Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmada Karşılıklı Tazminat Talepleri Nasıl Değerlendirilir?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanmada iki eşin de tazminat istemesi hâlinde kusur dağılımı, kusursuz veya az kusurlu taraf ölçütü ve karşı dava usulü nasıl işler? Şartlar ve süreler.

Kısaca

  • Maddi tazminatı yalnızca kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan isteyebilir; iki eşin de aynı anda maddi tazminat alması bu ölçütle bağdaşmaz (TMK m. 174/1).
  • Manevi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olan diğer taraftan istediği tazminattır (TMK m. 174/2).
  • Davalı taraf kendi tazminat talebini karşı dava ile ileri sürebilir; karşı dava cevap dilekçesiyle ya da esasa cevap süresi içinde ayrı dilekçeyle açılır (HMK m. 133).
  • Karşı davanın açılması için asıl davanın görülmekte olması ve talepler arasında takas, mahsup ya da bağlantı bulunması gerekir (HMK m. 132).

Boşanma davasında iki eş de tazminat istiyorsa, hâkim önce tarafların kusurunu tartar; maddi tazminat ancak kusursuz ya da karşısındakinden daha az kusurlu olan tarafa gidebilir. Manevi tazminat bakımından ise ölçüt kişilik hakkına saldırıdır. Usul açısından davalı taraf kendi tazminat talebini çoğunlukla karşı dava yoluyla ileri sürer. Bu yazı, iki yönlü talepleri hâkimin nasıl ele aldığını ve karşı davanın nasıl açıldığını anlatıyor.

İki Taraf da Tazminat İstediğinde Ne Olur?

Boşanma davalarında “o da istiyor, ben de istiyorum” durumu sık görülür. Davacı eş, davalının kusurlu davranışları nedeniyle tazminat ister; davalı eş de kendisine yönelik davranışları ileri sürerek karşı dava açar. Hâkim burada iki talebi ayrı ayrı değerlendirir, ancak kusur tespiti iki talep için ortak bir ön sorudur.

Kanunun ölçütü açıktır. TMK m. 174/1’e göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Bu ifade, tek taraflı bir sonuç öngörür: karşılıklı olarak iki eşin birbirinden maddi tazminat alması, birinin diğerinden daha az kusurlu olması şartıyla bağdaşmaz. Yani hâkim kusuru belirledikten sonra en fazla bir taraf lehine maddi tazminat hükmedebilir. Eşit kusur hâlinde ne olacağı eşit kusurlu eşin tazminat ve nafaka hakkı yazısında anlatılıyor.

Manevi Tazminatta Ölçüt Farklıdır

Manevi tazminat TMK m. 174/2’de düzenlenmiştir: boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda para isteyebilir. Madde metni, maddi tazminattaki gibi “kusursuz veya daha az kusurlu” ifadesini kullanmaz; ölçüt, kişilik hakkına saldırı ve karşı tarafın kusurudur.

Metin farklı olsa da uygulamada manevi tazminatta da talep eden tarafın kusurunun diğerinden daha ağır olmaması aranır; taraflar eşit kusurlu bulunursa iki tarafın manevi tazminat talebi de kabul edilmez. Bu yüzden iki eşin aynı anda birbirinden manevi tazminat alması kural olarak mümkün değildir; her eşin kişilik hakkına yönelen olaylar ayrı ayrı incelense de sonuç kusur dağılımına bağlanır. Manevi tazminatın ayrıntıları için boşanmada manevi tazminat yazısına bakabilirsiniz.

Kusur Dağılımı Nasıl Belirlenir?

Kusur, tazminat taleplerinin merkezindedir. Hâkim; tarafların sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarını, hakaret ve şiddet olaylarını, aile birliğinin giderlerine katılmamayı, evi terk etmeyi ve benzeri olguları delillerle birlikte değerlendirir. Tanık beyanları, mesaj kayıtları, raporlar ve belgeler bu değerlendirmenin dayanağıdır.

Karşılıklı taleplerde önemli bir nokta, bir tarafın ileri sürdüğü olayın karşı tarafın davranışına verilen bir tepki olup olmadığıdır. Bir tarafın kusurlu davranışı, diğerinin kendi davranışını meşru kılmaz; ancak hâkim olayların sırasını ve ilişkisini dikkate alarak kusur oranını belirler. Kusurun belirlenmesinde izlenen yöntem boşanmada kusur nasıl belirlenir yazısında anlatılıyor.

Karşı Dava Nedir ve Ne Zaman Açılır?

Karşı dava, davalının asıl davaya karşı kendi talebini ileri sürdüğü ayrı bir davadır. HMK m. 132/1’e göre karşı dava açılabilmesi için asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması ve karşı davada ileri sürülecek talep ile asıl davadaki talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin ya da bağlantının bulunması şarttır. Boşanma davasında davalının tazminat talebi, asıl boşanma davasıyla doğrudan bağlantılıdır.

Süre bakımından HMK m. 133/1, karşı davanın cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılacağını söyler. Cevap süresi dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır; bu iki hafta içinde mahkemeye başvurulursa, durum ve koşullara göre bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir (HMK m. 127). Bu süre kaçırılırsa, süresinden sonra açılan karşı dava hâlinde mahkeme davaların ayrılmasına karar verir (HMK m. 133/2).

Karşı davaya karşı dava açılamaz (HMK m. 132/3). Karşı dava, kanunun dava ile ilgili hükümlerine tabidir (HMK m. 135). Asıl davanın sona ermesi karşı davanın görülmesine engel olmaz (HMK m. 134); örneğin asıl davadan feragat edilse bile, karşı dava devam edebilir. Karşı davanın usul ayrıntıları için boşanma davasında cevap dilekçesi ve karşı dava yazısına bakabilirsiniz.

İkrar ve Karşılıklı Kabul Beyanları

Karşılıklı davalarda taraflar bazen birbirlerinin iddialarını kabul eder gibi görünür: “evet, o gün tartıştık” ya da “kusurun bir kısmı bende”. Bunların hâkim açısından ağırlığı sınırlıdır. TMK m. 184’e göre boşanmada hâkim, boşanma davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz; hâkim bu olgular hakkında yemin öneremez ve kanıtları serbestçe takdir eder.

Bunun karşılıklı tazminat talepleri bakımından önemi şudur: Karşı tarafın iddiasını kabul etmeniz, kusur tespitini otomatik olarak sonuçlandırmaz; ancak tersine, inkâr etmeniz de hâkimin deliller üzerinden kanaat oluşturmasını engellemez. TMK m. 184’ün bu kuralları yalnız boşanmanın dayandığı olgular içindir; mal rejimi veya alacak ispatına uygulanmaz. Bu yüzden tazminat taleplerinizi delillerle desteklemek, sadece tarafların beyanına dayanmaktan daha güvenlidir. İspat kuralları için boşanma davasında ispat yükü ve deliller yazısına bakabilirsiniz.

Hâkim Karşılıklı Talepleri Hangi Sırayla Ele Alır?

Karşılıklı taleplerde hâkimin izlediği yol, genel olarak şu mantıkla ilerler; ancak sıralama dosyadan dosyaya değişebilir. Önce boşanma sebebi ve kusur tespit edilir. Ardından kusur dağılımına göre maddi tazminat hakkının kimde olduğuna bakılır. Sonra, kişilik hakkına saldırı oluşturan olaylar ve kusur dağılımı birlikte değerlendirilerek manevi tazminat talepleri incelenir. En sonda tazminatın miktarı ve ödeme biçimi belirlenir.

Bu sıralama bir kural değil, kanundaki şartların doğal akışıdır. Kusur belirlenmeden maddi tazminat konusunda karar verilemez; kişilik hakkı saldırısı belirlenmeden manevi tazminat hükmedilemez. Taleplerinizi yazarken de bu akışı izleyin: önce olaylar, sonra kusur, sonra zarar, en sonda tutar.

Ödeme biçimi bakımından maddi tazminat toptan ya da irat olarak bağlanabilir; manevi tazminat irat olarak bağlanamaz (TMK m. 176). Ayrıntı için maddi tazminat toptan mı irat mı yazısını inceleyebilirsiniz.

Karşılıklı Talepler ve Anlaşma İmkânı

İki taraf da tazminat istiyorsa, yargılamayı uzatmak yerine anlaşma yolu da düşünülebilir. Hâkim, aile mahkemesinde esasa girmeden önce eşlerin ve çocukların karşı karşıya oldukları sorunları tespit ederek bunların sulh yoluyla çözümünü teşvik eder; sulh sağlanamazsa yargılamaya devam olunur (4787 sayılı Kanun m. 7). Taraflar karşılıklı olarak tazminat taleplerinden vazgeçebilir ya da bir tarafın diğerine belirli bir tutar ödemesi üzerinde uzlaşabilir.

Çekişmeli davanın anlaşmalıya çevrilmesi mümkündür; bu halde fer’î sonuçlara ilişkin anlaşmanın hâkim onayı gerekir. Bu yolun şartları için çekişmeli boşanma davasını anlaşmalıya çevirmek yazısına bakabilirsiniz. Anlaşma, tarafların karşılıklı tazminat taleplerinden vazgeçmesini de içerebilir; vazgeçmenin sonuçlarını önceden tartmak gerekir.

Karşı Dava Açılmazsa Ne Olur?

Karşı dava açılmaması, tazminat hakkının hemen sona ermesi demek değildir. TMK m. 178’e göre evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Yani karşı dava açılmadıysa, kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde ayrı bir tazminat davası açılabilir.

Yine de ayrı dava, hem masraf hem zaman bakımından yeni bir yargılama demektir. Aynı davada talep etmek, deliller ve tanıklar bir kez toplandığı için genellikle daha pratiktir. Bu bir sonuç değerlendirmesi değil, usul tercihidir; hangi yolun uygun olduğu dosyaya göre değişir. Süre kuralları için nafaka ve tazminat davalarında zamanaşımı yazısı yararlıdır.

Varsayımsal Bir Örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Bir eş, diğerini aldatma ve hakaret iddiasıyla boşanma davası açıp maddi ve manevi tazminat istemiş olsun. Davalı eş, cevap dilekçesinde bu iddiaları reddetsin ve karşı dava açarak kendisine yönelik şiddet ve aşağılama olaylarını ileri sürsün; o da manevi tazminat istesin.

Hâkim önce her iki tarafın iddialarını delillerle karşılaştırır. Tanık beyanları, mesaj kayıtları ve belgeler üzerinden kusur dağılımını belirler. Maddi tazminat için tarafların kusur oranına bakar; yalnız kusursuz veya daha az kusurlu olan taraf lehine karar verilebilir. Manevi tazminat için ise kişilik hakkına saldırı oluşturan olayları inceler; burada da kusuru daha ağır bulunan tarafın talebi kabul edilmez. Hangi tarafın lehine sonuç çıkacağı bu örnekten tahmin edilemez; sonuç tamamen delillere ve hâkimin takdirine bağlıdır.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, karşı dava süresini kaçırmaktır. Cevap dilekçesi süresi iki haftadır ve tebliğ tarihinden başlar. Süre geçerse karşı dava ayrılır; tazminat hakkı yitirilmez ama yargılama ikiye bölünür.

İkinci hata, karşı tarafın tazminat talebini hiç cevaplamamaktır. Süresi içinde cevap dilekçesi vermeyen davalı, davacının ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır (HMK m. 128); yani savunmanızı ortaya koymak ve karşı davayı açmak için dilekçe süresini kullanmanız gerekir. Bu konuda boşanma davasında cevap dilekçesi verilmezse yazısına bakabilirsiniz.

Üçüncü hata, kusuru belgelemeden talep etmektir. Karşılıklı tazminat taleplerinde her iddianın ayrı bir delille desteklenmesi gerekir; tek bir tanık beyanına dayanmak yeterli olmayabilir.

Dördüncü hata, kendi kusurlu davranışlarını gizlemeye çalışmaktır. Karşı taraf bunları delilleriyle ortaya koyduğunda dosyadaki güveniniz zedelenir. Kendi davranışlarınızı açıkça, gerekirse karşı tarafın davranışına bağlı olarak anlatmak daha sağlıklıdır.

Beşinci hata, maddi ve manevi tazminatı karıştırmaktır. İkisinin şartları farklıdır; maddi tazminatta kusur karşılaştırması belirleyicidir.

Kendi Dosyanızda Karşılıklı Talepleri Planlamak

Karşılıklı tazminat talepleri, dosyadaki olayların ve delillerin dikkatle tartılmasını gerektirir. Hangi talebin, hangi dilekçede, hangi süre içinde ileri sürüleceği her dosyada farklıdır. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz. Daha fazla bilgi için aile hukuku sayfasına da göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İki eş de birbirinden tazminat isteyebilir mi?

İsteyebilirler; ancak maddi tazminat bakımından kanunun aradığı şart, talep edenin kusursuz veya daha az kusurlu olmasıdır (TMK m. 174/1). Hâkim kusur dağılımını belirledikten sonra yalnız bu ölçüte uyan taraf lehine maddi tazminata hükmedebilir.

Karşı dava açmazsam tazminat hakkım kaybolur mu?

Hemen kaybolmaz. Tazminat için ayrı dava imkânı boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl süreyle devam eder (TMK m. 178). Ancak aynı davada talep etmek, ispat ve zaman açısından genellikle daha pratik bir yoldur.

Cevap dilekçesi süresini kaçırdım, karşı dava açabilir miyim?

Süresinden sonra açılan karşı dava hâlinde mahkeme davaların ayrılmasına karar verir (HMK m. 133/2). Yani talep ayrı bir dava olarak devam eder; tazminat hakkı bu nedenle doğrudan kaybolmaz.

Asıl dava geri alınırsa karşı dava ne olur?

Asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesi, karşı davanın görülüp karara bağlanmasına engel olmaz (HMK m. 134).

Karşılıklı tazminat taleplerinde hâkim kimi haklı bulur?

Bu soruya genel bir cevap verilemez. Hâkim her iki tarafın kusurunu delillere göre tartar; sonuç dosyadaki olaylara bağlıdır.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 174, 176, 178, 184
  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 7
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 127, 128, 132, 133, 134, 135
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler