Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davasında Eşlerin Duruşmaya Bizzat Gelmesi Zorunlu mu?

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Boşanma davasında vekil yeterli mi, hâkim sizi ne zaman bizzat dinler? HMK 144, 147 ve TMK 166, 184 çerçevesinde vekil yetkisi ile dinlenme farkı.

Kısaca

  • Boşanma davasını kural olarak vekil aracılığıyla yürütebilirsiniz (HMK m. 71); bu, hâkimin sizi bizzat dinleme yetkisini ortadan kaldırmaz.
  • Anlaşmalı boşanmada hâkim tarafları bizzat dinlemeden karar veremez (TMK m. 166/3).
  • Mahkeme bizzat dinlemek için çağırırsa verilecek süre iki haftadan az olamaz; süre mahkemece uzatılabilir veya kısaltılabilir (HMK m. 144/2).
  • Geçerli özrü olmadan duruşmaya gelmeyen tarafın yokluğunda işlem yapılabilir ve yapılan işlemlere itiraz edilemez (HMK m. 147/2, m. 150).

Kısa cevap şu: çekişmeli boşanma davasında her duruşmaya bizzat gitmeniz kanunen şart değildir, çünkü davayı vekil aracılığıyla yürütebilirsiniz. Ama hâkim sizi dinlemek için çağırırsa, gelmek ya da geçerli bir özür bildirmek gerekir. Anlaşmalı boşanmada ise hâkimin tarafları bizzat dinlemesi kanunun aradığı bir şarttır. Yani “vekil yeterli mi” sorusunun cevabı, hangi tür dava ve hangi aşama olduğuna göre değişir.

Vekil aracılığıyla dava: kanun ne diyor?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 71. maddesine göre dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir. Davaya vekâlet, özel yetki gerektiren konular dışında hüküm kesinleşinceye kadar davanın takibi için gereken bütün işlemleri kapsar (HMK m. 73). Vekilinizin yetkisini kısıtlayan işlemler karşı taraf bakımından geçersizdir.

Bu çerçevede vekiliniz dilekçe verebilir, delil gösterebilir, tanıkları dinletebilir, duruşmada beyanda bulunabilir. Yani yargılamanın usulle ilgili kısmı, sizin salonda bulunmanıza gerek kalmadan yürüyebilir. Ara duruşmalar bu şekilde geçebilir. Yine de bazı konular sizin kişisel katılımınızı ister; hâkimin sizi dinlemek istemesi bunların başında gelir.

Vekilin yapamadıkları: özel yetki

Vekil, “açıkça yetki verilmemişse” sulh olamaz, davayı kabul edemez, davadan veya kanun yollarından feragat edemez, davanın tamamını ıslah edemez, yemin teklif edemez (HMK m. 74/1). Aynı madde, kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların dava edilebilmesi için hangileri hakkında yetki verildiğinin açıklanmasını arar. Boşanma, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Bu nedenle vekâletnamenin boşanma davası açma ve takip etme yetkisini açıkça içermesi önem taşır. Vekâletname konusunu boşanma davasında vekâletname ve özel yetki yazısında ayrıntısıyla anlattık.

Bunun sonucu şudur: eşinizle uzlaşma, davayı kabul ya da feragat gibi kararların hiçbiri, vekâletnamede yazılı yetki olmadan vekil tarafından verilemez. Böyle bir yetki varsa bile, o kararın sizin adınıza verilmesi sizin iradenize dayanmalıdır.

Hâkim sizi ne zaman bizzat dinlemek ister?

HMK m. 144/1, mahkemenin tahkikat aşamasında her iki tarafı usulüne uygun davet edip davada ileri sürülen vakıalar hakkında dinleyebileceğini söyler. Fiilen bu, hâkimin dosyada yeterince netleşmeyen bir olayı doğrudan taraftan duymak istemesi demektir. Boşanma davasında ise hâkimin bu isteği daha da anlamlıdır, çünkü hâkim boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz (TMK m. 184/1).

Bu hüküm, hâkimin delilleri serbestçe takdir etmesine olanak verir (TMK m. 184/4). Taraflardan birinin hâkimle yüz yüze görüşmesi, hâkimin kanaatini şekillendirebilecek bir araçtır. Bunun yanında kanun, boşanmanın dayandığı olgularla ilgili olarak hâkimin taraflara yemin öneremeyeceğini (TMK m. 184/2) ve tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağını (TMK m. 184/3) düzenler. Bu sistem içinde taraf beyanı delillerden yalnızca biridir, ama hâkimin soru sorarak dosyanın eksiklerini gidermesine imkân verir. İkrarın hâkimi bağlamadığı konusu ayrı bir yazıda anlatılıyor.

Davetiyede yazanlar: süre ve sonuçlar

Taraflar, ön inceleme aşaması bittikten sonra tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilir (HMK m. 147/1). Davetiyede, belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmayan tarafın yokluğunda duruşmaya devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği bildirilir (HMK m. 147/2).

Dinlenmek üzere çağrıldığınızda mahkemenin size vereceği süre iki haftadan az olamaz; bu süre gerektiğinde mahkemece resen ya da taraflardan birinin talebiyle uzatılabilir veya kısaltılabilir (HMK m. 144/2). Davetiyeyi aldığınızda tarihi hemen kontrol etmek ve vekilinize haber vermek önemlidir.

Gelmezseniz ne olur?

HMK m. 150 üç ayrı durumu düzenler. İki taraf da gelmez veya davayı takip etmeyeceğini bildirirse dosya işlemden kaldırılır. Taraflardan biri gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebiyle yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli özrü olmaksızın gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. İşlemden kaldırılan dava, kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçesiyle yenilenebilir. Bu konunun ayrıntısı duruşmaya gelmezsem ne olur yazısındadır; geçerli özrün nasıl bildirileceği için mazeret bildirme yazısına bakın.

Burada bir ayrım yapmak gerekir. Gelmeyen tarafın hakkındaki sonuç usul sonucudur. Boşanmanın kendisi ise ancak mahkemenin boşanma sebebinin ispat edildiğine vicdanen kanaat getirmesiyle olur. Dolayısıyla “gelmedi, o hâlde boşanma kararı çıkar” şeklinde bir sonuç, kanunda yoktur.

Anlaşmalı boşanmada bizzat dinleme zorunluluğu

Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Fakat bu durumda boşanma kararı verilebilmesi için hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkında taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır (TMK m. 166/3). Bu madde “bizzat” der. Vekilin tek başına duruşmaya girmesi bu şartı karşılamaz. Vekille temsil sorusunu anlaşmalı boşanmada vekille duruşmaya girmek yazısında ayrıca ele aldık.

Anlaşmalı boşanmanın kapsamı da bu nedenle önemlidir: bir eş davayı kabul ediyorsa, kabulün serbestçe verildiğini hâkim bizzat duymak ister. Yargılama kuralları açısından kabulün hüküm doğurması ise tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarla sınırlıdır (HMK m. 308/2); boşanma gibi kamu düzeniyle ilgili konularda hâkimin denetimi ayrıca sürer.

Çocuk varsa: ana ve babanın dinlenmesi

Çocuklu boşanmalarda bizzat bulunmanın ayrı bir gerekçesi daha vardır. Mahkeme boşanmaya karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler (TMK m. 182/1). Bu cümle, velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi öncesinde hâkimin her iki ebeveyni dinlemesini olağan bir adım olarak öngörür. “Olanak bulundukça” ifadesi, dinlemenin her durumda şart olmadığını, ama mümkün olduğu ölçüde yapılacağını gösterir.

Bu yüzden velayetin ya da çocukla görüşme düzeninin tartışıldığı bir davada, vekilinizin yazılı beyanları ne kadar iyi hazırlanmış olursa olsun, hâkimin sizi doğrudan dinlemek istemesi beklenmedik değildir. O gün size sorulabilecekleri önceden düşünmek, çocuğun günlük rutini, bakımını kimin üstlendiği, gelecek planlarınız gibi somut konularda hazırlıklı olmak işe yarar. Velayetin nasıl belirleneceği ve süreç için velayet davası nasıl açılır yazısı yol gösterebilir; kişisel ilişki düzeninin kuruluşu ise çocukla şahsi ilişki kurulması yazısında anlatılıyor.

Yazılı beyan ile sözlü dinleme arasındaki fark

Dilekçeleriniz vekil tarafından yazılır ve dosyaya girer; hâkim onları okur. Dinleme ise sizin kendi sözlerinizle, hâkimin sorularına verdiğiniz cevaplardır. İkisinin tutarlı olması gerekir. Dilekçede yazılan bir olayı duruşmada başka biçimde anlatmak, hâkimin kanaat oluştururken kullandığı veriler arasında çelişki yaratır. Kanun, hâkime delilleri serbestçe takdir etme yetkisi verdiği için (TMK m. 184/4) çelişkiler dikkate alınabilir. Bu nedenle dinlenmeye çağrıldığınızda, dilekçeyi baştan sona vekilinizle okumak ve anlaşılmayan noktaları sormak yerinde bir hazırlıktır.

Dinleme sırasında hâkimin soruları bazen dava konusunun dışına çıkıyor gibi görünebilir: evliliğin seyri, ayrılığın nedeni, evde nelerin yaşandığı gibi. Bunun sebebi, hâkimin boşanma sebebinin gerçekten var olup olmadığına vicdanen kanaat getirmek istemesidir. Soruları cevaplarken somut, tarihli ve doğru olmaya çalışmak, abartıdan kaçınmak gerekir. Hatırlamadığınız bir konuda tahmin yürütmek yerine “hatırlamıyorum” demek daha güvenlidir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: D, çekişmeli bir boşanma davasının davalısı. Avukatı ilk duruşmaya katıldı ve D’nin salonda bulunması gerekmedi. İkinci duruşmadan önce mahkeme, D’yi çocukla ilgili bazı olayları açıklaması için dinlenmeye çağırdı ve davetiye tarihe en az iki hafta kala D’ye ulaştı. D, aynı gün işten izin alamayacağını düşünüyor. Bu durumda yapabilecekleri şunlardır: mazeretini belgeleyerek mahkemeye bildirmek, tarih değişikliği talep etmek, mümkünse SEGBİS yoluyla bağlanmak için başvurmak. Hâkimin bu taleplere nasıl yaklaşacağını önceden bilmek mümkün değildir; dosyanın aşaması ve mazeretin niteliği belirleyicidir. Bu örnek gerçek bir dosya değildir.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, “avukatım var, bana ihtiyaç yok” diye duruşma çağrılarını ciddiye almamaktır. Dinlenmek üzere çağrıldığınız bir duruşmayı vekilin yerine getirmesi, hâkimin kararına bağlıdır.

İkinci hata, mazereti son dakikaya bırakmaktır. Rapor, seyahat belgesi, görev yazısı gibi belgeleri duruşma gününden önce mahkemeye iletmek gerekir.

Üçüncü hata, vekâletnamede yetkileri eksik yazdırmaktır. Boşanmada sulh, kabul, feragat veya davanın tamamının ıslahı gibi işlemler ancak açık yetkiyle yapılır; yetki yoksa vekil işlemi yapamaz.

Dördüncü hata, davetiyenin sonuçlarını okumamaktır. Davetiyedeki uyarılar kanunun lafzından gelir; yokluğunuzda yapılan işlemlere itiraz hakkınız kalmayabilir.

Kendi duruşma takviminizi nasıl planlarsınız?

Hangi duruşmaya bizzat katılmanız gerektiği, dosyanın aşamasına ve hâkimin yaklaşımına göre belirlenir. Vekilinizle birlikte duruşma tarihini ve çağrı türünü kontrol etmeniz bu yüzden önemlidir. Başka şehirde ya da yurt dışında yaşıyorsanız SEGBİS ile katılım seçeneğini düşünebilirsiniz. İlk duruşmada neler yaşandığını ilk duruşma nasıl geçer yazısından öğrenebilirsiniz. Kendi durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatmak isterseniz iletişim sayfasındaki bilgileri kullanabilirsiniz; genel çerçeve için aile hukuku sayfasına da göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Boşanma davasında avukatım varsa duruşmaya gitmem gerekir mi?

Çekişmeli davada çoğu duruşma vekille takip edilebilir; kanun davayı vekille yürütmeye izin verir. Ancak hâkim sizi bizzat dinlemek isteyebilir. Anlaşmalı boşanmada ise hâkimin tarafları bizzat dinlemesi şarttır.

Hâkim beni bizzat dinleyeceğini nasıl bildirir?

Mahkeme sizi usulüne uygun davet eder ve gelmeniz için size verilen süre iki haftadan az olamaz (HMK m. 144/2). Davetiyede gelmezseniz ne olacağı da yazılır.

Mazeretim varsa duruşmaya gelmek zorunda mıyım?

Geçerli bir özrünüz varsa gelmemeniz sonuç doğurmaz; ancak özrü mahkemeye bildirmek ve gerektiğinde belgelemek gerekir. Özrün geçerli olup olmadığını hâkim değerlendirir.

Vekilim eşimle sulh olabilir mi?

Vekâletnamede açıkça yazılı yetki yoksa hayır; vekil sulh olamaz, davayı kabul edemez, feragat edemez (HMK m. 74). Boşanma davası kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan, bu tür yetkiler vekâletnamede açıkça belirtilmelidir.

Eşim duruşmaya gelmezse boşanma kararı verilir mi?

Gelmemesi tek başına boşanma sonucunu doğurmaz. Gelen tarafın talebiyle yokluğunda yargılamaya devam edilebilir ya da dosya işlemden kaldırılabilir; hâkim boşanma sebebinin ispatlandığına vicdanen kanaat getirmedikçe karar veremez (TMK m. 184/1).

Dayanak mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 71, 73, 74, 144, 147, 150, 308
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 182, 184
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler