Aile Hukuku ve Boşanma

Çocuğuyla İlgilenmeyen Eş Boşanma Davasında Nasıl Değerlendirilir?

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Çocuğa karşı ilgisiz kalan eş boşanma davasında kusurlu sayılır mı? TMK 185 ve 324 çerçevesinde kusur, velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası anlatılıyor.

Kısaca

  • Eşler çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdür (TMK m. 185/2); bu yükümlülüğü ihmal etmek evlilik birliğinin sarsılmasında kusur olarak ileri sürülebilir.
  • Çocukla ciddi biçimde ilgilenmeyen ebeveynin kişisel ilişki hakkı reddedilebilir veya kendisinden alınabilir (TMK m. 324/2).
  • Çocuğa yeterli ilgiyi göstermemek ya da yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklamak, diğer önlemlerden sonuç alınamazsa velayetin kaldırılması sebebidir (TMK m. 348).
  • Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182/3).

Çocuğun doktora kimin götürdüğünü, karne gününde kimin okulda olduğunu bilen aile üyeleri, boşanma davasında değerli birer tanık olabilir. Çocuğuyla ilgilenmeyen eşe karşı boşanma davası açmak mümkündür; bu ilgisizlik hem evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi (TMK m. 166/1) içinde hem de kusur dağılımında ileri sürülür. Çocuk kendisine bırakılacak taraf belirlenirken ise hâkim, ilgisizliği çocuğun menfaati açısından ayrıca tartar. Asıl soru, çocuğa dönük ilgisizliğin hukuken nerede ve hangi ağırlıkla karşılık bulduğudur.

Kanun Ebeveynlerden Ne Bekler?

Evlilik birliği süresince eşler, çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdür (TMK m. 185/2). Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygular (TMK m. 339). Çocuğu olanaklarına göre eğitir, bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal gelişimini sağlar ve korurlar (TMK m. 340).

Bu hükümlerde bir ebeveynin “yardım etmesi” değil, yükümlülüğü beraber üstlenmesi esastır. Çocuğun sağlık kontrollerinden okul toplantılarına, ödev takibinden duygusal ihtiyaçlarına kadar uzanan geniş bir alan söz konusudur. İlgisizlik, bu alanlardan bir ya da birkaçında sürekli ihmal olarak ortaya çıkar.

İlgisizlik Hangi Biçimlerde Görünür?

Mahkeme önünde şu tür somut örnekler ileri sürülür:

  • Çocuğun sağlık sorunlarında, hastane ve doktor süreçlerinde hiç yer almamak,
  • Okul, öğretmen, ödev ve sosyal ihtiyaçları takip etmemek,
  • Çocuğun yanında olabileceği zamanlarda başka bir yerde bulunmayı tercih etmek,
  • Doğum günü, bayram gibi günleri ihmal etmek ya da çocukla iletişimi koparmak,
  • Çocuğun ihtiyaçları için para veya zaman ayırmamak, diğer eşin yükünü görmezden gelmek.

Bu listedeki her bir olay tek başına yeterli kabul edilmeyebilir. Mahkeme, tablonun sürekliliğine, ilgisizliğin kasıtlı olup olmadığına ve çocuğun üzerindeki etkisine bakar. Geçici bir hastalık, iş seyahati ya da yoğun çalışma dönemi bu tablonun içinde ayrı değerlendirilir.

Evlilik Devam Ederken: Boşanma Sebebi Olarak İlgisizlik

TMK m. 166/1’e göre, evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Çocuğa karşı sürekli ilgisizlik bu sarsılmanın bir sebebi veya göstergesi olarak anlatılabilir. Aynı zamanda eşinize karşı bir yük bırakma anlamı taşır; çünkü çocuğun bakım yükü diğer eşe kalır.

Kusuru daha ağır olan davacıya karşı davalı, açılan davaya itiraz edebilir; ancak itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve birliğin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmadığı hâllerde boşanmaya yine de karar verilebilir (TMK m. 166/2). Davada kimin kusurlu olduğu mali sonuçları belirlediği için, boşanmada kusur nasıl belirlenir yazısı bu dosyada işinize yarayabilir.

Boşandıktan Sonra: Velayet ve Kişisel İlişki

Çocuk bakımına ilgisizlik, boşanmanın ardından gündeme gelen kararları da etkiler. Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir. Boşanmada velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK m. 336). Mahkeme velayeti verirken çocuğun menfaatini esas alır; hangi ebeveynin geçmişte çocukla fiilen ilgilendiği önemli bir veridir. Mahkemelerin dikkate aldığı ölçütleri velayet kime verilir yazısında bulabilirsiniz.

Velayeti verilmeyen eşin çocukla kişisel ilişkisi düzenlenirken çocuğun sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182/3). Çocukla ilgilenmemek bu mali yükümlülüğü kaldırmaz. Kişisel ilişki konusunda kanunun başka bir hükmü de vardır: kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse ya da ana ve baba bu hakkı yükümlülüklerine aykırı kullanır veya çocukla ciddi olarak ilgilenmezse, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir (TMK m. 324/2). Kişisel ilişkinin kurulması için çocukla şahsi ilişki kurulması yazısına bakabilirsiniz.

İlgisizlik Ne Zaman Velayetin Kaldırılmasına Varır?

Boşanma davasında ilgisizlik, velayet ve kişisel ilişki düzenlemelerinde dikkate alınır. Velayetin kaldırılması ise çok daha ağır bir tedbirdir. Medeni Kanun, çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkimin uygun önlemleri alacağını söyler (TMK m. 346). Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz veya bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması hâlinde velayet kaldırılır (TMK m. 348). Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz (TMK m. 335).

Dolayısıyla çocuğuyla ilgilenmeyen bir ebeveyne karşı velayet davasının sonucu, önlemlerin yetersiz kalıp kalmadığına bağlıdır. Bu başlık velayetin kaldırılması davası yazısında ayrıntılı olarak anlatılıyor; boşanma sırasında çocuğa ilgisizlik temelinde yürütülen süreç için çocuğa ilgisizlik ve velayetin kaldırılması yazısına da bakabilirsiniz.

Varsayımsal Bir Örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Sekiz yaşında bir çocuğu olan çiftte eş A, çocuğun sağlık kontrolüne bir kez bile gitmemiş, okul toplantılarına katılmamış, hafta sonlarını arkadaş çevresiyle geçirmiş. Eş B, çocuğun tüm günlük bakımını üstlenmiş. B boşanma davası açıyor ve çocuğun velayetini istiyor. A ise çalışma temposunun yoğun olduğunu ve B’nin kendisini çocuktan uzaklaştırdığını söylüyor.

Hâkim burada A’nın gerçekten ilgisiz kalıp kalmadığını, B’nin A’yı çocuktan uzak tutup tutmadığını, çocuğun kimle bağ kurduğunu ve sosyal inceleme raporunun ne söylediğini birlikte değerlendirir. A’nın yoğun çalışması, tek başına ilgisizlik değildir; B’nin engelleyici tutumu varsa o da kusur sayılabilir. Karar öncesinde sonucu tahmin etmek mümkün değildir; ama hangi sorulara cevap aranacağı bellidir.

Aile Yükümlülüğünü İhmal Suç mudur?

Bazı durumlarda ihmal ceza hukuku alanına da girer. Türk Ceza Kanunu, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişinin, şikâyet üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacağını düzenler (TCK m. 233/1). Bu madde, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün yerine getirilmemesini kapsar; her ilgisizlik bu suçu oluşturmaz ve soruşturma için mağdurun şikâyeti gerekir. Şikâyet, kural olarak fiil ve failin öğrenildiği günden başlayarak altı ay içinde yapılmalıdır (TCK m. 73). Ceza davası ile boşanma davası ayrı yürür.

Mali Sonuçlar ve Geçici Önlemler

Dava sürerken hâkim barınma, geçim ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). İlgisiz ebeveyne karşı çocuğun bakımı için geçici düzenlemeler yapılabilir. Boşanma sonunda ise kusursuz veya daha az kusurlu taraf uygun bir maddî tazminat; kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf manevî tazminat isteyebilir (TMK m. 174). Yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka talep edebilir (TMK m. 175). Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da bu maddedeki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Mevcut hüküm bu süre içinde uygulanır.

Çocuk için ayrıca iştirak nafakası istenir; bunun ayrıntısı iştirak nafakası nedir başlığında yer alıyor.

İlgisizliği Delille Göstermek

Boşanma davasında hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; yemin teklif edemez; ikrar hâkimi bağlamaz; delilleri serbestçe takdir eder (TMK m. 184). Okul müdürlüğünden alınan devam ve veli toplantısı kayıtları, sağlık kuruluşlarının randevu geçmişi, öğretmen ve doktor gibi kişilerin bilgisi, eşler arası mesajlar, komşu ve akrabaların gözlemleri kullanılabilir. Sosyal inceleme raporu, mahkemenin çocuğun gerçek yaşamını anlamasına yardımcı olan belgelerden biridir; bu rapor için velayet davasında sosyal inceleme raporu yazısına göz atabilirsiniz.

Delil toplarken çocuğu araç yapmamak gerekir. Çocuğa soru sorarak veya onu gizlice kaydederek delil üretmek hem çocuğa zarar verir hem de mahkemede aleyhinize sonuç doğurabilir.

Sık Yapılan Hatalar

  • “İlgilenmiyor” demekle yetinip tarih ve olay vermemek,
  • Çocuğun bakımına ilişkin kayıtları (okul, sağlık) saklamamak,
  • İlgisizliği ileri sürerken karşı tarafın çocuğu görmesini engellemek; bu, sizin aleyhinize kusur sayılabilir (TMK m. 324/1),
  • Çocuğu diğer ebeveyne karşı kışkırtmak,
  • Sosyal inceleme sürecini hafife almak.

Çocukla ilgili kararlar, dosyanın bütününe göre şekillenir. Kendi durumunuzda neyin ilgisizlik sayılabileceğini, hangi belgelerin işe yarayacağını ve çocuğunuz için hangi adımın doğru olduğunu birlikte konuşabiliriz. Telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan kısa bir özet yazabilirsiniz; ayrıntılar iletişim sayfasında, büronun çalışma alanları ise aile hukuku sayfasında yer alıyor.

Sık sorulan sorular

Çocuğuyla ilgilenmeyen eşim için boşanma davası açabilir miyim?

Açabilirsiniz. Çocuğa karşı süregelen ilgisizlik, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi (TMK m. 166/1) içinde ve kusur bakımından ileri sürülebilir. Hâkim ilgisizliğin süresine ve sebebine bakar.

İlgisiz ebeveynin velayeti elinden alınır mı?

Her ilgisizlik velayetin kaldırılmasına yetmez. Kanun, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaması veya bunların yetersiz kalacağının anlaşılması hâlinde, yeterli ilgiyi göstermemeyi ve yükümlülükleri ağır biçimde savsaklamayı velayetin kaldırılması sebebi sayar (TMK m. 348).

Çocuğuyla ilgilenmeyen ebeveyn nafaka öder mi?

Velayeti kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182/3). Çocukla ilgilenmemesi bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.

Çocuğu görmeye gelmeyen ebeveynin kişisel ilişki hakkı ne olur?

Çocukla ciddi biçimde ilgilenmeyen ebeveynin kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendisinden alınabilir (TMK m. 324/2). Bu karar çocuğun menfaatine göre verilir.

Çocuğa ilgisizliği mahkemede nasıl gösteririm?

Okul ve sağlık kayıtları, yazışmalar, çocuğun bakımını bilen tanıklar ve sosyal inceleme raporu kullanılabilir. Delilleri hâkim serbestçe takdir eder (TMK m. 184).

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 169, 174, 175, 182, 184, 185, 324, 335, 336, 339, 340, 346, 348
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 233
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler