İkincil koruma statüsü hangi hâllerde verilir, mülteci statüsünden farkı nedir, sağladığı haklar ve ikamet düzenlemeleri nelerdir? Kanun m. 63 çerçevesinde.
Kısaca
- İkincil koruma; mülteci veya şartlı mülteci sayılamayan ama menşe ülkesine dönmesi hâlinde ölüm cezası, işkence veya ciddi tehditle karşılaşacak kişilere verilir.
- İkincil koruma statüsü, zulüm korkusuna değil somut ve ciddi zarar görme riskine dayanır.
- İkincil koruma statüsü sahibi, statü almasından itibaren bağımlı veya bağımsız olarak çalışabilir.
- İkincil koruma statüsü, koşulların ortadan kalkması veya korumaya gerek bırakmayacak derecede değişmesi hâlinde sona erebilir.
Uluslararası koruma kategorilerinden biri olan ikincil koruma, mülteci veya şartlı mülteci tanımına tam olarak girmeyen ama yine de ciddi bir korunma ihtiyacı bulunan kişiler için öngörülmüştür. Bu yazıda 6458 sayılı Kanun’un 63. maddesi çerçevesinde ikincil korumanın kapsamını ve sonuçlarını ele alıyoruz.
İkincil Koruma Mülteci Statüsünden Nasıl Ayrılır?
Mülteci ve şartlı mülteci statüleri, kişinin ırk, din, tabiiyet, belli bir toplumsal gruba mensubiyet veya siyasi düşünce nedeniyle zulüm görme korkusuna dayanır. İkincil koruma ise farklı bir temele oturur: kanun m. 63/1’e göre mülteci veya şartlı mülteci olarak nitelendirilemeyen, ancak menşe ülkesine veya ikamet ülkesine geri gönderildiği takdirde belirli somut risklerle karşılaşacak olan yabancı veya vatansız kişiye ikincil koruma statüsü verilir.
İkincil Korumanın Verildiği Üç Hâl
Kanun m. 63/1’e göre ikincil koruma, şu üç hâlden birinin varlığı hâlinde verilir:
- Ölüm cezası riski: Kişinin geri gönderildiği takdirde ölüm cezasına mahkûm olacak veya ölüm cezası infaz edilecek olması.
- İşkence veya onur kırıcı muamele riski: Kişinin işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacak olması.
- Silahlı çatışma nedeniyle ciddi tehdit: Uluslararası veya ülke genelindeki silahlı çatışma durumlarında, ayrım gözetmeyen şiddet hareketleri nedeniyle şahsına yönelik ciddi tehditle karşılaşacak olması.
Bu üç hâlden herhangi birinin varlığı, kişinin menşe ülkesinin veya ikamet ülkesinin korumasından yararlanamaması veya bu tehdit nedeniyle yararlanmak istememesi şartıyla birlikte değerlendirilir.
İkincil Korumanın Sağladığı Haklar
İkincil koruma statüsü sahibi, birçok bakımdan mülteci statüsü sahibiyle benzer haklardan yararlanır:
- Çalışma hakkı: Kanun m. 89/4-b’ye göre ikincil koruma statüsü sahibi, statü almasından itibaren bağımlı veya bağımsız olarak çalışabilir; bu, şartlı mültecideki altı aylık bekleme süresi aranmaksızın doğrudan tanınan bir haktır.
- Sağlık ve eğitim: Kanun m. 89 çerçevesinde sağlık sigortası ve ilköğretim-ortaöğretim hizmetlerinden yararlanma hakkı bulunur.
- Kimlik belgesi: Kanun m. 89/4-b’nin devamına göre mülteci veya ikincil koruma statüsü sahibi kişiye verilecek kimlik belgesi, çalışma izni yerine de geçer ve bu durum kimlik belgesine yazılır.
İkamet Yükümlülüğü
Kanun m. 82’ye göre şartlı mülteci ve ikincil koruma statüsü sahibi kişiye, Genel Müdürlükçe belirlenen il sınırları içinde ikamet etme yükümlülüğü getirilebilir. Bu, statü sahibinin serbestçe istediği yerde yaşayamayacağı, idarenin belirlediği bir il sınırları içinde kalması gerektiği anlamına gelir. Bu yükümlülüğe uyulmaması, kanunda öngörülen sonuçlara (örneğin başvurunun geri çekilmiş sayılması) yol açabilir.
Uzun Dönem İkamet İznine Geçiş Yasağı
Kanun m. 42/2’ye göre mülteci, şartlı mülteci ve ikincil koruma statüsü sahipleri ile insani ikamet izni sahiplerine ve geçici koruma sağlananlara, uzun dönem ikamet iznine geçiş hakkı tanınmaz. Bu, ikincil koruma statüsü sahibinin Türkiye’de ne kadar uzun süre kalırsa kalsın, doğrudan süresiz ikamet iznine geçemeyeceği anlamına gelir; farklı bir statüye geçmek isteyen kişinin, ilgili iznin kendi şartlarını sağlaması gerekir.
İkincil Korumanın Sona Ermesi
İkincil koruma statüsü verilmesine neden olan şartlar ortadan kalktığında veya korumaya gerek bırakmayacak derecede değiştiğinde, statü sona erer. Bu değerlendirme, menşe ülkedeki güncel koşulların (örneğin silahlı çatışmanın sona ermesi, siyasi rejimin değişmesi) idarece yeniden gözden geçirilmesiyle yapılır. Statünün sona ermesi hâlinde kişinin hukuki durumu yeniden değerlendirilir.
İspat Yükü ve Menşe Ülke Bilgisi
İkincil koruma başvurularında ispat yükü büyük ölçüde başvuru sahibindedir; ancak idare de kanun m. 93 çerçevesinde menşe ülke hakkında güncel bilgi toplamakla yükümlüdür. Bu, başvuru sahibinin iddialarının, ülkesindeki genel güvenlik durumu, silahlı çatışmanın yoğunluğu veya insan hakları ihlallerine ilişkin bağımsız kaynaklardan elde edilen bilgilerle birlikte değerlendirilmesi anlamına gelir. Başvuru sahibinin kişisel durumunu destekleyen somut deliller (tıbbi raporlar, tanık beyanları, basın haberleri) sunması, değerlendirmenin sağlıklı yapılmasına katkı sağlar.
İkincil Korumanın Diğer Ülke Uygulamalarıyla Benzerliği
İkincil koruma kavramı, Türk hukukuna özgü olmayıp Avrupa Birliği hukukundaki benzer düzenlemelerden esinlenmiştir. Birçok ülke, mülteci tanımına tam olarak girmeyen ama yine de ciddi zarar riski taşıyan kişiler için benzer bir tamamlayıcı koruma kategorisi öngörmüştür. Bu ortak yaklaşım, uluslararası koruma sisteminin, yalnızca klasik zulüm tanımına sıkışıp kalmadan, güncel çatışma ve insan hakları risklerine de cevap verebilmesini sağlamaya yöneliktir.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Ülkesinde devam eden silahlı çatışma nedeniyle güvenliği tehlikede olan ama kişisel olarak zulüm korkusu ileri süremeyen bir kişi, Türkiye’de uluslararası koruma başvurusunda bulunur. Yapılan değerlendirmede mülteci veya şartlı mülteci şartları oluşmasa da, silahlı çatışma nedeniyle ciddi tehdit riski tespit edilir ve kişiye ikincil koruma statüsü verilir.
Statü Sonrası Sürecin Takibi
İkincil koruma statüsü kazanan kişilerin, statülerinin geçerliliğini etkileyebilecek gelişmeleri (menşe ülkedeki durumun değişmesi, idarenin periyodik değerlendirmeleri gibi) takip etmesi ve gerektiğinde hukuki destek alması önemlidir; statünün sona erdirilmesine ilişkin bir karar da diğer olumsuz kararlar gibi itiraz ve dava yoluna konu olabilir. Bu tür bir kararla karşılaşan kişinin, menşe ülkedeki koşulların hâlâ riskli olduğunu gösteren güncel delilleri toplayarak itiraz sürecini desteklemesi, sürecin sonucunu olumlu yönde etkileyebilir. Statünün sona erdirilmesi kararı, kişinin Türkiye’deki iş, eğitim ve aile hayatını doğrudan etkileyebileceğinden, bu tür kararların özenli bir hukuki değerlendirmeyle karşılanması gerekir.
Sonuç
İkincil koruma, zulüm korkusundan bağımsız ama yine de ciddi bir zarar görme riskine dayanan, mülteci ve şartlı mülteci statülerini tamamlayan önemli bir koruma kategorisidir. Konunun güncel mevzuat ve uygulama esaslarına göre değerlendirilmesi gerektiğini önemle belirtmek isteriz. Yabancılar hukuku alanında ikincil koruma başvurunuz veya statünüzle ilgili sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
İkincil koruma hangi üç durumda verilir?
Kanun m. 63’e göre menşe veya ikamet ülkesine geri gönderilmesi hâlinde kişinin ölüm cezasına mahkûm olacak veya ölüm cezası infaz edilecek olması, işkenceye ya da insanlık dışı/onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacak olması, ya da uluslararası veya ülke içi silahlı çatışma durumlarında ayrım gözetmeyen şiddet nedeniyle ciddi tehditle karşılaşacak olması hâllerinde ikincil koruma verilir.
İkincil koruma statüsü sahibi hemen çalışabilir mi?
Evet, kanun m. 89/4-b’ye göre ikincil koruma statüsü sahibi, statü almasından itibaren bağımlı veya bağımsız olarak çalışabilir; bu, şartlı mültecideki altı aylık bekleme süresinden farklıdır.
İkincil koruma sahibi uzun dönem ikamet iznine geçebilir mi?
Hayır, kanun m. 42/2’ye göre ikincil koruma statüsü sahiplerine uzun dönem ikamet iznine geçiş hakkı tanınmaz.
İkincil koruma statüsü ne zaman sona erer?
İkincil koruma statüsü verilmesine neden olan şartlar ortadan kalktığında veya korumaya gerek bırakmayacak derecede değiştiğinde statü sona erer; bu değerlendirme idarece yapılır.
İkincil koruma statüsü sahibinin ikamet ettiği yer sınırlandırılabilir mi?
Evet, kanun m. 82’ye göre şartlı mülteci ve ikincil koruma statüsü sahibi kişiye, Genel Müdürlükçe belirlenen il sınırları içinde ikamet etme yükümlülüğü getirilebilir.
Dayanak mevzuat
- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m. 42, 63, 82, 89
Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.