Aile Hukuku ve Boşanma

Eşin Borç Batağına Girmesi Boşanma Sebebi Olur mu?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Eşin ağır borçlanması boşanma sebebi olabilir mi? Borcun size sirayet edip etmediğini, kefalet rızasını ve hâkimden isteyebileceğiniz önlemleri anlatıyoruz.

Kısaca

  • Borçlanmak tek başına boşanma sebebi olarak sayılmaz; ancak aile bütçesini çökerten, gizlenen ya da bilinçsiz borçlanma evlilik birliğini sarsan bir olay olarak ileri sürülebilir (TMK m. 166/1).
  • Eşin kişisel olarak imzaladığı borçtan genellikle yalnızca kendisi sorumludur; ailenin sürekli ihtiyaçları için yaptığı işlemler ise iki eşi birlikte bağlayabilir (TMK m. 188, 189).
  • Evli bir kişi kefil olurken, kanundaki istisnalar dışında eşinin yazılı rızasını almak zorundadır (TBK m. 584).
  • Hâkimden temsil yetkisinin sınırlanmasını veya mal üzerinde tasarruf yetkisinin kısıtlanmasını isteyebilirsiniz (TMK m. 190, 199).
  • Borcun boşanma sonrası paylaşımı, borcun kaynağına ve mal rejimine bağlıdır.

Eşinizin borca batmış olması tek başına boşanma sebebi olarak sayılmaz. Ama borçlanmanın boyutu, gizlenmesi ve aile bütçesine yansıması evlilik birliğini temelinden sarsıyorsa, genel boşanma sebebi olan TMK m. 166/1 çerçevesinde ileri sürülebilir. Asıl mesele çoğu zaman boşanmadan önce başlar: borç size sirayet edecek mi, ev ve maaş güvende mi, bu aşamada hâkimden ne isteyebilirsiniz?

Borçlanmak neden boşanma sebebi olabilir?

Kanun, borçlanmayı ayrı bir boşanma sebebi olarak saymaz. Medeni Kanun yalnızca evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmek beklenmeyecek derecede sarsılmasını arar (TMK m. 166/1) ve bunun hangi olaylardan doğduğunu hâkimin değerlendirmesine bırakır. Eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılması zorunludur (TMK m. 186/3); bu nedenle bir eşin ailenin geçimini tehlikeye atacak biçimde borçlanması evlilik yükümlülüklerinin ihlali sayılabilir.

Burada üç ayrı tablo vardır. Birincisi, ailenin zor durumu nedeniyle birlikte alınmış kararla yapılan borçlanmadır; bu, tek başına kusur sayılmaz. İkincisi, eşin sizden gizleyerek aldığı kredi, kart borcu veya kefaletlerdir. Üçüncüsü ise kumar, bahis ya da ölçüsüz harcama kaynaklı borçlardır. Son iki tabloda güven ilişkisi zedelendiği için dava konusu olabilir. Online bahis borcu ve gizli kredi kartı borcu yazıları bu iki durumu ayrıca ele alıyor.

Eşinizin borcu size geçer mi?

En çok korkulan konu budur ve cevap borcun nasıl doğduğuna bağlıdır.

Eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder (TMK m. 188/1). Market, kira, okul gideri gibi sürekli ihtiyaçlar bu kapsamdadır. Bu hâllerde yapılan işlemlerden eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar (TMK m. 189/1). Müteselsil sorumluluk, alacaklının borcu iki eşten birinden ya da ikisinden isteyebilmesi demektir.

Eşlerden biri temsil yetkisi olmadan yaptığı işlemlerden ise kişisel olarak sorumludur (TMK m. 189/2). Kendi adına çektiği tüketici kredisi, kişisel amaçlı kart borcu ya da kendi işiyle ilgili ticari borç bu gruba girer. Tek istisna, temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak biçimde aşılmasıdır; bu durumda eşler yine müteselsilen sorumlu olabilirler.

Kısaca, borcu kim imzaladıysa alacaklıya karşı öncelikle o sorumludur. Ama ev kirası ya da çocuğun okul masrafı gibi ailenin sürekli ihtiyaçlarına dönük borçlarda, siz de muhatap olabilirsiniz.

Kefalet: Eşinizin rızanız olmadan imzaladığı belge

Borç batağının en tehlikeli yollarından biri, eşin bir başkası için kefil olmasıdır. Evli bir kişi, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir ve rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulduğu anda verilmiş olması şarttır (TBK m. 584/1).

Eğer rızanız yoksa ve bunu ispat edebiliyorsanız kefalet sözleşmesi geçerli olmayabilir. Yine de maddede, ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi, şirketin ortağı ya da yöneticisi gibi kişilerce işletmeyle ilgili verilen kefaletler için istisnalar vardır. Elinizdeki sözleşmeyi ve kefilin sıfatını incelemeden kesin konuşmak doğru olmaz.

Mal rejimi sizi nasıl korur?

Mal rejimi sözleşmesi yapılmamışsa edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (TMK m. 202). 1 Ocak 2002’den önce kurulan evliliklerde bu rejim o tarihten itibaren geçerlidir, öncesi için mal ayrılığı hükümleri uygulanır (4722 sayılı Kanun m. 10). Bu rejimde her eş kendi malvarlığını yönetir; bir eşin borcu diğer eşin kişisel veya edinilmiş mallarını doğrudan zorlamaz.

Tasfiyede artık değer, edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (TMK m. 231). Yani bir eşin kendi edinilmiş mallarına ilişkin borçları, o eşin artık değerini düşürür. Bu, borcun diğer eşe geçtiği anlamına gelmez; yalnız katılma alacağının hesabını etkiler. Kredi ve borçların boşanmada kime kaldığını boşanmada kredi ve borçların paylaşımı yazısında ayrıntılı bulabilirsiniz.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta daha var: eşin borçtan kurtulmak ya da sizin katılma alacağınızı azaltmak için yaptığı devirler. Mal rejimi süresince katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler edinilmiş mallara değer olarak eklenir. Rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar da aynı şekilde eklenir (TMK m. 229/1).

Henüz evlilik sürerken hâkimden ne isteyebilirsiniz?

Boşanma davası açmadan da önlem almak mümkündür. Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya birliğe ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlık hâlinde eşler ayrı ayrı ya da birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir (TMK m. 195). Bu müdahalenin araçları şunlardır:

  • Temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlanması. Eşi birliği temsil yetkisini aşan ya da bu yetkiyi kullanmada yetersiz kalan eş için diğer eş hâkimden bu yetkinin kaldırılmasını veya sınırlanmasını isteyebilir. Kararın iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması, hâkimin kararıyla ilan edilmesine bağlıdır (TMK m. 190).
  • Tasarruf yetkisinin sınırlanması. Ailenin ekonomik varlığının korunması gerekiyorsa, hâkim belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir; taşınmazlarda bu durum tapu kütüğüne şerh edilir (TMK m. 199).
  • Borçlulara ödemenin diğer eşe yapılması. Birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmeyen eşin borçlularına hâkim ödemeyi diğer eşe yapmalarını emredebilir (TMK m. 198).
  • Aile konutunun korunması. Aile konutuyla ilgili işlemler diğer eşin açık rızasına bağlıdır, gerekli şerh tapu müdürlüğünden istenir (TMK m. 194). Aile konutu şerhi yazısı bunu açıklıyor.

Bu önlemleri değerlendirirken evlilik birliğinin korunması ve hâkim müdahalesi yazısına da bakabilirsiniz.

Mal ayrılığına geçiş: Olağanüstü bir yol

Eşin borca batık olması mal rejimine ilişkin ayrı bir hakkı da doğurur. Diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması hâlinde haklı bir sebep kabul edilir ve hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir (TMK m. 206). Eşin malvarlığı, geliri veya borçları hakkında size bilgi vermekten kaçınması da aynı maddede haklı sebep sayılır.

Mal ayrılığına geçmek, boşanmak anlamına gelmez; evlilik sürer ama bundan sonraki kazanımlar ayrı olur. Bu yola başvuracaksanız evliliğin devamı konusundaki niyetinizi de gözden geçirmeniz gerekir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Evlilik sekizinci yılında; kocanın gizlice birkaç kredi çektiği, bir arkadaşına kefil olduğu ve maaşının büyük kısmının borç ödemelerine gittiği ortaya çıkıyor. Kadın hem evliliği sürdürüp sürdürmeyeceğini hem de ev ile kendi maaşının güvence altında olup olmadığını soruyor.

Bu durumda sırasıyla şunlara bakılır: Kredilerin tarihi ve amacı nedir, aile ihtiyaçları için mi kullanıldı? Kefalet sözleşmesinde yazılı rıza var mı? Ev kimin adına kayıtlı, aile konutu şerhi var mı? Mal rejimi hangisidir? Kadın bu cevaplara göre önce temsil yetkisinin sınırlanmasını ya da aile konutu şerhini düşünebilir; evlilik birliği sürdürülemiyorsa boşanma davasında kusur ve katılma alacağı hesapları ayrıca yapılır. Sonucu tahmin etmek mümkün değil; hâkim bütün delilleri birlikte tartar.

Ayrı yaşama hakkı ve borç yüzünden güvenlik tehlikesi

Borç sorunu bazen öyle bir noktaya gelir ki aynı evde yaşamak ekonomik güvenliğinizi tehlikeye atar. Medeni Kanun bu durumda bir çıkış yolu verir: eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir (TMK m. 197/1). Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve mal yönetimine ilişkin önlemleri alır (TMK m. 197/2). Çocuklar varsa ana baba ile çocuklar arasındaki ilişkiye dair gerekli önlemler de bu kapsamda alınır.

Bu yol, boşanma kararı vermeden önce borç baskısından uzaklaşmak isteyen eş için önemlidir. Evi terk etmeden önce hâkimden bu hakkı kullanmaya yönelik karar istemek, ileride ileri sürülebilecek bir terk iddiasına karşı durumunuzu güçlendirebilir. Evden ayrılmanın hukuki sonuçları için boşanma sürecinde evden ayrılmak terk sayılır mı yazısı yol gösterir.

Boşanma davası açıldığında borç meselesi nasıl ele alınır?

Boşanma davası açıldığında hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Borcun ödenmesini mahkemeden istemek bu önlemlerin konusu olmayabilir; ama aile konutu ve mal yönetimi hakkında geçici karar almak mümkündür.

Dava sonunda ise iki ayrı hesap yapılır. Kusur değerlendirmesinde, borçlanmanın nedeni ve gizlenip gizlenmediği hâkimin önüne gelir. Mali hesaplarda ise borcun kimin edinilmiş malına ilişkin olduğu, artık değerin belirlenmesinde rol oynar (TMK m. 231). Eşiniz borcu aileye harcama olarak yapmışsa ve aile bunu kullanmışsa durum bir, kişisel bir harcama için yapmışsa durum başkadır. Her borç için ayrı ayrı gerekçe ve belge sunmak gerekir.

Kusurlu eşin tazminat durumuna da etkisi vardır: mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir (TMK m. 174/1). Tazminat konusunda boşanmada maddi tazminat yazısı ayrıntı verir.

Sık yapılan hatalar

Borç meselelerinde yapılan bazı yanlışlar telafisi güç sonuçlar doğurur:

  • Eşin borcunu panikle kendi adına üstlenmek veya ortak borç sözleşmesi imzalamak.
  • Borcun kaynağını ve tarihini belgelemeden “bilmiyordum” demek. Banka dökümü, kredi sözleşmeleri ve kart ekstreleri bilginin ne zaman edinildiğini gösterir.
  • Aile konutu üzerindeki hakları tapuda güvenceye almayı geciktirmek.
  • Borcun hangi tarihte ve ne amaçla doğduğunu ayırt etmeden “hepsi ortak borç” diye düşünmek.

Aile bütçesine ilişkin diğer sorunlar için gelirini saklayan eş ve aşırı harcama ve israf yazıları faydalı olabilir.

Kendi borç dosyanız için nereden başlamalı?

Borç, kefalet ve mal rejimi kombinasyonu her dosyada farklıdır. Eldeki sözleşmeler, banka kayıtları ve tapu bilgileriyle somut bir resim çıkarmadan genel bir cevap vermek doğru olmaz. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp üzerinden yazarak anlatabilirsiniz. İletişim bilgileri için iletişim sayfasına, büronun çalışma alanı için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşimin kredi kartı ve tüketici borcunu ben de ödemek zorunda mıyım?

Genel kural olarak eşlerden her biri, birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemlerden kişisel olarak sorumludur (TMK m. 189/2). Aile ihtiyaçları için ortak yaşam sürerken yapılan borçlanmalarda ise iki eş müteselsil sorumlu olabilir. Borcun ne için yapıldığı belirleyicidir.

Eşim bilgim olmadan kefil olduysa bu geçerli midir?

Evli kişi, mahkemece verilmiş ayrılık kararı yoksa veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmamışsa, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir ve bu rıza sözleşme kurulurken ya da daha önce verilmiş olmalıdır (TBK m. 584). Rızanız yoksa kefalet geçersiz olabilir; ancak ticari işletmeyle ilgili kefaletlerde istisna vardır, bu yüzden belgeye bakmak gerekir.

Borç yüzünden evde haciz geliyor, aile konutunu koruyabilir miyim?

TMK m. 194 ve aile konutu şerhi, eşinizin rızanız olmadan konutu devretmesini veya üzerindeki hakları sınırlamasını önler; alacaklının haczini engellemez. Ev sizin adınıza kayıtlıysa eşinizin yalnız kendisini bağlayan borcu için haczedilemez (TMK m. 224). Ev eşinize aitse borçlunun haline münasip evi haczedilemez (İİK m. 82/1-12); bu itiraz, haczi öğrenmeden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyetle ileri sürülür (İİK m. 16).

Boşanırken borçlar nasıl paylaşılır?

Borçlar eşler arasında eşit bölünmez. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, bir eşin edinilmiş mallarına ilişkin borçlar o eşin artık değerinden çıkarılır. Borcun kişisel bir amaçla mı, aile için mi yapıldığı tasfiyede önem taşır.

Eşimin borcu yüzünden boşanma davası açarsam ben kusurlu sayılır mıyım?

Borçlanmayı bilen ve ortak karar veren eş de kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Kusur dağılımı davadaki delillere göre belirlenir; borcu gizleyerek yapan eşin durumu ile bilgisi dâhilinde yapılan borçlanma aynı sonucu doğurmaz.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 169, 174, 186, 188, 189, 190, 194, 195, 197, 198, 199, 202, 206, 224, 229, 231
  • 4722 sayılı Kanun m. 10
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 584
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 16, 82
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler