Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmada Nafaka Borcu Başka Bir Alacakla Takas Edilebilir mi?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Eski eşten olan alacağınızı nafaka borcunuzdan düşebilir misiniz? TBK 143 ve 144/3 uyarınca nafakanın takası, alacaklı rızası ve doğru dava yolu.

Kısaca

  • Takas, borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşir; ancak nafaka alacağı alacaklının rızası olmadan takas edilemez (TBK m. 143, 144/3).
  • Bu kural yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve tedbir nafakası gibi nafaka türlerinin tamamında aynı mantıkla uygulanır; çünkü sebep nafakanın bakım işlevidir.
  • Eski eşten alacağınız varsa bunu ayrı dava veya icra takibiyle tahsil edebilirsiniz; nafaka ödemesini durdurmak çözüm olmaz.
  • Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsiyle karşılaşabilir (İİK m. 344).

Boşanma sonrası nafaka ödeyen kişinin aklına sık gelen bir fikir vardır: “Eski eşim bana borçlu. O hâlde nafaka borcumdan düşeyim.” Alacak çoğu zaman gerçek ve haklı olabilir: ödünç verilen para, ortak aracın taksit payı, ödenmiş bir borç. Ancak hukuk nafaka söz konusu olduğunda alacaklıyı koruyan bir sınır koyar. Aşağıda takasın nasıl çalıştığını, nafakanın neden ayrı tutulduğunu ve kendi alacağınızı hangi yoldan isteyeceğinizi anlatıyoruz.

Takas nedir ve nasıl gerçekleşir?

Takas, iki kişinin birbirine borçlu olması hâlinde, bir tarafın kendi alacağını karşı tarafın alacağından düşerek iki borcu karşılıklı sona erdirmesidir. Örneğin siz eşinize on birim borçluysanız, eşiniz de size yedi birim borçluysa, takas sonucunda siz üç birim borçlu kalırsınız.

Türk Borçlar Kanunu’nun 143. maddesine göre takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşir. Bu durumda her iki borç, takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erer. Takas için bildirim şarttır; sessizce hesaptan düşmek ya da ödemeyi kesmek takas sayılmaz.

Nafaka neden takas dışında tutulur?

Genel kural takasa izin verir, ama Borçlar Kanunu bazı alacaklar için istisna koymuştur. Kanunun 144. maddesine göre belli alacaklar, takas haklarının doğumundan sonra ancak alacaklıların rızasıyla takas edilebilir. Üçüncü bent şunu söyler: Nafaka ve işçi ücreti gibi, borçlunun ve ailesinin bakımı için zorunlu olup özel niteliği gereği doğrudan alacaklıya verilmesi gereken alacaklar.

Bu bentte iki unsur vurgulanır. Birincisi zorunluluk: Nafaka alacaklısı bu parayla yaşar. İkincisi doğrudan teslim: Paranın mutfak, kira ve çocuk giderleri için alacaklının eline geçmesi gerekir. Bir başka alacakla karşılıklı düşülürse alacaklı, geçimi için gereken parayı alamaz. Kanun bu nedenle nafakayı alacaklının iradesine bağlı kılar.

Hükmün ruhu şudur: Takas, borçlunun bir hakkıdır; ama bu hak alacaklının bakım ihtiyacının önüne geçemez. Bu çerçeve yoksulluk nafakası (TMK m. 175), tedbir nafakası ve çocuk için iştirak nafakası (TMK m. 182) açısından aynı mantıkla uygulanır.

Alacaklının rızası ne anlama gelir?

Rıza, tek taraflı bir susma değil, açık bir irade beyanıdır. Alacaklı, “şu alacağı nafakamdan mahsup edebilirsin” derse kanun buna engel olmaz. Fakat birkaç nokta önemlidir.

Rıza, belirli bir alacak ve belirli bir tutar için verilmelidir. Kanun rızanın takas haklarının doğumundan sonra verilmesini arar (TBK m. 144); ileride doğacak nafakalar için önceden verilmiş genel ve süresiz bir mahsup iznine bu yüzden güvenilemez. Rızanın yazılı olması ispat bakımından yerindedir; sözlü anlaşma ispat sorunu yaratır. Çocuk nafakasında ise ebeveyn, çocuğun alacağı üzerinde onun aleyhine tasarrufta bulunamaz; çocuğun yararına aykırı bir düzenleme hâkim tarafından yok sayılabilir. Rıza yoksa düşme gerçekleşmez.

Nafaka ödeme düzeniyle ilgili anlaşma yapılacaksa, hâkim onayı gerektiren anlaşmalarla ilgili anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka maddesi nasıl yazılır yazısını okumak faydalıdır.

Yanlış yapılan şey: ödemeyi kendiliğinden kesmek

Bazı nafaka borçluları takas yoluna başvurmak yerine ödemeyi doğrudan durdurur, “alacağımı alıncaya kadar vermeyeceğim” der. Bu yaklaşım hukuken çok riskli bir yoldur.

Nafaka kararının gereği yerine getirilmezse alacaklı ilamlı icra takibi başlatabilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi, nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verileceğini söyler. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. Alacaklının şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK m. 347).

Ayrıca gecikmiş nafaka alacağına ilişkin ödeme gecikme sonuçlarını doğurur; ayrıntısını boşanmada nafaka borcu ve gecikme faizi yazısında bulabilirsiniz. Kendi alacağınızın haklı olması bu sonuçları bertaraf etmez.

Kendi alacağınızı nasıl tahsil edersiniz?

Eski eşten gerçek bir alacağınız varsa bunu nafakadan bağımsız yolla isteyebilirsiniz. Alacağınızın türüne göre seçenekler değişir. Senede, sözleşmeye ya da borç ilişkisine dayanan para alacağı için genel hükümlere göre dava açılabilir ya da icra takibi başlatılabilir. Alacak mal rejimine ilişkin bir tasfiye alacağıysa, bu ayrı bir dava konusudur.

Süre bakımından da dikkatli olun. Borçlar Kanunu’nun 146. maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Boşanmadan doğan dava hakları ise boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Mal rejimi tasfiyesinden doğan alacak ile boşanma kararından doğan alacak aynı sürelere bağlı değildir. Emin olmadığınız bir alacak için sürenin başlangıcını baştan kontrol edin.

Yani iki ayrı borç iki ayrı yoldan yürür: alacağınızı tahsil etseniz de nafaka borcunuz aynen devam eder. Alacaklı ile ortak bir noktaya varırsanız ve alacaklı gerçekten rıza gösterirse, yazılı bir anlaşma yaparak hesabı kapatabilirsiniz.

Nafaka türlerine göre takas sorusu

Nafaka tek bir kalıptan ibaret değildir ve takas yasağının mantığı her tür için geçerlidir. Dava sürerken geçici önlem olarak hükmedilen tedbir nafakası (TMK m. 169), boşanma yüzünden yoksulluğa düşen eşe bağlanan yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve çocuk için ödenen iştirak nafakası (TMK m. 182, 327-330) birer bakım alacağıdır. Üçü de alacaklının geçimi ve çocuğun bakımı içindir. Takas yasağı bu işlevi korur.

Yoksulluk nafakası bakımından ayrıca şu hatırlatma gerekir: Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir ve mevcut hüküm uygulanır. Kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden kalkmaz. Dolayısıyla bu gelişme, takas yasağını veya ödeme yükümlülüğünü kendiliğinden değiştirmez; nafaka borcunuz karar çerçevesinde devam eder. Ayrıntı için Anayasa Mahkemesi sonrası mevcut nafaka yazısını okuyabilirsiniz.

Çocuk nafakasında ayrıca, nafaka çocuğun alacağı olduğundan ebeveynin kendi aralarındaki bir takas anlaşmasının çocuğun yararına uygunluğu gözetilir. Çocuğun bakımı için hükmedilen miktarın, ebeveynlerin birbirlerine karşı olan başka alacak ve borçlarının mahsubu için kullanılması hâkim önünde sorgulanır.

Nafaka borcunu azaltmak veya kaldırmak istiyorsanız

Takas yolu kapalıysa, borcun yükünü azaltmak isteyen kişi için hukuka uygun yol vardır. Medeni Kanun, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde artırılmasına ya da azaltılmasına karar verilebileceğini söyler (TMK m. 176). Alacaklı yeniden evlenirse irat biçimindeki nafaka kendiliğinden kalkar; evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.

Artırım, azaltım ve kaldırma talepleri mahkeme kararı gerektirir ve ispat yükü talep eden tarafta olur. Bu nedenle gelir düşüşünü, işten çıkarılmayı, yeni bir bakım yükünü belgelerle gösterin. Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesine ilişkin sonuçlar için nafaka alacaklısı yeniden evlenirse yazısına bakabilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Nafaka ödeyen eş, birlikte aldıkları bir aracın taksitlerinin büyük kısmını kendisinin ödediğini ve eski eşinden belirli bir tutar alacağı olduğunu düşünüyor. Üç ay boyunca nafakanın yarısını eşinin hesabına yatırıyor, kalanını “mahsup ettim” diye bildiriyor. Eski eş bunu kabul etmiyor ve icra takibi başlatıyor.

Bu dosyada ilgili soru şudur: Alacaklı yazılı veya açık bir rıza gösterdi mi? Göstermediyse mahsup nafaka borcunu sona erdirmez. İcra dairesi nafakanın eksik kısmı için takibi sürdürür; alacaklı şikâyet ederse tazyik hapsi de gündeme gelir. Araç alacağı ise ayrı bir davada incelenir. Sonucu önceden söylemek doğru olmaz; ama kanun, alacaklının rızası olmadan nafakanın takasına izin vermez.

Karşı taraf ödemeyi kabul etmiyorsa

Nafaka borçlusu “mahsup ettim” dese de alacaklı bunu kabul etmiyorsa, eksik kalan kısım için ilamlı takip devam eder. Borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya itfa edildiği yönünde itirazda bulunabilir; ancak itfa iddiası resmen yapılmış veya tasdik edilmiş ya da icra dairesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle kanıtlanmalıdır (İİK m. 33). Alacaklının kabul etmediği bir mahsup bu türden bir belgeyle ispatlanamaz. Bu nedenle takas iddiası, fiilen ödeme belgesi sayılmaz.

Yazılı rıza alınmışsa takas savunması güçlenir; ancak İİK m. 33’teki belge koşulu nedeniyle rızanın noterce onaylı ya da mahkeme veya icra önünde verilmiş olması en güvenli yöntemdir.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, takas bildirimini nafaka için geçerli saymaktır. İkinci hata, ödemeyi kesip “uyarmak” amacıyla kullanmaktır. Üçüncü hata, borcun varlığını ve miktarını belgelememektir; alacağınızı ispatlayamazsanız ayrı dava bile sonuçsuz kalır. Dördüncü hata, ileride doğacak nafakalar için protokolde ya da başka bir yerde önceden verilmiş genel bir mahsup iznine güvenmektir; kanun rızanın takas hakkı doğduktan sonra verilmesini arar. Beşincisi, nafaka düzeninin değiştirilmesi gerektiği durumda mahkemeden kararın değiştirilmesini istemek yerine tek taraflı davranmaktır. Kanun, tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebileceğini söyler (TMK m. 176). Bu yol hukuka uygundur ve cezai sorumluluk yaratmaz.

Nafaka kararının uygulanmasında malvarlığı haczi gibi konular için nafaka borçlusunun araç ve taşınmaz haczi yazısına da göz atabilirsiniz.

Takas sorusunda atılacak doğru adım

Nafaka alacaklısıysanız hesabınıza giren ve girmeyen tutarları aylık tabloya dökmek, kendi hakkınızı korumaya yardımcı olur. Borçluysanız alacağınızın dayanağını belgelemek ve ayrı yoldan istemek en güvenli seçenektir. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; belgeleriniz üzerinden birlikte değerlendirme yaparız. İletişim sayfasından ulaşabilir, aile hukuku sayfasında benzer konulara bakabilirsiniz. Her dosyanın koşulları farklıdır ve sonuç hakkında vaat verilmez.

Sık sorulan sorular

Eski eşim bana borçlu, nafakadan mahsup edebilir miyim?

Alacaklı rıza göstermedikçe hayır. Türk Borçlar Kanunu m. 144/3 uyarınca nafaka alacağı ancak alacaklının rızasıyla takas edilebilir. Kendi alacağınızı ayrı bir yoldan tahsil etmeniz gerekir.

Takas iradesini bildirirsem ne olur?

Takas, borçlunun iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşir (TBK m. 143); ama nafaka için alacaklının rızası aranır. Rıza yoksa yaptığınız bildirim nafaka borcunu sona erdirmez ve borç devam eder.

Alacaklı rıza verirse takas geçerli olur mu?

Evet, kanun takas hakkı doğduktan sonra verilen rıza ile takasa izin verir (TBK m. 144). Ancak rızanın açık olması, hangi tutarı kapsadığının belli olması ve özellikle çocuk nafakasında çocuğun yararına aykırı olmaması gerekir; ispat bakımından yazılı olması yerinde olur.

Takas hakkından önceden feragat edilebilir mi?

Borçlu takas hakkından önceden de feragat edebilir (TBK m. 145). Ancak nafaka bakımından asıl koruma, alacaklının rızası şartıdır; bu şart alacaklıyı güçlendirir.

Nafakayı ödemezsem ne olur?

Alacaklı ilamlı icra yoluna gidebilir ve şikâyet ederse nafaka borçlusu için üç aya kadar tazyik hapsi öngörülür; kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir (İİK m. 344). Şikâyet hakkı, fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılır (İİK m. 347).

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 143, 144, 145, 146
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 175, 176, 178, 182, 327, 328, 329, 330
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 33, 344, 347
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler