İpotekli borç senedi ile irat senedinin niteliği, tapu idaresince değer biçilmesi, altı aylık muacceliyet bildirimi, beşte üç sınırı ve yükten kurtarma hakkı.
Kısaca
- İpotekli borç senedi, taşınmaz rehniyle güvence altına alınmış kişisel bir alacak meydana getirir; irat senedi ise taşınmaz yükü şeklinde kurulmuş, kişisel borç doğurmayan bir alacak hakkıdır (TMK m. 898, 903).
- İpotekli borç senedi yoluyla rehin kurulması için tapu idaresince taşınmaza resmen değer biçilir ve biçilmiş değeri aşan miktar için kurulamaz.
- İrat senedindeki alacak miktarı, tarım arazisinde gelir değerinin, diğer taşınmazlarda gelir değeri ile bina ve arsa değerleri ortalamasının beşte üçünü aşamaz (TMK m. 904).
- İrat senedi ile yüklü taşınmazın maliki her altı yıllık dönemin sonu için bir yıl önce bildirmek ve bedelini ödemek koşuluyla yükten kurtarılmasını isteyebilir (TMK m. 906).
Taşınmaz rehninin en bilinen türü ipotektir; ancak Türk Medeni Kanunu üç ayrı taşınmaz rehni biçimi öngörür: ipotek, ipotekli borç senedi ve irat senedi (TMK m. 850). Bunlardan ipotek günlük hayatta sıkça karşımıza çıkarken, ipotekli borç senedi ve irat senedi çok daha az bilinen ve uygulanan kurumlardır. Ancak bu kurumlar, tapu ve mülkiyet hukukunun tarihsel gelişimini ve kredilendirme esnekliğini gösterir. Bu yazıda ipotekli borç senedini ve irat senedini, temel özelliklerini, birbirinden ve normal ipotekten farklarını ve uygulama koşullarını anlatıyoruz.
Taşınmaz Rehninin Üç Türü
TMK m. 850’ye göre taşınmaz rehni, ancak ipotek, ipotekli borç senedi veya irat senedi şeklinde kurulur. Bu üç kurum, ortak bir zeminde farklı işlevlere sahiptir. İpotek (m. 881 vd.), mevcut veya ileride doğacak bir alacağın taşınmazla güvence altına alınmasıdır ve alacaktan bağımsız bir senet düzenlenmez. İpotekli borç senedi (m. 898-902), rehinle güvenceye alınmış kişisel bir alacaktır ve senede bağlanır. İrat senedi (m. 903-909), taşınmaz yükü şeklinde kurulan ve kişisel borç doğurmayan bir alacak hakkıdır. Her üçü de tapu kütüğüne tescil ile kurulur ve tapu idaresinin düzenlediği belgelere dayanır. Uygulamada bankalar ve bireyler ağırlıklı olarak ipotek kullanırken, diğer iki tür geçmişte sınırlı biçimlerde kullanılmıştır.
İpotekli Borç Senedi
TMK m. 898/1’e göre ipotekli borç senedi, taşınmaz rehniyle güvence altına alınmış kişisel bir alacak meydana getirir. Yani senet, hem kişisel bir borç ilişkisi hem de taşınmazla güvence oluşturur. Bu senet, alacağı senet hamiline veya nama yazılı olarak devredilebilir hale getirir ve alacaklının konumunu güçlendirir. İpotekli borç senedi yoluyla rehin kurulması için tapu idaresince taşınmaza resmen değer biçilir; biçilmiş değeri aşan miktar için ipotekli borç senedi yoluyla rehin kurulamaz (m. 899). Bu değer biçme mekanizması, senedin güvenilirliğini artırır. İpotekli borç senedindeki alacak, aksi kararlaştırılmadıkça, faizlerin ödenmesi gereken tarihte, bu tarihten en az altı ay önce alacaklı veya borçlu tarafından diğer tarafa yapılacak bildirimle muaccel olur (m. 900). Yani alacağın muaccel hale gelmesi için altı ay önceden yapılacak bildirim gerekir. Rehinli taşınmaz maliki kişisel borçtan sorumlu değilse, ipoteğe ilişkin hükümler uygulanır ve malik alacaklıya karşı borçluya ait bütün def’ileri ileri sürebilir (m. 901).
İrat Senedi
TMK m. 903/1’e göre irat senedi, bir taşınmaz üzerinde taşınmaz yükü şeklinde kurulmuş bir alacak hakkı meydana getirir. Taşınmaz yükü, taşınmaz malikine, o taşınmazın maliki sıfatıyla belirli bir edimi (örneğin düzenli para ödemesi) yerine getirme yükümlülüğü yükler. İrat senedinin güvencesini ancak tarım arazisi, konutlar ve üzerinde bina yapılabilecek arsalar oluşturabilir (m. 903/2). İrat senedi, kişisel borç doğurmaz ve borcun sebebini de göstermez (m. 903/3). İrat senedinin borçlusu, yüklü taşınmazın malikidir (m. 907); yüklü taşınmazı edinen kimse de irat senedinin borçlusu olur ve eski malik başka bir işleme gerek kalmaksızın borçtan kurtulur (m. 907/2). Yani senet kişiye değil taşınmaza bağlıdır. Bu özellik, irat senedini hem güvenlik hem de nitelik açısından ipotekten ayırır: taşınmazın değeri düşerse alacaklının başka bir dayanağı bulunmaz.
Değer Sınırı: Beşte Üç Kuralı
İrat senedinde alacak miktarının sınırı vardır. TMK m. 904’e göre irat senetlerindeki alacak miktarı, tarım arazisinde arazinin gelir değerinin, diğer taşınmazlarda taşınmazın gelir değeri ile bina ve arsa değerleri ortalamasının beşte üçünü aşamaz. Değerlendirmeler tapu idaresince resmen yapılır. Bu sınır, taşınmazın kapasitesinin üzerinde bir yükün konulmasını önler ve hem malik hem üçüncü kişiler için güvenlik sağlar. Değer biçilmesinde gereken özenin gösterilmemesinden Devlet sorumludur ve Devlet kusuru olan memurlara rücu edebilir (m. 905). Bu hüküm, Devletin tapu sicilinden doğan sorumluluğuyla paraleldir. Devletin genel sorumluluğu için devletin tapu sicilinden doğan sorumluluğu yazısına bakabilirsiniz.
Yükten Kurtarma Hakkı
İrat senedi ile yüklü taşınmazın maliki, bu yükten kurtulma imkânına sahiptir. TMK m. 906/1’e göre irat senedi ile yüklü olan taşınmazın maliki, sözleşmeyle daha uzun bir bildirim süresi kabul edilmiş olsa bile, her altı yıllık dönemin sonu için bir yıl önce bildirmek ve bedelini ödemek koşuluyla taşınmazın yükten kurtarılmasını isteyebilir. Alacaklı ise, kanunda öngörülen haller dışında, ancak her on yıllık dönemin sonu için bir yıl önce bildirmek suretiyle borcun ödenmesini isteyebilir (m. 906/2). Bu düzenleme, uzun vadeli yükün sonsuza kadar taşınmazı bağlamasını önler ve malikin mülkiyetini serbest bırakma imkânı tanır. Bildirim süresi bir yıldır; bu sürede ödeme yapılırsa taşınmaz yükten kurtulur ve tapuda kaydın silinmesi istenebilir.
Rehin Senedinin Düzenlenmesi
İpotekli borç senedi ve irat senedi için tapu kütüğüne yapılacak tescilden sonra, tapu idaresi bir rehin senedi düzenler (m. 911). Bu senet, tapu memuru tarafından düzenlenir (m. 912) ve şekli Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir (m. 913). Senet nama veya hamile yazılı düzenlenebilir (m. 914). Senedin dayanağı borç ile ilişkisi de kanunda düzenlenmiştir: ipotekli borç senedi veya irat senedinin düzenlenmesiyle birlikte dayanağı olan borç, senedin alacaklısı lehine yenilenmiş (yenileme) sayılır (m. 910). Yani asıl borç senetle birleşir ve senet ödeme aracı olarak kabul edilir. Rehin senedinin devri ve hamile yazılı hallerde senedin ibrazı, hak sahipliğinin ispatı için önemlidir. Bu düzenlemeler, senetlerin ticari dolaşımını kolaylaştırmak için öngörülmüştür.
Uygulamadaki Yeri ve Sınırlı Kullanım
Uygulamada ipotekli borç senedi ve irat senedi çok seyrek kullanılmaktadır. Bunun sebepleri: bankaların ve alacaklıların ipoteği daha esnek ve yaygın bir araç olarak benimsemesi, tapu idaresinin değer biçme ve senet düzenleme süreçlerinin ek yük getirmesi, irat senedinin özel niteliği nedeniyle kredilendirmeye elverişsiz görülmesi. Ancak bu kurumların hukuk sistemindeki varlığı, taşınmaz üzerinde alternatif teminat ve yük şekillerinin mümkün olduğunu gösterir. Özellikle irat senedi, aile içinde bakım veya düzenli gelir sağlamak için taşınmaz yükünün bir araç olarak kullanılması bakımından düşünülebilir. Hukuki uygulamada karşılaşıldığında ise senedin tapu kayıtları, tescil şartları ve değer biçme raporları dikkatle incelenmelidir. Taşınmaz üzerindeki yükler için tapu kaydında şerhlerin etkisi yazısı bilgi verir.
Normal İpotek ile Karşılaştırma
Normal ipotekte alacak, ayrı bir borç ilişkisidir ve ipotek bu ilişkiyi güvence altına alır; ipoteğin devri alacağın devrini gerektirir. İpotekli borç senedinde ise alacak senede bağlanmış ve senet devredilebilir hale gelmiştir. İrat senedinde kişisel borç bulunmaz; yalnızca taşınmaz sorumludur. Bu farklar, borçlunun kişisel sorumluluğunun kapsamını, alacağın devir şeklini ve haciz ve icra sürecinin işleyişini belirler. Kişisel borçtan sorumlu olmayan malik için ipotekten kurtarma ve ödeme hakları da vardır. Bunun için ipotekten kurtarma hakkı ve usulü yazısına bakabilirsiniz. İpotekli taşınmazın satışı ve bedelin dağıtımı için rehinli taşınmazın satışı ve bedelin dağıtımı yazısı yararlıdır.
Sık Yapılan Hatalar
- Üç rehin türünü birbirine karıştırmak,
- İpotekli borç senedinde altı aylık muacceliyet bildirimini gözden kaçırmak,
- İrat senedinin kişisel borç doğurmadığını unutmak,
- İrat senedi yükünden kurtarma bildirim süresini kaçırmak,
- Tapu idaresinin değer biçme sınırlarını kontrol etmemek.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir çiftçi, tarım arazisi üzerinde irat senedi kurarak akrabasına yıllık düzenli bir ödeme yapmayı taahhüt eder. Alacak miktarı arazinin gelir değerinin beşte üçünü aşamaz. On yıl sonra çiftçi arazisini satar; yeni malik irat senedinin borçlusu olur ve eski malik borçtan kurtulur. Yeni malik, altı yıllık dönemin sonu için bir yıl önce bildirim yaparak ve bedelini ödeyerek arazinin yükten kurtarılmasını isteyebilir.
Sonuç
İpotekli borç senedi ve irat senedi, taşınmaz rehninin ipotek dışındaki iki türüdür. İpotekli borç senedi kişisel alacak doğurur ve tapu idaresinin değer biçmesine bağlıdır; irat senedi ise kişisel borç doğurmayan taşınmaz yüküdür ve beşte üç değer sınırına ve yükten kurtarma hakkına tabidir. Taşınmaz üzerinde teminat ve yük düzenlemeleriniz için gayrimenkul hukuku kapsamında dosyanızı birlikte inceleyebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
İpotekli borç senedi ile normal ipotek arasındaki fark nedir?
İpotek, mevcut bir alacağın rehinle güvence altına alınmasıdır. İpotekli borç senedi ise rehinle güvence altına alınmış kişisel bir alacak doğuran ve tapu idaresince düzenlenen senettir; senedi elinde bulunduran alacaklı alacağını bu senetle ileri sürer. Taşınmaza resmen değer biçilir ve değeri aşan miktar için kurulamaz.
İrat senedi neden borç doğurmaz?
İrat senedi, taşınmaz üzerinde taşınmaz yükü şeklinde kurulmuş bir alacak hakkı meydana getirir ve kişisel borç doğurmaz; borçlu yüklü taşınmazın malikidir. Yani senet kişiden değil taşınmazdan doğan bir yükümlülüktür ve borcun sebebini de göstermez.
İrat senedinden kurtulmak için ne yapmalıyım?
İrat senedi ile yüklü taşınmazın maliki, sözleşmeyle daha uzun bir bildirim süresi kabul edilmiş olsa bile, her altı yıllık dönemin sonu için bir yıl önce bildirmek ve bedelini ödemek koşuluyla taşınmazın yükten kurtarılmasını isteyebilir.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 898-917
Gayrimenkul Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.