Boşandıktan sonra çocukla kişisel ilişki davası hangi mahkemede açılır? Aile mahkemesinin görevi ve çocuğun oturduğu yer mahkemesinin yetkisi.
Kısaca
- Kişisel ilişki davasına bakmakla görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmamış yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar (4787 sayılı Kanun m. 2, 4).
- TMK m. 326/1’e göre kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
- Boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kuralları saklıdır (TMK m. 326/2); genel kurala göre davalının yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 6).
- Velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri, ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeridir (TMK m. 21).
- Mahkeme seçimini doğru yapmak, çocuğu dinleme ve uzman incelemesi gibi işlemleri de kolaylaştırır.
Boşandıktan sonra çocukla görüşme düzenini mahkemeden isteyecekseniz, ilk sorunuz çoğu zaman dosyanın nereye açılacağıdır. Görev bakımından cevap açık: aile mahkemesi. Yetki bakımından ise kanun birden fazla kapı bırakır: çocuğun oturduğu yer mahkemesi, genel kurala göre karşı tarafın yerleşim yeri mahkemesi ve boşanma davası sürüyorsa boşanmadaki yetki kuralları. Görev ile yetki ayrımını birbirine karıştırmamak, yanlış mahkemede zaman kaybetmemenin ilk koşuludur.
Görev ile yetki aynı şey değil
Görev, davanın hangi tür mahkemeye ait olduğunu gösterir. Yetki ise aynı tür mahkemeler arasından hangi şehirdeki mahkemenin bakacağını belirler. Bir davayı yanlış türde mahkemede açarsanız görevsizlik, yanlış şehirde açarsanız yetkisizlik kararı çıkar. İkisi de dosyayı sizin için geciktirir; bu yüzden ayrı ayrı bakmak gerekir.
Görevli mahkeme: aile mahkemesi
4787 sayılı Kanun m. 4/1 uyarınca aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabına (Üçüncü Kısım hariç) ve 4722 sayılı Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işleri görür. Çocukla kişisel ilişkinin düzenlenmesi bu kapsamdadır. Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakar (4787 sayılı Kanun m. 2).
“Mutlaka aile mahkemesi” demek doğru olmaz; küçük ilçelerde asliye hukuk mahkemesi aynı işi aile mahkemesi sıfatıyla görür. Dilekçeye mahkemenin adı yazılırken bu ayrıma dikkat etmek yeterlidir.
Yetkili mahkeme: çocuğun oturduğu yer
TMK m. 326/1 şöyle der: kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. “Oturduğu yer” ifadesi gündelik anlamda çocuğun fiilen yaşadığı yeri gösterir. Velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri ise, TMK m. 21 uyarınca, ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeridir.
Bu iki kavram çoğu dosyada aynı yeri gösterir: çocuk velayet sahibiyle yaşıyorsa hem oturduğu yer hem yerleşim yeri velayet sahibinin bulunduğu şehirdir. Ayrışma, çocuğun geçici olarak başka bir yerde, örneğin akraba yanında ya da okul nedeniyle başka şehirde kalması hâlinde görülebilir. Böyle bir durumda hangi yerin esas alınacağı dosyanın ayrıntısına göre değerlendirilir.
Boşanma davasındaki yetki kuralları ne zaman devreye girer?
TMK m. 326/2 şu ifadeyi taşır: boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kuralları saklıdır. Boşanma davasında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Dolayısıyla kişisel ilişkinin düzenlenmesi boşanma davasıyla birlikte istenirse bu yetki kuralları uygulanır.
Boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir dava açacaksanız, hangi yetki kuralının size seçenek tanıdığı dosyaya göre değişir. Genel kural olarak HMK m. 6/1, davalının yerleşim yeri mahkemesini genel yetkili sayar; TMK m. 326/1 ise buna ek olarak çocuğun oturduğu yeri de yetkili kılar. Birden fazla yetkili mahkeme varsa dava bunlardan birinde açılabilir. Boşanma davasının mahkemesini seçerken izlenecek yol için boşanma davasında yetkili ve görevli mahkeme yazısına bakabilirsiniz.
Hangisini seçmek daha mantıklı?
Hukuken birden fazla mahkeme yetkiliyse, seçim pratik bir sorudur. Birkaç etkeni göz önünde tutabilirsiniz.
Çocuğun yaşam yeri. Mahkemenin çocuğu dinlemesi, pedagog ve psikolog incelemesi yaptırması ya da sosyal inceleme istemesi gerekebilir. Çocuğun yaşadığı yerdeki mahkeme bunları daha kolay gerçekleştirir.
Delillerin yeri. Tanıkların, okulun, doktorun ve diğer belgelerin bulunduğu şehir, yargılamanın işleyişini etkiler.
Taraflara uzaklık. Duruşmalara katılmak zorunda kalacak ebeveynin ulaşım yükü hesaba katılır. Bazı duruşmalar UYAP üzerinden görüntülü yapılabilse de bu her işlem için geçerli değildir.
Boşanma dosyasıyla ilişki. Önceki kararı ve dosyayı yakından bilen mahkemede devam etmek bazen süre kazandırır; ama bu bir kural değil, pratik bir ihtimaldir.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Çiftin boşanma davası A şehrinde görülmüş, çocuk anneyle birlikte B şehrine taşınmış ve orada okula başlamış. Baba A şehrinde yaşıyor ve görüşme düzeninin genişletilmesini istiyor. Çocuğun oturduğu yer de davalı annenin yerleşim yeri de B şehridir; yetki dayanağı en açık olan mahkeme B şehrindeki mahkemedir. A şehrinde de dava açılıp açılamayacağı, dosyada o şehre bağlanan bir yetki dayanağı bulunup bulunmadığına bağlıdır ve ayrıca incelenmelidir.
B şehri, çocuğun dinlenmesi ve okul incelemesi bakımından avantaj sağlar; babanın ulaşım yükü ise bu seçimin bedeli olabilir. Hangisi seçilirse seçilsin, dilekçede yetkinin dayanağı açıkça belirtilmelidir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda karşı taraf yetki itirazını cevap dilekçesinde ileri sürmek zorundadır (HMK m. 19/2); süresinde itiraz etmezse davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK m. 19/4).
Dilekçede neler bulunmalı?
Kişisel ilişki davasının dilekçesinde başlıca şunlar yer alır: mahkemenin adı, taraf bilgileri ve adresleri, davacının kimlik numarası, çocuğun kimlik bilgileri ve yaşı, boşanma kararının mahkemesi ile tarihi ve kesinleşme bilgisi, kişisel ilişkinin neden düzenlenmesi gerektiği, talep edilen düzenin somut hâli ve deliller. HMK m. 119’daki dilekçe şartları bu davada da geçerlidir.
Eksik dilekçe için mahkeme belirli hâllerde bir haftalık kesin süre verir; verilen süre içinde eksik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır. Süre kısa olduğu için mahkemeden gelen yazıları kaçırmamak gerekir.
Dava açıldıktan sonra süreç nasıl ilerler?
Dilekçe mahkemeye verildikten sonra karşı tarafa tebliğ edilir ve cevap için süre tanınır. Mahkeme yargılamanın başında yetki ve görev konusunu, sonra uyuşmazlığın özünü ele alır. Çocuğun durumunu anlamak için sosyal inceleme, pedagog ya da psikolog görüşü isteyebilir; çocuğun yaşı ve olgunluğu elverişliyse çocuk dinlenebilir.
Bu süreçte mahkeme taraflara uzlaşma imkânı da sunabilir. Çocukla kişisel ilişki ebeveynlerin ortak bir konusudur ve gün, saat ya da tatil paylarında anlaşmaya varmak çoğu zaman karar çıkmasını beklemekten daha pratik olur. Anlaşma sağlanırsa hâkim, çocuğun yararına aykırı bir yön yoksa bunu karara yansıtabilir. Anlaşma sağlanamazsa hâkim delilleri değerlendirerek düzeni kendisi belirler. Dosyanın ne kadar sürede sonuçlanacağı mahkemenin iş yüküne, yapılacak incelemelere ve tarafların tutumuna göre değişir; kesin bir süre söylemek mümkün değildir.
Çocuk yurt dışına götürülmüşse hangi mahkeme?
Çocuğun yurt dışına götürülmesi ya da orada alıkonulması ayrı bir durumdur. Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Sözleşme kapsamında Türkiye’de açılan davalarda görevli mahkeme yine aile mahkemesidir; başvuru yapıldığı sırada çocuğun halen oturduğu yer mahkemeleri yetkilidir (5717 sayılı Kanun m. 6). Yani Türkiye’deki mahkemeler, çocuğun Türkiye’de bulunduğu hâlde devreye girer; çocuk başka bir ülkeye götürülmüşse iade davası o ülkenin makamlarında görülür, başvuru ise Türkiye’deki Merkezî Makam aracılığıyla da iletilebilir (5717 sayılı Kanun m. 7/1). Bu kanun çocuk deyince on altı yaşını tamamlamamış kişileri anlar (5717 sayılı Kanun m. 3). Böyle bir olayda başvuru Merkezî Makam, yani Adalet Bakanlığı aracılığıyla yürüdüğü için olağan kişisel ilişki davasından farklı bir yol izlenir. Bu yolun ayrıntısı için çocuğun yurt dışına götürülmesi ve Lahey Sözleşmesi yazısına bakabilirsiniz.
Karar çıktıktan sonra kanun yolu
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır; bu süre ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m. 345). Tebliğ tarihini doğru not almak bu yüzden önemlidir. İstinaf sonrası temyiz yolu da iki haftalık süreye tabidir (HMK m. 361), ancak her karara karşı temyiz yolu açık değildir; hangi kararın temyiz edilebileceğini HMK m. 362 gibi hükümler belirler ve bunu dosya bazında kontrol etmek gerekir.
Kanun yolu süresi kaçırılırsa karar kesinleşir. Kişisel ilişki kararları ise çocuğun hayatı değiştikçe yeniden ele alınabilir (TMK m. 183); dolayısıyla kesinleşme, düzenin sonsuza kadar değişmeyeceği anlamına gelmez. Yine de süresinde yapılmayan bir başvuru, aynı olgularla yeniden dava açma imkânını sınırlar. Uygulamada yeni dava için “yeni olgu” aranır.
Sık yapılan hatalar
Yetki bakımından en sık görülen hata, çocuğun yaşadığı yeri değil yalnızca eski eşin adresini düşünmektir. İkinci hata, kararın kesinleştiğini göstermeden dava açmak. Üçüncü hata, görev konusunda “aile mahkemesi yok” diye dilekçeyi başka tür bir mahkemeye açmaktır; bu durumda asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Dördüncü hata ise talep ettiğiniz düzeni belirsiz bırakmaktır.
Aynı konunun içeriğiyle ilgili olarak kararda görüşme düzeni yoksa ne yapılır ve görüşme düzeninin değiştirilmesi yazılarına da bakabilirsiniz. Aile mahkemesinin diğer görevleri için aile mahkemesi hangi davalara bakar yazısı yararlı olabilir.
Kendi dosyanız için mahkemeyi birlikte belirlemek
Çocuğun yaşadığı yer, boşanma kararını veren mahkeme ve tarafların adresleri bir arada değerlendirilince yetki sorusu çoğu zaman netleşir. Bu bilgileri ve elinizdeki kararı hazırlayıp bürodan telefonla ya da WhatsApp’tan durumunuzu anlatabilirsiniz; ulaşım bilgileri iletişim sayfasında. Çalışma alanımız için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz. Mahkeme seçimi ve sonuç dosyanın ayrıntısına göre değişir.
Sık sorulan sorular
Çocuk başka şehirde yaşıyorsa görüşme davasını nerede açarım?
Çocuğun oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bunun yanında genel kurala göre karşı tarafın yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olabilir. İki seçenek varsa, çocuğun yaşadığı yer mahkemesi çocuğu dinleme ve inceleme bakımından avantajlı olabilir.
Aile mahkemesi yoksa nereye başvuracağım?
Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bu davalara bakar. Hangi mahkemenin görevli olduğunu adliyenin kalemi veya UYAP üzerinden öğrenebilirsiniz.
Kişisel ilişki davasında davalı kimdir?
Davalı, davayı açan ebeveynin karşısındaki ebeveyndir: görüşme isteyen ebeveyn velayet sahibine, kısıtlama isteyen velayet sahibi de diğer ebeveyne karşı dava açar. Çocuk dava tarafı değildir, ancak mahkeme çocuğun yararına göre karar verir ve gerekirse çocuğu dinler ya da uzman raporu alır.
Yetkisiz mahkemede dava açarsam ne olur?
Karşı taraf yetki itirazını cevap dilekçesinde ileri sürmezse davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir. İtiraz yerinde bulunursa mahkeme yetkisizlik kararı verir; kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde başvurup dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini istemezseniz dava açılmamış sayılır (HMK m. 20). Bu zaman kaybı ve masraf demektir; doğru yer baştan seçilirse bundan kaçınılır.
Boşanma kararı veren mahkemeye mi gitmeliyim?
Zorunlu değil. Boşanma davası hâlâ sürüyorsa görüşme düzeni çoğunlukla aynı dosyada düzenlenir. Karar kesinleştikten sonra ayrı dava açacaksanız çocuğun oturduğu yer mahkemesi ve genel kurala göre karşı tarafın yerleşim yeri mahkemesi gündeme gelir. Hangisinin daha uygun olduğu çocuğun bugünkü yaşam yerine ve delillerin toplanma kolaylığına bağlıdır.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 21, 168, 183, 326
- 4787 sayılı Kanun m. 2, 4
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6, 19, 20, 119, 345, 361, 362
- 5717 sayılı Kanun m. 3, 6, 7
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.