Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davasında Bilirkişi Raporu İstenir mi? Mali Durum ve Teknik Konular

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanma davasında bilirkişi, çözümü hukuk dışı teknik bilgi gerektiren konularda atanır. Görevlendirme, rapor süresi, avans, itiraz ve ret.

Kısaca

  • Bilirkişi, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde, taraf talebi üzerine ya da hâkim kendiliğinden görevlendirilir; hukuki bilgiyle çözülecek konularda bilirkişiye başvurulamaz.
  • Mahkeme görevlendirme kararında incelemenin sınırlarını, bilirkişinin cevaplayacağı soruları ve rapor süresini yazmak zorundadır.
  • Rapor süresi üç ayı geçemez; bilirkişi ücreti ve giderleri için taraflara avans yatırma görevi verilir.
  • Taraflar raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik veya belirsiz noktaların giderilmesini ya da yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir; hâkim raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.

Boşanma davasının büyük kısmı hukuki ve olgusal bir tartışmadır: kim neyi yaptı, ne kadar kusurlu, çocuk kimle kalmalı. Ama bazı sorular bir hâkimin kendi bilgisiyle yanıtlayabileceği türden değildir. Bir aracın dava tarihindeki değeri, bir işyerinin hisse değeri, banka kayıtlarındaki hareketlerin dökümü gibi. İşte bu noktada mahkeme bilirkişiye başvurur. Bilirkişi raporu davanın sonucunu doğrudan belirlemez, ama özellikle mali taleplerde hâkimin kanaatini şekillendirir.

Bilirkişi ne zaman gündeme gelir?

Kanunun ölçüsü şudur: mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez (HMK m. 266).

Bu ölçü, boşanma davasında şu soruyu doğurur: hâkim bu bilgiyi kendi başına bilebilir mi? “Taraflardan hangisi daha kusurlu?” sorusunu bilirkişiye sormak mümkün değildir; çünkü kusurun hukuki değerlendirmesi hâkime aittir. Buna karşılık “dava tarihinde bu aracın piyasa değeri nedir?” teknik bir sorudur ve bilirkişiye yöneltilebilir.

Boşanma davasında tipik bilirkişi konuları

Dosyanın içeriğine göre farklı alanlarda bilirkişi gündeme gelebilir:

  • Değer tespiti: Araç, taşınmaz, işyeri veya şirket payı gibi malların değeri. Mal rejimi tasfiyesinde edinilmiş mallar rejimin sona erdiği andaki durumlarıyla, değerleri ise tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 235); bu hesap çoğu zaman teknik bilgi gerektirir. Ayrıntıyı mal paylaşımı davasında bilirkişi raporu ve değerleme yazımızda bulabilirsiniz.
  • Mali kayıt incelemesi: Banka hareketleri, ticari defterler, gelir dökümleri gibi belgelerin muhasebe veya mali müşavirlik bilgisiyle incelenmesi.
  • Sağlık ve adli tıp: Bir kişinin sağlık durumunun yargılamaya etkisi bulunan hâllerde tıbbi görüş gerekebilir. Bu konunun ayrıntısı için adli tıp raporu ne zaman istenir yazımıza bakabilirsiniz.
  • Dijital kayıtlar: Teknik bir incelemeyi gerektiren elektronik veriler.

Çocuğun durumuna ilişkin psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı incelemesi ise farklı bir yoldan gelir: aile mahkemeleri, taraflar arasındaki uyuşmazlık nedenlerine ilişkin araştırma ve inceleme yapmak üzere bu uzmanlardan yararlanır (4787 sayılı Kanun m. 5). Bu konu çocuk için psikolog ve pedagog raporu ile velayet davasında sosyal inceleme raporu yazılarımızda ele alınmıştır.

Görevlendirme nasıl yapılır?

Mahkeme tek bir bilirkişi görevlendirir; gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle tek sayıda, birden fazla kişiden oluşan kurul da görevlendirilebilir (HMK m. 267). Bilirkişiler, bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınarak bilirkişilik bölge kurulunca hazırlanan listedeki kişiler arasından seçilir (HMK m. 268/1). İlgili uzmanlık alanında listede kimse yoksa başka listelerden, o da olmazsa listeler dışından görevlendirme yapılabilir (HMK m. 268/2).

Görevlendirme kararı kanunen belli unsurları taşımak zorundadır. Mahkeme, tarafların da görüşünü almak suretiyle kararında üç hususa yer verir: inceleme konusunun bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlenmesi, bilirkişinin cevaplaması gereken sorular ve raporun verilme süresi (HMK m. 273/1). Bu hüküm sizin için bir fırsat sunar: bilirkişiye hangi soruların yöneltileceğine dair görüşünüzü mahkemeye bildirebilirsiniz.

Bilirkişi, görevini bizzat yerine getirmekle yükümlüdür; görevin icrasını kısmen veya tamamen başka birine bırakamaz (HMK m. 276). Bilirkişi, kendisine tevdi edilen görevin uzmanlık alanına girmediğini veya başka bir uzmanla işbirliği gerektiğini bir hafta içinde mahkemeye bildirir (HMK m. 275).

Rapor süresi ve duruşma aralıkları

Bilirkişi raporunun hazırlanması için verilecek süre üç ayı geçemez. Bilirkişinin talebi üzerine mahkeme, gerekçesini göstererek süreyi üç ayı geçmemek üzere uzatabilir. Basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde bu süreler iki ay olarak uygulanır (HMK m. 274/1). Her çeşit nafaka davaları ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler basit yargılama usulüne tabi davalar arasında sayılır (HMK m. 316/1-ç); boşanma davası bu listede ayrıca yer almaz; boşanma davasında yazılı yargılama usulü uygulandığından üç aylık süre esas alınır. Nafaka veya velayet için ayrı bir dava açılmışsa o dava basit usule tabi olur ve iki aylık süre uygulanır.

Belirlenen süre içinde raporunu vermeyen bilirkişi görevden alınıp yerine başka biri görevlendirilebilir (HMK m. 274/2). Duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz; ancak bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir (HMK m. 147/3). Bu nedenle bilirkişi atanan bir dosyada bir sonraki duruşma tarihinin neden belli bir güne verildiğini rapor süresiyle birlikte düşünmek gerekir.

Bilirkişi avansı ve ücreti

Bilirkişiye, harcadığı emek ve mesaiyle orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderleri ödenir (HMK m. 283). Tutarlar Adalet Bakanlığı tarifesine göre belirlendiği ve her yıl güncellendiği için burada rakam yazmıyoruz.

Avans kuralı şöyledir: taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır; birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse gereken gideri yarı yarıya öderler. Taraflardan biri yükümlülüğünü yerine getirmezse diğer taraf avansı yatırabilir; aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır (HMK m. 324/1-2).

Burada boşanma davasına özgü bir ayrıntı vardır. Kanun, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderin bir haftalık süre içinde taraflardan biri veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilmesini düzenler; belirlenen sürede avans yatırılmazsa gider, ileride ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenir (HMK m. 325). Boşanma davası taraf iradesiyle serbestçe sonuçlandırılamayan bir dava olduğundan, hâkim kendiliğinden bilirkişiye başvurursa bu hüküm gündeme gelebilir. Avansın işleyişini delil giderleri avansı yazımızda ayrıca anlattık.

Rapor çıkınca: tebliğ ve itiraz

Bilirkişi raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir (HMK m. 280). Raporda tarafların adları, görevlendirilen hususlar, incelenen maddi vakıalar, gerekçe, sonuç, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa sebebi, düzenleme tarihi ve imzalar bulunmalıdır (HMK m. 279/2).

Taraflar, raporun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında açıklama yapılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilir (HMK m. 281/1). Talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel veya teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde, yine bu iki hafta içinde mahkemeye başvuran tarafa, bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Ayrıntı için bilirkişi raporuna itiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Rapor hâkimi bağlamaz: hâkim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m. 282). Boşanmada ise hâkim kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 184/4).

Bilirkişiyi reddetme

Hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleri bilirkişiler bakımından da uygulanır; ancak bilirkişinin aynı dava veya işte daha önce tanık olarak dinlenmiş bulunması ret sebebi sayılmaz (HMK m. 272/1). Ret sebeplerinden birinin bilirkişinin şahsında gerçekleşmesi hâlinde taraflar bilirkişinin reddini talep edebilir; bu talebin ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmış olması şarttır (HMK m. 272/3). Talep, bilirkişiyi görevlendiren mahkemece dosya üzerinden incelenir; kabule ilişkin kararlar kesindir, redde ilişkin kararlara karşı ise ancak esas hakkındaki kararla birlikte kanun yoluna başvurulabilir (HMK m. 272/4).

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Boşanma davasıyla birlikte tazminat ve nafaka talep edilmiş, ayrıca eşlerden birinin işlettiği küçük bir işyerinin gelirinin düşük gösterildiği iddia edilmiş. Mahkeme, işyerinin mali kayıtlarının incelenmesi için bir mali müşavir bilirkişi görevlendiriyor ve görevlendirme kararında bilirkişinin hangi dönemin hangi kayıtlarını inceleyeceğini, hangi sorulara cevap vereceğini ve rapor süresini yazıyor.

İddiayı ileri süren taraf delil avansını yatırmazsa, bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılabilir. Rapor çıktığında taraflar iki hafta içinde eksiklik veya belirsizlik varsa itiraz eder. Hâkim, raporu dosyadaki diğer delillerle birlikte tartar. Bu örnekte rapor yalnızca bir veri sağlar; gelirin ne kadar olduğuna ve bunun nafaka veya tazminata nasıl yansıyacağına hâkim karar verir.

Bilirkişi sürecinde sık yapılan hatalar

Birinci hata, avansı geç yatırmaktır. Kesin süre geçerse o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılabilirsiniz (HMK m. 324/2).

İkinci hata, bilirkişiye sorulacak soruları mahkemeye bildirmemektir. Görevlendirme kararında yer alacak soruların belirlenmesi sürecinde tarafların görüşü alınır (HMK m. 273/1); bu fırsatı kullanmayan taraf, daha dar bir incelemeyle karşılaşabilir.

Üçüncü hata, rapora itiraz süresini kaçırmaktır. İki haftalık süre tebliğden başlar.

Dördüncü hata, bilirkişiyle doğrudan temas etmektir. Bilirkişi görevini mahkemenin sevk ve idaresi altında yürütür; ihtiyaç duyarsa, mahkemenin de uygun bulması kaydıyla tarafların bilgisine başvurabilir (HMK m. 278). Hangi bilginin kimden nasıl verileceğini mahkeme belirler.

Dosyanızda bilirkişi gündemdeyse

Bilirkişi sürecinde sakin ve düzenli olmak işe yarar: raporu zamanında okumak, itirazı gerekçeli yazmak ve avansı süresinde yatırmak üç basit alışkanlıktır. Bilirkişi aşaması dava süresini uzatabildiğinden, kanundaki kısa süreleri takvime yazmak yararlıdır.

Bilirkişi atanıp atanmayacağı, hangi sorunun sorulacağı ve avansın nasıl yatırılacağı dosyanın talepleri ve delilleri belirler. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; hangi konuda teknik incelemenin gerekli olabileceğini birlikte değerlendirebiliriz. İletişim sayfasından ulaşabilir, büronun çalışma alanını aile hukuku sayfasında görebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Boşanma davasında bilirkişi hangi konularda atanır?

Çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda. Örneğin araç, taşınmaz veya işyeri gibi malların değerinin tespiti, mali kayıtların ve banka hareketlerinin incelenmesi gibi. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimin hukuk bilgisiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz.

Bilirkişi masrafını kim öder?

Delilin ikamesini talep eden taraf, mahkemenin belirlediği avansı verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır; birlikte talep edilmişse gider yarı yarıya ödenir. Taraflardan biri yatırmazsa diğer taraf yatırabilir; aksi hâlde delilden vazgeçilmiş sayılır. Nihai paylaşım yargılama gideri olarak hükümde belirlenir.

Bilirkişi raporuna karşı ne yapabilirim?

Raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik gördüğünüz hususların tamamlanmasını, belirsiz noktalarda açıklama yapılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirsiniz. Talebi bu sürede hazırlamak çok zor veya imkânsızsa, yine iki hafta dolmadan mahkemeye başvurmanız hâlinde bir defaya mahsus iki haftayı geçmeyen ek süre verilebilir.

Hâkim bilirkişi raporuyla bağlı mıdır?

Hayır. Hâkim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Bu nedenle rapor lehinizde de olsa aleyhinizde de olsa dosyadaki diğer delillerin rolü sürer.

Bilirkişiyi reddedebilir miyim?

Hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleri bilirkişiler bakımından da uygulanır. Ret talebinin ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılması şarttır. Talebi bilirkişiyi görevlendiren mahkeme dosya üzerinden inceler.

Dayanak mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 147, 266, 267, 268, 272, 273, 274, 275, 276, 278, 279, 280, 281, 282, 283, 316, 324, 325
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 184, 235
  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 5
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler