İcra ve İflas Hukuku

İtirazın İptali Davasında Bir Yıllık Süre ve Kötü Niyet Tazminatı: Yüzde Yirmi Kuralı

Av. Berat Özkan 5 dk okuma

İcra takibine itiraz edilen alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davası açma zorunluluğu, haksız ve kötü niyetli tarafa yüzde yirmiden az olmayan tazminat.

Kısaca

  • Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
  • Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.
  • Tazminat, red veya hükmolunan meblağ esas alınarak hesaplanır; itiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminat için kötü niyetin ispatı aranır.
  • Bir yıllık süreyi geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkı saklıdır.

Borçlu ödeme emrine itiraz ettiğinde takip durur. Alacaklı ise alacağının varlığını ispatlayarak takibe devam etmek isterse itirazın iptali davası açmak zorundadır. Bu dava sürecinde iki önemli konu öne çıkar: süre ve tazminat. İİK m. 67, hem itirazın iptali davasının açılma süresini hem de haksız takip veya haksız itiraz halinde uygulanacak tazminat rejimini düzenler. Bu yazıda bir yıllık süreyi, kötü niyet tazminatının şartlarını ve yüzde yirmi kuralını anlatıyoruz.

İtirazın İptali Davası Nedir?

İcra takibinde borçlu ödeme emrine itiraz ederse takip durur. Alacaklı takibe devam etmek için, alacağını ispatlayan belgeye sahipse itirazın kaldırılması (geçici veya kesin) yoluna, aksi halde itirazın iptali davasına başvurur. İtirazın iptali davası genel mahkemelerde görülür ve genel yargılama hükümlerine tabidir. Bu davada alacaklının alacağının varlığını ispat etmesi gerekir. Mahkeme alacağı haklı bulursa itirazın iptaline ve takibin devamına karar verir. Ayrıntı için itirazın iptali davası yazısına bakabilirsiniz.

Bir Yıllık Dava Açma Süresi

İİK m. 67/1’e göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bir yıllık süre, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten başlar. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; süre geçirildikten sonra itirazın iptali davası açılamaz. Ancak kanun, itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkını saklı tutar. Yani süre kaçırılırsa alacak kaybolmaz; ancak icra takibine bağlı avantajlar (icra inkâr tazminatı, takibin devamı gibi) yitirilir ve genel alacak davası açılması gerekir. Bu nedenle tebliğ tarihini ve süreyi dikkatle takip etmek gerekir.

Kötü Niyet Tazminatı

İİK m. 67/2’ye göre bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Bu düzenlemenin anlamı şudur:

  • Borçlu haksız itiraz etmişse: Alacaklı talep ederse borçlu tazminata mahkûm edilir.
  • Alacaklı haksız ve kötü niyetli takip yapmışsa: Borçlu talep ederse alacaklı tazminata mahkûm edilir.
  • Tazminat miktarı: Red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden az olamaz.

Bu tazminat, itirazın veya takibin yapılmasında suistimal edilmesini önlemek içindir. Kötü niyet kavramı yargı uygulamasında, karşı tarafı zarara uğratma bilinciyle hareket etmek veya alacağın olmadığını bildiği halde takip yapmak şeklinde anlaşılır.

Talep Şartı

Tazminata mahkeme kendiliğinden hükmedemez; diğer tarafın talebi üzerine karar verilir. Bu nedenle itirazın iptali davasında veya itirazın haksızlığının tespit edildiği davada tazminat talebi açıkça yapılmalıdır. Kanun, icra inkâr tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talebin esas alınacağını belirtir (m. 67 son fıkra). Yani tazminat, alacağın miktarı üzerinden değil, takip veya dava talebi üzerinden hesaplanır. Talep yapılmazsa tazminat hükmedilmez.

Veli, Vasi ve Mirasçı İçin Özel Kural

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminat hükmolunması, kötü niyetin ispatına bağlıdır. Yani bu kişiler haksız itiraz etmiş olsalar dahi, kötü niyetli olduklarını gösteren bir durum yoksa tazminat ödemezler. Bu düzenleme, çocuğun malvarlığının yönetiminde veya tereke borçlarında yapılan itirazlarda kişilere fazla sorumluluk yüklememek içindir. Bu nedenle mirasçı olarak itiraz eden kişi, borçtan haberdar olmadığı için itiraz ediyorsa tazminat riski taşımaz. Ayrıntı için icra takibinde mirasın reddinin etkisi yazısına bakabilirsiniz.

İcra İnkâr Tazminatı ile İlişkisi

İcra inkâr tazminatı, İİK m. 67’nin ayrı bir yönüdür: alacağın likit (belirli veya belirlenebilir) olması ve borçlunun haksız itirazı halinde, alacaklıya alacak miktarının yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminat ödenir. Bu tazminat borçlunun kötü niyetli olmasını aramaz; borçlunun itirazının haksız çıkması yeterlidir. Kötü niyet tazminatı ise itirazın kötü niyetle yapılmasına dayanır ve hem alacaklı hem borçlu aleyhine olabilir. İnkâr tazminatı için icra inkar tazminati yazısına bakabilirsiniz.

Dava Hazırlığı ve Deliller

İtirazın iptali davası açmadan önce alacaklı şu belgeleri hazırlamalıdır: alacağın dayanağı olan sözleşme, fatura, senet veya diğer belgeler, ödeme kayıtları, ihtarnameler, icra takip dosyası ve itirazın tebliğ belgesi. Ayrıca borçlunun itirazının gerekçelerini inceleyerek delillerini buna göre sunmalıdır. Tazminat talebi dilekçeye açıkça eklenmelidir. Borçlu ise itirazının haklı olduğunu ve alacaklının kötü niyetli olduğunu belgelerle ispat etmelidir. Ticari alacaklarda arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı da ayrıca kontrol edilmelidir; ayrıntı için ticari alacaklarda dava şartı arabuluculuk yazısına bakabilirsiniz.

İtirazın Kaldırılması ile Karşılaştırma

Alacaklı, borç ikrarını içeren imzası ikrar edilmiş veya noter onaylı senet, resmî belge gibi güçlü delillere sahipse itirazın kaldırılması yoluna gidebilir. Bu, icra mahkemesinde görülen hızlı bir yoldur. Ancak bu belgeleri bulunmayan alacaklı için itirazın iptali davası genel yoldur. Hangi yolun izleneceği alacağın niteliğine ve elde bulunan belgelere göre belirlenir. Ayrıntı için itirazın geçici kaldırılması ve itirazın kesin kaldırılması yazılarına bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Bir yıllık süreyi kaçırıp itirazın iptali davasını geç açmak,
  • Tazminat talebini dilekçede belirtmemek,
  • İnkâr tazminatı ile kötü niyet tazminatını karıştırmak,
  • Alacağın varlığını ispatlayacak belgeleri hazırlamadan dava açmak,
  • İtirazın tebliğ tarihini yanlış hesaplamak.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir alacaklı, borçluya karşı başlattığı takipte itiraz alır ve itirazın tebliğinden sonra süresi içinde itirazın iptali davası açar; dilekçesinde tazminat talebini de belirtir. Mahkeme, borçlunun itirazının haksız olduğuna ve alacağın varlığına karar verir; borçlunun haksız itirazı nedeniyle hükmedilen meblağın yüzde yirmisi oranında tazminata da hükmeder. Başka bir olayda alacaklı ise alacağının olmadığını bildiği halde takip yaptığı ortaya çıkınca, borçlu kötü niyet tazminatı talep eder ve mahkeme bunu kabul eder.

Sonuç

İtirazın iptali davası bir yıl içinde açılmalıdır; süre kaçırılırsa alacak genel dava yoluyla istenebilir. Haksız itiraz veya kötü niyetli takip halinde diğer tarafın talebiyle yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata hükmedilir. Talebin dilekçede açıkça yapılması gerekir. Takibinizde itiraz süreci ve tazminat riskini yönetmek için icra ve iflas hukuku kapsamında dosyanızı birlikte inceleyebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İtirazın iptali davası kaç gün içinde açılır?

İtirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre geçirilirse alacaklı itirazın iptalini isteyemez; ancak alacağını genel hükümler dairesinde dava edebilir.

Kötü niyet tazminatı nedir?

Takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı veya itirazı haksız bulunan borçlu, karşı tarafın talebi üzerine tazminata mahkûm edilir. Tazminat, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.

Tazminat kendiliğinden verilir mi?

Hayır. Tazminat diğer tarafın talebi üzerine verilir. Bu nedenle davada tazminat talebinin açıkça yapılması gerekir. Talep yapılmazsa hâkim kendiliğinden tazminata hükmedemez.

İnkâr tazminatı ile kötü niyet tazminatı aynı şey mi?

Hayır. İcra inkâr tazminatı, alacağın likit olduğu halde borçlunun haksız itirazı nedeniyle alacaklıya verilen tazminattır; kötü niyet tazminatı ise itirazın veya takibin haksız ve kötü niyetli olduğu hallerde diğer tarafa hükmedilir. Kanun, bu tazminatların tespitinde takip talebi veya davadaki talebi esas alır.

Dayanak mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İcra ve İflas Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler