Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmadan Önce Malını Anne veya Kardeşine Devreden Eşe Karşı Ne Yapılır?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Eşin boşanma öncesi malını anne veya kardeşine devretmesi hâlinde katılma alacağı nasıl korunur? Eklenecek değer, üçüncü kişiye dava ve tedbir yollarını anlattık.

Kısaca

  • Bir eşin mal rejimi devam ederken diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla yaptığı devirler, edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m. 229/2).
  • Mal rejimi hükümleri devredilen malı geri getirmez; devir tarihindeki değeri hesaba eklenir ve katılma alacağı bu değer üzerinden hesaplanır.
  • Borçlu eşin malvarlığı alacağı karşılamıyorsa, kanun eksik kalan miktarla sınırlı olarak karşılıksız kazandırmalardan yararlanan üçüncü kişiye karşı dava imkânı tanır (TMK m. 241); bedel karşılığı devirlerde bu yolun işleyişi ayrıca incelenir.
  • Dava sürerken malların tekrar elden çıkmaması için tapuya veya kayda ihtiyati tedbir şerhi talep edilebilir.

Evlilik bitmeden önce eşin tapuda bir daireyi annesinin, bir aracı kardeşinin üzerine geçirdiğini öğrenmek, boşanma sürecinin en sarsıcı anlarından biri olabilir. Kanun bu durumu görmüş ve iki ayrı koruma yolu öngörmüştür: devredilen malın değerinin hesaba eklenmesi ve gerektiğinde devirden yararlanan üçüncü kişiye karşı dava. Devir yapıldı diye katılma alacağınız ortadan kalkmaz.

Devir mal paylaşımını nasıl etkiler?

Edinilmiş mallara katılma rejiminde, rejim sona erince her eş diğerine ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m. 236). Artık değer, edinilmiş mallardan ilgili borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. Bir eş malını başkasına devrederse edinilmiş mallar azalır, artık değer düşer ve diğer eşin alacağı azalır. Kanun bunu engellemek için, bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla yaptığı devirlerin edinilmiş mallara değer olarak eklenmesini öngörür (TMK m. 229/2).

Yani hesap yapılırken devredilmiş mal sanki hâlâ edinilmiş mallar arasındaymış gibi ele alınır. Eklenen değerin hesaplanmasında malın devredildiği tarih esas alınır (TMK m. 235/2). Genel mantığı boşanmada mal kaçırma ve eklenecek değerler yazısında anlattık.

“Kast” ne demek, nasıl gösterilir?

Aynı maddenin birinci bendi, rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmaları ekler; ikinci bentte bu bir yıllık süre sınırı yoktur. Karşılık, kastın gösterilmesi gerekliliğidir: devrin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapıldığı ortaya konmalıdır. Kast bir niyet meselesi olduğu için çoğunlukla dolaylı işaretlerle anlaşılır. Mahkemenin dikkate alacağı işaretler şunlar olabilir:

  • Devrin boşanma davasına yakın bir zamanda yapılmış olması,
  • Devralan kişinin eşin yakını olması ve bir bedel ödemiş olup olmadığı,
  • Devirden sonra eşin malı kullanmaya devam etmesi,
  • Devirden önce aile içinde yaşanan anlaşmazlıklar veya ayrılık konuşmaları,
  • Devredilen mal dışında eşin elinde yeterli malvarlığının kalıp kalmadığı.

Bunlardan hiçbiri tek başına kesin sonuç vermez. Anne ya da kardeşe yapılan her devir kast taşıdığı anlamına gelmez; devrin gerçek bir borç ödemesi veya yaşlı bir yakına bakım karşılığı olabilir. Bu nedenle somut olayın tamamını anlatmak önemlidir.

Devredilen mal geri gelir mi?

Mal rejimi hükümleri esas olarak malı değil, değeri hesaba katar. Yani devredilen taşınmazın tapusu otomatik olarak eşe dönmez; değeri artık değer hesabına eklenir. Devrin geçerliliğini ayrıca etkileyen başka hukuki yollar bulunabilir, ancak bunların şartları ve sonuçları dosyanın ayrıntısına göre değişir; burada kanun metninde doğrulanabilen çerçeveyi anlatıyoruz.

Tapu ve malın durumu ile ilgili sorunlar için boşanmada mal kaçırma yazısını, aile konutuna ilişkin özel korumayı ise aile konutu şerhi yazısını okuyabilirsiniz.

Üçüncü kişiye dava hakkı

Hesaba eklenen değer, borçlu eşin gerçek malvarlığından ödenemeyebilir. Eşin elinde yeterli mal kalmamışsa ve devir karşılıksız bir kazandırma niteliğindeyse devirden yararlanan anne veya kardeş devreye girebilir. Tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir (TMK m. 241).

