İdare Hukuku

İdari Eylem Nedeniyle Zarar Gördüm: Tam Yargı Davasından Önce İdareye Başvuru ve Bir Yıl, Beş Yıl Kuralı

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

İdari eylemlerden doğan zararlarda önce idareye başvuru şartı, öğrenmeden itibaren bir yıl ve eylemden itibaren beş yıl kuralı, ret ve sükut halinde dava süresi.

Kısaca

  • İdari eylemlerden hakları ihlal edilenler, idari dava açmadan önce eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurmalıdır (İYUK m. 13/1).
  • İstek kısmen veya tamamen reddedilirse tebliğ izleyen günden, otuz gün içinde cevap verilmezse otuz günün bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir.
  • İdari işlem nedeniyle doğan zararlarda ise iptal ve tam yargı davaları doğrudan birlikte açılabilir (m. 12).
  • Görevli olmayan adli yargıya açılmış tam yargı davası görev yönünden reddedilirse, sonradan idari yargıya açılacak davada idareye başvuru şartı aranmaz (m. 13/2).

Kamu hizmeti yürütülürken meydana gelen kazalar, kamu araçlarının verdiği zararlar, kolluk müdahalesinden doğan hasarlar ya da hizmet kusurları, hukuken idari eylem olarak değerlendirilir. Bu tür eylemler nedeniyle zarar gören kişi, doğrudan tazminat davası açamaz; önce idareye başvurmak zorundadır. İYUK’un 13. maddesi bu ön başvuru şartını ve süreleri düzenler. Bu yazıda idari eylem nedeniyle tam yargı davası açmanın şartlarını, bir yıl ve beş yıllık süreleri ve idari işlemlerden farkını anlatıyoruz.

İdari İşlem ve İdari Eylem Ayrımı

İdari işlem, idarenin hukuki sonuç doğurmaya yönelik iradesini açıklamasıdır; örneğin bir ruhsatın iptali veya bir disiplin cezası. İdari eylem ise idarenin hukuki sonuç doğurmayı amaçlamayan, fiili nitelikteki davranışıdır; örneğin belediye aracının kaza yapması, kamu hastanesindeki tedavi hatası, kolluğun kullandığı zorun neden olduğu zarar veya bir kamu inşaatında yapılan çalışmanın komşu binaya zarar vermesi. İdari işlemlere karşı iptal ve tam yargı davaları doğrudan açılabilirken, idari eylemlerde önce idareye başvuru şartı aranır. Bu ayrım, hangi yolun izleneceğini belirlediği için önemlidir.

Tam Yargı Davası Nedir?

İYUK m. 2/1-b’ye göre tam yargı davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalardır. Bu davada amaç işlemin iptali değil, uğranılan zararın tazminidir. Zarar maddi olabileceği gibi manevi de olabilir. Hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk veya idarenin hukuka aykırı işlemi tam yargı davasının dayanağı olabilir.

Doğrudan Tam Yargı Davası ve İdari İşlemler

Madde 12’ye göre ilgililer, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilirler. Ayrıca ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. Yani idari işlem söz konusuysa, ön başvuru şartı yoktur ve doğrudan dava açılabilir.

Eylemlerde İdareye Başvuru Şartı

İdari eylemlerde ise madde 13/1 farklı bir kural koyar: idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu düzenlemede iki farklı süre bulunur:

  • Öğrenmeden itibaren bir yıl: Zarar gören kişi eylemi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde idareye başvurmalıdır.
  • Eylemden itibaren beş yıl: Kişi eylemi geç öğrense bile, eylem tarihinden itibaren beş yıl geçmişse başvuru hakkı ortadan kalkar.

Bu iki süreden hangisi önce dolarsa başvuru hakkı o tarihte sona erer. Bu nedenle özellikle geç öğrenilen zararlarda beş yıllık üst sınıra dikkat etmek gerekir.

Başvurunun Sonucu ve Dava Süresi

İdareye yapılan başvuru üç şekilde sonuçlanabilir. İdare talebi kabul edebilir; bu halde uyuşmazlık kendiliğinden çözülür. İdare talebi kısmen veya tamamen reddedebilir; bu halde kanun, işlemin tebliğini izleyen günden itibaren dava süresi içinde dava açılabileceğini belirtir. İdare cevap vermeyebilir; bu halde otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde, bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir. İdare mahkemesinde dava açma süresi altmış gündür (m. 7). Sükut halinin diğer ayrıntıları için idarenin cevap vermemesi ve idari sükut yazısına bakabilirsiniz.

Dava Dilekçesinde Miktar Şartı

Tam yargı davalarında dilekçede uyuşmazlık konusu miktar gösterilmelidir (m. 3/2-d). Bu miktar sonradan artırılabilir; İYUK m. 16/4’e göre tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir. Bu düzenleme özellikle bilirkişi raporu sonrasında zararın kesinleşmesi halinde önem kazanır. Dilekçe hazırlanırken zararın kalemleri belgelere dayanarak açıklanmalıdır.

Görevli Olmayan Yargı Yerine Açılan Dava

Uygulamada, idari eylemden doğan zarar için adliyede dava açanlar sıklıkla görev hatası yapar. İYUK m. 13/2’ye göre görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde, sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz. Ayrıca m. 9’a göre çözümlenmesi idari yargının görevine girdiği halde adli yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, idari yargıya başvurma tarihi olarak kabul edilir. Bu hüküm, hata yapan davacının hakkını korur.

Kanıt ve Belge Toplama

Zararın idari eylemden kaynaklandığını ispatlamak için delil toplamak gerekir: olay tespit tutanakları, fotoğraflar, sağlık raporları, bilirkişi raporları, tanık beyanları, idarenin cevap yazıları ve harcama belgeleri. Zararın miktarı ve illiyet bağı bu deliller üzerinden belirlenir. Uygulamada olay yerinde tutanak tutulmasını talep etmek ve delilleri kaybolmadan tespit ettirmek önemlidir. Delil tespiti için mahkemeye başvurulabilir; İYUK m. 58 idari dava açtıktan sonra delil tespiti imkanını düzenler.

Sık Yapılan Hatalar

  • İdari eylem için doğrudan tazminat davası açmak,
  • İdareye başvuru süresini kaçırmak,
  • Bir yıllık süreyi eylemin gerçekleştiği tarihten hesaplamak,
  • Başvuru yapmadan adliyede dava açmak,
  • Zarar kalemlerini belgelendirmemek.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir belediyenin yürüttüğü yol çalışması sırasında komşu binanın duvarında çatlaklar oluşur. Bina maliki çatlağı fark ettiği tarihten itibaren üç ay sonra belediyeye yazılı olarak başvurur ve zararının giderilmesini ister. Belediye otuz gün içinde cevap vermez. Bina maliki otuz günün bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açar ve bilirkişi incelemesiyle zararını belirletir.

Sonuç

İdari eylemden doğan zararlarda idareye ön başvuru zorunludur ve süreler kısadır; bir yıl ve beş yıllık sınırlar dikkatle takip edilmelidir. İdari eylem nedeniyle zarar gördüyseniz idare hukuku sayfamıza bakabilir, süre ve başvuru planı için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İdari eylem ile idari işlem arasındaki fark nedir?

İdari işlem, idarenin hukuki sonuç doğurmaya yönelik tek yanlı irade açıklamasıdır. İdari eylem ise hukuki sonuç doğurmaya yönelik olmayan, fiili bir davranıştır; örneğin bir kamu aracının kaza yapması veya bir kamu binasında yaşanan hizmet kusuru gibi. Eylemlerde zarar için önce idareye başvuru şartı aranır.

Bir yıllık süre ne zaman başlar?

Eylemi yazılı bildirim üzerine veya başka surette öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl içinde idareye başvurmanız gerekir. Her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl geçmişse başvuru hakkı da düşer.

İdare başvurumu reddederse dava süresi ne kadardır?

İstek kısmen veya tamamen reddedilirse, işlemin tebliğini izleyen günden itibaren dava açma süresi içinde dava açılabilir. İdarece otuz gün içinde cevap verilmezse, bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılır. İdare mahkemesinde bu süre altmış gündür.

Yanlışlıkla adliyede dava açtım, ne olur?

Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde, sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda idareye başvuru şartı aranmaz. Ayrıca görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir.

Dayanak mevzuat

  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2, 7, 9, 12, 13 (7331 sayılı Kanunla değişik)
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İdare Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler