Kolluk amiri gecikmesinde sakınca olan hâllerde uzaklaştırma kararı verebilir; hâkim yirmi dört saatte onaylamazsa karar kendiliğinden kalkar. 6284 m. 5/2.
Kısaca
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri 6284 sayılı Kanun m. 5/2 uyarınca bazı önleyici tedbirleri kendisi alabilir.
- Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar.
- Hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.
- Önleyici tedbirlerden kolluk amiri yalnızca şiddet içeren söz ve davranışların yasaklanması, konuttan uzaklaştırma, yaklaşma yasağı ve yakınlara yaklaşmama tedbirlerini alabilir; silah teslimi gibi diğer tedbirler hâkim kararı gerektirir.
- Onay alınamayıp karar kalksa bile yeni bir talep yapılabilir; kararın kalkması şiddetin yaşanmadığı anlamına gelmez.
Gece yarısı yaşanan bir şiddet olayında hâkime hemen ulaşmak mümkün olmayabilir. Kanun bu boşluğu bilir ve kolluk amirine, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bazı tedbirleri kendi başına alma yetkisi verir. Ancak bu yetki bir sınırla gelir: Kararın bir iş günü içinde hâkime sunulması ve hâkimin yirmi dört saatte onaylaması gerekir. Onay çıkmazsa tedbir kendiliğinden düşer. Aşağıda o zincirin nasıl işlediğini adım adım görebilirsiniz.
Kolluk amiri hangi durumda karar verebilir?
6284 sayılı Kanun’a göre tedbir kararları esas olarak hâkim ve mülkî amir tarafından verilir. Kolluk amirinin yetkisi istisnadır ve yalnızca “gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde” kullanılır. Gecikmesinde sakınca; kararın hâkimden çıkmasını beklemenin mağdur için tehlike doğuracağı durumları ifade eder. Yani olay devam ediyor, mağdurun can güvenliği risk altında ve hâkime hemen ulaşılamıyorsa kolluk amiri harekete geçebilir.
Başvurunun kime yapılabileceği de kanunda açıktır: Tedbir kararları en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir (m. 8/1). Ayrıca şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesi varsa herkes bu durumu resmî makamlara ihbar edebilir; ihbarı alan kamu görevlileri görevlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür (m. 7).
Kolluk amiri hangi tedbirleri alabilir?
Kolluk amirinin yetkisi, hâkimin alabileceği tedbirlerin tamamını kapsamaz. Kanun m. 5/2, yalnızca birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki tedbirleri sayar. Bunlar şunlardır:
- Şiddet mağduruna yönelik tehdit, hakaret, aşağılama veya küçük düşürme içeren söz ve davranışlarda bulunmama
- Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılma ve konutun korunan kişiye tahsisi
- Korunan kişilere, bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmama
- Gerekli görülürse yakınlara, tanıklara ve (kişisel ilişki hâlleri saklı kalmak üzere) çocuklara yaklaşmama
Silah teslimi, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğine alınması, alkol ya da madde tedavisi gibi tedbirler bu listede yoktur. Bunlar için hâkim kararı gerekir. Örneğin eşin silahı olması durumunda ne yapılacağı için eşin silahı varsa 6284 ile neler yapılır yazısına bakabilirsiniz.
Onay süreci: ilk iş günü ve yirmi dört saat
Kolluk amiri evrakı, kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar (m. 5/2). Burada iki farklı süre vardır ve karıştırılmamalıdır: Birincisi kolluğun evrakı hâkime sunma süresi (ilk iş günü), ikincisi hâkimin onay verme süresidir (yirmi dört saat).
Kanun metni hâkimin yirmi dört saatlik süreyi hangi andan itibaren işleteceğini ayrıca açıklamaz; yalnızca onaylanmayan tedbirin kendiliğinden kalkacağını söyler. Bu nedenle tedbirin hâlâ geçerli olup olmadığını anlamak için hâkime ya da kolluğa sormak gerekir. Mülkî amirin kararlarında da benzer bir kural vardır: Kolluk amiri tarafından alınan barınma ve geçici koruma kararları mülkî amir tarafından kırk sekiz saat içinde onaylanmazsa kalkar (m. 3/2); fakat bu yazının konusu hâkim onayıdır.
Karar kendiliğinden kalkarsa ne olur?
Hâkim onaylamazsa tedbir sona erer. Bu, şiddet tehlikesinin olmadığı anlamına gelmez; kanunun yalnızca kolluğun geçici yetkisini sınırlamasıdır. Mağdur isterse yeniden başvurabilir. Kanunda yeniden talebi yasaklayan bir hüküm yoktur; ancak talebin gerekçesi ve güncel olaylarla desteklenmesi gerekir.
Hâkim onaylarsa tedbir hâkim kararı niteliğine kavuşur. Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilir; şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceği anlaşılırsa süre veya şekil değiştirilebilir, tedbir aynen devam edebilir ya da kaldırılabilir (m. 8/2). Sürenin ve kararın itirazı için 6284 koruma kararına itiraz ve kaldırma yazısına bakabilirsiniz.
Kararın tebliği ve uygulanması
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk birimi tarafından verilen tedbir kararı, şiddet uygulayana bir tutanakla derhâl tebliğ edilir (m. 8/4). Tedbirin tefhim veya tebliği sırasında aykırılık hâlinde zorlama hapsi uygulanacağı ihtarı da yapılır (m. 8/5). Tedbir kararının ilgililere tefhim veya tebliğ edilmemesi ise kararın uygulanmasına engel teşkil etmez (m. 10/5).
Kararın yerine getirilmesinden, hakkında karar verilen kişinin yerleşim yeri veya bulunduğu ya da tedbirin uygulanacağı yer kolluk birimi görevli ve yetkilidir (m. 10/3). Kolluk amirince verilip uygulanan karar hâlinde ya da korunan kişi kollukta bulunuyorsa, kişi Bakanlığın ilgili il veya ilçe müdürlüğüne ivedilikle ulaştırılır; bunun mümkün olmaması hâlinde geçici barınma imkânı sağlanır (m. 10/4).
Kararın kime bildirildiği ve kayıt altına alınması
Tedbir kararları, Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine ve kararın niteliğine göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa en seri vasıtalarla bildirilir (m. 10/1). Şiddet önleme ve izleme merkezleri ise tedbir kararlarının sicilini tutar ve verilen barınma, geçici maddi yardım, sağlık ve adli yardım gibi hizmetleri koordine eder (m. 15/1-a ve b). Merkezlerin tedbir sicili tutması, kolluğun verdiği acil kararın da kayıt altına alınmasına hizmet eder; bu kayıt sonraki başvurularda ve boşanma davasında dayanılabilecek bir geçmiş oluşturabilir. Merkezlerin işleyişi için ŞÖNİM başvurusu yazısına bakabilirsiniz.
Mülkî amirin kararlarıyla farkı
Acil uzaklaştırma ile barınma ve geçici koruma kararları farklı mercilere bağlıdır. Mülkî amir, korunan kişiye barınma yeri sağlanmasına, geçici maddi yardıma, hukuki ve psikolojik rehberliğe ve hayati tehlike hâlinde geçici koruma altına alınmaya karar verebilir (m. 3/1). Gecikmesinde sakınca olan hâllerde bu tedbirlerden yalnızca barınma ve geçici koruma, kolluk amirince de alınabilir; bu durumda onay mercii mülkî amirdir ve süre kırk sekiz saattir (m. 3/2). Uzaklaştırma gibi şiddet uygulayana yönelik önleyici tedbirlerin onay mercii ise hâkimdir ve süre yirmi dört saattir (m. 5/2). İki onay mekanizmasını birbirine karıştırmamak, hangi makama hangi sürede başvurulacağını doğru anlamak için gereklidir.
Karar kalktığında boşanma sürecindeki eş ne yapabilir?
Boşanma davası devam ederken kolluk kararı onaylanmamış olabilir. Böyle bir durumda üç yol düşünülebilir. Birincisi, hâkimden yeniden önleyici tedbir istemek; tedbirin gerekçesini güncel olaylarla anlatmak gerekir. İkincisi, boşanma davasının içinde geçici önlem talep etmek; Türk Medeni Kanunu m. 169, hâkimin eşlerin barınmasına ve geçimine ilişkin geçici önlemleri re’sen alacağını söyler. Üçüncüsü, yaşanan olayın bir suç oluşturup oluşturmadığına göre savcılığa başvurmaktır. Bu yolların hangisinin sizin için uygun olduğu; olayın niteliğine, çocukların durumuna ve dosyadaki aşamaya göre değişir. Davanın içinde geçici önlem için boşanma davasında geçici önlemler yazısı yararlı olur.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Bir eş, akşam saatlerinde eşi tarafından tehdit ediliyor ve kolluğu arıyor. Ekipler geliyor; kolluk amiri, eşin konuttan uzaklaştırılmasına ve korunan kişiye yaklaşmamasına karar veriyor. Karar şiddet uygulayana tutanakla derhâl tebliğ ediliyor. Ertesi iş günü evrak hâkime sunuluyor.
Hâkim yirmi dört saat içinde kararı onaylarsa tedbir hâkim kararına dönüşür ve boşanma davası açıldığında dosyada koruma kararı olarak yerini alır. Onaylamazsa tedbir kendiliğinden kalkar ve mağdur gerekirse yeniden başvurur. Bu iki ihtimalden hangisinin gerçekleşeceği, olayın niteliğine ve dosyadaki bilgilere göre hâkimin takdirindedir.
Boşanma davasıyla ilişkisi
Boşanma davası açıldığında hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına ve geçimine ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Kolluk kararı onaylanmış ve koruma kararına dönüşmüşse, bu karar boşanma dosyasında önemli bir belgedir. Kolluk kararının onaylanmaması ise belge değerini sıfırlamaz; olay tutanağı ve ifadeler yine boşanma davasında delil olarak kullanılabilir. Delil değeri konusunda 6284 koruma kararı boşanma davasında delil olur mu yazısı bilgi verir.
Acil uzaklaştırma sürecinde sık yapılan hatalar
- Tutanağın bir nüshasını talep etmemek. Kolluk tutanağı sonraki başvurular ve boşanma dosyası için gerekli olabilir.
- Onay sürecini takip etmemek. Kararın onaylanıp onaylanmadığını öğrenmek için kolluğa ya da aile mahkemesine başvurmak gerekir.
- Onaylanmayan kararı yok saymak. Karar kendiliğinden kalkar, ama olayın kaydı dosyada durur; yeniden başvuru için kullanılabilir.
- İhlal hâlinde bildirim yapmamak. Zorlama hapsi, tedbire aykırılık hâlinde hâkim kararıyla uygulanır (m. 13).
- İtiraz süresini kaçırmak. İki haftalık süre tefhim veya tebliğ tarihinden başlar (m. 9/1).
Acil karar sırasında kolluk görevlisine olayı eksiksiz ve sakin biçimde anlatmak, tutanağın içeriğini belirler. Tutanağı imzalamadan önce okumak, eksik ya da yanlış bir ifade varsa düzeltilmesini istemek gerekir; çünkü bu belge daha sonra hâkim onayında ve boşanma davasında okunacaktır.
Kendi durumunuz için
Acil bir olayın ardından atılacak adımlar; olayın niteliğine, kararın içeriğine ve çocukların durumuna göre değişir. Bu yazı genel bir çerçeve sunar; kendi dosyanızı incelemeden kesin bir yol önermek doğru olmaz. Telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Aile hukuku alanındaki diğer konular için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz. Başvuru yöntemleri için 6284 koruma kararı nasıl alınır yazısı da yardımcı olur.
Sık sorulan sorular
Kolluk amiri hangi önlemleri kendisi alabilir?
Kanun m. 5/2 uyarınca birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki tedbirleri alabilir. Bunlar şiddet tehdidi, hakaret ve aşağılamadan kaçınma, müşterek konuttan uzaklaştırma, korunan kişilere ve bulundukları yerlere yaklaşmama ile yakınlara, tanıklara ve çocuklara yaklaşmamadır.
Hâkim onayı hangi süre içinde alınmalıdır?
Kolluk amiri evrakı, kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim, onay için yirmi dört saat içinde karar vermelidir; bu sürede onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.
Karar kendiliğinden kalkarsa yeniden talep edebilir miyim?
Kanun, yeniden talebi yasaklayan bir hüküm içermez. Tedbir talebi en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden yapılabilir. Yeni bir talepte güncel olayları ve gerekçeyi anlatmak gerekir.
Kolluğun kararı bana nasıl bildirilir?
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk tarafından verilen tedbir kararı, şiddet uygulayana bir tutanakla derhâl tebliğ edilir. Korunan kişiye ise kararın tefhim veya tebliği yapılır. Tebliğ edilmemesi, kararın uygulanmasına engel teşkil etmez.
Acil uzaklaştırma kararına itiraz edebilir miyim?
Karara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve bu karar kesindir.
Dayanak mevzuat
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 3, 5, 7, 8, 9, 10, 13, 15
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.