Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Sürecinde Eşin Sosyal Medyadan Hakaret Etmesi: Suç ve Boşanma Davası Boyutu

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanma sürecinde eşin sosyal medyada alenen hakaret etmesi hem suçtur hem kusur sayılabilir; şikâyet süresi, ekran görüntüsünün delil değeri ve yapılacaklar.

Kısaca

  • Eşin sosyal medyada sizi alenen aşağılaması TCK m. 125 kapsamında hakaret suçudur; alenen işlenmesi cezayı altıda bir oranında artırır.
  • Hakaret şikâyete bağlıdır; şikâyet süresi altı aydır ve her hâlde fiilden itibaren iki yılı aşamaz. Hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez, ancak önödeme uygulanır (TCK m. 75/6).
  • Ekran görüntüsü tek başına sonradan düzenlendiği itirazına açıktır; bağlantı adresi, tarih, hesap bilgisi ve gerekirse delil tespiti ile desteklenmesi önerilir.
  • Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller mahkemece dikkate alınmaz; eşin hesabına izinsiz girmek sizi zor durumda bırakabilir.
  • Ceza davasına ek olarak olaylar boşanma davasında kusur ve manevi tazminat açısından da değerlendirilir.

Boşanma kararı verilmeden çok önce, hesaplaşma sosyal medyaya taşınabiliyor. Eşiniz hikâyesinde ya da herkese açık bir yayında sizi aşağılıyor, çocuklarınızın veya çevrenizin göreceği şekilde ağır sözler söylüyorsa bu durum çoğu zaman hukuken hakaret suçudur. Alenen yapıldığı için de cezası ağırlaşır. Hem ceza hukuku yönünden şikâyetçi olabilir hem de bu paylaşımları boşanma davasında kusurun ve tazminatın dayanağı yapabilirsiniz.

Önemli olan, hangi sözün hakaret sayıldığını bilmek, kanıtı doğru yoldan saklamak ve süreleri kaçırmamaktır. Bu üçü aşağıda sırayla anlatılıyor.

Sosyal medyadaki söz ne zaman hakaret olur?

TCK m. 125’e göre bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle onun onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

Sosyal medyada iki ayrı durum ortaya çıkar. Birincisi, size doğrudan gönderilen mesaj ya da yorumdur. Kanun, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenen hakareti aynı cezayla düzenler. İkincisi, sizin görmeyeceğinizi düşünerek üçüncü kişilere yönelik yapılan paylaşımdır. Mağdurun yokluğunda hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek, yani onlarla iletişim kurularak işlenmesi gerekir. Herkese açık hesaptan yapılan paylaşım bu şartı genellikle kolayca karşılar.

Ad yazılmamış olması da çoğu zaman engel değildir. TCK m. 126’ya göre isim açıkça belirtilmemiş ya da isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, niteliğinden ve kişiye yönelik olduğundan duraksanmayacak bir durum varsa hakaret açıklanmış sayılır. “Biliyorsun kimden bahsettiğimi” tarzı bir paylaşım bu çerçevede değerlendirilebilir.

Alenen hakaret: ceza neden artar?

TCK m. 125/4, hakaretin alenen işlenmesi hâlinde cezanın altıda bir oranında artırılacağını söyler. Aleniyet, söz ya da yazının belirsiz sayıda kişinin ulaşabileceği bir ortamda söylenmesi demektir. Herkese açık profilden yapılan paylaşım, geniş bir takipçi kitlesine açık yayın ya da büyük bir grup yazışması bu kapsamda düşünülür. Kapalı, birkaç kişilik bir mesajlaşma grubu ise aleniyet bakımından daha tartışmalıdır; burada grubun yapısı, üye sayısı ve içeriğin yayılma ihtimali önem taşır.

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret gibi nitelikli hâller ise bu konunun dışındadır ve eşler arasındaki olaylarda genellikle gündeme gelmez.

Şikâyet süresi ve uzlaştırma yok

Hakaretin soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m. 131). Şikâyet süresi, kural olarak, hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlayarak altı aydır (TCK m. 73). 2024’te yapılan değişiklikle eklenen kurala göre ise hakaret suçunda şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Yani eşinizin paylaşımını çok sonra görmüş olsanız bile iki yıllık dış sınır işler.

Bir de uzlaştırma farkı vardır. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253/3, şikâyete bağlı olsa bile hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini söyler. Taraflar bir uzlaştırmacı karşısında anlaşma yoluna gitmez. Buna karşılık hakaret, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâl dışında önödeme kapsamındadır (TCK m. 75/6): savcılık faile belirli bir parayı ödemesini teklif eder, fail öderse kamu davası açılmaz. Bu sonuç, tazminat gibi kişisel haklarınızı istemenizi etkilemez (TCK m. 75/5).

Bir şikâyet dilekçesi nasıl yazılır? Savcılığa verilen dilekçede paylaşımın tarihi, hesap adı, içeriği, ekran görüntüleri ve şikâyetçi olduğunuz açıkça yazılmalıdır. Başvuruyu doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına yapabilirsiniz.

Ekran görüntüsü delil olur mu?

Ekran görüntüsü, tek başına sonradan düzenlenmiş olabileceği itirazına açıktır. Karşı taraf “bunu ben yazmadım” ya da “görüntü kurgu” diyebilir. Bu nedenle görüntüyü başka bilgilerle desteklemek gerekir:

  • Paylaşımın bağlantı adresini ve hesap adını da gösterecek şekilde görüntü alın; tarih ve saat görünsün.
  • Mümkünse farklı bir kişinin cihazından alınmış ikinci bir görüntü ya da bu kişinin tanıklığı sağlayın.
  • Paylaşımı gören takipçilerin ya da ortak tanıdıkların adı soyadını not edin.
  • Paylaşım silinebilecekse, delil tespiti için mahkemeye başvurmayı düşünün.

HMK m. 400’e göre taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada veya ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti için keşif, bilirkişi incelemesi ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemleri talep edebilir; delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilindeyse hukuki yarar var sayılır. Silinme ihtimali olan bir paylaşım bunun tipik örneğidir.

Karşı tarafın hesabına haberi olmadan girmek ya da cihazını karıştırmak gibi yollardan kaçının. HMK m. 189/2 uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Kendi telefonunuza gelen ya da hesabınızdan kendi gördüğünüz içeriği kaydetmek ise bu türden bir sorun doğurmaz. Ayrıntı için boşanma davasında ekran görüntüsünü inkâr eden eş ve boşanma davasında hukuka aykırı delil nedir yazılarına bakabilirsiniz.

Boşanma davasında bu paylaşımların yeri

Ceza yolu ile boşanma yolu birbirinden bağımsızdır. Siz ceza şikâyeti yapmasanız da paylaşımları boşanma davasında kullanabilirsiniz. Hâkim burada mahkûmiyet aramaz; olayın gerçekleşip gerçekleşmediğine, evlilik birliğini sarsıp sarsmadığına ve kimin ne kadar kusurlu olduğuna bakar.

Sosyal medyada aşağılama çoğu zaman “ağır derecede onur kırıcı davranış” kapsamında düşünülür. TMK m. 162’ye göre bu sebeple boşanma davası açılabilir; dava hakkı, boşanma sebebini öğrenmeden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan beş yıl geçmekle düşer, affeden tarafın dava hakkı yoktur. Bunun yanında genel boşanma sebebi olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması da (TMK m. 166) ayrıca ileri sürülebilir.

Hâkimin kusur tespitinin parasal sonucu vardır. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat; mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf ise uygun bir maddi tazminat isteyebilir (TMK m. 174). Bu konunun ayrıntısı için boşanmada manevi tazminat yazısına bakabilirsiniz. Eşinizin sosyal medya davranışlarını diğer yazışmalarla birlikte anlatmak isterseniz boşanma davasında sosyal medyada eşi kötüleme başlıklı yazı da ilgili.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Mert ile Selin boşanma davası açmış durumdadır. Selin, Mert’in herkese açık profilinde “aldatan, yalancı, ahlaksız” ifadeleriyle kendisini hedef alan bir hikâye yayınladığını görüyor. Hikâyede Selin’in adı geçmiyor ama ortak arkadaşları kimin kastedildiğini hemen anlıyor. Mert hikâyeyi bir gün sonra siliyor.

Burada hukuki sorular şöyle sıralanır: Selin hikâyeyi silinmeden önce kaydetmiş mi, hangi tarihte ve saatte? Ortak arkadaşlardan biri görüp ifade verebilir mi? Hikâye kaç kişiye ulaştı, yani aleniyet var mı? Adı geçmediği hâlde kastedilenin Selin olduğu anlaşılıyor mu (TCK m. 126)? Selin’in öğrendiği günden itibaren altı ay geçti mi? Bu soruların cevabına göre ceza şikâyeti de, boşanma davasındaki kusur iddiası da şekillenir. Sonucu önceden söylemek mümkün değildir; ancak düzgün kaydedilmiş bir delil her iki yolda da güçlü bir başlangıç sağlar.

Çocuklar ve ortak çevre açısından dikkat

Sosyal medya hakareti, yalnızca iki kişiyi ilgilendirmez. Paylaşımı çocuklarınızın, akrabalarınızın ve iş çevrenizin görmesi, zararı büyütür. Bu nedenle olayın etkisini anlatırken şunları not etmek yararlıdır: paylaşımı kimlerin gördüğü, size kimlerin ulaştığı, işyerinizde ya da ailenizde bunun nasıl bir yankı bulduğu. Hâkim, boşanma davasında kusuru ve tazminatı değerlendirirken bu çevresel etkiyi de gözetebilir.

Çocuklar paylaşımı görmüşse, onlarla bu konuyu sakin ve suçlamadan konuşmanız önemlidir. Çocuktan tanıklık beklemek ya da onu iki taraf arasında haberci yapmak, hem çocuğun yararına aykırıdır hem de dosyanızı zayıflatabilir. Çocuğun dinlenip dinlenmeyeceğine ise mahkeme karar verir.

Engelleme ve hesap ayarları: kaydı bozmadan önlem almak

Eşinizi engellemek, hikâyelerinizi kısıtlamak ve hesabınızı gizli yapmak, kendinizi korumanın doğal yollarıdır ve delil açısından sorun çıkarmaz. Ancak önce kayıtlarınızı alın. Engellediğiniz hesabın içeriklerine sonradan ulaşmak zorlaşabilir. Platforma yapacağınız şikâyet içeriğin kaldırılmasını sağlayabilir; yine de bu başvurudan önce görüntü almış ve gerekirse delil tespiti yaptırmış olmanız dosyanın sonraki aşamalarında size güç verir.

Sık yapılan hatalar

En sık görülen hata, kanıtı almadan paylaşımı bildirmek veya silinmesini beklemektir. Hakaret içeren içerik şikâyet edildiğinde platform tarafından kaldırılabilir; görüntü yoksa ispat zorlaşır. İkinci hata, öfkeyle aynı dille karşılık vermektir. Karşılıklı hakaret, kusur dağılımında sizi zayıflatabilir.

Üçüncü hata, süreyi hesaplamamaktır. Ceza şikâyeti için altı ay ve iki yıllık dış sınır, boşanma sebebi için ise TMK m. 162’deki süreler birbirinden bağımsız işler. Dördüncü hata, çocukları sürece katmaktır; çocuktan ekran görüntüsü aldırmak ya da onun eşinizle yazışmasını delil yapmak hem çocuğa zarar verir hem hâkim nezdinde sizin aleyhinize değerlendirilebilir.

Son olarak, paylaşımın içeriği hakkında yanlış nitelendirme yapmak da sorun çıkarır. Her olumsuz yorum hakaret değildir; eleştiri sınırları içinde kalan bir söz ceza davasında beraatle sonuçlanabilir. Bu yüzden içeriği baştan değerlendirmek gerekir.

Sosyal medyadaki hakareti önce kayda alın, sonra yolu seçin

Hangi yolun sizin için daha uygun olduğu, paylaşımın içeriğine, kaç kişiye ulaştığına, dava aşamasına ve çocuklara bağlıdır. Elinizdeki görüntüleri ve olayların tarihini hazırlayıp büroyu telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; ayrıntılar iletişim sayfasında yer alıyor. Aile davalarının genel çerçevesi için aile hukuku sayfasına, delil planlaması için boşanma davasında sosyal medya paylaşımları delil olur mu yazısına, olayların kusura etkisi için ise boşanmada kusur nasıl belirlenir yazısına göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşim beni sosyal medyada adımı yazmadan eleştirdi, hakaret sayılır mı?

Ad yazılmamış olması tek başına engel değildir. TCK m. 126 uyarınca mağdurun isminin açıkça belirtilmemesi ya da isnadın üstü kapalı geçiştirilmesi hâlinde bile, niteliğinden ve kişiye yönelik olduğundan duraksanmayacak bir durum varsa hakaret açıklanmış sayılır.

Hakaret edilen paylaşım silinirse ne olur?

Paylaşım silinse bile önceden alınmış ekran görüntüsü, bağlantı adresi, tanık beyanı ve platformdan istenecek kayıtlar delil olabilir. Bu yüzden silinmeden önce kayıt almak ve gerektiğinde delil tespiti istemek önemlidir.

Eşime karşılık verirsem davada aleyhime olur mu?

Karşılıklı hakaret, kusur dağılımını etkileyebilir. Hâkim her iki tarafın davranışlarını birlikte tartar. Bu yüzden öfkeyle yazılan karşılıklar yerine delil toplamak ve hukuki yola başvurmak genellikle daha güvenli bir tercihtir.

Ceza davası sonuçlanmadan boşanma davasında bu paylaşımlar kullanılabilir mi?

Evet. Ceza mahkûmiyeti beklenmeden, paylaşımlar boşanma davasında delil olarak sunulabilir. Hâkim bunları diğer delillerle birlikte değerlendirir.

Şikâyet süresini kaçırdım, boşanma davasında yine de söyleyebilir miyim?

Ceza yolundaki şikâyet süresinin geçmesi, olayı boşanma davasında anlatmanızı engellemez. Ancak boşanma sebebine dayalı dava hakkının kendi süresi vardır (TMK m. 162’de öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde beş yıl); bu yüzden durumunuza göre süreler ayrı hesaplanmalıdır.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 75, 125, 126, 131
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189, 400
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 162, 166, 174
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler