Süreli kefalette sürenin sonunda kurtulma, süresiz kefalette asıl borç muaccel olunca alacaklıyı bir ay içinde takibe zorlama ve çalışan kefaletinde üç yıllık fesih.
Kısaca
- Süreli kefalette kefil, sürenin sonunda borcundan kurtulur (TBK m. 600).
- Süreli olmayan kefalette kefil, asıl borç muaccel olunca alacaklıdan bir ay içinde borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanmasını isteyebilir (TBK m. 601).
- Çalışanlara süreli olmayan kefalette kefil, her üç yılda bir, ertesi yılın sonunda geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshettiğini bildirebilir (TBK m. 602).
- Kefaletin şekline, ehliyete ve eşin rızasına ilişkin hükümler, gerçek kişilerce kişisel güvence verilmesine ilişkin başka adlı sözleşmelere de uygulanır (TBK m. 603).
Kefil olmak, çoğu zaman iyi niyetle verilmiş bir güven jesti olarak başlar; ancak sonrasında kefilin yıllarca süren, kontrolü dışında büyüyen bir borç yükü ile karşılaşması mümkündür. Alacaklı, borçlu ödemediği halde yıllarca takip yapmaz, faizler işler ve kefilin sorumluluğu artar. Türk Borçlar Kanunu, kefili bu tür risklerden korumak için ona bazı haklar tanır. Bu yazıda süreli ve süresiz kefalette kefilin borçtan kurtulma yollarını, alacaklıyı takibe zorlama hakkını ve çalışanlar için verilen kefaletlerdeki fesih imkânını anlatıyoruz.
Süreli Kefalette Kurtulma (TBK m. 600)
TBK m. 600’e göre süreli kefalette kefil, sürenin sonunda borcundan kurtulur. Süreli kefalette taraflar, kefaletin belirli bir tarihe kadar geçerli olacağını kararlaştırır. Bu sürenin sonunda, kefil artık sorumluluktan kurtulur. Ancak bu kurtuluşun ayrıntıları da önemlidir: alacaklı süre içinde asıl borçluya karşı gerekli haklarını kullanmamışsa, kefil sürenin sonunda tamamen serbest kalır. Bu düzenleme, kefile öngörülebilir bir sorumluluk süresi sağlar. Kefalete ilişkin genel geçerlilik şartları için kefalet sözleşmesi ve geçerlilik şartları yazısına bakabilirsiniz.
Süreli Olmayan Kefalette Alacaklıyı Harekete Geçirme (TBK m. 601)
Süreli olmayan kefalette kefil, sonsuza kadar sorumlu kalmak zorunda değildir. TBK m. 601/1’e göre kefil, asıl borç muaccel olunca, adi kefalette her zaman ve müteselsil kefalette ise kanunun öngördüğü hallerde, alacaklıdan bir ay içinde borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanmasını, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmesini ve ara vermeden takibe devam etmesini isteyebilir. Bu hak, kefile “alacaklıyı harekete geçirme” imkânı tanır. Kefil, alacaklının pasif kalıp borcun ve faizin büyümesine neden olmasını önlemek için bu hakkı kullanır. Alacaklı, bu isteme rağmen bir ay içinde gerekli işlemleri yapmazsa, kefilin sorumluluğu kanundaki sonuçlara göre azalabilir veya ortadan kalkabilir.
Borç Bildirimle Muaccel Olacaksa
Bazı kefalet ilişkilerinde borcun muaccel olması, alacaklının borçluya yapacağı bir bildirime bağlıdır. TBK m. 601/2’ye göre borç, alacaklının borçluya yapacağı bildirim sonucunda muaccel olacaksa kefil, kefalet sözleşmesinin kurulduğu tarihten bir yıl sonra alacaklıdan bu bildirimi yapmasını ve borç bu suretle muaccel olunca yukarıdaki hükümler uyarınca takip ve dava haklarını kullanmasını isteyebilir. Bu düzenleme, kefilin süresiz olarak bekletilmesini önler: alacaklı, bildirim yapmayarak kefilin sorumluluğunu belirsiz biçimde uzatamaz. Uygulamada kredi limiti ve cari hesap benzeri sözleşmelerde bu hüküm önem taşır.
Adi ve Müteselsil Kefalet Farkı
Kefil, alacaklıyı takibe zorlama hakkını kullanırken kefaletin türü önemlidir. Adi kefalette kefil, alacaklının önce asıl borçluya başvurmasını isteyebilir; bu nedenle bu hak “her zaman” kullanılabilir. Müteselsil kefalette ise kefil doğrudan borçlu gibi sorumlu olduğundan, alacaklıyı takibe zorlama hakkı kanunun öngördüğü hallerle sınırlıdır. Bu ayrım için adi kefalet ile müteselsil kefalet farkı yazısına göz atabilirsiniz. Kefilin genel sorumluluk sınırları için de kefilin sorumluluk sınırları yazısı yararlıdır.
Çalışanlara Süreli Olmayan Kefalette Fesih (TBK m. 602)
İşverenin, çalışanların işten doğan borçları veya olası zararları için kefalet verildiği durumlar da vardır. TBK m. 602’ye göre çalışanlara süreli olmayan kefalette kefil, her üç yılda bir, ertesi yılın sonunda geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshettiğini bildirebilir. Örneğin bir şirket yöneticisi için verilen sınırsız süreli kefalette, kefil üç yıl geçtikten sonra fesih bildirimi yapabilir ve fesih, izleyen yılın sonunda hüküm doğurur. Bu hüküm, kefili çalışan ile işveren arasındaki ilişkinin uzun yıllar boyunca kontrolsüz devam etmesi riskine karşı korur. Fesih bildirimi yazılı ve ispatlanabilir biçimde yapılmalıdır.
Kefalet Adı Altında Yapılan Diğer Sözleşmeler (TBK m. 603)
Kefaletin koruyucu hükümlerinden kaçınmak için bazen kefalet farklı bir adla yapılır: “garantörlük”, “birlikte borçlanma”, “teminat taahhüdü” gibi. TBK m. 603’e göre kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümler, gerçek kişilerce, kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanır. Bu düzenleme, koruyucu kuralların adlandırma oyunlarıyla etkisizleştirilmesini önler. Yani gerçek kişinin kişisel güvence verdiği her sözleşmede yazılı şekil, azami miktar ve tarih, eşin rızası gibi şartlar aranır. Eşin rızası konusunda eşin rızası olmadan kefalet sözleşmesinin geçersizliği yazısına bakabilirsiniz.
Kefil Olarak Alınabilecek Önlemler
Kefil olmayı düşünen veya halen kefil olan kişiler için pratik öneriler şunlardır:
- Kefalet sözleşmesinde süre ve azami miktar sınırlarını net yazdırmak,
- Süresiz kefaletlerde asıl borcun durumunu düzenli olarak takip etmek,
- Asıl borç muaccel olduğunda, alacaklıyı bir ay içinde takibe zorlama hakkını yazılı olarak kullanmak,
- Alacaklıdan borcun güncel durumu hakkında bilgi istemek,
- Kefaleti başka adlı sözleşmelerle gizlemeye çalışan hükümlere dikkat etmek,
- Kefil olduğu kişinin mali durumunu izlemek ve gerekirse asıl borçludan güvence istemek.
Alacaklı Açısından Dikkat Edilecekler
Alacaklı için de kefilin bu haklarını bilmek önemlidir. Kefilin talebi üzerine bir ay içinde dava ve takip haklarını kullanmamak, kefilin sorumluluğunun azalmasına yol açabilir. Bu nedenle alacaklı, kefil bildirimini ciddiye almalı, asıl borçluya karşı gerekli işlemleri zamanında yapmalıdır. Ayrıca sözleşmede süre ve fesih hükümlerinin net olması, ileride oluşabilecek uyuşmazlıkları önler. İcra takibi konusunda icra ve iflas hukuku hizmet sayfamıza bakabilirsiniz.
Kefaletin Sona Ermesi ile İlişki
Kefilin borçtan kurtulmasının diğer yolları da vardır. Asıl borç sona erince kefil de borcundan kurtulur; ayrıca alacaklının kefile karşı kanundaki sürelere uymaması da sorumluluğu ortadan kaldırabilir. Bu konuda kefaletin sona ermesi ve kefilin halefiyeti yazısına bakabilirsiniz. Kefilin borcu ödemesi halinde ise alacaklının haklarına halef olur ve asıl borçluya rücu edebilir; bu konuda kefalette borcun artması ve kefilin sorumluluğu yazısı yararlıdır.
Sık Yapılan Hatalar
- Süresiz kefaletin ömür boyu devam edeceğini sanmak,
- Alacaklıyı takibe zorlama hakkını yazılı olarak kullanmamak,
- Bir aylık süreyi kaçırmak veya bildirimi ispatlayamamak,
- Çalışan kefaletinde üç yıllık fesih hakkını bilmemek,
- Kefaletin başka adla yapılmasıyla korumanın ortadan kalktığını düşünmek.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir kişi, arkadaşının banka kredisi için süresiz adi kefil olur. Kredi muaccel hale geldiğinde borçlu ödeme yapmaz; ancak banka aylarca takip başlatmaz. Kefil, bankaya noter aracılığıyla ihtar göndererek bir ay içinde borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanmasını ister. Banka bu süre içinde gerekli işlemi yapmazsa, kefil sorumluluğunun azaldığını veya ortadan kalktığını ileri sürebilir. Kefil ihtarı göndermeseydi, borcun ve faizin büyüyen kısmından da sorumlu tutulabilirdi.
Sonuç
Kefil, süreli kefalette sürenin sonunda kurtulur; süresiz kefalette ise alacaklıyı bir ay içinde dava ve takibe zorlayabilir. Çalışan kefaletinde üç yıllık fesih hakkı da önemli bir korumadır. Bu hakların zamanında ve yazılı kullanılması gerekir. Kefil olarak sorumluluğunuzu değerlendirmek veya borçtan kurtulma yollarını öğrenmek için borçlar hukuku kapsamında dosyanızı birlikte inceleyebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Kefaletim süresiz ise kefil olarak ne yapabilirim?
Süreli olmayan kefalette kefil, asıl borç muaccel olunca adi kefalette her zaman, müteselsil kefalette ise kanunun öngördüğü hallerde alacaklıdan bir ay içinde borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanmasını, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmesini ve ara vermeden devam etmesini isteyebilir.
Kefalet süreli ise süre bitince ne olur?
Süreli kefalette kefil, sürenin sonunda borcundan kurtulur. Ancak alacaklının süre içinde gerekli takip ve dava işlemlerini yapmış olması gibi bazı ayrıntılar ve kefalet türüne ilişkin kanun hükümleri de değerlendirilmelidir.
İşçi için verilen kefalette fesih hakkı var mı?
Çalışanlara süreli olmayan kefalette kefil, her üç yılda bir, ertesi yılın sonunda geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshettiğini bildirebilir. Bu hüküm, işverenin çalışanları için verilen uzun süreli kefaletlerden kefili korur.
Kefalet sözleşmesine başka isim verilirse eşin rızası aranır mı?
Kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümler, gerçek kişilerce, kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanır. Yani adı değişse de kefalet niteliğindeki sözleşmeye aynı koruma kuralları uygulanır.
Dayanak mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 581, 583, 584, 600, 601, 602, 603
Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.