Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davasında Velayet İçin Hangi Tanıklar Dinletilir? Komşu, Öğretmen, Akraba

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Velayet için komşu, öğretmen ve akraba tanık gösterilebilir mi? Tanık listesi, çekinme hakkı ve dinlenecek bilgilerin sınırı kanun maddeleriyle anlatılıyor.

Kısaca

  • Davada taraf olmayan herkes tanık olarak gösterilebilir; tanık listesinde ad, soyad ve tebliğe elverişli adres bulunmalı ve ikinci liste verilemez (HMK m. 240).
  • Velayet davasında tanığın değeri, çocuğun gündelik hayatını doğrudan gördüğü ölçüde artar: okul, komşuluk, bakım ve ilgi tanığın anlatabileceği somut olgulardır.
  • Tarafların altsoy ve üstsoyu ile üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları tanıklıktan çekinebilir; çekinmeyen akraba tanığın beyanı ise tarafsızlık yönünden ayrıca tartılır (HMK m. 248, 255).
  • Mahkeme gösterilen tanıklardan bir kısmıyla yeterli bilgi edinirse geri kalanı dinlemeyebilir (HMK m. 241).
  • Velayet kararında tek bir tanık beyanı değil, tanıklar, sosyal inceleme raporu ve diğer delillerin bütünü değerlendirilir.

Velayet davasında kâğıda dökülmüş çok az şey vardır. Çocuğun kimin elinde büyüdüğü, okula kimin gittiği, hasta olduğunda kimin başında beklediği çoğunlukla belgeye değil, gören kişilerin anlatımına dayanır. Bu yüzden tanık, velayet dosyasının en önemli delillerinden biridir. Davada taraf olmayan herkes tanık olarak gösterilebilir (HMK m. 240); komşu da olur, öğretmen de, akraba da. Asıl mesele kimi göstereceğiniz değil, o kişinin mahkemeye neyi anlatabileceğidir.

Velayet davasında tanık neyi ispat eder?

Evlilik devam ederken ana ve baba velayeti birlikte kullanır; boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK m. 336). Mahkeme boşanma kararıyla birlikte ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler (TMK m. 182). Yani velayet çoğu dosyada boşanma davasının içinde, bir yan konu olarak karara bağlanır ve tanıklar hem boşanma sebebini hem velayet konusunu anlatabilir.

Velayet bakımından tanığın anlatabileceği konular şunlardır:

  • Çocuğun gündelik bakımını kimin yaptığı: beslenme, uyku, ödev, doktor ziyareti.
  • Okul toplantılarına, karne gününe, veli görüşmelerine kimin geldiği.
  • Evdeki düzen: çocuğun kaldığı oda, saatler, eve gelen kişiler.
  • Ebeveynin çocuğa yaklaşımı: sakin mi, öfkeli mi, ilgisiz mi.
  • Ayrılıktan sonra çocuğun kimin yanında, hangi koşullarda kaldığı.

Tanık sonuç söylemez, gördüğünü ve duyduğunu söyler. “Anne çocuğa bakamaz” bir değerlendirmedir; “Her sabah çocuğu kapıdan alıp okula babası götürüyordu, ben balkondan görüyordum” ise bir olgudur. Mahkeme, tanıktan olguyu ister; yargıyı kendisi verir.

Komşu tanık: gündelik hayatın sessiz gözlemcisi

Komşu, çocuğun aynı apartmanda ya da sokakta nasıl yaşadığını gören kişidir. Çocuk dışarıda mı bırakılıyor, geç saatlere kadar sokakta mı kalıyor, ağlama ve bağırma sesleri geliyor mu, çocuk kimin elinden tutarak okula yürüyor? Bunlar komşunun doğrudan tanık olabileceği olgulardır.

Komşunun kıymeti, taraflarla akrabalık bağı olmamasından gelir. Ancak ayrılık sonrası kurulan yeni komşuluk ilişkilerinde tanığın olaylarla bağı zayıflayabilir. Tanığınızın gerçekten gördüğü dönemi netleştirmek, anlatımın inandırıcılığı açısından önemlidir.

Çocuğun öğretmeni ve okul çevresi

Öğretmen, çocuğun okuldaki hâlini en yakından bilen kişilerden biridir: dikkat, arkadaş ilişkileri, ödevlerin yapılıp yapılmadığı, çocuğun hangi ebeveynle birlikte okula geldiği. Öğretmen davada taraf olmadığı için tanık olarak gösterilebilir.

Burada bir sınır vardır. Kamu görevlileri, görevleri gereği sır olarak saklamak zorunda oldukları konularda, sırrın ait olduğu resmî makamın yazılı izni olmadan dinlenemez; tanıklık kamu yararına aykırı bulunmadıkça izin verilmekten kaçınılamaz (HMK m. 242). İzin gerekiyorsa mahkeme kararla yazı yazıp izni ister. Her öğretmen beyanında izin gerekmez ama okul kaydı, rehberlik gözlemi gibi konular bu sınıra girebilir. Sosyal inceleme sürecinin nasıl işlediği için velayet davasında sosyal inceleme raporu yazımıza bakabilirsiniz.

Doktor, psikolog gibi meslek sırrı taşıyan kişilerde de çekinme hakkı vardır: beyanı meslek veya sanatına ait sırların ortaya çıkmasına sebebiyet verecekse tanık çekinebilir (HMK m. 250).

Akraba tanık: yakınlık hem avantaj hem risk

Anneanne, babaanne, hala, dayı, amca çoğu zaman çocuğu en sık gören kişilerdendir. Hukuk bunu bilir ve akrabaların tanıklık yapmasını yasaklamaz. Tersine, çekinme hakkı tanır: tarafların altsoy ve üstsoyu, üçüncü derece de dâhil kan hısımları ve kayın hısımları (kayın hısımlığı evlilik sona ermiş olsa bile) ile nişanlıları tanıklıktan çekinebilir (HMK m. 248). Boşanma davasında eşler zaten taraf olduğu için birbirine tanık olamaz. Hâkim, çekinme sebebi varsa tanığa bu hakkı önceden hatırlatır (HMK m. 247).

Akraba tanık çekinmez ve anlatırsa beyanı alınır. Karşı taraf ise tanığın davada yararı bulunmak gibi güveni sarsan sebepleri ileri sürebilir (HMK m. 255); hâkim de dinleme sırasında tanığın taraflarla akrabalığını ve güvenilirliğini etkileyebilecek durumunu sorar (HMK m. 254). Pratik sonuç şudur: akraba tanığın anlatımı mahkemece daha dikkatli tartılır. Kendi yakınlarınızı tanık göstermek yasak değildir; ama dosyanızı yalnız yakınlarınızla kurmak yerine, olayı tarafsız bir pencereden görmüş en az bir tanıkla desteklemek anlatımı dengeler. Akraba tanıkların güvenilirliği hakkında ayrıntı için boşanma davasında yakınlar tanıklıktan çekinebilir mi yazımıza göz atabilirsiniz.

Tanık listesi nasıl hazırlanır?

Tanık gösteren taraf, tanıkla ispat etmek istediği olguyu ve dinlenmesini istediği kişilerin ad, soyad ile tebliğe elverişli adreslerini içeren bir liste verir. Bu listede gösterilmeyen kişi tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez (HMK m. 240/2). Adres eksikse veya gösterilen adreste tanık bulunamazsa mahkeme işin niteliğine uygun kesin süre verir; süre içinde doğru adres gösterilmezse bu tanığın dinlenmesinden vazgeçilmiş sayılır (HMK m. 240/3).

Listeyi hazırlarken şu noktalara dikkat edin:

  • Her tanığın yanına hangi olguyu anlatacağını yazın; “velayet konusunda bilgisi var” gibi genel ifade yerine somut bir cümle kurun.
  • Güncel adres alın; tebligat çıkmazsa süre kaybedersiniz.
  • Mahkeme tanıkların davet gideri için avans ve kesin süre verirse bu sürede yatırın; yatırılmazsa o tanığın dinlenmesinden vazgeçilmiş sayılabilirsiniz (HMK m. 324). Velayet gibi tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda bu sonuç saklı tutulmuştur, ama boşanma sebebini anlatacak tanık için risk sürer.
  • Tanığın ifadesini ona anlatmayın, ona ne söylemesi gerektiğini öğretmeyin. Hâkim önce tanığın taraflarla ilişkisini, sonra gördüklerini sorar.
  • Listede gösterdiğiniz tanıkları duruşmada kendiniz hazır bulundurabilirsiniz; bu durumda davetiye çıkarılmadan da dinlenirler (HMK m. 243).

Tanık listesinin teknik ayrıntıları için boşanma davasında tanık listesi ve adres bilgisi yazısı daha geniş bilgi verir; tanık delilinin genel yapısı ise boşanma davasında tanık delili başlığında toplanmıştır.

Tanık nasıl dinlenir, hâkim neyi tartar?

Dinlemeden önce tanığa gerçeği söylemenin önemi, yalan tanıklığın cezası ve doğruyu söyleyeceğine yemin edeceği anlatılır (HMK m. 256). On beş yaşını bitirmemiş kişiler ve yeminin niteliğini kavrayamayanlar yeminsiz dinlenir (HMK m. 257). Hâkim gerekli gördüğünde, sözlü dinleme yerine tanığa soru kâğıdı da gönderebilir (HMK m. 246).

Mahkeme gösterilen tanıklardan bir kısmının anlatımıyla konuda yeterli bilgi edinirse geri kalanların dinlenmemesine karar verebilir (HMK m. 241). Bu nedenle on tanık göstermek yerine, farklı olguları anlatacak üç dört kişi göstermek daha verimli olur. Aynı cümleleri tekrar eden tanıkların eklediği bir şey kalmaz.

Mahkeme tanık beyanını tek başına değil, dosyanın bütünü içinde ele alır. Velayette sosyal inceleme raporu, ebeveynlerin kendi anlatımı ve çocuğun gelişimi de hesaba katılır. Boşanma davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirilmedikçe bunlar ispatlanmış sayılmaz ve hâkim kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 184); velayet bakımından da hâkimin delilleri bir bütün olarak değerlendirdiğini bilmek gerekir.

Tanık anlatımını destekleyen belgeler

Tanık tek başına yürümez; anlattığı olguyu somutlaştıran belge ve kayıtlar, beyanın ağırlığını artırır. Velayet dosyasında işe yarayabilecek unsurlar arasında okul e-posta ve bildirim kayıtları, karne ve devamsızlık bilgileri, aile hekimi veya hastane randevu kayıtları, çocuğun kayıtlı olduğu kurs ve etkinliklerin yazışmaları sayılabilir. Mahkemeden, kayıtları tutan kurumdan yazı ile bilgi istenmesini de talep edebilirsiniz. Böylece tanık “çocuğun okul toplantılarına çoğunlukla annesi gelirdi” dediğinde, bu söz okulun kendi kaydıyla örtüşür.

Mesajlaşmalar ve sosyal medya içeriklerini delil olarak sunarken ise hukuka uygun elde edilmiş olmaları gerekir; hukuka aykırı elde edilen delil mahkemece dikkate alınamaz (HMK m. 189/2). Bu konuyu boşanma davasında hukuka aykırı delil nedir yazısında daha ayrıntılı bulabilirsiniz.

Son olarak şunu da akılda tutun: tanıklar yargılamanın başında dinlenebileceği gibi sonraki duruşmalarda da dinlenebilir. Hangi aşamada hangi tanığı hazırlayacağınız, dosyanın durumuna ve mahkemenin verdiği sürelere bağlıdır. Mahkeme tutanağına geçen sürelere ve yazılı ara kararlara dikkat etmek, listenizi kaçırmamak açısından basit ama belirleyici bir adımdır.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Eşlerin sekiz yaşında bir çocuğu var ve ikisi de velayeti istiyor. Anne, çocuğun sabah okul servisine bindirilmesini, doktor randevularını ve ödev takibini kendisinin yaptığını söylüyor. Baba ise iş saatlerinin esnek olduğunu, çocuğu akşamları parka götürdüğünü anlatıyor.

Anne için uygun tanık dizisi şöyle olabilir: servis şoförü ya da aynı kata oturan komşu (sabah rutinini gören biri), çocuğun sınıf öğretmeni (veli toplantılarına kimin geldiğini bilen kişi) ve anneanne (evdeki bakımı bilen yakın). Baba için ise parkta düzenli karşılaşan bir komşu ve spor eğitmeni anlamlı olabilir. Hâkim bu anlatımların hangi dönemi kapsadığını, tanıkların bu bilgiyi nasıl edindiğini ve beyanların çocuğun bugünkü ihtiyacıyla ilgisini tartar. Hangi tarafın lehine sonuç çıkacağı önceden söylenemez.

Tanıklar birbiriyle çelişirse

İki tarafın tanıkları farklı şeyler anlatabilir; bu sıradışı değildir. Hâkim delilleri serbestçe değerlendirir (HMK m. 198) ve tanıkların olayı nasıl öğrendiğine, hangi dönemi anlattığına, taraflara yakınlığına bakar. Bu yüzden tanıklarınızın hangi dönemi gördüğünü önceden netleştirmek, çelişkiyi baştan azaltır. Bir tanığın “gördüm” dediği ile “duydum” dediği arasındaki farkı kendisinin de bilmesi gerekir.

Sık yapılan hatalar

Pratikte en çok görülen hatalar şunlardır:

  • Duyuma dayanan tanık göstermek. “Bana eşi böyle anlattı” diyen tanık, olayı kendisi görmemiştir. Böyle bir anlatımın ispat değeri sınırlı kalır.
  • Tanığı eğitmek. Ezberlenmiş, herkesin aynı sözcüklerle kurduğu cümleler hâkimde güven kaybına yol açar.
  • Listeyi geç ya da eksik vermek. Listede olmayan tanık dinlenemez; ikinci liste verilemez.
  • Çocuğu tanıklığa sürüklemek. Çocuğun dinlenmesi ayrı kurallara bağlıdır ve onu iki ebeveyn arasında tanık yapmak çocuğa zarar verebilir; konu ayrı bir yazıda ele alınıyor (bkz. velayet davasında çocuğun dinlenmesi).
  • Karşı tarafı küçük düşüren tanıkla dosyayı şişirmek. Velayetin ölçütü eşin kusuru değil, çocuğun yararıdır.

Dosyanız için tanıkları birlikte netleştirmek

Hangi tanığın hangi olguyu anlatacağı, dosyanın boşanma sebebine, çocuğun yaşına ve ebeveynlerin fiilî düzenine göre değişir. Velayetin nasıl işlediğini genel hatlarıyla görmek için velayet davası nasıl açılır ve velayet kime verilir yazılarına bakabilirsiniz. Kendi durumunuzu anlatıp tanık listenizi birlikte gözden geçirmek isterseniz telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Daha geniş çerçeve için aile hukuku sayfası da faydalı olacaktır.

Sık sorulan sorular

Velayet davasında kaç tanık gösterebilirim?

Kanunda sayı sınırı yazmaz; ancak tanık gösterme hakkını tek bir listeyle kullanırsınız ve listede olmayan kişi dinlenemez. Mahkeme, bir kısım tanıkla konuda yeterli bilgi edinirse geri kalanların dinlenmemesine karar verebilir (HMK m. 240, 241). Bu yüzden her tanık için hangi olguyu anlatacağını önceden netleştirmeniz gerekir.

Anneannem veya babaannem velayet davasında tanık olabilir mi?

Olabilir. Kan hısımları üçüncü derece dâhil tanıklıktan çekinebilir; ama çekinmek zorunda değildir (HMK m. 248). Çekinmeden anlatırsa beyan dinlenir, mahkeme de tanığın taraflara yakınlığını güvenilirlik değerlendirmesine katar. Bu nedenle akraba tanığın yanında tarafsız bir tanıkla desteklemek daha sağlam olur.

Çocuğun öğretmeni tanık olarak dinlenir mi?

Öğretmen davaya taraf olmadığı için tanık gösterilebilir. Kamu görevlisi olarak görevi gereği sır saklamakla yükümlü olduğu konularda ise sırrın ait olduğu resmî makamın yazılı izni gerekebilir (HMK m. 242). Okulun kayıt ve gözlemleri için tanık dinletmek yerine ya da onunla birlikte, kurumdan yazı istenmesini de talep edebilirsiniz.

Tanığımı duruşmaya getiremezsem ne olur?

Tanık usulüne uygun çağrılmasına rağmen mazeretsiz gelmezse zorla getirtilir ve gelmemesinin yol açtığı giderlerden sorumlu tutulur (HMK m. 245). Tanığı kendiniz de duruşmada hazır bulundurabilirsiniz (HMK m. 243). Adresin yanlış çıkması hâlinde mahkeme size doğru adres için kesin süre verir; süre içinde adres bildirilmezse tanıktan vazgeçilmiş sayılır (HMK m. 240/3).

Tanık yalan söylerse ne olur?

Dinlenmeden önce tanığa gerçeği söylemenin önemi, yalan tanıklığın cezası ve yemin edeceği anlatılır (HMK m. 256). Karşı taraf, tanığın davada yararı olduğu gibi kuşku doğuran sebepleri ileri sürebilir (HMK m. 255).

Dayanak mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189, 198, 240, 241, 242, 243, 245, 246, 247, 248, 250, 254, 255, 256, 257, 324
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182, 184, 336
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler