Aile Hukuku ve Boşanma

Çalışan Kadın Boşanmada Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Kadının çalışması yoksulluk nafakasına tek başına engel değildir; TMK m. 175’e göre geliri geçimine yetmiyorsa ve kusuru ağır değilse nafaka istenebilir.

Kısaca

  • Medeni Kanun yoksulluk nafakasını çalışmayan kadına özgü bir hak olarak düzenlemez; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka isteyebilir (TMK m. 175).
  • Çalışmak tek başına nafakayı engellemez; belirleyici olan gelirin geçime yetip yetmediği ve boşanma sonrası yoksulluğa düşülüp düşülmeyeceğidir.
  • Nafaka isteyen tarafın kusuru karşı tarafınkinden ağır olmamalıdır; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
  • Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da 'süresiz olarak' ibaresini iptal etmiştir; iptal dokuz ay sonra yürürlüğe girecek ve o zamana kadar mevcut hüküm uygulanır.

“Çalışıyorsun, öyleyse nafaka alamazsın” cümlesini duymuş olabilirsiniz. Kanunda böyle bir yasak yok. Medeni Kanun’un 175. maddesi, nafakayı çalışmayan kadına değil, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa bağlar. Çalışan bir kadın da, geliri geçimine yetmiyorsa ve kusuru karşı tarafınkinden ağır değilse yoksulluk nafakası isteyebilir. Soru “çalışıyor mu?” değil, “boşandıktan sonra geliriyle geçinebilecek mi?” sorusudur.

Madde Çalışmaktan Söz Ediyor mu?

Hayır. Madde şöyle der: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. “Kadın” da “çalışma” da geçmez; kanun taraflar arasında cinsiyet ayrımı yapmaz. Bu yüzden çalışma, nafakaya engel olan bir şart değil, yoksulluk değerlendirmesinde tartılan bir olgudur.

Hâkim işte bu olguyu şu açılardan inceler: Gelir ne kadar, düzenli mi, kayıtlı mı? Giderler neler? Boşanma sonrasında bu gelir temel giderlere yetecek mi? Karşı tarafın geliri ve malî gücü nedir? Bu sorulara verilen cevaplar, çalışan kadının nafakasını belirler. Yoksulluğa düşmenin ispatı yazısında hangi belgelerin kullanılacağını anlattık.

Çalışan Kadın Hangi Durumlarda Nafaka Alabilir?

Çalışma gelirinin geçime yetmediği her durumda nafaka konusu gündeme gelir. Şu örnekler, hâkimin tartabileceği tipik durumlardır:

  • Gelir asgari düzeyde, buna karşılık kira ve çocuk giderleri yüksek
  • Eş çok daha yüksek gelirli ve evlilikte yaşam düzeni onun geliriyle kurulmuş
  • Kadın yarı zamanlı veya düzensiz çalışıyor, çocuk bakımı nedeniyle çalışma saatlerini artıramıyor
  • Sağlık sorunları nedeniyle çalışma kapasitesi sınırlı
  • Uzun evlilik süresince kariyerden fedakârlık edilmiş

Bunların her biri nafaka verilmesini gerektirmez; ama hâkimin değerlendirme yaptığı bir veri olarak dosyaya girer. Gelir yüksek ve giderlerini rahatça karşılıyorsa, nafaka talebi reddedilebilir. Eşlerin geliri birbirine yakınsa da talep sonuçsuz kalabilir. Ancak kanunda “şu kadar geliri olan alamaz” biçiminde bir eşik yoktur.

Kusur: İkinci Şart

Yoksulluk nafakası isteyen tarafın kusuru, karşı tarafın kusurundan daha ağır olmamalıdır. Kusur, boşanmaya yol açan olaylardan çıkarılır: sadakatsizlik, şiddet, evi terk, hakaret, ilgisizlik gibi. Hâkim iki tarafın kusurunu karşılaştırır. Siz kusurluysanız, ama eşinizin kusuru sizinkinden daha ağırsa ya da eşitse, talebiniz değerlendirilir. Sizin kusurunuz daha ağırsa yoksulluk nafakası verilmez.

Kusur savunması, dilekçelerde sık geçer. Delilsiz kusur iddiası ise sonuç vermeyebilir. Mesajlar, tanıklar, kolluk kayıtları gibi araçlarla ispatlanmalıdır. Zina iddiasının ispatı için boşanma davasında zinanın ispatı yazısına bakabilirsiniz; zina yapan eşin nafaka hakkı ayrı bir konudur ve zina yapan eş yoksulluk nafakası alabilir mi yazısında ele alınıyor.

Malî Güç ve Nafaka Miktarı

Nafaka malî güç oranında istenir. Bu ifade, nafaka yükümlüsünün ödeyebileceğinden fazlasının hükmedilmeyeceğini gösterir. Eşiniz de düşük gelirliyse hâkim, ihtiyaç ile ödeme gücü arasında denge arar. Nafaka miktarı için kanunda sabit bir formül yoktur; bu nedenle benzer dosyalarda bile farklı sonuçlar çıkabilir.

Nafakanın şekli konusunda Medeni Kanun’un 176. maddesi, yoksulluk nafakasının toptan ya da durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebileceğini söyler. İrat biçimindeki nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların malî durumları değiştiğinde iradın artırılması veya azaltılması da istenebilir.

Tedbir Nafakasıyla Farkı

Dava sürerken alınan tedbir nafakası ile yoksulluk nafakası ayrı kavramlardır. Tedbir nafakası, Medeni Kanun’un 169. maddesine dayanan geçici bir önlemdir; boşanma kararından sonra yoksulluk nafakası ayrıca değerlendirilir. Çalışan kadın, tedbir nafakası alamıyorsa bile yoksulluk nafakası isteyebilir; tersi de mümkündür. İki hakkın farkı için tedbir nafakası dava sonunda ne olur yazısına bakın.

Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek; bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. O zamana kadar mevcut hüküm uygulanır ve kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden kalkmaz. Nafaka kurumu kaldırılmış değildir.

Hâkim Gelir Karşılaştırmasını Nasıl Yapar?

Çalışan kadının nafaka talebinde en kritik adım, iki tarafın gelirini ve giderini yan yana koymaktır. Hâkim, sizin bordronuza ve banka hareketlerinize baktığı gibi eşinizin geliri, işyeri ve malvarlığına ilişkin kayıtlara da bakar. Gelir karşılaştırması tek bir sayıya indirgenmez; düzenli ve kayıtlı gelirle, dalgalı ya da kayıt dışı gelir birbirinden ayrılır. Eşiniz serbest çalışıyorsa vergi kaydı ve ticari faaliyet bilgileri, maaşlıysa bordro ve SGK kaydı önem taşır.

Şu soruların cevabı hâkimin değerlendirmesinde yer alır:

  • Maaşınız, kiranızı ve temel giderlerinizi karşılıyor mu?
  • Çocuğunuz varsa onun giderlerini siz mi ağırlıklı olarak karşılıyorsunuz?
  • Eşiniz evlilik süresince giderlerin büyük bölümünü karşılamış mı?
  • Boşanma sonrasında geliriniz temel ihtiyaçlarınızı karşılamaya yetecek mi?
  • Çalışma saatlerinizi artırma imkânınız var mı?

Bu soruların cevabını belgelerle desteklemek, yalnızca “az kazanıyorum” demekten çok daha güçlüdür. Kira dekontları, çocuğun okul faturası, sağlık harcamaları ve banka ekstreleri bu açıdan işe yarar. Yoksulluğun nasıl ispat edileceği yazısında belge listesini ayrıntılı bulabilirsiniz.

Çalışma Süresi ve Meslekte Fedakârlık

Evlilik boyunca kariyerinden vazgeçmiş, yarı zamanlı çalışmış ya da çocuk bakımı nedeniyle meslek hayatına ara vermiş kadınlar için boşanma sonrası gelirin yeterliliği ayrı bir konudur. Kanun bu fedakârlığı nafakanın şartı olarak saymaz; fakat hâkim evlilik sürecini, eşlerin rollerini ve boşanma sonrası gelir elde etme imkânını birlikte düşünür. Bu nedenle dilekçenizde evliliğin süresini, çalışma geçmişinizi ve çalışma hayatındaki kesintileri somut tarihlerle yazın.

Aynı mantık, eşi destekleyen kadın için de geçerlidir. Eşinin işini kurmasına yardım eden, onun kariyeri için taşınan ya da işinden ayrılan kişinin durumunu, dosyanın gerçekleriyle anlatmak gerekir. Bu tür fedakârlıklar, Medeni Kanun’un 196. maddesinin ev işleri, çocuk bakımı ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışmanın katkı sayıldığı mantığıyla paralellik taşır. Ancak bu hüküm evlilik içi katkı payını belirler; yoksulluk nafakası bakımından doğrudan bir ölçü sunmaz. Yoksulluk için esas olan, 175. maddedeki şartlardır.

Nafaka, Tazminat ve Mal Paylaşımı Aynı Şey Değildir

Boşanmada üç ayrı mali konu sık karıştırılır. Yoksulluk nafakası, boşanma sonrası geçim için istenen süreklilik taşıyan bir ödemedir. Maddi ve manevi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar ve kusur nedeniyle istenir (TMK m. 174). Mal rejiminin tasfiyesi ise evlilik süresince edinilen malların paylaşımıdır. Çalışan kadın, şartları varsa her üçünü de ayrı ayrı talep edebilir; bunlar birbirinin yerini tutmaz. Örneğin mal rejimi tasfiyesinden bir alacağınız olması, yoksulluk nafakası talebinizi kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak hâkim, dosyadaki malvarlığı durumunu yoksulluk değerlendirmesinde dikkate alabilir. Nafaka ve maddi tazminat farkı ayrı bir yazıda anlatılıyor.

Nafaka Bağlandıktan Sonra Neler Değişebilir?

Yoksulluk nafakası bağlandıktan sonra durumlar değişebilir. Medeni Kanun’un 176. maddesi, irat biçiminde ödenen nafakanın alacaklı tarafın yeniden evlenmesi hâlinde kendiliğinden kalktığını, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde ise mahkeme kararıyla kaldırılabileceğini söyler. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması ya da azaltılmasına da karar verilebilir. Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 177).

Yani çalışmaya başlamak ya da gelirinizin artması nafakayı kendiliğinden kaldırmaz; ancak karşı taraf yoksulluğun ortadan kalktığını ileri sürerek dava açabilir ve hâkim bu iddiayı delillere göre inceler. Gelir artışınızı saklamak yerine, gerçek durumu belgeleyerek mahkemeye anlatmanız daha güvenli bir yoldur. Nafaka alan kişi çalışmaya başlarsa ne olacağını ayrı yazıda inceledik.

Varsayımsal Bir Örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Deniz, bir özel okulda öğretmen olarak çalışıyor, maaşı düzenli ama kirasını ve çocuğunun bakımını karşılamakta zorlanıyor. Eşi ise yüksek gelirli bir işletmenin sahibi. Boşanma davasında Deniz yoksulluk nafakası talep ediyor ve dilekçesine maaş bordrosunu, kira sözleşmesini, çocuğun gider belgelerini ekliyor. Eşi, “Deniz çalışıyor, nafaka hakkı yok” diye itiraz ediyor. Hâkim iki tarafın gelirini, giderlerini, evliliğin yaşam düzenini ve kusurları tartıyor. Burada sonuç tahmin edilemez; ama Deniz’in çalışıyor olması, talebin baştan reddi için yeterli değildir.

Sık Yapılan Hatalar

İlk hata, çalıştığı için nafaka hakkı olmadığını düşünüp talebi hiç yazmamaktır. İkinci hata, geliri düşük göstermektir; mahkeme SGK ve banka kayıtlarını isteyebilir. Üçüncü hata, kusur meselesini ihmal etmektir. Dördüncü hata, tedbir ve yoksulluk nafakasını karıştırmaktır. Beşinci hata, çocuk giderlerini ayırmadan tek tabloda göstermektir. Eşit gelirli çalışan eş durumunda çalışan erkeğin nafaka durumu yazısı da yardımcı olur.

Çalışıyor Olmanız Talebi Sonlandırmaz

Kendi durumunuz için neyin geçerli olduğu; gelirinize, giderlerinize, evlilik süresine ve kusur dengesine göre değişir. Hâkimin takdiri belirleyici olduğundan aynı belgelerle farklı dosyalarda farklı sonuç çıkabilir. Durumunuzu anlatmak için büroyu telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; ayrıntılar iletişim sayfasında yer alıyor. Genel çerçeve için aile hukuku sayfasına göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Maaşım var, yoksulluk nafakası isteyemez miyim?

Maaşınızın olması otomatik olarak nafakayı engellemez. Hâkim, maaşınızın boşanma sonrası geçiminizi sağlayıp sağlamayacağına, giderlerinize ve eşinizin malî gücüne bakar (TMK m. 175). Maaş yeterliyse nafaka verilmeyebilir; yetersizse talep değerlendirilir.

Eşimden çok az maaş alıyorum, ama kira ödüyorum. Ne olur?

Kira, çocuk bakımı ve sağlık gibi düzenli giderler değerlendirmeye girer. Hâkim yalnız maaşınızın miktarına değil, gelirinizin giderlerinizi karşılayıp karşılamadığına ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinize bakar. Belgelerle durumunuzu göstermeniz gerekir.

Çalışan kadın tedbir nafakası da alamaz mı?

Tedbir nafakası dava süresince geçici bir önlemdir (TMK m. 169) ve yoksulluk nafakasından ayrıdır. Çalışmanız, tedbir nafakası talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz; hâkim ihtiyacı ve karşı tarafın gücünü ayrıca inceler.

Kusurlu kadın yoksulluk nafakası alabilir mi?

Nafaka isteyen tarafın kusuru, diğer tarafın kusurundan daha ağır olmamalıdır (TMK m. 175). Her iki tarafın kusurları dosyadaki delillere göre karşılaştırılır.

Yoksulluk nafakası bir kez bağlandıktan sonra çalışmaya başlarsam ne olur?

Medeni Kanun’a göre irat biçimindeki nafaka, yoksulluğun ortadan kalkması hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılabilir; alacaklı yeniden evlenirse kendiliğinden kalkar (TMK m. 176). Gelir artışının sonuca etkisi somut dosyada hâkim tarafından değerlendirilir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 174, 175, 176, 177, 196
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler