Boşanma davası açarken AYM’nin süresiz nafaka kararı talebi nasıl etkiler? Yürürlük süresinde TMK m. 175 uygulanır; dilekçede nafakayı nasıl istemelisiniz?
Kısaca
- Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girer; bu süre içinde TMK m. 175 mevcut hâliyle uygulanır, süre sonrası için ise yasama düzenlemesi beklenir.
- Yoksulluk nafakası için kusurunuzun diğer taraftan daha ağır olmaması ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmanız gerekir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
- Nafaka talebi dava dilekçesinde açıkça istenmeli; dava süresince geçici önlem olarak tedbir nafakası da talep edilebilir (TMK m. 169).
- Sürenin dolmasından sonra hangi sistemin işleyeceği yasama düzenlemesine bağlıdır; bugünden kesin sonuç söylemek doğru olmaz.
Boşanma davası açmayı düşünüyorsanız ve nafaka talep edecekseniz, Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafaka kararı sizi doğrudan ilgilendirir. Kısa özet şöyle: Mahkeme Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti; iptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Bu süre içinde mevcut hüküm uygulanır, yani bugün açacağınız davada yoksulluk nafakası talebi mevcut koşullarla değerlendirilir. Ama sürenin sonrasına dair belirsizlik var ve dava stratejinizi buna göre kurmanız gerekir.
Bugün dava açarsanız hangi hüküm uygulanır?
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı yürürlüğe girene kadar TMK m. 175 mevcut hâliyle uygulanır. Maddeye göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir ve nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. İptal edilen “süresiz olarak” ibaresi dokuz aylık süre dolana kadar madde metninde işlemeye devam eder.
Pratikte bu, hâkimlerin bu dönemde nafaka taleplerini mevcut ölçütlere göre değerlendirmesi anlamına gelir. Nafaka talebinde bulunmanız için iki koşul aranır: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmanız ve kusurunuzun diğer taraftan daha ağır olmaması. Nafakanın miktarı ise karşı tarafın malî gücü oranında belirlenir. Bu koşulların ayrıntısı için yoksulluk nafakası şartları yazısına bakabilirsiniz.
Sürenin dolmasından sonra ne olacak?
Bu sorunun bugün kesin bir cevabı yok. Anayasa Mahkemesi kararında yasama organına dokuz ay vermiştir ve bu sürede bir düzenleme beklenmektedir. Düzenlemenin içeriği, hangi nafakaların süreli olacağı ve mevcut davaların nasıl etkileneceği, çıkacak yasanın geçiş hükümlerine bağlı olacaktır. Anayasa’nın 153. maddesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini söyler; bu, yürürlük tarihinden önceki işlemlerin kendiliğinden bozulmayacağı anlamına gelir ama yeni düzenlemenin ayrıntılarını bugünden tahmin etmeyi mümkün kılmaz.
Dolayısıyla davanız yürürlük tarihine kadar sonuçlanmayabilir. Kesinleşme tarihiniz, yürürlük tarihine yakın ya da sonrasında olabilir. Bu yüzden nafaka talebinizi, belirsizlikten en az etkilenecek biçimde kurmanız yerindedir. Güncel gelişmeleri, dava sırasında ve karar aşamasında yeniden kontrol etmek gerekir.
Dilekçede nafaka talebini nasıl yazmalısınız?
Dava dilekçesinde nafaka talebi açıkça yer almalıdır. HMK m. 119, dilekçede talep sonucunun ve iddiaya dayanak olguların açık yazılmasını ve her vakıanın hangi delille ispat edileceğinin belirtilmesini ister. Yoksulluk nafakası bakımından dilekçede şu unsurlar yer almalıdır: boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinize dair olgular, gelir durumunuz, karşı tarafın malî gücüne ilişkin bilgiler ve kusur dengesi.
Yoksulluğa düşecek olmanızı gösteren olgular somut yazılmalıdır: çalışıp çalışmadığınız, gelirinizin düzeyi, kira ödeyip ödemediğiniz, bakmakla yükümlü olduğunuz kişiler. Karşı tarafın malî gücüne dair bilgiler de yazılır; bilmediğiniz hususlar için ilgili kurumlardan bilgi istenmesini talep edebilirsiniz. Nafakayı irat biçiminde mi, toptan mı istediğinizi de açıkça belirtmek gerekir.
Dava sürerken tedbir nafakası
Boşanma davası açıldığında hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Bu önlemler özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkindir. Dava devam ederken geçim sıkıntısı yaşayacaksanız tedbir nafakasını ayrıca istemek yerinde olur. Bu nafaka dava boyunca ödenir ve yoksulluk nafakasından ayrı bir kurumdur. Ayrıntı için tedbir nafakası nedir yazısına bakabilirsiniz.
Geçici önlemleri düzenleyen hüküm TMK m. 169’dur ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği ibare TMK m. 175’te yer alır. Nihai karar verildiğinde yoksulluk nafakasının hangi koşullarla bağlanacağı ise kararın verildiği tarihteki mevzuata bağlıdır.
Kusur dengesi nafaka talebini nasıl etkiler?
TMK m. 175 yoksulluk nafakasını isteyen tarafın kusurunun diğer taraftan daha ağır olmamasını şart koşar. Yani kusurunuz diğer taraftan daha ağırsa yoksulluğa düşecek olsanız bile yoksulluk nafakası alamazsınız. Eşit kusur hâlinde bu şartın nasıl uygulanacağı için eşit kusurlu eşin tazminat ve nafaka hakkı yazısına bakabilirsiniz. Nafaka yükümlüsünün kusuru ise aranmaz; yani nafaka verecek tarafın daha kusurlu ya da kusursuz olması, nafakanın bağlanıp bağlanmayacağını belirleyen bir ölçüt değildir.
Kusur, boşanma davasının kendisinde de tartışıldığı için dilekçede olguları tutarlı anlatmak gerekir. Boşanma sebebine ilişkin olguları ve nafaka talebinin dayandığı yoksulluk olgularını ayrı ayrı yazmak, hem hâkimin hem sizin işinizi kolaylaştırır.
Nafaka ile tazminat aynı şey değildir
Nafaka ve tazminat boşanma davasında sık karıştırılan iki ayrı taleptir. TMK m. 174, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini; kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın ise manevi tazminat isteyebileceğini söyler. Yoksulluk nafakası ise TMK m. 175’e dayanır ve kusuru diğer taraftan daha ağır olmayan kişi tarafından talep edilebilir.
Bu fark, Anayasa Mahkemesi kararının neden yalnızca nafakayı ilgilendirdiğini de açıklar. Maddi ve manevi tazminat talepleriniz bu karardan doğrudan etkilenmez. Her üç talebi de dilekçede ayrı ayrı yazmak ve her biri için ayrı gerekçe ve delil göstermek gerekir.
Çocuk için nafaka bu kararın dışındadır
Ortak çocuğunuz varsa, çocuğun bakımı için bağlanacak nafaka TMK m. 182 ve 327 çerçevesinde ele alınır. Velayeti kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182). Çocuk nafakası, eşler arasındaki yoksulluk nafakasından bağımsızdır ve Anayasa Mahkemesi’nin kararı bu nafakayı değiştirmemiştir. Çocuk nafakası ve iştirak nafakasının hesabı için iştirak nafakası nedir yazısını okuyabilirsiniz.
Dava açmadan önce hazırlanacak belgeler
Nafaka talebini güçlendirmek için belgeler önceden toplanmalıdır. Kendi gelir durumunuzu gösteren belgeler, kira sözleşmesi ve düzenli giderler, çalışma durumunuza dair kayıtlar, varsa sağlık durumunuzu gösteren raporlar ilk akla gelenlerdir. Karşı tarafın gelir ve mal varlığı hakkında bilgi sahibiyseniz, hangi kurumdan hangi kaydın istenmesi gerektiğini önceden belirlemek dilekçeyi sağlam kılar. Delil gösterme kuralları gereği, bu bilgileri dilekçede belirtmeniz ve her olgunun hangi delille ispat edileceğini yazmanız gerekir.
Toptan ödeme ve protokol seçenekleri
Belirsizliği azaltmanın bir yolu, nafakanın irat yerine toptan ödenmesini talep etmektir. TMK m. 176/1, maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebileceğini söyler. Toptan ödeme tek seferde yapıldığı için süre ve kaldırma sorularını baştan kapatabilir; ancak karşı tarafın ödeme gücü ve hâkimin takdiri bu yolu sınırlar. Ayrıntı için toptan nafaka ödemesi yazısını okuyabilirsiniz.
Anlaşmalı boşanmada ise tarafların protokolle nafaka konusunu düzenlemesi mümkündür. TMK m. 166/3 anlaşmalı boşanmada evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasını arar ve hâkimin tarafları bizzat dinlemesini gerektirir. TMK m. 184/5’e göre boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. Dolayısıyla nafaka biçimini ve ödeme şartlarını protokolde yazmak mümkündür ama hâkim bunu denetler.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Uzun yıllar çalışmamış ve ev işlerine bakmış bir kadın, boşanma davası açmayı düşünüyor. Gelir getiren bir işi yok, yeterli birikimi de yok. Eşinin düzenli geliri var. Kadın, hem tedbir nafakası hem de yoksulluk nafakası talebini dilekçesine yazmak istiyor.
Bu durumda dilekçede kadının gelir durumu, yoksulluğa düşecek olması, eşinin malî gücü ve kusur dengesine dair olgular somut biçimde anlatılır. Hâkim, dosyadaki delillere bakar ve yoksulluk nafakasının koşullarının oluşup oluşmadığını tartar. Sürenin dolmasından sonra hangi düzenlemenin geçerli olacağı ise yasama sürecine bağlıdır ve dilekçenin içeriğini değil, kararın sonuçlarını etkileyebilir. Bu örnek bir sonuç tahmini değildir.
Sık yapılan hatalar
İlk hata, nafaka talebini dilekçede açıkça yazmamaktır. Hâkim, talep edilmeyen bir nafakaya kural olarak karar vermez; tedbir nafakası geçici önlem olarak ayrıca değerlendirilir. İkinci hata, AYM kararını gerekçe göstererek nafaka talebinden vazgeçmektir; mevcut hüküm yürürlükte olduğundan haklarınızı kullanmak sizin elinizdedir. Üçüncü hata, boşanma kararı kesinleştikten sonra dava hakkını kaçırmaktır. TMK m. 178, boşanmadan doğan dava haklarının boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde zamanaşımına uğradığını söyler. Ayrıntılar için nafaka ve tazminat davalarında zamanaşımı yazısına bakabilirsiniz.
Dördüncü hata, mevcut nafaka ilamlarına yönelik değişikliği bu yeni dava ile karıştırmaktır. Kesinleşmiş nafakaların durumu için AYM kararı sonrası mevcut nafaka yazısına göz atabilirsiniz.
Nafaka talebinizi birlikte kuralım
Nafaka talebinin nasıl kurulacağı, gelir durumunuza, evliliğin süresine ve kusur dengesine göre değişir. Dilekçeyi hazırlamadan önce elinizdeki belgeleri ve beklentilerinizi birlikte gözden geçirmek, belirsiz bir dönemde en sağlam zemini kurmanıza yardımcı olur. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında büronun bilgileri yer alıyor. Genel bilgi için aile hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Şimdi boşanma davası açarsam yoksulluk nafakası isteyebilir miyim?
Evet. Yürürlük süresi içinde TMK m. 175 mevcut hâliyle uygulanır. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmanız ve kusurunuzun diğer taraftan daha ağır olmaması koşullarıyla nafaka talep edebilirsiniz.
Dava uzun sürerse ve yürürlük tarihi gelirse ne olur?
Bunun net bir yanıtı bugün için yoktur; yasama düzenlemesinin geçiş hükümleri belirleyici olacaktır. Bu belirsizlik nedeniyle dilekçede nafaka talebini açık yazmak, toptan ödeme ya da protokol gibi seçenekleri değerlendirmek önem taşır.
Dava sürerken nafaka alabilir miyim?
Evet. TMK m. 169 uyarınca boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin önlemleri kendiliğinden alır.
Anlaşmalı boşanmada nafakanın süresini protokolde belirleyebilir miyim?
Boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz (TMK m. 184/5). Protokolde nafakanın miktarını, biçimini ve ödeme koşullarını düzenleyebilirsiniz; süreye ilişkin bir kaydın nasıl karşılanacağı hâkimin onayına ve güncel mevzuata bağlıdır.
Nafakayı toptan almak belirsizliği azaltır mı?
TMK m. 176/1 nafakanın toptan veya irat biçiminde ödenmesine karar verilebileceğini söyler. Toptan ödeme, süre ve kaldırma sorularını baştan kapatan bir yöntem olabilir; ancak ödeme gücü ve hâkimin kararı gerekir.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 169, 174, 175, 176, 178, 182, 184, 327
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.