Eşi sosyal medyada küçük düşürmek veya kötülemek kusur sayılabilir ve manevi tazminat doğurabilir; TMK 162, 166, 174 ve kişilik hakları açısından ayrıntılar.
Kısaca
- Eşi sosyal medyada alenen küçük düşürmek, boşanma davasında kusur olarak ileri sürülebilir (TMK m. 166/1); ağır olduğunda onur kırıcı davranış sebebi de gündeme gelir (TMK m. 162).
- Kişilik hakkı zedelenen eş, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebilir (TMK m. 174/2) ve saldırının durdurulmasını talep edebilir (TMK m. 25).
- Hakaret ayrıca suçtur ve şikâyete bağlıdır; şikâyet, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (TCK m. 125, 131, 73).
- Paylaşımın silinmeden önce tarih ve bağlantısıyla belgelenmesi ispat için önemlidir; karşılıklı paylaşımlar kusuru dağıtır.
Evlilik sorunları bir noktada ev dışına taşar. Öfke, hayal kırıklığı ya da intikam duygusuyla eşinizi sosyal medyada paylaşımlarla ya da yorumlarla küçük düşüren biri varsa, bu davranış hukuken önem taşır. Kısa cevap şudur: eşi sosyal medyada alenen kötülemek boşanma davasında kusur olarak ileri sürülebilir; ağırlığına göre onur kırıcı davranış niteliği taşıyabilir ve manevi tazminat gündemine girebilir. Ama her sert paylaşım aynı ağırlıkta değildir, bu yüzden içeriğin, ulaştığı kitlenin ve sürekliliğin değerlendirilmesi gerekir.
Hangi hukuki yollar açıktır?
Eşi sosyal medyada kötülemek birden fazla hukuki sonuç doğurabilir. Bu sonuçlar birbirinin yerine geçmez, yan yana ilerler.
Birincisi, boşanma sebebi ve kusur değerlendirmesidir. Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 166/1). Kötüleme, sarsılmanın sebebi ya da eşin kusuru olarak dosyaya girer. Davranış ağır derecede onur kırıcı ise TMK m. 162 de kullanılabilir: eşlerden her biri, diğeri tarafından kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Bu sebepte davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer; affeden tarafın dava hakkı yoktur.
İkincisi, kişilik hakkının korunmasıdır. Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir (TMK m. 24). Davacı, saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini ya da sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir (TMK m. 25). Maddi ve manevi tazminat istemleri de saklıdır.
Üçüncüsü, cezai sorumluluktur. Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle bu değerlere saldıran kişi hakkında hakaret suçu söz konusu olur; mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir (TCK m. 125/1). Fiilin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde de aynı ceza uygulanır (TCK m. 125/2). Sosyal medya paylaşımı, çok sayıda kişinin görebildiği bir ortam olduğundan bu yönüyle de tartışılır. Hakaret, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hâl dışında şikâyete bağlıdır (TCK m. 131/1); şikâyet, fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren altı ay içinde yapılmazsa soruşturma yapılamaz ve bu süre her hâlde fiilden itibaren iki yılı geçemez (TCK m. 73). Ceza yolu boşanma davasıyla birlikte ya da ayrı yürütülebilir.
Her paylaşım kusur sayılır mı?
Hayır. Hâkim, paylaşımın ne anlattığına, kimlere görünür olduğuna, hedefin eşiniz olduğunun anlaşılıp anlaşılmadığına ve sürekliliğe bakar. Şu ayrımlar dosyada önem taşır:
- Eşi açıkça anan, ismini veren ya da kolayca tanınmasını sağlayan paylaşım ile genel bir duygu ifadesi aynı değildir.
- Kapalı bir hesaptaki sınırlı kitleye yönelik paylaşım ile herkese açık hesaptaki paylaşımın ulaşım derecesi farklıdır.
- Gerçek bir olayı anlatmak ile iftira ya da aşağılama niteliğinde sözler atfetmek farklı değerlendirilir.
- Tek seferlik bir öfke anı ile aylarca süren sistemli bir kampanya aynı ağırlıkta tartılmaz.
Eşiniz bir olayı anlatırken yalan söylüyor, özel hayatınızı ifşa ediyor ya da çocukların fotoğraflarını kullanarak sizi suçluyorsa, olayın ağırlığı artar. Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı biçimde ifşası ayrıca cezai yaptırım gerektirebilir (TCK m. 134/2); bu suç da şikâyete bağlıdır (TCK m. 139), bu yüzden altı aylık şikâyet süresini kaçırmamak gerekir.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Dava devam ederken koca, herkese açık hesabından karısının adını doğrudan yazmadan ama kolayca tanınacak biçimde “iki yüzlü, yalancı” dediği ve evliliğin sırlarını anlattığı birkaç paylaşım yapıyor. Paylaşımlara ortak arkadaşlar ve akrabalar yorum yazıyor. Karısı, bir süre sonra çevresinden bu paylaşımları duyuyor ve ekran görüntülerini saklıyor. Koca ise paylaşımları sildiğini ve karısının da kendisi hakkında benzer ifadeler kullandığını söylüyor.
Bu örnekte hâkim; paylaşımların içeriğini, eşinizi hedef alıp almadığını, ulaştığı kişi sayısını, süresini, silinip silinmediğini ve karşı tarafın da benzer paylaşım yapıp yapmadığını inceler. Silinen paylaşımın ispatı için ekran görüntüleri, yorumcular ve gerekirse platform kayıtları gündeme gelir. Sonuç önceden bilinemez; kusur dağılımı delillere göre şekillenir.
Tazminat ve nafaka açısından sonuç
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir; mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf ise uygun bir maddi tazminat talep edebilir (TMK m. 174). Manevi tazminatın tutarını hâkim, olayın ağırlığına, tarafların durumuna ve kusur oranına göre belirler. Tutar her dosyada ayrı değerlendirilir.
Yoksulluk nafakasında ise boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın kusuru daha ağır olmamalıdır (TMK m. 175). Sosyal medyada eşi kötüleyen taraf, kusurunun ağırlığı nedeniyle nafaka hakkından olumsuz etkilenebilir. Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da yoksulluk nafakasındaki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Bu süre içinde mevcut hüküm uygulanır; kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden kalkmaz. Manevi tazminatın ayrıntıları için boşanmada manevi tazminat, kusurun nasıl ölçüldüğü için boşanmada kusur nasıl belirlenir yazılarına bakabilirsiniz.
Paylaşımı nasıl belgelersiniz?
Boşanma davasında hâkim, dayanılan olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz; kanıtlar serbestçe takdir edilir (TMK m. 184). Sosyal medya paylaşımlarını belgelemek için şu adımlar işe yarar:
- Paylaşımı gördüğünüz anda ekran görüntüsü alın; görüntüde hesap adı, tarih, saat, beğeni ve yorum sayısı görünsün.
- Paylaşımın bağlantısını ve varsa profil adresini kaydedin.
- Paylaşımı gören ve okuyan kişilerin adlarını yazın; bunlar tanık olabilir.
- Paylaşım sonrası çevrenizden gelen tepkileri ve etkisini kaydedin.
- Dilekçede paylaşımın içeriğini tam olarak yazın ve ekran görüntüsünü ek olarak sunun.
Delilin nasıl elde edildiği de önemlidir. Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller bir vakıanın ispatında mahkemece dikkate alınamaz (HMK m. 189/2). Herkese açık bir paylaşımın görüntüsünü almak sorun doğurmaz; ama eşinizin kapalı hesabına ya da özel yazışmalarına izinsiz girerek elde edilen içerik riskli olabilir. Konuya ilişkin ayrıntı için boşanma davasında sosyal medya paylaşımları delil olur mu yazısı iyi bir kaynaktır.
Karşılıklı kötüleme ve yanıt verme
Bir paylaşımla karşılaştığınızda hızlıca cevap vermek çok cazip görünür. Ancak cevabınız da bir paylaşımdır ve mahkemeye sunulabilir. Karşılıklı kötüleme kusuru iki tarafa dağıtır; davacının kusuru daha ağırsa davalının davaya itiraz hakkı doğar (TMK m. 166/2). Bu nedenle olaya cevap vermeden önce paylaşımı belgeleyin, sakin kalın ve hukuki yolu seçin. Karşılıklı hakaretlerin kusura etkisi boşanma davasında karşılıklı hakaret ve kusur yazısında ele alınıyor. Eşin onurunu kıran davranışların bütünü için onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma yazısına göz atabilirsiniz.
Zamanlama ve süre meselesi
Paylaşımı gördüğünüz günden itibaren geçen süre, hangi sebebe dayanacağınızı etkiler. Ağır derecede onur kırıcı davranış sebebine (TMK m. 162) dayanacaksanız, boşanma sebebini öğrenmenizden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl içinde dava açmanız gerekir. Genel sebep olan TMK m. 166/1’in metninde böyle bir hak düşürücü süre yoktur; ama paylaşımlar yıllar önce yapılmış ve sonrasında ortak hayat sürdürülmüşse, olayın ağırlığı ve etkisi hâkimin gözünde değişebilir. Paylaşımlar devam eden bir tutumun parçasıysa en yeni olaylar da dosyaya girer.
Bu nedenle paylaşımı öğrendiğiniz tarihi, nasıl öğrendiğinizi ve hangi tarihte belgelediğinizi yazılı biçimde tutmak, sonradan süre tartışması çıkarsa size dayanak sağlar. Af meselesi de buraya bağlanır: sosyal medya olayından sonra eşinizi affettiğinizi açıkça belirttiyseniz, affeden tarafın dava hakkı bulunmadığından (TMK m. 162/3) bu olay bakımından onur kırıcı davranış sebebine dayanamazsınız; genel sebep bakımından ise olayın etkisini hâkim değerlendirir.
Paylaşım devam ediyorsa
Paylaşımlar sürüyor, çevrenizde hoşnutsuzluk yaratıyor ve ruh sağlığınızı etkiliyorsa, boşanma davasının sonuçlanmasını beklemek zorunda değilsiniz. Kişilik hakkı saldırısının durdurulması TMK m. 25 kapsamında istenebilir. Ayrıca psikolojik baskı, tehdit ya da şiddet de varsa psikolojik şiddet nedeniyle boşanma ve aile içi şiddette hukuki haklar yazılarındaki koruma yolları ayrıca değerlendirilebilir.
Sık yapılan hatalar
İlk hata, öfkeyle karşılık vermektir; cevabınız davada size karşı kullanılabilir. İkincisi, belgelemeden şikâyet etmektir; paylaşım silindiğinde elinizde yalnızca anlatı kalır. Üçüncüsü, gizli kayıt veya hesap ele geçirme gibi hukuka aykırı yollara başvurmaktır. Dördüncüsü, çocukları tartışmaya sosyal medyada dahil etmektir; çocuğun fotoğrafını ya da ismini kullanmak hem çocuğa zarar verir hem de kendi aleyhinize kullanılabilir.
Kendi durumunuzu anlatmak isterseniz
Sosyal medya olayları kısa sürede yayıldığı ve silinebildiği için zaman önemlidir. Elinizdeki paylaşımın kusur bakımından ne ağırlıkta olduğu, hangi sebebe dayanılabileceği ve hangi delillerin toplanması gerektiği dosyaya göre değişir. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilir, izlenebilecek yolları birlikte konuşabilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, çalışma alanımız aile hukuku sayfasındadır. Hâkimin takdirine bağlı konularda sonucu önceden söylemek mümkün değildir.
Sık sorulan sorular
Eşim beni sosyal medyada kötülüyor, bu boşanma sebebi olur mu?
Paylaşımın içeriğine, kaç kişiye ulaştığına ve süreklilik taşıyıp taşımadığına göre olur. Alenen küçük düşürme, TMK m. 166/1 kapsamında kusur olarak; ağır derecede onur kırıcı davranış niteliğindeyse TMK m. 162 kapsamında ileri sürülebilir. Hâkim her olayın ağırlığını ayrı tartar.
Eşimin paylaşımı silinmişse ne yapabilirim?
Silinmiş paylaşımı ispat etmek zorlaşır ama imkânsız olmaz. Daha önce alınmış ekran görüntüleri, o paylaşımı gören tanıklar ve gerekirse platformdan istenecek kayıtlar delil olabilir. Bu yüzden paylaşımı görür görmez tarih ve bağlantıyla kayda geçirmek önemlidir.
Sosyal medyada eşime karşılık verirsem davada aleyhime olur mu?
Evet, olabilir. Karşılıklı kötüleme kusuru iki tarafa dağıtır. Davacının kusuru daha ağırsa davalı davaya itiraz edebilir (TMK m. 166/2); tazminat ve nafaka talepleri de kusur oranından etkilenir.
Paylaşımı kaldırtmak için ne yapılabilir?
Kişilik hakkına saldırı hâlinde hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini veya saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilirsiniz (TMK m. 25). Ayrıca platformun kendi şikâyet mekanizmaları da kullanılabilir.
Bu paylaşımlar için ceza davası da açabilir miyim?
Hakaret suçu (TCK m. 125) kapsamına giren paylaşımlar için ceza yoluna da başvurulabilir. Hakaret şikâyete bağlı bir suçtur (TCK m. 131); şikâyet, fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren altı ay içinde ve her hâlde fiilden itibaren iki yıl içinde yapılmalıdır (TCK m. 73). Ceza davası ile boşanma davası ayrı yürür; sonuçları birbirini otomatik olarak belirlemez.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 24, 25, 162, 166, 174, 175, 184
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 125, 131, 134, 139
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.