Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davasında Tazminat Talebi Dilekçede Nasıl Yazılır ve Ne Zamana Kadar Eklenir?

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Boşanma dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talebinin yazılışı, sonradan eklemenin yolları (karşı dava, ıslah) ve kesinleşmeden sonraki bir yıllık süre.

Kısaca

  • Tazminat talebi, dava dilekçesindeki talep sonucu bölümünde açıkça yazılır; maddi ve manevi tazminat ayrı kalemler olarak istenir (HMK m. 119).
  • Dilekçeler karşılıklı verildikten sonra iddia genişletilemez; bundan sonra talep kural olarak ıslah veya karşı tarafın açık muvafakatiyle değiştirilebilir; kısmi davada HMK m. 109/4’teki bir defalık artırım saklıdır (HMK m. 141, 176).
  • Islah aynı davada yalnız bir kez yapılabilir ve tahkikatın sona ermesine kadar mümkündür (HMK m. 176, 177).
  • Davalı taraf tazminatı cevap dilekçesinde isteyebilir; boşanmayı kendisi de talep ediyorsa karşı davayı cevap dilekçesiyle ya da esasa cevap süresi içinde ayrı dilekçeyle açar (HMK m. 133).
  • Boşanma davasında hiç istenmeyen tazminat için dava hakkı, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır (TMK m. 178).

Tazminat talebi, boşanma dilekçesinin talep sonucu bölümünde açıkça yazılır; yazılmazsa hâkim kendiliğinden tazminata hükmedemez (HMK m. 26). Maddi tazminat ile manevi tazminat ayrı kalemlerdir, ayrı başlıklar altında gerekçelendirilir ve ayrı tutarlarla istenir. Süre bakımından ise iki ayrı kapı vardır: dava sürerken talebi ıslah, kısmi davada artırım, davalı bakımından ise cevap dilekçesi veya karşı dava yoluyla eklemek, dava kesinleştikten sonra ise bir yıl içinde ayrı dava açmak.

Tazminat Hangi Şartlarla İstenir?

Dilekçeye ne yazacağınıza geçmeden önce kanunun aradığı şartlara bakmak gerekir, çünkü dilekçedeki her cümlenin bir şarta bağlanması beklenir. Türk Medeni Kanunu m. 174’e göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf da kusurlu olandan manevi tazminat talep edebilir.

İki talebin ispat konusu farklıdır. Maddi tazminatta kaybedilen veya kaybedilecek bir menfaatin ne olduğunu göstermeniz gerekir: eşin geliri sayesinde sürdürülen yaşam düzeni, destek olduğu bir sigorta ya da evlilik sebebiyle bırakılan bir iş gibi. Manevi tazminatta ise kişilik haklarına yönelen somut olaylar, yani hakaret, şiddet, aldatma, aşağılama gibi davranışlar anlatılır. Ayrıntılar için boşanmada maddi tazminat ve boşanmada manevi tazminat yazılarına bakabilirsiniz.

Dilekçede Talep Sonucu Nasıl Kurulur?

Dava dilekçesinin içeriği HMK m. 119’da sayılmıştır. Orada davanın konusu, iddiayı dayandıran olayların sıra numarasıyla açık özeti, bu olayların hangi delillerle ispatlanacağı, dayanılan hukuki sebepler ve açık bir talep sonucu yer alır. Tazminat talebinin kendisi bu son bölümde yazılır; olaylar ise iddianın dayanağı bölümünde anlatılır.

Pratik bir kurgu şöyledir. Önce boşanma sebebini oluşturan olayları tarih ve sırayla yazarsınız. Ardından maddi zararınızı doğuran olguları ayrı bir başlıkta toplarsınız. Talep sonucunda boşanma kararı, velayet, nafaka gibi taleplerin yanına maddi tazminatı ve manevi tazminatı ayrı satırlarda eklersiniz. Dilekçede tutar yazarken, tutarın dayandığı olguyu da göstermeniz gerekir; hâkim aksi hâlde gerekçesiz bir rakamla karşılaşır.

Talep sonucundaki eksikliğin nasıl işleneceği de önemlidir. HMK m. 119/2’ye göre davacının kimlik numarası, adresler, talep sonucu ve imza gibi hususlarda eksiklik varsa hâkim bir haftalık kesin süre verir; bu süre içinde eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır. Mahkemenin adı, dava konusunun değeri, olayların anlatımı, deliller ve hukuki sebepler ise (a, d, e, f, g bentleri) bu süre mekanizmasının dışındadır. Yani olayların anlatımındaki ve delillerdeki eksikliği bir haftada tamamlama imkânına güvenmeyin; dilekçeyi baştan eksiksiz hazırlayın.

Tutarı Bilmiyorsanız Ne Yaparsınız?

Maddi tazminatın tutarı dava açılırken her zaman net olmaz. Eşin gelirini, mal varlığını ve evlilik süresince sağlanan yaşam düzeyini tam bilmeyebilirsiniz. Kanun bölünebilir taleplerin bir kısmının dava yoluyla ileri sürülmesine izin verir (HMK m. 109/1); dava açılırken kalan kısımdan açıkça feragat edilmedikçe kısmi dava açmak geri kalan kısımdan feragat anlamına gelmez (HMK m. 109/3). Ek olarak 7589 sayılı Kanunla bu maddeye eklenen dördüncü fıkra, alacağın yalnızca bir kısmı dava edilmişse talebin aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılabileceğini öngörür.

Bu yol her dosya için uygun olmayabilir. Kısmi dava, tazminatın hangi bölümünün istendiğini açıkça belirtmeyi gerektirir. Hesaplanabilecek bir tutar varsa onu yazmak, hâkimin talebi daha rahat değerlendirmesini sağlar. Bu sebeple tutarın hesabını belgelere dayandırın; bilirkişi raporunun sonradan çıkaracağı sonuca göre talebin artırılabileceğini de planlayın.

Dilekçeye Yazılmayan Talep Sonradan Eklenebilir mi?

Evet, ama yol ve zaman sınırlıdır. İlk sınır, iddianın genişletilmesi yasağıdır. HMK m. 141’e göre taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle iddia ve savunmalarını serbestçe genişletebilir veya değiştirebilir; dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia ve savunma genişletilemez ya da değiştirilemez. İstisnalar ıslah ve karşı tarafın açık muvafakatidir.

Pratikte bu şu anlama gelir: dilekçeler aşaması bittikten sonra, örneğin ilk duruşmada aklınıza gelen bir tazminat kalemini eklemek istiyorsanız karşı tarafın açık muvafakati olmadıkça ıslaha gitmeniz gerekir. Mahkeme bu aşamada talebi olduğu gibi kabul etmez; dilekçeler aşamasının kapanması ciddi bir eşiktir.

Islah Nasıl Çalışır?

Islah, tarafın yaptığı usul işlemini kısmen ya da tamamen düzeltmesidir; aynı davada ancak bir kez yapılabilir (HMK m. 176). Tahkikatın sona ermesine kadar mümkündür (HMK m. 177/1) ve sözlü ya da yazılı yapılabilir. Islah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemlerin giderlerini ve karşı tarafın uğradığı zararları karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatı bir hafta içinde yatırmak zorundadır; yatırmazsa ıslah yapılmamış sayılır (HMK m. 178). Bu yüzden ıslahı ancak gerçekten gerektiğinde, tek seferlik hakkı en doğru zamana saklayarak kullanın.

Karşı Dava ile Tazminat İstemek

Boşanma davasının davalısı da tazminat isteyebilir. Uygulamada davalının, karşı boşanma davası açmasa bile kusursuz veya daha az kusurlu olduğunu ileri sürerek cevap dilekçesinde tazminat isteyebileceği kabul edilmektedir. Boşanmayı kendisi de istiyorsa yol karşı davadır. Karşı dava açılabilmesi için asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması, karşı davadaki talep ile asıl davadaki talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin ya da bağlantının bulunması gerekir (HMK m. 132/1). Karşı davaya karşı dava açılamaz (HMK m. 132/3).

Süre bakımından karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilerek açılır (HMK m. 133/1). Cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır; zor durumlarda bir kez ek süre verilebilir (HMK m. 127). Süresinden sonra açılan karşı dava hâlinde mahkeme davaların ayrılmasına karar verir (HMK m. 133/2). Asıl davanın sona ermesi karşı davanın görülmesine engel olmaz (HMK m. 134). Karşılıklı taleplerin nasıl tartıldığı için boşanmada karşılıklı tazminat talepleri yazısına bakın; karşı dava usulü ise cevap dilekçesi ve karşı dava yazısında ele alınıyor.

Kesinleşmeden Sonra: Bir Yıllık Süre

Tazminatı boşanma davasında hiç istememişseniz kapı kapanmış değildir. TMK m. 178’e göre evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Yani kesinleşme tarihi süre bakımından başlangıç noktasıdır; karar tarihini değil, kesinleşme tarihini esas alın. Kesinleşme tarihini bulmak için boşanma kararı ne zaman kesinleşir yazısındaki adımları izleyebilir, süre ayrıntısı için de nafaka ve tazminat davalarında zamanaşımı yazısına bakabilirsiniz.

Mal rejimi tasfiyesinden doğan katılma alacağı bu bir yıllık süreye tabi değildir; onun için ayrı kurallar geçerlidir. Tazminat ile katılma alacağını karıştırmamak gerekir.

Varsayımsal Bir Örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Evlilik boyunca eşinin işi nedeniyle şehir değiştiren bir eş, kendi mesleğini bırakmış olsun. Boşanma dilekçesini hazırlarken bu kişi önce evlilik süresince yaşanan olayları anlatır, ardından maddi tazminat başlığı altında meslekten ayrılmanın sonucunu ve eşin gelirini gösteren belgeleri sayar. Manevi tazminat için ayrıca kişilik haklarına saldırı sayılabilecek olayları kronolojik biçimde yazar. Talep sonucunda iki kalemi ayrı satırlarda, açık biçimde ister.

Dava sürerken eşin mal varlığına dair yeni bir belge ortaya çıksa, bu kişi ya karşı tarafın muvafakatini arar ya da bir kez ıslah hakkını kullanır. Hangi yolun uygun olduğu dosyadaki aşamaya, tahkikatın ne kadar ilerlediğine ve teminat yükünün anlamlı olup olmadığına bağlıdır. Burada sonuç tahmini yapılmaz; hâkim kusuru ve zararı kendi dosyasındaki delillere göre tartar.

Sık Yapılan Hatalar

Tazminat talebiyle ilgili en sık görülen hatalardan biri, talebi yalnızca anlatı kısmına gömüp talep sonucuna yazmamaktır. Hâkim talep sonucuna bağlıdır (HMK m. 26); anlatılan ama talep edilmeyen bir kalem karara yansımaz.

İkinci hata, maddi ve manevi tazminatı tek kalemde toplamaktır. Bu iki talebin şartları ve ispat konusu farklıdır; karıştırılan bir talep tartışmaya açık hâle gelir.

Üçüncü hata, ıslah hakkını gelişigüzel kullanmaktır. Aynı davada yalnız bir kez ıslah yapılabileceğinden, tazminat kalemlerini tam olarak belirleyemeden yapılan ıslah, sonraki ihtiyaçları kapatabilir.

Dördüncü hata, süreleri karıştırmaktır. Cevap süresi iki hafta, istinaf süresi iki hafta (HMK m. 345), tazminat için ayrı dava süresi kesinleşmeden itibaren bir yıldır. Her birinin başlangıç noktası farklıdır; tebliğ tarihini ve kesinleşme tarihini ayrı ayrı not edin.

Kendi Dilekçeniz İçin Ne Yapabilirsiniz?

Tazminat talebinin nasıl yazılacağı, hangi kalemlerin istenebileceği ve hangi yolun uygun olduğu evliliğin süresine, tarafların gelirine ve elinizdeki belgelere göre değişir. Bu yüzden kendi dosyanızı gözden geçirmeden genel bilgiyle hareket etmemek gerekir. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz. Aile hukukundaki diğer konular için aile hukuku sayfası da faydalı olabilir. Boşanma dilekçesinin genel yapısı için ayrıca boşanma dilekçesinde nelere dikkat edilmeli yazısına göz atın.

Sık sorulan sorular

Tazminatı boşanma dilekçesinde istemezsem hakkım kaybolur mu?

Hemen kaybolmaz. Boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılabilir (TMK m. 178). Ancak süre geçerse zamanaşımı itirazı gündeme gelir. Bu yüzden tazminatı baştan dilekçeye yazmak hem ispatı hem takibi kolaylaştırır.

Dilekçeye tazminat miktarını mutlaka yazmam gerekir mi?

Maddi tazminat para alacağı olduğu için talep sonucunun açık yazılması beklenir (HMK m. 119). Miktarı kesinleştiremediğiniz durumda kısmi dava ve sonradan artırma seçeneklerini dosyanıza göre değerlendirmek gerekir. Tutarı rastgele belirlemeyin.

Karşı taraf boşanma davası açtı, ben de tazminat istiyorum. Ne yapmalıyım?

Cevap dilekçesi süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 127). Uygulamada davalının karşı dava açmadan da cevap dilekçesinde tazminat isteyebileceği kabul edilir; boşanmayı siz de istiyorsanız karşı davayı cevap dilekçesiyle ya da esasa cevap süresi içinde ayrı dilekçeyle açarsınız. Süresinden sonra açılan karşı davada mahkeme davaların ayrılmasına karar verir (HMK m. 133).

Islah nedir, tazminat miktarını artırmak için kullanılır mı?

Islah, tarafın yaptığı usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesidir (HMK m. 176). Talep sonucunu değiştirmek ya da artırmak için de başvurulur. Aynı davada bir kez yapılabilir, yapan taraf teminat yatırmak zorundadır (HMK m. 178).

Tazminat talebi boşanma davasının sonucunu etkiler mi?

Tazminat, boşanma davasına bağlı fer’î bir taleptir; boşanma kararı verilmezse tazminat da hükmedilmez. Buna karşılık tazminat talebinin varlığı boşanma sebebini zayıflatmaz veya güçlendirmez; hâkim kusuru ayrıca değerlendirir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 174, 178
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26, 109, 119, 127, 132, 133, 134, 141, 176, 177, 178, 345
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler