Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davasında Anne, Baba ve Kardeşler Tanıklıktan Çekinebilir mi?

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Boşanma davasında anne, baba ve kardeş tanıklıktan çekinebilir; çekinmezse dinlenir. Boşanmış eşin durumu, çekinme sebebinin bildirilmesi ve istisnalar.

Kısaca

  • Anne, baba ve çocuklar ile kardeşler HMK m. 248 uyarınca tanıklıktan çekinebilir; çekinme bir haktır, yasak değildir.
  • Evlilik bağı sona ermiş olsa bile taraflardan birinin eşi, yani boşanmış eş de tanıklıktan çekinebilir.
  • Yakın, çekinme hakkını kullanmazsa yeminle dinlenir ve beyanı diğer deliller gibi hâkimin serbest takdirine tabidir.
  • Çekinme sebebi dinleme gününden önce yazılı ya da duruşmada sözlü bildirilmelidir; çekinmenin haklı olup olmadığına mahkeme karar verir.
  • Kanun, bazı konularda yakınların da çekinemeyeceğini söyler: aile bireylerinin doğum, ölüm ve evlenme olayları ile aile içi mali uyuşmazlıklara ilişkin vakıalar.

Boşanma davasında anne, baba, çocuk ve kardeşler tanıklıktan çekinebilir; bu bir haktır, mecburiyet değildir. Çekinmek istemeyen yakın ise yeminle dinlenir ve doğruyu söylemek zorundadır. Kanunda yakınlara tanıklığı yasaklayan bir hüküm yoktur. Yani dosyanızda olayı bizzat görmüş kişi annenizse, onu tanık olarak göstermenizin önünde hukuki bir engel bulunmaz; engel, kişinin kendi tercihinden doğabilir.

Aile içindeki tartışmalar kapalı kapılar ardında yaşandığı için boşanma dosyalarında yakınlar da tanık olarak gösterilir. Bu yüzden “yakınım hâkimin karşısına çıkmak zorunda mı?” sorusu, listeyi hazırlarken ilk akla gelen sorulardan biridir. Aşağıda kimin çekinebildiğini, çekinmenin nasıl yapıldığını ve kanunun çekinmeye izin vermediği hâlleri sırayla ele alıyoruz.

Kimler tanıklıktan çekinebilir?

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 248. maddesi, tanıklıktan çekinebilecek kişileri tek tek sayar. Bu kişiler arasında şunlar bulunur:

  • İki taraftan birinin nişanlısı,
  • Evlilik bağı ortadan kalkmış olsa bile iki taraftan birinin eşi,
  • Kendisinin veya eşinin altsoyu ve üstsoyu,
  • Taraflardan biriyle arasında evlatlık bağı bulunanlar,
  • Üçüncü dereceye kadar kan hısımları ile kayın hısımları (kayın hısımlığı evliliğin bitmesiyle sona ermese de çekinme hakkı sürer),
  • Koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altına alınan çocuk.

Sizi ilgilendiren soruların cevabı bu listede saklı. Anne ve baba, taraf bakımından üstsoy olduğu için çekinebilir. Çocuklar altsoydur. Kardeş, kan hısımlığı derecesi bakımından ikinci derecededir: Medeni Kanuna göre derece, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belirlenir (TMK m. 17). Bir kardeşten ortak anne babaya, oradan diğer kardeşe inildiği için iki doğum vardır; bu da kardeşi üçüncü derece sınırının içine koyar. Amca, dayı, hala ve teyze üçüncü derece kan hısımlarıdır; onlar da çekinebilir. Kayın hısımları ise eşin kan hısımlarıdır ve aynı tür ve dereceden hısımlık doğar (TMK m. 18). Yani eşinizin annesi, babası ya da kardeşi de hısımlık nedeniyle çekinebilir.

Boşanmış eş tanıklıktan çekinebilir mi?

Madde metni açıktır: evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi iki taraftan birinin eşi tanıklıktan çekinebilir. Bu, özellikle birden fazla evlilik yapmış kişilerin dosyalarında karşımıza çıkar. Örneğin davanın tarafı olan kişinin önceki evliliğinden olan eşi, sonraki evlilikte yaşananlar hakkında tanık olarak gösterilirse, önceki evlilik bittiği hâlde çekinme hakkına sahiptir.

Davanın tarafı olan eşin kendisi ise tanık değil taraftır; tanık olarak gösterilebilecekler davada taraf olmayan kişilerdir (HMK m. 240/1).

Çekinmek isteyen yakın ne yapmalı?

Çekinme hakkı kendiliğinden işlemez; kişi bunu mahkemeye bildirir. Kanuna göre tanıklıktan çekinen kimse, çekinme sebebini ve bu sebebi haklı gösterecek delilini dinleneceği günden önce yazılı ya da davet edildiği duruşmada sözlü olarak bildirmek zorundadır. Sebebini ve dayanaklarını önceden bildirmiş olan tanık, belirlenen günde mahkemeye gelmek zorunda değildir. Mahkeme duruşmada bulunan tarafları dinledikten sonra çekinmenin haklı olup olmadığına karar verir (HMK m. 252).

Pratikte yakınlık derecesi, dinleme sırasında ortaya çıkar. Tanığa adı, soyadı, mesleği, adresi ve taraflarla akrabalığı veya başka bir yakınlığı sorulur (HMK m. 254). Kişisel nedenlerle çekinme sebebinin bulunduğu anlaşıldığında ise hâkim, tanığa çekinme hakkı bulunduğunu önceden hatırlatır (HMK m. 247/2).

Çekinme hakkı bir yasak değil: çekinmeyen yakın nasıl dinlenir?

Yakın çekinme hakkını kullanmazsa, diğer tanıklar gibi dinlenir. Tanığa dinlenmeden önce gerçeği söylemesinin önemi, gerçeği söylemezse yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı ve doğruyu söyleyeceğine dair yemin edeceği anlatılır (HMK m. 256). Yakınlık, tanığın yeminli beyan vermesine engel değildir.

Burada ayrı bir soru doğar: yakının beyanı ne kadar ağırlık taşır? Kanun bunu bir kuralla belirlemez. Hâkim, delilleri serbestçe değerlendirir (HMK m. 198) ve boşanma davasında kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 184/4). Tanığın davada yararı bulunmak gibi beyanının doğruluğu konusunda kuşku doğuran sebepler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir (HMK m. 255). Yakınlık tek başına beyanı değersiz kılmaz; ama diğer delillerle çelişen ya da yalnızca duyuma dayanan bir anlatım, hâkimin gözünde daha az ağırlık taşıyabilir. Bu konuyu akraba tanıkların güvenilirliği yazısında ayrıca ele aldık.

Yakınların da çekinemeyeceği durumlar

Çekinme hakkının sınırı vardır. HMK m. 251, 248 ve 249. maddelerle 250. maddenin (a) bendindeki hâllerde bile tanıklıktan çekinilemeyecek konuları sayar:

  • Bir hukuki işlem yapılırken tanık olarak bulundurulmuş kimse için o işlemin esası ve içeriği,
  • Aile bireylerinin doğum, ölüm veya evlenmelerinden kaynaklanan olaylar,
  • Aile bireyleri arasında, ailevi ilişkilerden kaynaklanan mali uyuşmazlıklara ilişkin vakıalar,
  • Taraflardan birinin hukuki selefi veya temsilcisi olarak kendisinin yaptığı işler.

Bu istisna boşanma dosyalarında özellikle ziynet, çeyiz ve aile içinde yapılan para aktarımları gibi mali konularda önem kazanabilir. Evlenme sırasında kimin ne verdiğini gören anne ya da baba, mali uyuşmazlığa ilişkin bu vakıalar bakımından çekinemeyebilir. Hangi olayın bu istisnaya girdiği, dosyadaki iddianın niteliğine bağlıdır ve mahkeme tarafından değerlendirilir.

Ayrıca beyanın tanığa ya da yakınlarından birine doğrudan maddi zarar vereceği, şeref ve itibarını ihlal edeceği veya ceza soruşturmasına yol açacağı durumlarda da çekinme mümkündür (HMK m. 250).

Çocuk tanık olarak dinlenebilir mi?

Çocuklar altsoy oldukları için tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir; ancak boşanma dosyalarında çocuğun tanık olarak gösterilmesi ayrıca düşünülmesi gereken bir konudur. Kanun, dinlendiği sırada onbeş yaşını bitirmemiş olanların yeminsiz dinleneceğini söyler (HMK m. 257/1). Yani küçük bir çocuğun beyanı yemin edilmeden alınır; bunun beyanın ağırlığına etkisi de hâkimin takdirindedir. Çocuğun yargılamaya taşınmasının onun üzerindeki duygusal yükü ise hukuki bir ayrıntı olmanın ötesinde, ebeveynlerin dikkatle tartması gereken bir meseledir. Çocuğun dinlenmesine karar verilmesi, tanıklıktan farklı olarak mahkemenin çocuğun menfaatini gözeterek yürüttüğü ayrı bir süreçtir; bu nedenle çocuğu tanık listesine yazmadan önce durumunuzu bir hukukçuyla konuşmanız yerinde olur.

Tanık çekinirse dosya nasıl etkilenir?

Çekinme hakkını kullanan yakının beyanı alınmaz. Bu, o tanıkla ispat etmek istediğiniz olgunun başka delillerle desteklenmesi gerektiği anlamına gelir. Olay, mesaj, rapor, kayıt ya da başka bir tanıkla gösterilebiliyorsa dosya bundan fazla etkilenmez. Yalnızca o yakının bildiği bir olay varsa ve başka delil yoksa, hâkimin o olgunun varlığına vicdanen kanaat getirmesi zorlaşabilir (TMK m. 184/1). İşte bu yüzden dava dilekçesini hazırlarken her olgu için birden fazla delil yolunu düşünmek önem taşır.

Haksız çekinmenin sonucu

Kanuni bir sebep göstermeden tanıklıktan çekinen, yemin etmeyen ya da gösterdiği sebep mahkemece kabul edilmediği hâlde tanıklık yapmaktan çekinen kişi hakkında disiplin para cezasına ve doğan giderleri ödemeye karar verilir; yargılama yeniden dinlenmek üzere başka güne bırakılır. Tanık kendisine sorulan sorulara cevap vermezse ya da yemin etmemekte direnirse iki haftayı geçmemek üzere disiplin hapsi de söz konusu olabilir (HMK m. 253). Bu nedenle çekinmek isteyen yakının sebebini dayanağıyla birlikte, süresinde bildirmesi gerekir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Bir eş, eşinin sürekli hakaret ettiğini ispatlamak istiyor ve listeye annesini, kardeşini ve eşinin kardeşini yazıyor. Annesi ve kardeşi çekinme sebebi bildirmiyor; duruşmada yeminle dinleniyorlar. Eşinin kardeşi ise kayın hısımı olarak çekinme hakkını kullanıyor ve sebebini duruşmadan önce mahkemeye bildiriyor.

Tanık listesi bir kez verildiği için, çekinen kişinin yerine yeni bir liste sunulamaz (HMK m. 240/2). Bu dosyada hâkim; dinlenen yakınların beyanlarının tutarlılığına, olaya doğrudan şahit olup olmadıklarına ve diğer delillerle uyumuna bakacaktır. Sonucu önceden söylemek mümkün değildir; hangi etkenlerin tartılacağı ise bellidir.

Yakınları tanık gösterirken dikkat edilecekler

  • Önce niyetlerini sorun. Çekinme ihtimali olan yakınınıza, tanıklık etmek isteyip istemediğini önceden sorun.
  • Listeyi tek kişiye bağlamayın. Çekinme hâlinde ikinci liste verilemeyeceğinden, komşu, arkadaş ya da iş arkadaşı gibi olayı bilen üçüncü kişileri de listeye ekleyin. Listenin nasıl hazırlanacağı için tanık listesi ve adres bilgisi yazısına bakabilirsiniz.
  • Ne gördüğünü ve ne duyduğunu ayırın. Başkasından duyduğunu anlatan yakının beyanı, olayı kendi gözüyle görenin beyanından farklı değerlendirilebilir.
  • Çekinme kararına saygı gösterin. Yakınınızı baskı altına almak, hem ilişkileri zedeler hem de beyanın güvenilirliğini düşürür.
  • Genel çerçeveyi öğrenin. Tanık delilinin nasıl kullanıldığı ve tanık yemini ile yalan tanıklığın sonuçları konusunda ayrı yazılarımız var.

Tanıklarınızı birlikte değerlendirelim

Hangi yakınınızın çekinebileceği, çekinirse dosyanızın nasıl etkileneceği ve yerine kimlerin gösterilebileceği; olayların niteliğine, dava aşamasına ve elinizdeki delillere göre değişir. Kendi durumunuzu anlatmak isterseniz telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler bulunuyor. Boşanma ve diğer aile uyuşmazlıkları için aile hukuku sayfasına da göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Boşanma davasında annem veya babam hakkımda tanıklık etmek zorunda mı?

Hayır, zorunda değil. Altsoy ve üstsoy tanıklıktan çekinebilir. Ancak çekinme bir haktır; annenizin ya da babanızın bu hakkı kullanmaması hâlinde dinlenir ve doğruyu söylemekle yükümlüdür.

Kardeşim tanık olarak çağrılırsa çekinebilir mi?

Evet. Kardeş, kan hısımlığında ikinci derecededir ve HMK m. 248 üçüncü dereceye kadar kan hısımlarının çekinebileceğini düzenler. Kardeş de çekinme hakkını kullanmak istiyorsa sebebi dinleneceği günden önce bildirmelidir.

Boşandığım eş benim aleyhime tanıklık yapabilir mi?

Kanun, evlilik bağı ortadan kalkmış olsa bile iki taraftan birinin eşinin tanıklıktan çekinebileceğini söyler. Eski eşiniz çekinirse dinlenmez; çekinmezse dinlenebilir. Davanın tarafı kendisi olan eş ise zaten tanık değil taraf konumundadır.

Tanık çekinme sebebini bildirmezse ne olur?

Kanuni bir sebep göstermeden çekinen ya da gösterdiği sebep mahkemece kabul edilmediği hâlde tanıklıktan kaçınan kişi hakkında disiplin para cezası ve giderlerin ödenmesi kararı verilir, yargılama yeniden dinlenmek üzere başka güne bırakılır.

Çekinen yakının yerine başka bir tanık gösterebilir miyim?

Tanık listesi verildikten sonra ikinci liste verilemez. Bu nedenle yakınlarınızı gösterirken çekinme ihtimalini baştan hesaba katmanız, listenizde olayı bilen başka kişilere de yer vermeniz yararlı olur.

Dayanak mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 198, 240, 247, 248, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 17, 18, 184
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler