Erkek de boşanma yüzünden yoksulluğa düşerse nafaka isteyebilir. Kanunda cinsiyet ayrımı yok; çalışıyor olmak hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Kısaca
- Yoksulluk nafakasını düzenleyen Medeni Kanun hükmü “taraf” der; erkek ya da kadın ayrımı yapmaz. Şartları taşıyan erkek eş de nafaka isteyebilir.
- Şartlar üçtür: boşanma yüzünden yoksulluğa düşmek, kusuru daha ağır olmamak ve karşı tarafın malî gücünün bulunması.
- Çalışıyor olmak tek başına hakkı ortadan kaldırmaz; belirleyici olan kazancın boşanma sonrası geçimi karşılayıp karşılamadığıdır.
- Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz; yoksulluk nafakası bu yönüyle tazminattan ayrılır.
“Nafaka kadınların hakkıdır” sözü yaygın bir kanaat, ama kanun metninde yazan bu değil. Yoksulluk nafakasını düzenleyen Türk Medeni Kanunu m. 175, “boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf” der; erkek ya da kadın demez. Yani çalışan bir erkek de, boşanma yüzünden yoksulluğa düşüyorsa, kusuru daha ağır değilse ve karşı tarafın malî gücü varsa nafaka isteyebilir. Çalışıyor olmak, hakkınızın önünde kendiliğinden bir engel sayılmaz; ama kazancınızın boşanma sonrası geçiminizi karşılayıp karşılamadığı dosyada mutlaka tartışılır.
Kanun metni erkek ve kadın ayrımı yapıyor mu?
TMK m. 175’in birinci fıkrası şöyle işler: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir. Cümlenin öznesi “taraf”tır. İkinci fıkra ise nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağını söyler.
Nafaka davalarında alacaklının kadın, borçlunun erkek olduğu tabloyla sık karşılaşılır. Bu bir hukuk kuralı değil, yalnızca bir alışkanlıktır. Hukuken bakıldığında kadın çalışıyor ve erkek hasta, işsiz ya da düşük gelirliyse, erkeğin talebi aynı ölçütlerle incelenir. “Evin geçiminden erkek sorumlu” kabulü, yoksulluk nafakasının şartlarında yer almaz.
Hangi şartlar bir arada aranır?
Yoksulluk nafakası için üç şeyin birlikte bulunması gerekir.
Birincisi, boşanma yüzünden yoksulluğa düşmektir. Burada bakılan, boşanma sonrasında elinizde kalacak imkânlarla geçiminizi karşılayıp karşılayamayacağınızdır. Kira, fatura, yemek, ulaşım gibi temel giderlerinizi kendi gelirinizle karşılayamayacaksanız, yoksulluk iddiasının dayanağı olabilir. Evlilikte ortak evin giderleri paylaşılıyordu, boşanınca tek başınıza ayrı bir ev tutmanız gerekecekse bu fark ortaya çıkabilir.
İkincisi, kusurun daha ağır olmamasıdır. Nafaka isteyen taraf, boşanmaya yol açan olaylarda diğerinden daha kusurlu bulunursa nafaka alamaz. Kusurlar eşitse ya da sizin kusurunuz daha azsa bu şart sağlanır. Kusurun nasıl ölçüldüğünü ayrıntılı biçimde eşit kusurlu eşin tazminat ve nafaka hakkı yazısında anlattık.
Üçüncüsü, karşı tarafın malî gücünün olmasıdır. Nafaka “malî gücü oranında” hükmedilir. Karşı tarafın geliri kendi geçimini zor karşılıyorsa, ondan nafaka istemek de sonuç vermez.
Çalışıyorum, gelirim var: bu hakkı kaybettirir mi?
Çalışan erkek eşin en sık sorduğu soru budur ve cevabı “duruma göre”dir; ancak bu “duruma göre” bir belirsizlik değil, belirli bir ölçüdür. Mahkeme gelirin varlığına değil, yeterliliğine bakar.
Maaşınız sizi boşanma sonrası kendi ayağınız üzerinde tutmaya yetiyorsa yoksulluktan söz etmek zorlaşır. Aynı maaş, ayrı bir ev kirası, bakmakla yükümlü olduğunuz çocuk, borç taksitleri ve sağlık giderleri hesaba katıldığında geçiminize yetmiyorsa durum farklıdır. Karşı tarafın gelirinin sizinkinden belirgin biçimde yüksek olması da değerlendirmede yer alabilir; ama bu fark tek başına yoksulluk sayılmaz.
Kanun yoksulluk için bir gelir sınırı vermiyor. Hâkim, TMK m. 4 uyarınca takdir yetkisini hukuka ve hakkaniyete göre kullanır. Bu yüzden internette gördüğünüz “şu kadar gelirin altındaysanız nafaka alırsınız” türü kesin sınırlara güvenmeyin; dosyanın somut verileri belirler.
Hangi bilgi ve belgeler dosyada işe yarar?
İspat yükü, iddia edilen olgudan lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK m. 190). Yoksulluk nafakası isteyen olarak “boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğimi” gösteren olguları siz ortaya koyarsınız. Taraflar, dayandıkları olguları ispata elverişli biçimde somutlaştırmak ve delillerini hangi olgu için gösterdiklerini belirtmek zorundadır (HMK m. 194). Genel bir “gelirim yetmiyor” cümlesi bu yüzden yetersiz kalır.
Somut olarak toplayabileceğiniz belgeler şunlardır:
- Maaş bordroları ve banka hesabınıza yatan ödemeler
- Kira sözleşmesi veya barınma giderinizi gösteren belgeler
- Kredi, kart ya da taksit borçlarınızı gösteren kayıtlar
- Hastalık, tedavi veya engel durumunuz varsa sağlık raporları ve ilaç-tedavi giderleri
- Bakmakla yükümlü olduğunuz kişilere dair belgeler
Karşı tarafın gelirini ve malvarlığını gösteren kayıtlar sizin elinizde olmayabilir. Bu durumda mahkemeden ilgili kurumlara yazı yazılmasını talep edebilirsiniz; ayrıntı için nafaka borçlusunun gelirini gizlemesi yazısına bakabilirsiniz.
Kadının geliri yüksekse erkeğin talebi nasıl etkilenir?
Karşı tarafın malî gücü nafakanın ikinci ayağıdır. Kadının düzenli geliri, kira geliri, ticari kazancı ya da mal varlığı varsa mahkeme bunların nafakayı karşılamaya yeterli olup olmadığına bakar. Nafaka “malî gücü oranında” istenebildiği için, karşı tarafın geliri yüksek diye talebiniz otomatik olarak yüksek miktarda karşılık bulmaz; miktar ayrıca ihtiyaç ve gelir dengesi içinde belirlenir. Miktarın nasıl hesaplandığını nafaka miktarı nasıl belirlenir yazısında bulabilirsiniz.
Karşı tarafın gelirini bilmiyor olmanız hakkınızı sınırlamaz. Elinizde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen deliller için mahkeme, ilgili resmî makam ve mercilere yazı yazar (HMK m. 195). Elinizdeki işaretleri (işyeri, ticari faaliyet, taşınmaz gelirleri gibi) dilekçede açıkça yazmanız, mahkemenin nereye yazı yazacağını belirlemesine yardımcı olur.
Nafaka bağlandıktan sonra durum değişirse ne olur?
Nafaka bir kez bağlandı diye sabit kalmaz. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Alacaklı evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşıyorsa, yoksulluğu ortadan kalkmışsa ya da haysiyetsiz hayat sürüyorsa mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların malî durumları değişirse irat artırılabilir veya azaltılabilir (TMK m. 176).
Bu kurallar erkek alacaklı için de aynen geçerlidir. Örneğin sonradan iyi bir işe girer ve geliriniz belirgin biçimde artarsa, karşı taraf nafakanın kaldırılmasını ya da azaltılmasını isteyebilir. Tersine, hastalanır ya da işinizi kaybederseniz artırım isteyebilirsiniz. Süreci nafaka azaltma ve kaldırma davası yazısı daha ayrıntılı anlatıyor.
Yoksulluk nafakası ile tedbir nafakası aynı şey mi?
Değil. Tedbir nafakası boşanma davası sürerken, yoksulluk nafakası ise boşanma kararıyla birlikte gündeme gelir. Dava devam ederken geçim sıkıntısı yaşıyorsanız hâkimden geçici önlem olarak tedbir nafakası istemeniz mümkündür; bunun şartları ve başlangıcı ayrı bir konu olduğu için tedbir nafakası nedir yazısında anlattık. Boşanma davası sırasında tedbir nafakası alıyor olmanız, karar çıktığında yoksulluk nafakasına hükmedileceği anlamına gelmez; her ikisi ayrı ayrı değerlendirilir.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Bir kamu kurumunda sözleşmeli çalışan Murat, on beş yıllık evliliğinin sonunda boşanma davasıyla karşı karşıya. Eşi Selin kendi işini yürütüyor ve gelirinin düzenli olduğu görülüyor. Murat, evliliğin son yıllarında hastalığı nedeniyle uzun süre işe ara vermiş, tedavi giderleri nedeniyle borçlanmış. Kira ödemesi gereken bir eve çıkmak zorunda kalacak ve maaşının önemli kısmı borç taksitlerine gidiyor.
Bu dosyada mahkemenin tartacağı noktalar belli: Murat’ın maaşıyla borç taksitleri ve kira birlikte düşünüldüğünde geçimi karşılanıyor mu, boşanmaya yol açan olaylarda kusur dağılımı nedir, Selin’in malî gücü nafakayı karşılayacak mı? Murat’ın çalışıyor olması bu sorulardan yalnızca birinin parçasıdır. Sonuç ise önceden söylenemez; delillere ve hâkimin takdirine bağlıdır.
Nafakayı ne zaman ve nasıl istemelisiniz?
En sağlıklı yol, nafaka talebini boşanma davasının dilekçesinde ya da karşı dava veya cevap dilekçesinde açıkça yazmaktır. Yoksulluk nafakası, boşanma kararıyla birlikte hükme bağlanabilir.
Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 177). Ancak süre kısıtlıdır: Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Boşanma sonrası dava açmayı düşünenler için bu süre ayrıca boşanma sonrası nafaka davası ve zamanaşımı yazısında anlatılıyor.
Yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat ayrı taleplerdir. Maddi tazminat için kusursuz ya da daha az kusurlu olmak gerekir (TMK m. 174); nafaka için ise kusurunuzun daha ağır olmaması yeterlidir. Dilekçede her birini ayrı ayrı belirtmek gerekir.
Anayasa Mahkemesi kararı bu hakkı değiştirir mi?
Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Bu süre içinde mevcut hüküm uygulanır; kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden kalkmaz. Nafaka kurumu kaldırılmış değildir. Gelişmeler için Anayasa Mahkemesi kararı ve süresiz nafaka yazısına bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
Erkek eşlerin nafaka konusunda en sık düştüğü yanlışlar şunlardır:
- “Zaten çalışıyorum, nafaka hakkım yok” diye talebi hiç ileri sürmemek. Geliriniz geçiminize yetmiyorsa talep etmeye hakkınız olabilir.
- Gelir ve giderleri belgeye dökmeden, sadece anlatarak yoksulluğu ispat etmeye çalışmak.
- Boşanma davasında nafaka talebini unutup süreyi kaçırmak.
- Kusurun belirleyici olduğunu bilmeden kusurlu davranışlarla delil üretmek; mesaj ve ses kayıtlarını hukuka uygun yolla elde ettiğinizden emin olmak gerekir.
- Nafaka kararı verildikten sonra yeniden evlenme ya da fiili birliktelik gibi durumların hakkı sona erdirebileceğini hesaba katmamak (TMK m. 176).
Kendi dosyanızda nafaka hakkınızı nasıl öğrenirsiniz?
Nafaka hakkı genel kurallarla değil, dosyanızın somut verileriyle şekillenir: gelirleriniz, giderleriniz, çocuk durumu, sağlık, evliliğin süresi ve kusur dağılımı hepsi ayrı bir rol oynar. Telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan kısaca durumunuzu yazarak bürodan bilgi alabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Aile hukuku kapsamındaki işler için aile hukuku sayfasına da göz atabilirsiniz. Nafaka talebinizin hukuken nasıl kurulacağı, ancak belgelerinizi gördükten sonra konuşulabilir.
Sık sorulan sorular
Kadın çalışıyorsa erkek ondan nafaka isteyebilir mi?
Evet, şartlar oluşmuşsa isteyebilir. Kanun nafaka isteyecek tarafın cinsiyetine bakmaz. Erkeğin boşanma yüzünden yoksulluğa düşmesi, kusurunun daha ağır olmaması ve kadının malî gücünün nafakayı karşılayabilecek düzeyde olması gerekir.
Erkek çalışıyorsa yoksulluk nafakası talebi otomatik reddedilir mi?
Hayır. Gelirin varlığı mahkemenin dikkate alacağı bir etkendir ama tek başına sonucu belirlemez. Önemli olan, o gelirle boşanma sonrası makul bir geçimin sağlanıp sağlanamadığıdır; bunu hâkim somut dosyaya bakarak değerlendirir.
Erkeğin nafaka alması için hastalık ya da engel şart mı?
Şart değil. Kanunda böyle bir koşul yok. Sağlık sorunu, yaş ve çalışma imkânının daralması yoksulluğu gösteren olgular olarak delil sunulabilecek durumlardır, ama nafaka hakkının koşulu değildir.
Erkek eş nafakayı boşanma davasında mı istemeli?
Boşanma davası sırasında talep etmek en doğrusudur. Boşanmadan sonra da nafaka davası açılabilir; ancak boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar.
Erkeğe bağlanan nafaka ne zaman sona erer?
İrat biçiminde ödenen nafaka, alacaklı yeniden evlenirse ya da taraflardan biri ölürse kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 4, 174, 175, 176, 177, 178
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190, 194, 195
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.