gerekçesi, çocuğun bu durumdan etkilenmesi ve velayet sahibinin tutumu bir bütün olarak tartılır. Sistematik ve haksız engelleme, velayet değişikliği davasında dikkate alınan önemli olgulardan biridir; şartları velayet değişikliği davası yazısında ele alıyoruz. Engellemenin ayrıca bir suç oluşturup oluşturmadığına dair bilgi için kişisel ilişkiyi engelleme cezası makalesine bakabilirsiniz.
Telafi için yeni düzenleme istenebilir mi?
Mevcut görüşme düzeni çocuğun ihtiyaçlarına uymuyorsa ya da tekrar eden engeller yüzünden amacına ulaşmıyorsa yeni düzenleme talep edilebilir. 183. madde, ana veya babanın başka bir yere gitmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkimin gerekli önlemleri alacağını söyler. 326. madde de kişisel ilişkiyle ilgili düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu belirtir. Dolayısıyla çocuk başka bir şehirde yaşıyorsa o yerdeki mahkemeye başvurmak mümkündür. Düzenin nasıl yeniden belirleneceğini boşandıktan sonra görüşme düzenini değiştirme yazısında anlattık.
Bu başvuruda telafi günlerinin kararda açıkça yer alması istenebilir. Örneğin hastalık nedeniyle yapılamayan hafta sonunun hangi gün telafi edileceği, bayram ve tatil görüşmelerinde ise iptal halinde nasıl bir yol izleneceği düzenlenebilir. Hâkim bu talebi çocuğun yararı ve uygulanabilirlik açısından değerlendirir.
Varsayımsal örnek: sınav haftası ve hasta çocuk
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Karar gereği baba iki haftada bir cumartesi günü çocukla görüşüyor. Üst üste iki görüşmede çocuk önce sınav hazırlığı, sonra hastalık gerekçesiyle babaya verilmiyor. Baba telafi gününü annenin kabul etmediğini söylüyor. Burada ilk soru, kararın telafiye dair bir hüküm içerip içermediğidir. İçermiyorsa baba müdürlüğe başvurup teslim emri işlemesini isteyebilir; ancak mazeretlerin gerçek, belgeli ve teslim gününden önce müdürlüğe bildirilmiş olduğu ortaya çıkarsa disiplin hapsi yaptırımı gündeme gelmeyebilir. Mazeretlerin bahaneden ibaret olduğu görülürse ve engelleme devam ederse velayet değişikliği ihtarı ve davası konuşulur. Hangi yolun uygun olduğuna dosya belgeleri karar verir.
Sık yapılan hatalar
Birinci hata, kaçırılan görüşme günlerini yazılı biçimde kayda almamak. Mesajlar, e-postalar, müdürlük tutanakları ve hastane belgeleri sonradan en önemli delil olur. İkinci hata, engellemeye cevap olarak nafakayı durdurmak; nafaka ve kişisel ilişki birbirinden bağımsızdır ve çocuk gösterilmiyorsa nafaka durdurulur mu yazısında bunu anlattık. Üçüncü hata, bir aylık şikâyet süresini kaçırmak. Dördüncü hata, çocuğu teslim yerinde diğer ebeveynle karşı karşıya getirip tartışmak.
Telafi talebini nasıl belgelersiniz?
Telafi için hangi yolu seçerseniz seçin, atacağınız ilk adım olayı kayda geçirmektir. Görüşmenin yapılmadığı günü, çocuğun getirilmediği saati, teslim yerinde ne kadar beklediğinizi ve karşı tarafla ne yazıştığınızı tarih ve saatle not edin. Mesaj ekran görüntüleri, arama kayıtları ve varsa tanık bilgisi önemlidir. Müdürlüğe başvuru yapıldığında düzenlenen tutanaklar, sonraki aşamalarda en değerli belgelerdir; çünkü müdürlük kendi bildirimlerinin yapıldığını ve yükümlüyle irtibat kurulup kurulamadığını tutanağa bağlar (5395 sayılı Kanun m. 41/C/2).
Haklı mazeret iddiasını karşı tarafın belgelemesi de beklenir. Hastalık için doktor raporu ya da reçete, sınav için okul yazısı gibi belgeler, mazeretin gerçek olduğunu gösterir. Mazeret belgesiz ve tekrarlayıcıysa, bu durum engelleme iddiasını güçlendirir. Ancak her iptalin kötü niyetli olduğunu düşünmek de doğru değildir; çocukların hastalanması veya okul programının aksaması hayatın doğal parçasıdır. Mahkeme ve müdürlük bu ayrımı olgulara bakarak yapar.
Telafi gününün çocuk için de uygun olması gerekir. Çocuğun okul düzenini, dinlenme saatlerini ve diğer sorumluluklarını gözeten bir telafi düzeni, uygulanabilirliği artırır. Bayram ve yarıyıl tatili gibi özel dönemlerde kaçırılan günler için kararda ya da protokolde önceden bir telafi mekanizması öngörmek, ileride çıkacak anlaşmazlıkları azaltır. Bayram ve tatil düzenini konu alan bayram ve özel günlerde çocukla görüşme ile yaz tatilinde çocukla görüşme yazıları bu başlığı ayrıntılandırır.
Anlaşmalı boşanma aşamasındaysanız, protokole telafiye ilişkin açık bir madde yazmak mümkündür. Örneğin hastalık nedeniyle yapılamayan görüşmenin ertesi hafta sonu yapılması gibi. Hâkim fer’î sonuçlara ilişkin anlaşmayı onayladığında madde geçerli olur (TMK m. 184/5). Madde yazarken uygulanabilir olmasına dikkat etmek gerekir; sonradan işlemeyen bir düzen yeni uyuşmazlık doğurur.
Telafi talebinde kendi durumunuzu nasıl değerlendirirsiniz?
Telafi kanunda otomatik bir hak olmadığı için hangi yolu seçeceğiniz kararın içeriğine ve engellemenin niteliğine göre değişir. Elinizdeki kararı ve yazışmaları birlikte inceleyerek ilerlemek mümkündür; telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz. İletişim sayfasında bilgiler var; genel çerçeve için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Çocuk hasta olduğu için görüşme yapılamadı, günü sonradan isteyebilir miyim?
Kanunda bu durum için ayrı bir telafi hakkı yazmaz. Taraflar anlaşarak başka bir gün belirleyebilir. Anlaşma olmazsa mevcut düzenin yetersiz kaldığını gösteren bir olgu varsa yeni düzenleme talep edilebilir. Hastalık gibi haklı mazeretler bu değerlendirmede önem taşır.
Velayet sahibi görüşmeye çocuğu getirmiyorsa ne yapabilirim?
Karar rızayla uygulanmıyorsa adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurabilirsiniz. Müdürlük yükümlüye teslim emri gönderir; emre aykırılık halinde bir ay içinde müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyet edilirse disiplin hapsi söz konusu olabilir.
Görüşmeye ben gidemezsem günüm kaybolur mu?
Hak sahibi, teslim emri yükümlüye tebliğ edildikten sonra teslim saatinden en az kırk sekiz saat önce geleceğini müdürlüğe bildirmek zorundadır. Geleceğini bildirdiği hâlde haklı mazeret olmaksızın art arda iki kez veya bir yılda üç kez gelmezse dosyanın işlemden kaldırılmasına ve teslim emrinin hükümsüz hâle gelmesine karar verilir (m. 41/C/12).
Engellemeye karşı tazminat istenebilir mi?
Kişisel ilişkinin engellenmesine özgü ayrı bir telafi tazminatı hükmü bu kanunlarda yer almaz; genel hükümlere göre tazminat istenip istenemeyeceği olayın niteliğine bağlıdır. Engelleme sürekli hale gelirse velayet değişikliği ve disiplin hapsi yolları öne çıkar. Somut dosya için ayrıca değerlendirme gerekir.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182, 183, 184, 323, 324, 326
- 5395 sayılı Kanun m. 41/A, 41/C, 41/E, 41/F
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.