Boşanma davasında nafaka için gelir ve gider bilgisi nasıl somutlaştırılır; bordro, vergi levhası ve harcama listesi hangi sırayla hazırlanıp sunulur.
Kısaca
- Kanunda “mali durum beyanı” adıyla zorunlu bir form yok; esas olan, gelir ve giderleri ispata elverişli biçimde somutlaştırıp delilini göstermektir (HMK m. 194).
- Yoksulluk nafakasında hâkim iki tarafın da malî gücüne bakar (TMK m. 175); çocuk nafakasında çocuğun ihtiyaçları ile ana babanın ödeme gücü birlikte tartılır (TMK m. 330).
- Elinizde bulunmayan kayıtlar için mahkemeden ilgili kurumdan getirtilmesini isteyebilirsiniz (HMK m. 195).
- Belgeleri tarihe göre dizip her kalemin yanına hangi talebe dayanak olduğunu yazmak, dosyayı hâkim için okunur kılar.
Boşanma davasında nafaka ya da tazminat talep ediyorsanız, ya da size karşı böyle bir talep ileri sürülmüşse, dosyanın en çok konuşulan kısmı hep aynıdır: kimin ne kazandığı, neyi karşılayamadığı. Kanun “mali durum beyanı” adıyla standart bir form öngörmüyor. Buna karşılık Hukuk Muhakemeleri Kanunu, tarafların dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmasını ve hangi delilin hangi olguyu ispat için gösterildiğini açıkça belirtmesini şart koşuyor (HMK m. 194). Yani beyanınızı bir form doldurur gibi değil, belgeyle desteklenmiş bir anlatı olarak hazırlarsınız.
Mali durum beyanı kanunda nasıl geçiyor?
Türk Medeni Kanunu’nda “mali durum beyanı” diye bir kavram yok, ama gelir ve gider bilgisinin neden gerektiğini madde metinleri gösteriyor. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir (TMK m. 175). Maddî tazminatta ise boşanma yüzünden menfaati zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf uygun bir tazminat talep eder (TMK m. 174). İki hâlde de hâkimin önündeki soru, tarafların ekonomik durumudur.
Çocuk için nafakada ölçü biraz farklıdır: miktar, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir; çocuğun kendi gelirleri de hesaba girer (TMK m. 330). Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır (TMK m. 182).
Bu yüzden hazırladığınız dosyanın üç sorusu olmalı: Gelirim ne, giderim ne, karşı tarafın gücü ne? Her cevabın yanında bir belge bulunursa hâkim sizi dinlerken aynı zamanda kâğıttan doğrulama yapabilir.
Kendi gelirinizi hangi belgelerle gösterirsiniz?
Çalışan biriyseniz son dönemlere ait maaş bordroları ve banka hesabına yatan maaşı gösteren döküm, düzenli geliri anlatmanın en doğrudan yoludur. Sosyal güvenlik kurumunun hizmet dökümü, hangi işyerinde ne kadar süredir çalıştığınızı gösterir. Emekliyseniz emekli maaşını gösteren belge ve ek ödemeler, serbest çalışıyorsanız vergi levhası, gelir tablosu ve fatura kayıtları ön plana çıkar.
Düzenli geliri olmayanların işi daha zordur, çünkü “gelirim yok” demek tek başına ispat sayılmaz. İşsizlik süresini, iş arama çabasını, varsa sağlık raporunu, kimin yanında barındığınızı ve masrafları kimin karşıladığını somut biçimde yazmanız gerekir. Gelirsizliğinizi gösteren belge ile hayat tarzınızı gösteren kayıtlar birbiriyle çelişirse, mahkeme çelişkiyi sorgular.
Kira geliri, hisse veya mevduat gibi ek kaynaklarınızı saklamak yerine yazmak çoğu zaman daha doğru bir tercihtir. Karşı taraf bunları zaten tapu, banka ve vergi kayıtlarının mahkemece getirtilmesini isteyerek araştırabilir; sonradan ortaya çıkan bir kalem, anlattığınız bütün diğer kalemlere gölge düşürür. Dosyada tutarlılık, tek tek lehe görünen rakamlardan daha çok iş görür.
Giderlerinizi nasıl listelersiniz?
Harcama listesi, rakamları alt alta dizmekten fazlasıdır. Kalemleri gruplayın: barınma (kira, aidat, konut kredisi), faturalar, ulaşım, sağlık, çocuğun eğitimi ve bakımı, borç taksitleri. Her gruba karşılık gelen belge ekleyin; kira sözleşmesi, banka dekontları, okul kaydı, sağlık raporu bunlara örnektir.
Düzenli olmayan ya da yalnızca tahmine dayanan masrafları ayrı bir başlık altında, “tahmini” olduğunu belirterek yazın. Hâkim, belgesi olan kalemle olmayan kalemi ayırt eder; belgesiz her kalemi en yüksek rakamla yazmak yerine inandırıcı bir bütün sunmak daha sağlam olur.
Çocukla ilgili giderleri ayrı bir bölümde toplamak da işe yarar. Bu bölüm, çocuk nafakasının hesabında doğrudan kullanılır (TMK m. 330). Servis, kreş, özel ders gibi kalemleri, çocuğun gerçekten bu hizmetten yararlandığını gösteren kayıtla birlikte sunun.
Karşı tarafın gelirini bilmiyorsanız ne yaparsınız?
Her zaman elinizde karşı tarafın bordrosu olmaz. Bu durumda yapmanız gereken, bildiğiniz olguları açıkça yazmak ve kayıtların nereden getirtilebileceğini göstermektir: hangi işyerinde çalıştığını, hangi bankada hesabı bulunduğunu, hangi araç veya taşınmazı kullandığını bildiğiniz kadarıyla belirtirsiniz. Mahkeme, tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için ilgili resmî makamlara ve üçüncü kişilere yazı yazar (HMK m. 195).
Delil gösterirken hukuka aykırı yollardan elde edilmiş belgeye dayanmak ters teper; hukuka aykırı elde edilen deliller mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m. 189/2). Eşinizin e-postasına izinsiz girerek bulduğunuz bir banka ekstresini sunmak yerine, aynı bilginin resmî yazıyla getirtilmesini talep etmek hem daha güvenli hem de daha ikna edicidir.
İspat yükünün kimde olduğu ayrı bir sorudur. Kural olarak, iddia ettiği olgudan hak çıkaran taraf ispat yükü altındadır (HMK m. 190). Nafaka isteyen yoksulluğunu, karşı tarafın gücünü; nafakayı azaltmak isteyen ise kendi ödeme gücünün sınırlı olduğunu göstermeye çalışır. Bu ayrıntıyı boşanma davasında ispat yükü ve deliller yazısında daha geniş bulabilirsiniz.
Belgeleri mahkemeye nasıl sunarsınız?
Dosyaya girecek belgeleri bir ek listesiyle numaralandırın ve dilekçede hangi ekin hangi olguyu ispat için sunulduğunu yazın. HMK m. 194/2 tam olarak bunu bekler: delilleriniz ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiği açıkça belirtilmelidir. Örneğin “Ek-3 banka dökümü, davalının düzenli aylık gelirini göstermek için sunulmuştur” biçiminde bir cümle, hâkimin işini kolaylaştırır.
Tarih sırası da önemlidir. Son bir yıl içindeki bordroları ve hesap hareketlerini kronolojik tutun; yalnızca davayı açmadan hemen önceki bir iki ayı sunmak, gelirin dalgalı olduğu durumlarda yanıltıcı görünebilir.
Belgenin aslı veya onaylı örneği gerekiyorsa mahkeme bunu ayrıca ister. Dijital çıktılarda belgenin hangi sistemden alındığını ve tarihini görünür tutun. Karmaşık ticari kayıtlar söz konusuysa mahkeme, özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişiye başvurabilir (HMK m. 266).
Cevap dilekçesinde ve duruşmada beyanı nasıl savunursunuz?
Nafaka talebiyle karşılaşan taraf, cevap dilekçesinde gelirinin ve yükümlülüklerinin tablosunu aynı dikkatle sunmalıdır. Yalnızca “ödeme gücüm yok” demek yeterli olmaz; kredi taksitleri, bakmakla yükümlü olduğunuz kişiler, düzenli sağlık giderleri gibi kalemleri belgeyle göstermeniz gerekir. Duruşmada hâkim size doğrudan soru yöneltebilir; dilekçedeki rakamlarla sözlü açıklamanız aynı çizgide olmalıdır. Rakamlar arasında fark varsa nedenini baştan açıklayın: örneğin bir ek gelirin geçici olması ya da bir giderin yeni başlamış olması gibi.
Beyanın dili de önemlidir. Sade, tarihli ve rakamlı cümleler kullanın; yorum ve duygu yerine olgu yazın. “Giderlerim gelirimi aşıyor” demek yerine, hangi ayda hangi kalemin ne kadar tuttuğunu ekteki belgeye atıfla gösterin. Aynı olguyu dilekçede, ek listesinde ve duruşmada aynı biçimde anlatmak, tutarlılığınızı ortaya koyar.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Eşlerden biri evlilik boyunca ev işlerine ve çocuk bakımına odaklanmış, son yıllarda yarım gün çalışmış. Boşanma davasında yoksulluk nafakası ve çocuk için katkı talep ediyor. Dilekçesine kısa süreli işine ait bordroları, kira sözleşmesini, çocuğun okul ve sağlık giderlerini ekliyor; eşinin çalıştığı iş yerini, bildiği banka hesabını ve kullandığı aracı yazarak kayıtların getirtilmesini istiyor. Karşı taraf cevabında düzenli gelirinin sınırlı olduğunu söylüyor, ama banka kayıtlarındaki düzenli ek girişler dosyada görünüyor.
Burada sonucu tahmin etmeyeceğim, çünkü hâkim kusuru, yoksulluk durumunu ve iki tarafın malî gücünü birlikte tartar. Örnekten çıkan ders belge ile anlatının örtüşmesidir: anlatılan hayat, sunulan kayıtlarla uyuşuyorsa dosya güven verir; uyuşmuyorsa her iki taraf için de soru işareti doğar.
Sık yapılan hatalar
Birincisi, gelirin bir kısmını gizlemektir. Mahkeme resmî kayıtları getirttiğinde ortaya çıkan fark, hakkınızda olumsuz bir izlenim bırakır. İkincisi, belgesiz abartılı gider yazmaktır; hâkim kalemleri ayırt eder. Üçüncüsü, yalnızca bugünkü durumu göstermektir; geçmiş birkaç yılın seyri, geliri daha doğru anlatır.
Dördüncü hata, çocuk giderlerini kendi giderlerinizle karıştırmaktır. İki ayrı hesap tutarsanız, yoksulluk nafakası ile çocuk nafakasının neden farklı değerlendirildiği daha net görünür. Beşincisi, geçici önlem talebini unutmaktır. Boşanma davası açılınca hâkim, geçimle ilgili geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169); bu aşamada da gelir ve gider belgeleriniz işe yarar. Tedbir nafakasını ayrıca okumak isteyebilirsiniz.
Son olarak, belge sunduktan sonra durumunuz değişirse bunu bildirmeyi ihmal etmeyin. Kesinleşmiş bir nafaka bile durumun değişmesi hâlinde yeniden değerlendirilebilir (TMK m. 176, 331); güncel belgeyi saklamak, bu aşamada da size zaman kazandırır.
Nafakada ölçüyü belirleyen diğer başlıklar
Gelir belgeleri nafaka hesabının yalnızca bir yarısıdır. Hâkim, kusur durumunu ve yoksulluğun gerçekten boşanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığını da değerlendirir. Bu konuyu yoksulluk nafakası şartları ve nafaka miktarı nasıl belirlenir yazılarında ayrıntılı bulabilirsiniz. Karşı tarafın gelirini düşük göstermesinden şüpheleniyorsanız nafaka borçlusunun geliri gizlemesi başlıklı yazı ile kayıt dışı çalışmanın ispatını anlatan kayıt dışı çalışma ve gelir ispatı yazısı da işinize yarayabilir.
Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Mevcut hüküm şimdilik uygulanır ve kesinleşmiş nafakalar kendiliğinden kalkmaz. Belgelerinizi hazırlarken bu belirsizliği bir gerekçe olarak görmeyin; nafaka kurumu kaldırılmış değildir ve gelir-gider tablosu, bundan sonra da hâkimin elindeki temel veri olacaktır.
Kendi dosyanız için nereden başlarsınız?
Her dosyanın gelir yapısı, çocuk durumu ve kusur tartışması farklıdır; yukarıdaki başlıklar bir denetim listesi olarak kullanılabilir ama sizin durumunuzun yerini tutmaz. Hangi belgenin sunulacağı, hangisinin bekletileceği ve talebin nasıl yazılacağı dosyaya bağlı olarak değişir. Durumunuzu anlatmak için telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz. Büronun çalışma alanı hakkında bilgi için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Boşanma davasında mali durum beyanı vermek zorunlu mu?
Kanunda bu adla zorunlu bir form tarif edilmiş değil. Ancak nafaka talep eden de, nafakaya itiraz eden de gelir ve giderlerini dilekçede somutlaştırmak ve delillerini göstermek zorundadır (HMK m. 194). Mahkeme duruşmada sizden ek bilgi veya belge de isteyebilir.
Maaş bordrosu tek başına yeterli olur mu?
Bordro, düzenli geliri gösterir ama tek başına tam resim vermez. Banka hesap dökümü, vergi kaydı, kira geliri ya da araç ve taşınmaz kayıtları gibi belgeler birlikte sunulduğunda hâkimin malî güç değerlendirmesi daha sağlıklı yapılır.
Karşı tarafın gelirini bilmiyorsam ne yapabilirim?
Bildiğiniz kadarıyla somut olgu yazar, kayıtların ilgili kurumlardan getirtilmesini talep edersiniz. Mahkeme, elinizde olmayan delillerin resmî makamlardan ve üçüncü kişilerden getirtilmesi için yazı yazar (HMK m. 195).
Giderlerimi yazarken hangi kalemleri göstermeliyim?
Kira veya konut kredisi, fatura, ulaşım, sağlık, çocuğun eğitimi gibi düzenli ve belgelenebilir kalemleri gösterin. Belgesi olmayan, abartılı görünen kalemler güveninizi zedeler.
Nafaka davası sürerken gelirim değişirse yeni belge sunabilir miyim?
Evet. Durum değiştiğinde güncel belgeyi dosyaya sunabilirsiniz. Karar kesinleştikten sonra değişen koşullar için nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması istenebilir (TMK m. 176, 331).
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 174, 175, 176, 182, 330, 331
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189, 190, 194, 195, 266
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.