Boşanmada evlilikte alınan mal değer kaybettiyse artık değerden düşülür mü? TMK 231/2 değer eksilmesi kuralı, tasfiye anı değeri ve pratik sonuçları.
Kısaca
- TMK m. 231/2 “değer eksilmesi göz önüne alınmaz” der; değer kaybı, artık değer hesabında ayrı bir zarar kalemi olarak yazılmaz.
- Sona erme anında mevcut edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 235/1); düşmüş değer zaten bu değere yansır.
- Hüküm genel olarak, artık değerin eksi çıkmayacağı ve bir eşin zararının diğer eşe yüklenmeyeceği biçiminde yorumlanır; bu yorum kanun metninde açıkça yazmaz.
- Hesapta eklenecek mallar devir tarihindeki değerleriyle alındığı için, devirden sonraki değer kaybı hesabı etkilemez (TMK m. 235/2).
- Değer artış payında ve denkleştirmede değer kaybı ayrı kurallara bağlanmıştır (TMK m. 227, 230/3).
Evlilik sırasında alınan bir daire, bir araç ya da bir yatırım hesabı zamanla değer kaybedebilir. Boşanma geldiğinde ise sorulan soru bellidir: bu kayıp artık değerden indirilir mi? Kanunun ilgili cümlesi kısadır. TMK m. 231/2 artık değeri tarif eden maddenin ikinci fıkrasında yalnızca şunu söyler: “Değer eksilmesi göz önüne alınmaz.” Bu tek cümle ilk bakışta dar görünse de, mal paylaşımının nasıl okunacağı konusunda iki ayrı sonuç taşır. Önce bu iki sonucu açalım, sonra hangi hâllerde değer kaybının yine hesabı etkilediğini göstereceğiz.
Değer eksilmesi göz önüne alınmaz: artık değer sıfırın altına iner mi?
Artık değer, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (TMK m. 231/1). Ardından gelen “değer eksilmesi göz önüne alınmaz” hükmü genel olarak şöyle yorumlanır: edinilmiş mallar toplamı borçları karşılamıyorsa bile artık değer eksi bir rakam olarak yazılmaz; sıfır sayılır. Başka bir deyişle bir eşin zararı, eşinin artık değerine karşı bir “eksi değer” olarak hesaba katılmaz.
Neden böyle? Katılma rejimi bir kazancın paylaşımı rejimidir. Evlilik süresince biriken artıştan her eşin diğerine pay vermesi esastır; ama bir eşin evlilikte zarara girmesi, diğer eşin payından düşmeyi gerektirmez. Zarar eden eş kendi başına kalır, kazanç elde eden eş ise kazandığının yarısını paylaşır.
Tasfiye anı değeri: kayıp zaten hesaba yansır
Bu noktada sık yapılan bir karışıklığa değinmek gerekir. “Değer eksilmesi göz önüne alınmaz” demek, malın düşen değerinin yok sayılacağı anlamına gelmez. TMK m. 235/1’e göre mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır. Yani evlilikte yüksek bir fiyatla alınmış ama bugün daha düşük bir piyasa değeri olan bir mal, bugünkü düşük değeriyle hesaba girer. Mal alınırken ödenen bedel hesabın ölçüsü değildir.
Bu nedenle “kayıp düşülür mü?” sorusunun doğru cevabı iki parçalıdır. Malın bugünkü değeri düşükse hesap bu düşük değer üzerinden yapılır; bu ayrı bir kalem değil, doğrudan değerin kendisidir. Fakat bu düşüş, borçlarla birlikte artık değeri eksiye çevirecek biçimde işletilmez ve diğer eşe ayrıca yüklenmez.
Devredilmiş mallarda değerin zamanı farklıdır
Hesapta eklenecek mallar için kural başkadır. TMK m. 229’a göre bir eşin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yaptığı olağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler edinilmiş mallara değer olarak eklenir. TMK m. 235/2 bunların değerinin malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanacağını söyler.
Bunun sonucu açıktır: mal devredilmeden önce yüksek değerliyse, devirden sonraki değer kaybı hesabı etkilemez. Devreden eş malı satıp kâr ya da zarar etmiş olabilir; hesapta devir tarihindeki değer kullanılır. Bu kural, hesabın devirle manipüle edilmesini önler. Konunun ayrıntısı mal kaçırma ve eklenecek değerler makalesinde yer alıyor.
Değer artış payı ve denkleştirmede değer kaybı
Başka iki kuralda değer kaybı açıkça düzenlenmiştir ve aynı şeyi söylemez:
- Değer artış payı (TMK m. 227). Bir eş diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunmuşsa, malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkı doğar. Alacak malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır. Yani katkı yapan eşin alacağı, malın değer kaybı yüzünden sıfırlanmaz; hesapta katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
- Denkleştirme (TMK m. 230/3). Bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, değer artması veya azalması durumunda denkleştirme katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine göre yapılır; mal daha önce elden çıkarılmışsa hakkaniyete göre.
Bu iki kural, “her türlü değer kaybı hesapta yok sayılır” diye okunmamalıdır. Değer kaybı yalnızca artık değerin kendi hesabında ayrı bir kalem olmaz. Katkı alacaklarında ise farklı bir kural işler.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim. Burada sayılar gerçek para değil, ölçü birimidir. Elif ve Tolga’nın mal rejimi dava tarihinde sona erdi. Evlilik süresince Elif’in edinilmiş mallarının değeri bugünkü haliyle altmış birim, borçları on birim; artık değeri elli birim. Tolga’nın edinilmiş malları bir yatırım hesabından oluşuyor. Hesap evlilikte yirmi birim değerle başlamış, bugün sekiz birimlik değer kalmış; Tolga’nın bu mallara ilişkin ayrıca on beş birim borcu var.
Tolga’nın edinilmiş mallarının bugünkü değeri sekiz, borçları on beş birim. Rakamsal olarak eksi yedi çıkıyor. Ancak “değer eksilmesi göz önüne alınmaz” kuralı yüzünden Tolga’nın artık değeri sıfır sayılır; eksi yedi olarak Elif’in payına yazılmaz. Tolga, Elif’in artık değerinin yarısı olan yirmi beş birim üzerinde hak sahibi olur (TMK m. 236). Elif’in ise yarısı alınacak bir artık değer bulunmadığı için Tolga’dan bu yoldan alacağı doğmaz. Tolga’nın yatırımdaki kaybı, Elif’e ayrıca yüklenmez.
Tolga’nın itirazı ise başka noktalarda olabilir: örneğin borcun gerçekten bu mallara ilişkin olup olmadığı veya Elif’in malvarlığı kalemlerinin tamamının değerinin doğru bulunup bulunmadığı. Sonucu belgelere göre bilirkişi raporu belirler.
Dava uzadıkça değer değişir: hangi anın değeri esas?
Boşanma ve mal rejimi davaları aylarca, bazen yıllarca sürer. Bu sürede bir taşınmazın, aracın ya da işletmenin değeri hem artabilir hem düşebilir. Kanun burada iki ayrı zamanı birbirinden ayırır. Boşanmaya karar verilirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225/2) ve kişisel mallarla edinilmiş mallar bu andaki durumlarına göre ayrılır (TMK m. 228). Bu andan sonra bir eşin kişisel malına yeni bir edinim eklenmesi ya da edinilmiş malın kişisel mala dönüşmesi hesabı değiştirmez. Ama ayrılmış olan edinilmiş mallar, hesaplanırken tasfiye anındaki değerleriyle alınır (TMK m. 235/1).
Bu çifte zaman anlayışı, değer kaybı iddiasında hangi tarihe bakılacağı sorusunu da cevaplar. Mal dava tarihinde elde bulunuyorsa, o malın değeri tasfiye anındaki düşük ya da yüksek değeriyle hesaba girer. Mal dava tarihinden önce elden çıkmışsa ve devir 229’daki şartlara uyuyorsa, devir tarihindeki değeri eklenir. Bu kuralların hiçbirinde “malın evlilikte en yüksek olduğu dönemdeki değeri” esas alınmaz.
İşletme, hisse ve yatırım hesapları
Değer kaybı tartışması en çok değişken değerli mallarda çıkar: şirket payı, hisse senedi, yatırım fonu, kripto varlık, ticari işletme. Bu mallarda değer her gün değiştiği için, bilirkişi hangi tarihte değerleme yaptıysa o rakam hesabın temelini oluşturur. Mahkeme bilirkişiyi görevlendirirken tarafların görüşünü alır ve incelenecek konunun sınırlarını açıkça belirler (HMK m. 273); değerleme tarihi görev yazısında belirtilirse tartışma azalır. Taraflar rapor kendilerine tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde eksik ya da belirsiz gördükleri noktaların tamamlanmasını veya açıklanmasını talep edebilir (HMK m. 281). Raporun hangi tarihe göre değerleme yaptığı, hangi yöntemi kullandığı ve emsal veri toplayıp toplamadığı itirazın ana konularıdır; bu konu için bilirkişi raporuna itiraz makalesine bakabilirsiniz.
Bir mal değer kaybettiyse bunu iddia eden eşin, kaybın gerçek olduğunu piyasa verisiyle göstermesi gerekir. Değer kaybı mahkemece kendiliğinden varsayılmaz; bilirkişi raporu, emsal satışlar ve piyasa kayıtları bu iddianın belgelerini oluşturur.
Değer kaybı mı, mal kaçırma mı?
Kimi dosyalarda değer kaybı iddiası, aslında malın değerinin bilerek düşürüldüğü ya da malın bedelinin altında satıldığı iddiasına dönüşür. Bu durumda mesele artık değer eksilmesi değil, eklenecek değerler konusudur. Bir eşin diğerinin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, kastın ispatı hâlinde edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m. 229). Burada hesap devir tarihindeki değerle yapılır; yani malı düşük bedelle devreden eşin bu işlemi hesabı küçültmez. Kastın ispatı ise dosyadaki olgulara bağlıdır.
Sık yapılan hatalar
- Alış bedelini ölçü almak. Tasfiyede satın alma bedeli değil, tasfiye anındaki değer esas alınır (TMK m. 235/1).
- Zararı alacağa çevirmeye çalışmak. Yatırımda ya da işletmede yaşanan değer kaybı, eşten tahsil edilecek ayrı bir alacak olarak istenemez; yalnızca hesaplanan artık değeri azaltır.
- Devir sonrasını karıştırmak. Eklenecek mallarda devir tarihi, mevcut mallarda tasfiye anı geçerlidir.
- Değer artış payı alacağını kaçırmak. Bir eşin diğerinin malına katkısı varsa, malın sonradan değer kaybetmesi katkı alacağını sıfırlamaz.
- Kişisel malı edinilmiş mal saymak. Kişisel mallar artık değer hesabına girmez; bu ayrım yapılmadan değer kaybı tartışması anlamsız olur. Kişisel mallar makalesinde ayrımı anlatıyoruz.
Taşınmaz ve değerleme tarihi
Değer kaybı tartışması en çok taşınmazlarda çıkar. Hangi tarihte değerleme yapılacağı sorusu bu nedenle de önemlidir; bu konuya taşınmazın değeri hangi tarihe göre hesaplanır makalesinde ayrıca değiniyoruz. Borçların artık değerden nasıl düşüldüğü için artık değer ve borçlar makalesine bakabilirsiniz. Katılma alacağının genel hesap yöntemi için katılma alacağı nasıl hesaplanır yazısı da yararlıdır.
Kendi mal varlığınızdaki değer kaybı için
Her mal için değer kaybının hesaba nasıl yansıyacağı, malın türüne, edinilme tarihine ve mal kesimine göre değişir. Hesaplanacak değerin hangi tarihe göre alınacağı da dosyanızdan okunur. Mal varlığınızı ve borçlarınızı bir araya getirerek durumunuzu anlatmak isterseniz iletişim sayfasından telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Genel çalışma alanımız için aile hukuku sayfasına göz atabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Evlilikte aldığımız ev değer kaybetti, bu kayıp hesaptan düşülür mü?
Ev edinilmiş mal ise tasfiye anındaki güncel değeriyle hesaba girer. Değeri düşmüşse düşük değeriyle hesaplanır; ayrıca bir zarar kalemi olarak artık değerden çıkarılmaz. Önemli olan değerlemenin hangi tarihteki piyasa değerine göre yapıldığıdır.
Borsada yaptığım yatırım zarara uğradıysa eşim bunun yarısını öder mi?
Mal rejiminde değer eksilmesi göz önüne alınmaz (TMK m. 231/2). Kayıp, yatırımın artık düşük olan değerine yansır ve artık değeri azaltır. Artık değer eksi çıkmaz; yani kayıp, eşinizden ayrıca tahsil edilecek bir alacak olarak yazılmaz.
Eşim malı satıp parayı harcadıysa değeri nasıl hesaplanır?
Edinilmiş mallara hesapta eklenecek olanların değeri, malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır (TMK m. 235/2). Ancak bunun için TMK m. 229’daki şartlar gerekir: mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rıza dışı yapılan karşılıksız kazandırma ya da katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devir. Mal bedeliyle satıldıysa yerine geçen değer edinilmiş mal sayılır (TMK m. 219).
Mal rejimi dava tarihinde sona eriyorsa dava sonrası değer düşüşü hesaba girer mi?
Mevcut edinilmiş mallar tasfiye anındaki değeriyle hesaba katıldığı için, dava sonrasında olan değer değişimi de tasfiye anı değerine yansır. Boşanmaya karar verilirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erdiği için, dava tarihinden sonra elde edilen yeni mallar bu rejimde edinilmiş mal sayılmaz.
Bir eşin kişisel mal borcu da bu kuralın kapsamına girer mi?
TMK m. 231/2 artık değer hesabının parçasıdır, yani edinilmiş mallar toplamı ve bunlara ilişkin borçlar üzerinden yürür. Kişisel mal kesimi bu hesaba girmez; ancak kesimler arası katkıda denkleştirme kuralları uygulanır.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 225, 227, 228, 229, 230, 231, 235, 236
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 273, 281
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.