Aile Hukuku ve Boşanma

Eşin Evle ve Aileyle İlgilenmemesi Boşanma Davasında Nasıl Gösterilir?

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Evin ve ailenin ihmal edilmesi boşanma sebebi olur mu? TMK 166 ve 185 çerçevesinde ilgisizliğin kusur sayılması, ispatı ve nafakaya etkisi anlatılıyor.

Kısaca

  • Kanun, eşlere evlilik birliğinin yükünü birlikte taşıma ve çocukların bakımına beraberce özen gösterme yükümlülüğü getirir (TMK m. 185).
  • Evi ve aileyi sürekli ihmal etmek tek başına ayrı bir boşanma sebebi değildir; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına (TMK m. 166/1) gösterilen olgulardan biri olarak ileri sürülür.
  • Kusurun ağırlığı tazminat ve yoksulluk nafakası bakımından önem taşır (TMK m. 174, 175).
  • İlgisizlik soyut bir şikâyet olarak kalırsa ispatı zorlaşır; tarihli, somut olaylar ve tanıklar davayı güçlendirir.

“Evde yokmuş gibi yaşıyoruz” cümlesi, boşanma görüşmelerinde duyulan cümlelerden biridir. Eşin eve ve aileye karşı ilgisiz kalması boşanma davasında ileri sürülebilir; ancak kanun bunu ayrı bir boşanma sebebi olarak saymaz. İlgisizlik, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebinin (TMK m. 166/1) içinde, kusur ve ispat meselesi olarak değerlendirilir. Yani asıl soru “ilgisizlik var mı” değil, “ne kadar süredir, nasıl bir tablo oluşturuyor ve siz bunu hangi delillerle gösterebilirsiniz” sorusudur.

Kanun Eşlerden Ne Bekler?

Medeni Kanun, evlenmeyle birlikte eşler arasında bir evlilik birliği kurulduğunu söyler. Eşler bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdür (TMK m. 185/2). Aynı maddenin devamında eşlerin birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorunda olduğu yazılıdır (TMK m. 185/3).

Yönetim tarafı da benzer şekilde düzenlenmiştir: oturulacak konut birlikte seçilir, birlik eşlerce beraberce yönetilir ve eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılır (TMK m. 186). Buradaki “emek” sözcüğü önemlidir. Ev işlerini yürütmek, çocuğa bakmak, hasta bir yakını gözetmek de katkıdır; Medeni Kanun, katkının belirlenmesinde ev işlerini görmenin ve çocuklara bakmanın dikkate alınacağını ayrıca belirtir (TMK m. 196/2).

Bu çerçeveden bakınca “ilgisizlik” hukuken şu anlama gelir: eşlerden birinin, birliğin ortak yükünü sürekli olarak diğerine bırakması ve bunu haklı bir nedene dayandırmaması.

İlgisizlik Hangi Davranışlarla Kendini Gösterir?

Hâkim soyut bir “ilgi göstermiyor” iddiasıyla yetinmez; somut olay arar. Dava dilekçelerinde ve duruşmalarda şu tür örnekler ileri sürülür:

  • Ev giderlerine katkı vermemek, maaşını ya da kazancını aileden gizlemek,
  • Ev işlerinin ve çocuk bakımının tamamını diğer eşe bırakmak,
  • Hastalık, doğum, ameliyat gibi zor dönemlerde yanında olmamak,
  • Aile ziyaretlerine, okul toplantılarına, sağlık kontrollerine hiç katılmamak,
  • Günlerce eve uğramamak, evde olduğu zamanlarda da aileyle iletişimi kesmek.

Bunların her biri tek başına boşanma kararını getirmez. Bir tutumun sürekliliği, evlilik birliğini hangi noktaya getirdiği ve diğer eşin buna nasıl tepki verdiği birlikte tartılır. Aynı tutum, bir dönem işsizlik ya da hastalık gibi geçici ve anlaşılır bir nedene bağlıysa başka, nedensiz ve kasıtlı bir uzaklaşmaysa başka değerlendirilir.

Sarsılma ve Kusur Birbirinden Nasıl Ayrılır?

TMK m. 166/1’e göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Burada iki ayrı soru vardır. Birincisi, birliğin gerçekten sarsılıp sarsılmadığıdır. İkincisi, sarsılmaya kimin ne ölçüde sebep olduğudur.

Birinci soru boşanmaya karar verilip verilmeyeceğini, ikincisi ise boşanmanın mali sonuçlarını etkiler. Kusuru daha ağır olan davacıya karşı davalı, açılan davaya itiraz edebilir. Ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve birliğin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa hâkim yine de boşanmaya karar verebilir (TMK m. 166/2). Evlilik fiilen bitmiş, tarafların ikisi de uzaktaysa, ilgisizlik iddiası “kim daha çok kusurlu” tartışmasına dönüşebilir.

Varsayımsal Bir Örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: İki çocuklu bir çiftte eş A, tam zamanlı çalışmakta; eş B, birkaç yıldır akşamlarını evin dışında geçiriyor, çocukların okul işlerine karışmıyor, ev giderlerine para vermiyor ve A’nın hastanede kaldığı haftalarda aramıyor bile. A, bu dönemlere ait mesajları, hastane çıkış belgesini ve komşu ile akrabaların tanıklığını dosyaya sunuyor. B ise bir dönem iş değiştirdiğini ve maddi sıkıntı yaşadığını söylüyor.

Hâkim, B’nin tutumunun geçici bir sıkıntıdan mı yoksa sürekli bir uzaklaşmadan mı kaynaklandığına, A’nın buna nasıl karşılık verdiğine, çocukların durumuna bakar. Sonucu önceden söylemek mümkün değildir; ama hangi sorunun cevaplanacağı bellidir.

Çocuklara Yansıyan İlgisizlik

TMK m. 185/2’deki çocuk bakımı yükümlülüğü, ilgisizliği evliliğin ötesine taşır. Çocuğun gelişimine, okuluna, sağlığına karşı ilgisiz kalan ebeveynin tutumu hem boşanma sebebi olarak ileri sürülen olgulara girer hem de velayet ve kişisel ilişki düzenlemelerinde dikkate alınır. Bu konuya özgü ayrıntı için çocuğuyla ilgilenmeyen eşin durumunu anlatan yazımıza bakabilirsiniz. Velayetin kime verileceği sorusu ise velayet kime verilir kriterleri başlığında ele alınıyor.

Davadan Önce Hâkim Müdahalesi İstenebilir mi?

Boşanma davası açmak zorunda değilsiniz. TMK m. 195 uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya birliğe ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi hâlinde eşler ayrı ayrı ya da birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir. Hâkim eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır, uzlaştırmaya çalışır; eşlerin ortak rızasıyla uzman kişilerin yardımını isteyebilir. Gerekirse eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.

Bu yol, ilgisizlikten yakınan ama evliliği sürdürmek isteyen eş için bir alternatiftir. Boşanmaya kararlıysanız bu başvuru zorunlu bir ön adım değildir; doğrudan dava açabilirsiniz. Evlilik birliğinin korunması üzerine daha geniş bilgi için evlilik birliğinin korunması ve hâkim müdahalesi yazısına göz atabilirsiniz.

İlgisizliği Mahkemede Nasıl Göstermelisiniz?

Hukuk muhakemesinde ispat yükü, iddiayı ileri sürendedir; boşanma davasında ise ek bir kural vardır. Hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; taraflara yemin teklif edemez; tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz; kanıtlar serbestçe takdir edilir (TMK m. 184). Yani “eşim zaten kabul ediyor” demek yetmez, hâkimi ikna edecek somut dayanak gerekir.

Pratikte işe yarayan hazırlık, olayları tarih sırasıyla yazmaktır. Hangi dönemde, hangi olay, kimin yanında yaşandı? Mesaj ve yazışmalar, hastane ve okul belgeleri, ortak gider kayıtları, banka dökümleri hem sizin katkınızı hem diğer eşin katkısızlığını göstermeye yardım eder. Tanıkların ortak hayatı gözlemlemiş kişiler olması gerekir. Tanık delili hakkında boşanma davasında tanık delili başlıklı yazıda ayrıntı var.

Kendi hakkınızda da dürüst olun. Karşı taraf “ben de ilgi görmedim” diyecektir. Kendi tutumunuzun gerekçesini önceden düşünmek, duruşmada sizi hazırlıksız yakalamaz.

Tazminat ve Nafakaya Etkisi

İlgisizliğin kusur olarak kabul edilmesi, boşanmanın mali sonuçlarını etkileyebilir. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir; boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf manevî tazminat talep edebilir (TMK m. 174). Yoksulluğa düşecek taraf ise kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir (TMK m. 175). Anayasa Mahkemesi, Haziran 2026’da bu maddedeki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Mevcut hüküm uygulanmaya devam eder.

Dava sürerken de barınma, geçim ve çocukların bakımı gibi konularda geçici önlemler istenebilir; hâkim bunları davanın devamı süresince re’sen alır (TMK m. 169). Bu önlemlerin ayrıntısı boşanma davasında geçici önlemler yazısında anlatılıyor.

Karşı Taraf Ne Savunur?

Eve ve aileye ilgisizlik iddiasına karşı sık görülen savunma, ilgisizliğin aslında bir tepki olduğudur. Eşiniz, sizin tutumunuz yüzünden uzaklaştığını söyleyebilir; ağır bir çalışma düzeni, ailevi gerginlik veya sağlık sorunu gibi gerekçeler sunabilir. Bazen de “ben ihtiyaçları karşılıyordum, yalnızca ev işine karışmıyordum” denir. Para kazanıp ailenin giderlerini karşılamak gerçekten de katkıdır; kanun katkıyı yalnızca parayla sınırlamaz, emeği de sayar (TMK m. 186/3). Bu yüzden dosyada iki tarafın katkısı yan yana konur ve hangisinin hangi alanda eksik kaldığı görülür.

Savunmanın bir başka biçimi, sizin de aynı dönemde ilgisiz kaldığınızı göstermektir. Bu durumda mahkeme kusuru paylaştırabilir. Eşit kusur ya da kusur dağılımı sorusu, tazminat ve nafaka taleplerinin sonucunu doğrudan etkilediği için boşanmada kusur nasıl belirlenir yazısını da okumanızda yarar var.

Sık Yapılan Hatalar

İlgisizlikten şikâyet eden eşlerde şu hatalar görülebilir:

  • Sadece duygusal bir anlatıma yaslanıp tarihli olay vermemek,
  • Mesajları, belgeleri saklamayıp duruşma günü hatırlamaya çalışmak,
  • Yakın akrabaları tek tanık olarak göstermek ve ortak hayatı bilen komşu veya iş arkadaşını atlamak,
  • Kendi katkısını açık biçimde göstermeden karşı tarafın katkısızlığını anlatmak,
  • Evden ayrılırken çocuklarla ve eşyalarla ilgili durumu kayıt altına almamak.

Evi terk etmek özellikle dikkat ister; haklı bir sebep olmadan ayrılmak, tablonun sizin aleyhinize dönmesine yol açabilir. Terk iddiası ayrı bir hukuki konudur ve terk nedeniyle boşanma ve eve dönüş ihtarı başlığında ele alınmıştır.

İlgisizlik Davanızda Ne Kadar Ağırlık Taşır?

Her dosya kendi içinde değerlendirilir. İlgisizliğin süresi, niteliği, çocukların durumu, tarafların yaşı, çalışma düzeni, hastalık gibi nedenler; ilgisizliğin kasıtlı olup olmadığı ve diğer eşin buna nasıl karşılık verdiği bu tartının parçalarıdır. Eşiniz kendi ilgisizliğini başka bir olaya bağlıyorsa, örneğin iş yoğunluğu ya da sağlık sorunu, hâkim bu iddiayı da sorgular.

Kendi durumunuz için dava açıp açmamak, hangi delillerin yeterli olduğu veya mevcut belgelerinizin ne ifade ettiği, dosyanın ayrıntılarına bağlıdır. Telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilir, belgelerinizle birlikte değerlendirme isteyebilirsiniz. Büronun iletişim bilgilerine ulaşabilir, çalışma alanı hakkında aile hukuku sayfasından bilgi alabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşim eve hiç ilgi göstermiyor, bu boşanma sebebi olur mu?

Evlilik birliğini temelinden sarsan bir tutum olarak ileri sürülebilir. Hâkim, ilgisizliğin ortak hayatı sürdürmeyi beklenemez hâle getirip getirmediğine bakar. Tek bir olay yerine süreklilik gösteren davranışlar daha ağır tartılır.

Ev işlerini yapmamak kusur sayılır mı?

Eşlerden biri ev işlerini ve çocuk bakımını üstlenirken diğerinin hiç katkı vermemesi, evlilik birliğinin yönetimine birlikte katılma ilkesiyle bağdaşmaz. Kusur olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği somut olaya göre belirlenir.

Evle ilgilenmeyen eşe karşı tazminat istenebilir mi?

Kusursuz veya daha az kusurlu taraf, boşanma yüzünden menfaatleri zedelenmişse maddî tazminat; kişilik hakkı saldırıya uğramışsa manevî tazminat isteyebilir (TMK m. 174). Miktarı ve hakkın doğup doğmadığı mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.

Ben de evle ilgilenmiyorsam dava açabilir miyim?

Dava açabilirsiniz. Kusurunuz daha ağırsa karşı taraf açılan davaya itiraz edebilir, ancak itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve birliğin sürmesinde korunmaya değer bir yarar kalmadığı durumlarda boşanmaya yine de karar verilebilir (TMK m. 166/2).

İlgisizliği nasıl ispatlarım?

Yazışmalar, tarihli olaylar, ortak yaşamı bilen tanıklar ve ev giderlerine katkıyı gösteren belgeler kullanılabilir. Hâkim delilleri serbestçe takdir eder ve yemin teklif edilemez (TMK m. 184).

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 169, 174, 175, 184, 185, 186, 195, 196
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler