Yoksulluk nafakası için yoksulluğa düşeceğinizi ispatlamak: gelir araştırması, tapu ve araç kayıtları, kira ve sağlık belgeleri ile TMK m. 175 şartları.
Kısaca
- Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan taraf için diğer taraftan malî gücü oranında istenir (TMK m. 175).
- İspat yükü kural olarak yoksulluğa düşeceğini ileri süren taraftadır (HMK m. 190); gelir yokluğu, yaşam giderleri ve sağlık gibi olgular belgelerle gösterilir.
- Gelir araştırması, taşınmaz ve araç kayıtları, banka ve SGK bilgileri hâkimin yoksulluk değerlendirmesinde kullanılabilecek kayıtlardır.
- Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da m. 175’teki 'süresiz olarak' ibaresini iptal etmiştir; iptal, kararın Resmî Gazete’de yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek ve bu süre içinde mevcut hüküm uygulanır.
“Boşandıktan sonra geçinemeyeceğim” demek ile bunu mahkemeye göstermek aynı şey değildir. Yoksulluk nafakasında hâkim hislerinize değil, dosyadaki gelir, gider ve malvarlığı kayıtlarına bakar. Aşağıda, yoksulluğa düşeceğinizi hangi olgularla ve hangi belgelerle anlatacağınızı, tapu ve araç kayıtlarının neden tek başına belirleyici olmadığını ve ispat yükünün kimde olduğunu bulacaksınız.
Kanun Yoksulluk İçin Ne İstiyor?
Medeni Kanun’un 175. maddesi şöyle kurulmuştur: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
Bu cümlede üç şey ayrı ayrı sınanır. Birincisi, yoksulluğa düşme ihtimalidir; ölçü boşanmadan sonraki durumunuzdur, yani eşinizin desteği kesildiğinde geçinip geçinemeyeceğinize bakılır. İkincisi, talep edenin kusurunun karşı tarafınkinden ağır olmamasıdır. Üçüncüsü, karşı tarafın malî gücüdür. Bu üçüncü ölçü nafaka yükümlüsüne ödeyemeyeceği bir yük bindirilmesini önler. Yoksulluğun ispatı yalnızca birinci unsurla ilgilidir; ama üçü birlikte değerlendirilir.
İspat Yükü Kimde?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olduğunu söyler. Yoksulluk nafakası isteyen taraf, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğini ileri sürdüğü için bunu göstermelidir. Karşı taraf, iddianın doğru olmadığına dair delil sunabilir; bu, onun ispat yükünü üzerine aldığı anlamına gelmez (HMK m. 191).
Delil serbestisi de burada önemlidir. HMK m. 192’ye göre kanun belirli bir delille ispat zorunluluğu koymadıkça, kanunda düzenlenmemiş diğer delillere de başvurulabilir. Yani yoksulluğu belgeyle, tanıkla ve mahkemenin ilgili kurumlardan getirteceği kayıtlarla gösterebilirsiniz.
Hangi Olgular Yoksulluğu Gösterir?
Hâkim tek bir kritere bağlı kalmaz. Genellikle şu olgular birlikte değerlendirilir:
- Gelirin olup olmadığı, varsa düzenli ve yeterli olup olmadığı
- Evlilik süresince geçimin kim tarafından sağlandığı
- Yaş, sağlık durumu ve çalışma imkânı
- Barınma durumu: kira ödenip ödenmediği, konutun kime ait olduğu
- Bakmakla yükümlü olunan kişiler, özellikle çocuklar
- Düzenli giderler: sağlık, ulaşım, fatura
Çalışma yeteneğinin bulunması otomatik olarak yoksulluğu ortadan kaldırmaz. Uzun süre ev işleri ve çocuk bakımıyla uğraşmış, kayıtlı iş deneyimi olmayan bir kişinin boşanma sonrası gelir elde edebilmesi zaman alabilir. Hâkim bunu bir ihtimal olarak değil, dosyadaki somut bilgilerle değerlendirir.
Belge ve Kayıtlarla Nasıl Gösterirsiniz?
Dilekçeye ve delil listesine şunları eklemenizi öneririz:
- Gelir yokluğunu veya düşüklüğünü gösteren SGK hizmet dökümü, işten ayrılma belgeleri, bordro
- Banka hesap hareketleri
- Kira sözleşmesi, kira dekontları
- Fatura ve aidat belgeleri
- Sağlık raporları, tedavi ve ilaç giderleri
- Çocuğun eğitim ve bakım giderleri
- Başkasının bakımına muhtaç aile bireyi varsa buna ilişkin kayıtlar
Karşı tarafın gelirini göstermek ise ayrı bir çalışma gerektirir. Bildiğiniz işyeri, araç ve taşınmazlarını dilekçede belirtin; bilmiyorsanız mahkemeden ilgili kurumlara yazı yazılmasını isteyin. Boşanma davasında geliri saklayan eş yazısı, bu aşamada yaşanan zorlukları ele alıyor.
Tapu ve Araç Kayıtları Ne Anlama Gelir?
Adınıza kayıtlı bir taşınmaz ya da araç varsa yoksulluk nafakası alamayacağınızı düşünmeyin; ama bunu görmezden gelmeyin de. Mahkeme tapu ve araç kayıtlarını sorgulayabilir. Kayıt, değerli bir malvarlığına işaret ediyorsa hâkim bunun gelir getirip getirmediğini, ailenin oturduğu konut olup olmadığını ve nakde çevrilmesinin beklenebilir olup olmadığını tartar. Gelir getirmeyen, sadece barınma amacıyla kullanılan bir konut ile kira geliri sağlayan bir taşınmaz aynı değerlendirmeye girmez.
Dilekçede bu kayıtları dürüstçe anlatın. Örneğin, “adıma kayıtlı taşınmaz, ailemin oturduğu evdir ve bir gelir getirmemektedir” gibi bir açıklama, mahkemenin kayıtları kendi başına bulup yorumlamasından çok daha sağlıklıdır. Mal rejiminden doğan alacaklar ise çoğunlukla ayrı bir davada istenir ve yoksulluk değerlendirmesinde ayrı bir etken olarak gündeme gelebilir. Mal rejimi alacağının yoksulluğu nasıl etkileyeceği, dosyanızın ayrıntılarına bağlıdır.
Kusur ve Malî Güç Değerlendirmesi
Yoksulluk nafakasını isteyen tarafın kusuru karşı tarafınkinden ağır olmamalıdır. Kusur, boşanma sebebini oluşturan olaylardan çıkarılır. Her iki tarafın kusur durumu birlikte incelenir; sadece “eşim daha kusurlu” demek yetmez, olayları ve delilleri sunmak gerekir.
Karşı tarafın malî gücü de nafaka miktarını sınırlar. Hâkim, nafaka yükümlüsünün gelirini ve yükümlülüklerini göz önüne alır. Miktar belirlenirken ihtiyaç ile ödeme gücü arasında denge aranır. Nafakanın toptan veya irat biçiminde ödenmesine karar verilebileceğini, irat biçimindeki nafakanın bazı hâllerde kendiliğinden veya mahkeme kararıyla kalkabileceğini Medeni Kanun’un 176. maddesinde bulursunuz.
Anayasa Mahkemesi Kararı
Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek; bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Bu süre içinde mevcut hüküm uygulanır ve kesinleşmiş nafakalar kendiliğinden kalkmaz. Nafaka kurumu kaldırılmış değildir. Anayasa Mahkemesi sonrası mevcut nafaka yazısında bu konu ayrıntılı ele alınıyor.
Mahkeme Gelir Araştırmasını Nasıl Yürütür?
Gelir araştırması, mahkemenin tarafların bildirdiği bilgileri ilgili kurum ve kayıtlarla karşılaştırması anlamına gelir. Dilekçenizde karşı tarafın işyerini, çalıştığı kurumu, bildiğiniz banka ve ticari faaliyet bilgilerini yazar ve mahkemeden bu kayıtların getirtilmesini istersiniz; hâkim de gerek gördüğü kurumlara yazı yazar. Hangi kurumlara yazı yazılacağı ve hangi kayıtların getirileceği dosyanın durumuna ve hâkimin takdirine bağlıdır. Tarafların kendi ellerindeki belgeleri sunması da beklenir.
Kendi gelirinizle ilgili de aynı araştırma yapılır. SGK kaydınız, vergi kaydınız, adınıza kayıtlı taşınmaz ve araç kayıtlarınız mahkemeye ulaşabilir. Bu yüzden dilekçenizde söylediklerinizle kurumlardan gelen kayıtların uyuşması gerekir. Sigortasız çalıştığınızı kabul ediyorsanız, bunu açıkça ve gerekçesiyle yazın; saklamaya çalışmak, tanık beyanlarıyla çeliştiğinizde güvenilirliğinizi sarsar.
Aile konutunun kime ait olduğu da araştırılır. Evde kiracı olarak oturuyorsanız kira bedeli, kendi mülkünüzde oturuyorsanız konutun ailenin ortak yaşam alanı olduğu bilgisi önem taşır. Boşanma sonrası kimin evde kalacağı ve kimin taşınmak zorunda olduğu, yoksulluk değerlendirmesini etkileyebilir.
Yaş, Sağlık ve Çalışma Gücü
Kanun yoksulluğun ölçütlerini tek tek sıralamaz; ancak uygulamada hâkimin çalışma gücünü ve imkânını değerlendirdiği görülür. Genç, sağlıklı ve iş deneyimi olan bir kişi için boşanma sonrası gelir elde etme ihtimali ile yaşı ilerlemiş, kronik rahatsızlığı olan ya da uzun yıllardır sigortasız ev içinde çalışmış bir kişi için bu ihtimal aynı değildir. Hâkimin bu farkı gözetmesi için dilekçede somut bilgi vermek gerekir: yaşınız, eğitim durumunuz, son çalıştığınız iş ve ne zaman ayrıldığınız, varsa sağlık raporlarınız.
Çocuk bakımı da çalışma imkânını sınırlayabilir. Küçük çocuğa bakan ebeveyn tam zamanlı çalışamıyorsa bunu işyeri koşullarıyla ve çocuğun bakım ihtiyacıyla anlatmak gerekir. Yine de kanun bu konuda otomatik bir sonuç öngörmez; her olay kendi koşullarında incelenir.
Dilekçeye Yoksulluk Talebi Nasıl Yazılır?
Yoksulluk nafakası Medeni Kanun’da “isteyebilir” biçiminde yer aldığından talebi açıkça yazmak gerekir. Dava dilekçesinde ya da cevap dilekçesinde ayrı bir başlık altında aşağıdaki bilgileri toplamanız işinizi kolaylaştırır:
- Evlilik süresi, çocukların varlığı ve yaşları
- Evlilik boyunca geçimin kim tarafından sağlandığı
- Kendi gelir durumunuz ve çalışma imkânlarınız
- Boşanma sonrası karşılaşacağınız aylık giderler
- Karşı tarafın bildiğiniz gelir ve malvarlığı bilgileri
- Dayandığınız deliller ve istediğiniz nafaka sonucu
Talep sonucunda miktarı nasıl göstereceğiniz önemlidir: Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına karar veremez (HMK m. 26). Bu yüzden talep sonucundaki ifadeyi baştan dosyanıza göre düşünmek gerekir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesi, dava dilekçesinde açık bir talep sonucu bulunmasını ister; bu eksik için hâkim bir haftalık kesin süre verir ve süre içinde tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır (HMK m. 119/2). Baştan eksiksiz yazmak bu riski ortadan kaldırır. Nafaka ile maddi tazminat ayrı taleplerdir; ikisini karıştırmamak için nafaka ve maddi tazminat farkı yazısına bakabilirsiniz.
Varsayımsal Bir Örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Nermin, on beş yıllık evliliği boyunca çocuklara bakmış, sigortalı çalışmamış. Eşi düzenli maaş alıyor ve ek geliri var. Nermin boşanma davasında yoksulluk nafakası istiyor. Dilekçesine SGK kaydının boş olduğunu gösteren belgeyi, kira sözleşmesini, ilaç faturalarını ve çocukların masraflarını ekliyor. Adına kayıtlı bir tarla var; ama bu tarla gelir getirmiyor. Nermin bunu dilekçede açıkça yazıyor. Hâkim kayıtları, Nermin’in yaşını ve sağlığını, çalışma imkânını ve eşinin gelirini tartıyor. Sonuç önceden söylenemez; ancak Nermin’in belgeli ve dürüst anlatımı değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Sık Yapılan Hatalar
İlk hata, yoksulluğu belgesiz anlatmaktır. İkinci hata, malvarlığını saklamaktır; kayıtlar kurumlardan geleceği için çelişki ortaya çıkar. Üçüncü hata, kusur konusunu ihmal etmektir; nafaka isteyen tarafın kusuru karşı tarafınkinden daha ağırsa yoksulluk nafakası verilmez (TMK m. 175). Dördüncü hata, talebi dilekçeye yazmamaktır; boşanma davasında istenmeyen nafaka, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı davayla istenmezse zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Beşinci hata, geliri hakkında yanlış beyanda bulunmaktır. Çalışan kadının yoksulluk nafakası yazısı da çalışma ile yoksulluk arasındaki ilişkiyi açıklıyor.
Dosyanızı Birlikte Değerlendirmek İçin
Yoksulluğun nasıl gösterileceği; yaşınıza, sağlığınıza, evlilik süresine ve eşinizin gelirine göre değişir. Hâkimin takdiri belirleyici olduğundan aynı belgeler farklı dosyalarda farklı sonuç doğurabilir. Kendi durumunuzu anlatmak için büroyu telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; ayrıntılar iletişim sayfasında bulunur. Genel çerçeve için aile hukuku sayfasını inceleyebilirsiniz. Nafaka ile mal paylaşımının ilişkisi için nafaka ve mal paylaşımı yazısına da bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Yoksulluk nafakası için ne kadar gelirim olmaması gerekir?
Kanun belirli bir gelir sınırı vermez. Önemli olan, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmanızdır (TMK m. 175). Hâkim gelirinizi, giderlerinizi, yaşınızı, sağlığınızı ve çalışma imkânınızı birlikte değerlendirir.
Adıma kayıtlı taşınmaz ya da araç varsa yoksulluk nafakası alamaz mıyım?
Tapu ve araç kaydı tek başına sonucu belirlemez. Hâkim malvarlığının değerine, gelir getirip getirmediğine, aile konutu olup olmadığına ve satılmasının beklenip beklenemeyeceğine bakar. Bu kayıtları açıkça ve dürüstçe dilekçede anlatmak daha güvenlidir.
Yoksulluğu kim ispatlar?
Genel kurala göre iddia edilen vakıadan lehine hak çıkaran taraf bunu ispatlar (HMK m. 190). Yoksulluk nafakası isteyen taraf, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğini gösteren belge ve olguları sunar. Karşı taraf bunun doğru olmadığına dair delil sunabilir (HMK m. 191).
Kusurum varsa yoksulluk nafakası isteyebilir miyim?
Nafaka isteyen tarafın kusuru, diğer tarafın kusurundan daha ağır olmamalıdır (TMK m. 175). Kusurun eşit ya da daha az olması hâlinde talep değerlendirilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru ise aranmaz.
Gelirimi saklarsam ne olur?
Gelir bilgisi doğru verilmezse, mahkemenin ilgili kurumlardan getirteceği kayıtlarla çelişki ortaya çıkar. Bu durum güvenilirliğinizi zedeler ve talebinizin reddine yol açabilir. Gelirinizi eksiksiz belgeleyin.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 175, 176, 178
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26, 119, 190, 191, 192
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.