Burada iki sınır vardır. Birincisi miktar sınırıdır: üçüncü kişiden, yalnızca eksik kalan miktar istenir. İkincisi süre sınırıdır: dava hakkı, alacaklı eşin haklarının zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Eşe karşı açılan davadaki kararın devralan üçüncü kişiye karşı da ileri sürülebilmesi için davanın ona ihbar edilmiş olması gerekir (TMK m. 229). Bu yolu ayrıntılı ele aldığımız yazıya katılma alacağı için üçüncü kişiye dava başlığından ulaşabilirsiniz.

Metindeki ifade “karşılıksız kazandırma” olduğundan, devralanın bedel ödediği bir devirde bu yolun nasıl işleyeceği ayrıca incelenmelidir. Devir adı altında yapılan işlemin gerçekte bağış mı, bir borç ödemesi mi olduğu, olayın bütününe göre belirlenir.

Devir sürerken önlem almak

En etkili koruma devirden sonra değil, devir olmadan önce alınır. Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri, özellikle eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Dava açılmadan, evlilik birliğinin korunması kapsamında da eşlerden birinin istemiyle şu önlem alınabilir: ailenin ekonomik varlığının korunması gerekiyorsa hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir; taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa durumu tapu kütüğüne şerh ettirir (TMK m. 199).

Bunun yanında genel hükümlere göre ihtiyati tedbir istenebilir. Hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden endişe edilirse ihtiyati tedbir kararı verilebilir (HMK m. 389). Talep eden, tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır (HMK m. 390). Tedbir kararının uygulanması, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmelidir; aksi hâlde karar kendiliğinden kalkar (HMK m. 393). Tedbir dava açılmadan önce alınmışsa, uygulanmasının talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki dava açılmalıdır; açılmazsa tedbir kendiliğinden kalkar (HMK m. 397). Teminat şartı için tedbirde teminat gerekir mi yazısına bakabilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Evliliğin yirminci yılında eşler arasında ciddi anlaşmazlık başlıyor. Altı ay içinde eşlerden biri, evlilikte aldıkları iki taşınmazdan birini annesine, aracı kardeşine devrediyor. Diğer eş dava açtıktan sonra bunu öğreniyor.

Bu durumda mahkemenin tartacağı etkenler şunlardır: devirlerin tarihi, bedel ödenip ödenmediği, devralanların kim olduğu, devir sonrası eşin elinde kalan malvarlığı ve kastın gösterilip gösterilmediği. Kast ortaya konursa devredilen malların devir tarihindeki değeri hesaba eklenir; borçlu eşin malı yetmezse üçüncü kişilere karşı dava hakkı gündeme gelir. Bu aşamada davanın sonucunu söylemek mümkün değildir.

Devrin izini nasıl sürersiniz?

Devir iddiasını dosyaya taşımak için önce devrin kaydını belgelemek gerekir. Taşınmaz devirlerinde tapu kaydı, devrin tarihini, devralanı ve devir şeklini gösterir. Araç devirlerinde tescil kaydı ve noter satış belgesi aynı işi görür. Hesaptan yapılan para hareketlerinde ise banka kayıtları devirden yararlananın kim olduğunu ve tutarı ortaya koyar. Bu kayıtlar sizde yoksa, mahkeme üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan belgenin ibrazını emredebilir (HMK m. 221).

Bir devir işleminin hemen yanında genellikle üç soru sorulur: devralan bir bedel ödedi mi, bedel gerçek değerle uyumlu mu, devirden sonra mal kullanılmaya devam ediyor mu? Bu soruların cevapları belgelerle desteklendiğinde, “katılma alacağını azaltma kastı” iddiası somut bir zemine oturur. Belgeler dağınıksa, önce kronolojik bir tablo çıkarmak işe yarar.

Devralan yakınla nasıl bir tutum izlenir?

Devralan kişi anne veya kardeş olunca konu duygusal bir boyut kazanır. Devirden yararlanan kişiyle doğrudan yazışmaya girmeden önce, bu yazışmanın ileride delil olarak kullanılabileceğini ve ihbar şartının ayrıca yerine getirilmesi gerektiğini düşünmek gerekir. Kendi başınıza yapacağınız sert yazışmalar, aileler arası gerginliği artırabilir ve mahkemede aleyhinize sunulabilir.

Daha sağlıklı yol, devralanın tarafsız bir biçimde bilgilendirilmesi ve hukuki sürecin usulüne uygun yürütülmesidir. Üçüncü kişiye ihbar, mahkeme kararının o kişiye karşı ileri sürülebilmesi için kanunun aradığı bir şarttır (TMK m. 229); bu nedenle ihbarın zamanında ve usulüne uygun yapılması önemlidir.

Mahkeme ve yetki

Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda, boşanmaya karar verilmesi durumunda bu davalarda yetkili olan mahkeme yetkilidir; diğer durumlarda davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 214). Boşanma davasının yetkili mahkemesi ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Üçüncü kişiye karşı dava, borçlu eşe karşı alacak davasıyla ilişkili olduğundan, davaların birlikte mi ayrı mı açılacağı dosyanın durumuna göre planlanır. Mahkemelerin görev yönünden ayrımı için boşanma davasında yetkili ve görevli mahkeme yazısına bakabilirsiniz.

Ödeme biçimi ve erteleme

Katılma alacağı kesinleştiğinde, ödeme biçimi de tartışma konusu olabilir. Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir; aynî ödemede malların sürüm değeri esas alınır (TMK m. 239). Katılma alacağının derhâl ödenmesi borçlu eş için ciddî güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir. Aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına faiz yürütülür; gerektiğinde güvence de istenebilir.

Devrin yapıldığı bir dosyada bu hükümler önem kazanır. Çünkü borçlu eş ödemeyi ertelemek isteyebilir, alacaklı eş ise güvence talep edebilir. Hangi tarafın ne isteyeceği, malvarlığının durumuna ve tahsil riskine göre belirlenir. Katılma alacağında faizin işleyişini katılma alacağına faiz ne zaman işler yazısında ayrıca anlattık.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, devrin tapuda yapıldığını öğrenir öğrenmez tek başına tapu işlemlerine odaklanmak ve mal rejimi davasındaki hesaba ekleme yolunu atlamaktır. İkinci hata, üçüncü kişilere dava hakkındaki bir yıllık süreyi gözden kaçırmaktır. Üçüncü hata, davayı üçüncü kişiye ihbar etmemektir; ihbar olmazsa mahkeme kararı o kişiye karşı ileri sürülemez. Dördüncü hata, dava açılmadan önce tedbir imkânını hiç düşünmemektir. Devri durdurmak için tapuya ihtiyati tedbir şerhi konulması yazısı yol gösterebilir.

Kendi durumunuzu anlatmak için

Devrin tarihi, kime yapıldığı ve eşinizin elinde ne kaldığı, izlenecek yolu belirler. Telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz; iletişim sayfasından bize ulaşabilir, genel çerçeve için aile hukuku sayfasını inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşim evini annesine devretti. Devir iptal edilir mi?

Mal rejimi hükümlerinde ilk çözüm devrin iptali değil, devredilen malın değerinin edinilmiş mallara eklenmesidir (TMK m. 229/2). Devrin hukuki niteliği ayrıca başka hükümlerle de incelenebilir; bu, dosyanın ayrıntısına bağlıdır.

Devrin katılma alacağını azaltma kastıyla yapıldığını nasıl ispat ederim?

Kast, tek bir belgeyle değil olayın bütünüyle gösterilir: devrin zamanı, bedelin ödenip ödenmediği, devralanın kim olduğu ve devirden sonra eşin tutumu gibi somut işaretler incelenir.

Devirden yararlanan anne veya kardeşe dava açabilir miyim?

Devir karşılıksız bir kazandırma niteliğindeyse ve borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa, eksik kalan miktarla sınırlı olarak evet (TMK m. 241). Devralanın bedel ödediği devirlerde bu yolun nasıl işleyeceği ayrıca incelenir. Eşe karşı açılan tasfiye davasındaki kararın devralana karşı da ileri sürülebilmesi için ise davanın ona ihbar edilmiş olması gerekir (TMK m. 229).

Devir bir yıldan daha önce yapıldıysa hak kaybeder miyim?

Kast ispat edilebilirse hayır. Bir yıllık pencere karşılıksız kazandırmalar içindir. Katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler, rejimin devamı süresince yapıldığı sürece tarihine bakılmadan hesaba eklenir (TMK m. 229/2); kast gösterilemezse bir yıldan eski devir eklenmez.

Dava sürerken eşim başka malları da devredebilir mi?

Önlem alınmazsa devredebilir. Hâkim, davanın devamı süresince eşlerin mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemleri alır (TMK m. 169); taşınmaz için tasarruf yetkisinin kaldırılması hâlinde durum tapu kütüğüne şerhedilir (TMK m. 199).

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 168, 169, 199, 214, 229, 235, 236, 239, 241
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 221, 389, 390, 393, 397
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler