Bir sözleşmedeki tüm hak ve borçlar nasıl devredilir? Sözleşmenin devri ile alacak/borç devrinin farkı ve karşı tarafın onayı bu yazıda anlatılıyor.
Kısaca
- Sözleşmenin devri, bir taraf yerine geçen üçüncü kişinin sözleşmedeki tüm hak ve borçları üstlenmesidir (TBK m. 205).
- Sözleşmenin devri için karşı tarafın rızası veya devirden önceki onayı gerekir.
- Devreden taraf, aksi kararlaştırılmadıkça sözleşmeden doğan yükümlülüklerden kurtulur.
- Sözleşmeye katılma, mevcut sözleşmeye yeni bir tarafın eklenmesini ifade eder ve devirden farklıdır (TBK m. 206).
Ticari ilişkilerde bazen bir sözleşmenin tarafı, o sözleşmeden doğan tüm hak ve yükümlülükleriyle birlikte tamamen ve kalıcı olarak değişebilir. Bu işlem, yalnızca bir alacağın veya borcun değil, o sözleşmeden doğan tüm hak ve yükümlülüklerin bütününün devredilmesini ifade eden “sözleşmenin devri” kurumuyla hukuken gerçekleştirilir.
Sözleşmenin Devrinin Pratik İhtiyacı
İşletmelerin el değiştirmesi, ortaklık yapılarının yeniden düzenlenmesi veya bir tarafın piyasadan çekilmesi gibi durumlarda, tek tek her alacağın ve borcun ayrı ayrı devredilmesi yerine, sözleşmenin bütün olarak devredilmesi hem daha pratik hem de tarafların gerçek iradesine daha uygun bir çözüm sunar.
Sözleşmenin Devri Nedir?
TBK’nın 205. maddesine göre sözleşmenin devri, sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan ve devredenin bu sözleşmeden doğan taraf olma sıfatını devralana geçiren bir anlaşmadır. Bu işlem, alacağın devri ve borcun naklinin bir arada, aynı anda gerçekleşmesi gibi düşünülebilir; ancak sözleşmenin devri, bu iki kurumdan farklı ve kendine özgü şartlara tabi ayrı bir hukuki işlemdir.
Sözleşmenin Devrinin Şartları
Sözleşmenin devrinin geçerli olabilmesi için üç tarafın da iradesinin bir araya gelmesi gerekir:
- Devreden: Sözleşmedeki taraf sıfatını bırakan kişi,
- Devralan: Sözleşmedeki taraf sıfatını üstlenen yeni kişi,
- Sözleşmede kalan taraf: Karşı taraf; bu kişinin devre rıza göstermesi zorunludur.
Karşı tarafın rızası, devirden önce genel ve peşin bir onay şeklinde verilebileceği gibi, devir gerçekleştikten sonra ayrıca ve açıkça da onaylanabilir.
Sözleşmenin Devrinin Sonuçları
Devir usulüne uygun şekilde tamamlandığında, devralan taraf artık sözleşmedeki tüm hak ve borçların tek sahibi hâline gelir; devreden taraf ise aksi kararlaştırılmadıkça sözleşmeden doğan yükümlülüklerden kurtulur. Sözleşmenin içeriği (bedel, süre, şartlar) tamamen aynı kalır; yalnızca sözleşmedeki taraflardan biri hukuken değişmiş olur.
Sözleşmeye Katılma ile Devrin Farkı
TBK m. 206’ya göre sözleşmeye katılma, mevcut bir sözleşmeye taraflardan birinin yanında yeni bir kişinin eklenmesini ifade eder. Bu durumda mevcut taraf sözleşmeden ayrılmaz; yalnızca yanına yeni bir taraf eklenir ve genellikle müteselsil bir sorumluluk ilişkisi doğar. Devirde ise bir taraf tamamen ayrılıp yerine yeni taraf geçer; bu nedenle iki kurum farklı hukuki sonuçlar doğurur.
Sözleşmenin Devri ile Alacağın Devri ve Borcun Nakli Arasındaki İlişki
Sözleşmenin devri, alacağın devri (TBK m. 183 vd.) ve borcun nakli (TBK m. 195 vd.) kurumlarının birleşimi gibi görünse de, uygulamada tek bir bütünleşik işlem olarak ele alınır ve tarafların iradesi tek bir devir sözleşmesiyle ortaya konur. Bu nedenle sözleşmenin devrinde ayrıca alacağın devri için yazılı şekil şartı veya borcun nakli için ayrı bir onay aranmaz; devrin kendisi bu iki unsuru bütünleşik olarak kapsar.
Sözleşmenin Devrinde Tarafların Menfaat Dengesi
Sözleşmenin devri düzenlenirken üç tarafın da menfaatinin dengelenmesi gerekir: devreden tarafın yükümlülüklerden tamamen kurtulmak istemesi, devralan tarafın sözleşmeden beklediği faydayı elde etmek istemesi ve karşı tarafın güvenilir bir muhatapla çalışmaya devam etmek istemesi. Bu üçlü dengenin sözleşme metninde açıkça yansıtılması, devrin sorunsuz işlemesini sağlar.
Ticari Hayatta Sözleşmenin Devri Uygulamaları
Sözleşmenin devri, özellikle işletme devirlerinde, franchise ilişkilerinde ve uzun süreli tedarik sözleşmelerinde tarafların değişmesi gerektiğinde sıkça kullanılır. Örneğin bir işletmenin satılması durumunda, işletmeye ait kira, tedarik veya hizmet sözleşmelerinin yeni işletmeciye devredilmesi, karşı tarafların (kiraya veren, tedarikçi gibi) onayına bağlı olarak gerçekleştirilir.
Sözleşmenin Devrinde Karşı Tarafın Korunması
Karşı tarafın devre onay verirken, devralan tarafın mali durumunu ve güvenilirliğini değerlendirmesi önemlidir; çünkü devir gerçekleştikten sonra artık yalnızca devralan taraftan ifa talep edebilecektir. Bu nedenle özellikle önemli ticari sözleşmelerde, devir onayı verilmeden önce devralan hakkında yeterli bilgi edinilmesi ve gerekiyorsa ek teminatlar talep edilmesi önerilir.
Sözleşmenin Devrinde Def’ilerin Durumu
Devralan taraf, sözleşmeden doğan hakları kullanırken, karşı tarafın devreden tarafa karşı sahip olduğu def’ileri (örneğin daha önce yapılmış kısmi bir ifa veya sözleşmeye aykırılık iddiası) de göğüslemek zorunda kalabilir; çünkü devralan, sözleşmeye devreden tarafın hukuki durumunu da devralmış olur. Bu nedenle devralan tarafın, devir öncesinde sözleşmenin geçmişteki uygulanışını ve mevcut anlaşmazlıkları dikkatle incelemesi önemlidir.
Sözleşmenin Devrinde Yazılı Şekil Kullanılmasının Önemi
Kanun sözleşmenin devri için özel bir şekil şartı öngörmese de, üç taraflı bir işlem olması nedeniyle devrin kapsamının, hangi hak ve borçları içerdiğinin ve karşı tarafın onayının yazılı olarak belgelenmesi büyük önem taşır. Bu tür bir belgeleme, hem devralan hem devreden hem de karşı taraf açısından ileride çıkabilecek “kim sorumlu” tartışmalarını baştan önler.
Sözleşmenin Kısmi Devri Mümkün müdür?
Bazı durumlarda taraflar, bir sözleşmeden doğan hak ve borçların yalnızca bir kısmının devredilmesini isteyebilir; ancak sözleşmenin bölünebilir nitelikte olması ve karşı tarafın bu kısmi devre ayrıca onay vermesi gerekir. Bölünemeyen sözleşme ilişkilerinde (örneğin bütünsel bir hizmet sözleşmesinde) kısmi devir genellikle mümkün olmaz ve sözleşmenin tamamının devredilmesi gerekir.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz.
Bir restoran işletmesini devralan yeni işletmeci, eski işletmecinin tedarikçisiyle olan malzeme tedarik sözleşmesini de devralmak ister. Tedarikçi bu devri onayladığında, sözleşme yeni işletmeciye geçer ve eski işletmeci sözleşmeden doğan yükümlülüklerden kurtulur; tedarikçi onay vermezse, eski işletmeci sözleşmenin tarafı olmaya devam eder ve yükümlülükleri sürer.
Sonuç
Sözleşmenin devri, bir sözleşme ilişkisinin bütünüyle yeni bir tarafa geçirilmesini sağlayan kapsamlı bir hukuki işlemdir. Böyle bir devrin doğru şekilde yapılandırılması, tarafların menfaat dengesinin korunması ve karşı tarafın onayının usulüne uygun alınması için borçlar hukuku kapsamında hukuki destek alabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Sözleşmenin devri ile alacağın devri aynı şey midir?
Hayır. Alacağın devri yalnızca bir alacağı kapsar; sözleşmenin devri ise o sözleşmeden doğan tüm hak ve borçların (alacaklı ve borçlu sıfatlarının birlikte) bir başkasına geçmesini ifade eder.
Sözleşmenin devri için karşı tarafın onayı neden gerekir?
Sözleşmenin devri, karşı tarafın da borç yükü altına yeni bir kişiyle girmesi anlamına geldiğinden, karşı tarafın kiminle sözleşme ilişkisi içinde olacağını bilmesi ve onaylaması gerekir; bu onay olmadan devir tamamlanmaz.
Devreden taraf sözleşmeden tamamen kurtulur mu?
Karşı tarafın onayıyla gerçekleşen devirde, aksi kararlaştırılmadıkça devreden taraf sözleşmeden doğan yükümlülüklerden kurtulur ve devralan taraf onun yerine geçer.
Sözleşmeye katılma ile devir farklı mıdır?
Evet, sözleşmeye katılmada mevcut taraflardan hiçbiri sözleşmeden ayrılmaz; yeni bir taraf mevcut sözleşmeye ek olarak katılır. Devirde ise bir taraf tamamen ayrılıp yerine yeni bir taraf geçer.
Dayanak mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 205-206
Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.