Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Sürecinde Eşten Tehdit Mesajı Gelirse Ne Yapmalı?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Eşten gelen tehdit mesajını silmeyin; ekran görüntüsüyle yedekleyip savcılığa veya kolluğa başvurun, 6284 tedbirini isteyin. Mesaj boşanmada delil olur.

Kısaca

  • Eşinizden gelen tehdit mesajını silmeyin; telefonda tutun, ekran görüntüsü ve tarih bilgisiyle birlikte ayrıca yedekleyin.
  • Hayatınıza, vücut veya cinsel dokunulmazlığınıza yönelik tehdit TCK m. 106 uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülür; kadına karşı işlenirse alt sınır dokuz aydır.
  • Suç duyurusu Cumhuriyet Başsavcılığına ya da kolluğa yazılı veya sözlü yapılabilir (CMK m. 158); koruma tedbiri için 6284 sayılı Kanun m. 8 uyarınca ayrıca başvurulabilir.
  • Tehdit, pek kötü davranış sebebiyle boşanma davasına dayanak olabilir; bu dava öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde beş yıl içinde açılır (TMK m. 162). Süre geçse de olay evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166) kapsamında ileri sürülebilir.

“Seni bitiririm.” “Çocukları bir daha göremezsin.” “Bu işin sonu iyi olmayacak.” Boşanma sürecinde bu cümlelerden biri telefonunuza düştüğünde, ilk tepki çoğunlukla korku ya da öfkedir. İkisi de anlaşılır; ama ne yapacağınızı belirleyecek olan ilk saatlerdeki sakinliktir. Kısa cevap şu: mesajı silmeyin, kaydını sağlama alın, ciddi bir tehdit varsa savcılığa ya da kolluğa bildirin ve gerekiyorsa koruma tedbiri isteyin. Aynı mesaj boşanma davasında da kusurun ispatına yarayabilir.

Her sert söz tehdit sayılır mı?

Türk Ceza Kanunu m. 106, tehdit suçunu iki ayrı gruba ayırır. Birinci grupta, bir kişiyi kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı yapılacağından bahisle tehdit etmek vardır. Bunun cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir; kadına karşı işlendiğinde alt sınır dokuz aydan az olamaz. İkinci grupta, malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratma ya da başka bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit bulunur. Bu tür tehdit mağdurun şikâyetine bağlıdır ve iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülür.

Fark pratikte önemlidir. “Seni öldürürüm” ile “bütün parana el koyduracağım” aynı hükümle değerlendirilmez. Kanun ayrıca tehdidin silahla, imzasız mektupla ya da özel işaretlerle, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde iki yıldan yedi yıla kadar hapis öngörür. Öfkeyle söylenmiş genel bir hakaret ise tehdit değil, başka bir fiildir; olayın hangi başlık altında ele alınacağını mesajın içeriği, bağlamı ve daha önceki davranışlar belirler.

Mesajı aldığınız anda ne yapmalısınız?

Önce mesajı silmeyin, mesajlaşma uygulamasındaki sohbeti de temizlemeyin. Ardından aşağıdaki küçük kaydı tutmak, sonradan çok işinize yarar:

  • Mesajın ekran görüntüsünü alın; görüntüde gönderenin adı veya numarası, tarih ve saat bilgisi görünsün.
  • Ekran görüntüsünü yalnızca telefonda bırakmayın; e-posta ya da güvendiğiniz bir bulut alanına yedekleyin.
  • Konuşmanın öncesini ve sonrasını da kaydedin; tek bir cümle, bağlamdan koparıldığında farklı okunabilir.
  • Sesli arama ya da sesli mesaj varsa kaydı olduğu gibi saklayın.
  • Mesajı aldığınız tarihi ve o gün yaşananları kısa bir notla yazın.

Yazışmaları yedekleme konusunun ayrıntısını boşanma davası öncesi telefon yazışmalarının yedeklenmesi yazısında bulabilirsiniz. Burada küçük ama kritik bir ayrım var: size doğrudan gönderilmiş bir mesajı saklamak ile eşinizin telefonuna ya da hesabına izinsiz girerek yazışma toplamak aynı şey değildir. İkincisi ceza sorumluluğu doğurabilir ve delilin kullanılmasını da zorlaştırır.

Mesaja cevap vermeli misiniz?

Cevap vermek zorunda değilsiniz. Yazacaksanız tek cümlelik, sakin bir yanıt yeterlidir: “Bu mesajı kayda aldım, bu konuşmayı yazılı olarak sürdürmeyeceğim.” gibi. Uzun açıklamalar, suçlamalar ya da misilleme niteliğinde cümleler, mesajlaşmayı iki taraflı bir tartışmaya çevirir ve hâkimin ya da savcının önüne karışık bir tablo çıkarır. Aynı şekilde, tehdit eden kişiyi kışkırtıp ağır bir cümle yazdırmaya çalışmak da yararlı değildir; sonradan “mesaj kışkırtma ile alındı” itirazına kapı aralar. Mesajlaşmayı hukuki süreç açısından sade tutmak, delilin değerini korur.

Savcılığa mı, polise mi başvurulur?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158’e göre suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet Başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılabilir. Başvuru yazılı olabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir. Yani bir dilekçe hazırlamak zorunda değilsiniz; en yakın karakola ya da adliyedeki savcılık bürosuna giderek durumu anlatmanız yeterlidir. Yanınızda ekran görüntülerinin çıktısını ve telefonu bulundurmanız, görevlinin mesajı yerinde görmesini sağlar.

Başvuruda mesajın tam metnini, tarihini, gönderenin kim olduğunu ve daha önce benzer bir şey yaşanıp yaşanmadığını söyleyin. Çocuklarınız varsa ve tehdit onları da kapsıyorsa bunu açıkça belirtin. Savcılık soruşturma başlatıp başlatmayacağına ve nasıl ilerleyeceğine kendisi karar verir; sonucun ne olacağını önceden söylemek mümkün değildir.

Koruma kararı almak mümkün mü?

Ceza soruşturması zaman alabilir; oysa tehdit sürüyorsa hızlı bir güvenceye ihtiyacınız olabilir. 6284 sayılı Kanun m. 5, hâkimin şiddet uygulayan kişi hakkında verebileceği önleyici tedbirleri sayar. Bunların arasında şiddet mağduruna karşı şiddet tehdidi, hakaret ya da aşağılama içeren söz ve davranışlarda bulunmaması, korunan kişiye ve bulunduğu konuta, okula, işyerine yaklaşmaması ve korunan kişiyi iletişim araçlarıyla ya da başka şekilde rahatsız etmemesi yer alır.

Kanun m. 8’e göre tedbir kararı ilgilinin talebiyle verilebilir; en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülki amirden ya da kolluk biriminden talep edilir. Koruyucu tedbir için şiddetin uygulandığı konusunda delil veya belge aranmaz. Tedbir ilk defasında en çok altı ay için verilir; tehlike sürerse süre veya şekil değiştirilebilir. Başvurunun nasıl yapıldığını 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı nasıl alınır yazısında adım adım bulabilirsiniz.

Gece yarısı gelen mesajda beklemek gerekir mi?

Tehdit kapıya dayanmışsa, ertesi günü beklemek zorunda değilsiniz. 6284 sayılı Kanun m. 5/2, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde sayılan bazı tedbirlerin, yani tehdit ve aşağılamadan kaçınma, müşterek konuttan uzaklaştırma, korunan kişiye ve bulunduğu yerlere yaklaşmama tedbirlerinin kolluk amirlerince de alınabileceğini söyler. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar; hâkim yirmi dört saat içinde onaylamazsa tedbir kendiliğinden kalkar. Yani acil bir durumda en yakın kolluk birimine gitmek size hızlı bir koruma yolu açar. Ayrıca mesajlar sizi sürekli rahatsız eden, gün boyu yinelenen bir nitelik kazanmışsa, bu da başlı başına önleyici tedbir konusu olabilir: kanun, korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya başka şekilde rahatsız etmemeyi tedbirler arasında sayar.

Tehdit mesajı boşanma davasında nasıl kullanılır?

Türk Medeni Kanunu m. 162, eşlerden birinin hayatına kastedilmesi, kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı davranışta bulunulması hâlinde boşanma davası açılabileceğini söyler. Tehdit, bu çerçevede değerlendirilebilecek bir olgudur. Dava hakkı, boşanma sebebini öğrenmeden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır; her hâlde sebebin doğumundan beş yıl geçmekle de hak düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. Bu yüzden tehdit mesajı sürecin içinde kalıp gittikçe gecikiyorsa, süreyi takvime yazmakta fayda var.

Genel boşanma sebebi olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166) da tehdidin ağırlığıyla birlikte ileri sürülebilir. Dava sürerken ise hâkim, barınma, geçim ve çocukların korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alabilir (TMK m. 169). Delil değeri açısından kural şudur: hâkim, dayanılan olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz ve kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 184). Tehdit niteliğindeki yazışmaların boşanmadaki yeri için boşanma davasında eşin tehdit etmesi yazısına, ceza dosyasının etkisi için ceza dosyası ve mahkûmiyetin delil değeri yazısına bakabilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Ayşe boşanma davası açmış. Bir akşam eşinden “Duruşmaya gidersen sonucu görürsün, çocuğu da bir daha kapında bulamazsın” yazan bir mesaj alıyor. Ayşe mesajı silmiyor, ekran görüntüsünü alıp kardeşinin e-postasına gönderiyor, ertesi sabah karakola giderek tutanak tutturuyor. Kendisine yalnızca kısa bir mesaj yazıyor: “Bu mesajı kayda aldım.”

Burada Ayşe için üç yol açılmış olur: savcılık soruşturması, 6284 kapsamında tedbir talebi ve boşanma dosyasında mesajın delil olarak sunulması. Hangisinin ne sonuç vereceği; mesajın içeriğine, daha önceki davranışlara ve dosyadaki diğer belgelere bağlıdır. Hâkimin ya da savcının hangi kararı vereceğini örnekten çıkarmak doğru olmaz; örnek yalnızca sıralamanın nasıl işleyebileceğini gösterir.

Sık yapılan hatalar

Bazı davranışlar, haklı olan tarafın bile durumunu zayıflatabilir.

Mesajı ya da sohbeti silmek. Öfke ya da korkuyla verilen bu tepki, delili kaybettirir.

Karşılık olarak tehdit etmek. Karşı tarafın yazdığı mesaj kadar sizin cevabınız da dosyaya girebilir; kendi yazdığınız bir tehdit, kusur değerlendirmesinde sizin aleyhinize okunabilir.

Yalnız ekran görüntüsüne güvenmek. Görüntüde tarih, saat ve gönderen bilgisi yoksa mesajın kime ait olduğunu göstermek zorlaşır. Telefonun kendisini de saklayın.

Başkasının hesabına girip delil aramak. Eşinizin telefonuna ya da hesabına izinsiz erişmek hem ceza sorumluluğu doğurabilir hem de elde edilen delilin dikkate alınmamasına yol açabilir. Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m. 189). Bu konuyu boşanma davasında hukuka aykırı delil nedir yazısında ayrıca bulabilirsiniz.

Süreyi kaçırmak. Pek kötü davranış sebebiyle boşanma davasında altı aylık süre ve malvarlığı tehdidinde altı aylık şikâyet süresi, farklı hükümlere dayanır; ikisini birbirine karıştırmamak gerekir.

Çocuklar ve tehdit

Tehdit çocuğa yönelikse ya da çocuğun gözü önünde yapılıyorsa, durumun sonuçları da farklı bir boyut kazanır. 6284 sayılı Kanun m. 5, hâkimin çocuklarla daha önce verilmiş kişisel ilişki kararı varsa bunun refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlanmasına ya da tümüyle kaldırılmasına karar verebileceğini söyler. Aynı madde, gerekli görülürse çocuğa ve yakınlara yaklaşmama tedbirini de sayar. Bu hükümler, tehdidin çocuk bakımından da değerlendirileceğini gösterir. Velayet ve kişisel ilişki konusundaki genel çerçeve için velayet davası nasıl açılır yazısına bakabilirsiniz.

Kendi dosyanız için neye bakılır?

Her mesaj aynı ağırlıkta değildir. Tehdidin içeriği, tekrar edip etmediği, daha önce şiddet yaşanıp yaşanmadığı, çocukların durumu ve elinizdeki yazışmaların bütünlüğü bir dosyadan diğerine değişir. Kendi durumunuz için hangi yolun uygun olduğunu bu bilgiler birlikte belirler. Telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilir, elinizdeki mesajları ve tarihleri birlikte değerlendirme imkânı bulabilirsiniz; iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz. Boşanma sürecinin genel çerçevesi için aile hukuku sayfasını da inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşim mesajı sildi, yine de ispat edebilir miyim?

Mesajı aldığınız anda ekran görüntüsü alıp yedeklediyseniz, sonradan silinmesi elinizdeki kaydı ortadan kaldırmaz. Bazı uygulamalarda gönderen mesajı karşı tarafın cihazından da silebildiği için en güvenli yol, mesajı geldiği anda saklamaktır. Silinmiş olsa bile mesajın varlığını göstermek için tanık, başka yazışmalar ve hâkimin kararıyla yapılacak inceleme gibi yollara başvurulabilir; bunun mümkün olup olmadığı dosyaya bağlıdır.

Tehdit mesajı için şikâyet süresi var mı?

Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit şikâyete bağlı değildir. Malvarlığına zarar vereceğinden ya da başka bir kötülük edeceğinden bahisle yapılan tehdit ise şikâyete bağlıdır ve şikâyet için fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aylık süre vardır (TCK m. 73).

Tehdit içeren mesaj boşanma davasında tek başına yeterli olur mu?

Hâkim, boşanma davasında olguları kendi vicdani kanaatiyle ve delilleri serbestçe takdir ederek değerlendirir (TMK m. 184). Mesaj güçlü bir delildir ama tanık, tutanak, sağlık raporu ve diğer yazışmalarla desteklendiğinde dosyadaki ağırlığı artar.

Karşı tarafa aynı sertlikte cevap yazmalı mıyım?

Hayır. Sert bir karşılık, hem kendi aleyhinize bir delil oluşturabilir hem de olayın ciddiyetini bulandırabilir. Kısa, sakin bir cevap ya da hiç cevap vermemek çoğu zaman daha sağlıklı bir yoldur.

Mesajlar yurt dışı numaradan ya da sahte hesaptan geliyorsa ne olur?

Gönderenin kimliği başlangıçta belli olmasa bile suç duyurusunda bunu belirtebilirsiniz. Soruşturmayı yürüten savcılık, gönderenin kim olduğunu araştırabilir. Yine de mesajı kimin yazdığını gösteren her ipucunu (aynı üslup, bilinen bir olay, ortak arkadaş) başvurunuza yazmanız yararlıdır.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 106
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 162, 166, 169, 184
  • 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 5, 8
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler