Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Sözleşme Ne Zaman Kurulmuş Sayılır? Esaslı Noktalarda Uyuşma, İkincil Noktalar ve Hâkimin Boşluk Doldurması

Av. Berat Özkan 5 dk okuma

Esaslı noktalarda uyuşan tarafların sözleşmesinin kurulması, ikincil noktaların açık kalması, hâkimin boşluk doldurması ve şekil hükümlerinin saklı kalması.

Kısaca

  • Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile sözleşme kurulmuş sayılır (TBK m. 2/1).
  • İkinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa hâkim, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar (TBK m. 2/2).
  • Sözleşmelerin şekline ilişkin hükümler saklıdır; şekle bağlı sözleşmelerde bu kural sınırlıdır.
  • Esaslı nokta, sözleşmenin türünü belirleyen ve tarafların iradesine göre vazgeçilmez olan hususlardır.

Bir sözleşmenin kurulması, taraflar arasında tam bir uyuşma gerektirir mi? Yoksa taraflar bazı konularda anlaşmamışsa sözleşme hiç kurulmamış mı sayılır? Uygulamada taraflar çoğu zaman bütün ayrıntıları kararlaştırmaz: ödeme günü, teslim yeri, ambalaj biçimi gibi konular konuşulmamış kalır. Buna rağmen sözleşmenin geçerli şekilde kurulduğunu düşünürler ve ifa etmeye başlarlar. Bu tür durumlarda sözleşmenin kurulup kurulmadığı ve eksik konuların nasıl tamamlanacağı önemli bir sorudur. Türk Borçlar Kanunu m. 2, esaslı noktalar ve ikincil noktalar ayrımını yaparak bu soruya yanıt verir. Bu yazıda bu kuralı, uygulamadaki sonuçlarını ve sınırlarını anlatıyoruz. Sözleşmenin kurulmasına ilişkin genel kurallar için sözleşme nasıl kurulur icap ve kabul yazısına bakabilirsiniz.

Sözleşmenin Kurulması: Genel Kural

TBK m. 1’e göre sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. Bu irade açıklamaları açık veya örtülü olabilir. Kurulmuş sayılan bir sözleşmede taraflar, kural olarak sözleşmeden doğan borçları yerine getirmekle bağlıdır. Ancak uyuşmanın hangi konuları kapsaması gerektiği sorusu, TBK m. 2’de cevaplanır.

Esaslı Noktalarda Uyuşma Yeterlidir (TBK m. 2/1)

TBK m. 2/1’e göre taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile sözleşme kurulmuş sayılır. Bu hükmün temeli, sözleşmelerin ayakta tutulması ilkesi ve ticari hayatın pratik ihtiyaçlarıdır: taraflar zaman kaybetmeden, küçük ayrıntılarda anlaşamasalar bile ana konularda anlaştıklarında sözleşmeyi bağlayıcı kabul edebilirler. Bu düzenleme sayesinde, ayrıntıların konuşulmamış olması nedeniyle sözleşmenin hiç kurulmamış olduğu iddiası genellikle başarısız olur.

Esaslı Nokta Nedir?

Esaslı noktalar, sözleşmenin türünü belirleyen ve tarafların iradelerine göre vazgeçilmez sayılan konulardır. Bir noktanın esaslı olup olmadığı iki şekilde belirlenir:

  • Objektif esaslı noktalar: Sözleşmenin türünü belirleyen asli unsurlar. Örneğin satış sözleşmesinde satılan mal ve (çoğu zaman) bedel; kira sözleşmesinde kiralanan ve (kural olarak) kira bedeli; eser sözleşmesinde eserin niteliği objektif esaslı noktalardır.
  • Sübjektif esaslı noktalar: Objektif olarak ikincil görünse de taraflardan birinin veya her ikisinin kendi açısından sözleşmenin yapılması için zorunlu saydığı hususlar. Örneğin bir alıcı için teslim tarihi çok önemliyse ve bunu karşı tarafa açıkça belirtmişse, teslim tarihi sübjektif esaslı nokta sayılabilir.

Sübjektif esaslı noktalar konusunda taraflardan birinin iç iradesi yetmez; bu noktanın önemli olduğunun diğer tarafça bilinmesi veya bilinebilir olması gerekir. Sözleşmenin yorumu için genel ilkeler sözleşmenin yorumlanması ilkeleri yazısında ele alınmıştır.

İkincil Noktalar ve Boşluk Doldurma (TBK m. 2/2)

İkinci derecedeki noktalar, sözleşmenin türünü belirlemeyen ve tarafların ayrıca müzakere etmemiş olmasının sözleşmenin kurulmasına engel olmadığı ayrıntılardır. Örneğin teslim yeri, ödeme günü, ambalaj şekli, teslimden sonraki bakım koşulları gibi konular ikincil nitelikte olabilir. TBK m. 2/2’ye göre ikinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa hâkim, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar. Hâkim bu boşlukları doldururken şu kaynaklardan yararlanır:

  • İlgili sözleşme türüne ilişkin kanun hükümleri (örneğin ifa yeri ve zamanı hakkındaki genel hükümler),
  • Ticari teamül ve örf ve âdet,
  • Tarafların önceki ilişkileri ve uygulamaları,
  • İşin niteliği ve dürüstlük kuralı.

Örneğin taraflar ödeme gününü kararlaştırmamışlarsa hâkim, borcun doğumuyla muaccel olacağını (TBK m. 90) veya teamülü esas alabilir. Bu düzenleme, tarafların sözleşme yapma iradesini ayakta tutar ve boşlukları adil biçimde tamamlar. İfa yeri ve zamanı için borcun ifa yeri ve zamanı yazısı yol göstericidir.

Şekil Hükümlerinin Saklı Tutulması

TBK m. 2/3’e göre sözleşmelerin şekline ilişkin hükümler saklıdır. Yani esaslı noktalarda uyuşma, şekle tabi sözleşmelerde tek başına yeterli değildir. Kanun bir sözleşme için özel şekil (yazılı şekil, resmi şekil) öngörmüşse, bu şekle uyulmadıkça sözleşme geçerli olmaz. Örneğin taşınmaz satışında taraflar bütün esaslı noktalarda sözlü olarak anlaşsalar bile, resmi şekil olmadan sözleşme geçerli kurulmaz. Bu nedenle esaslı nokta kuralı, şekil şartından bağımsız olarak değil, şekil şartına uygun bir işlem içinde uygulanır. Şekil şartı ve sonuçları için yazılı şekil şartı aranan sözleşmeler ile sözlü sözleşmenin geçerliliği ve ispat sorunu yazılarına bakabilirsiniz.

Sözleşmenin Kurulmadığı Haller: Gizli ve Açık Anlaşmazlık

Kurulmuş sayılma kuralı, tarafların esaslı noktada uyuşmadığı durumlarda işlemez. Uyuşmazlık iki biçimde ortaya çıkabilir:

  • Açık uyuşmazlık: Taraflar bir esaslı noktada farklı düşündüklerini biliyorlar ve uyuşmuyorlar. Bu durumda sözleşme kurulmamıştır.
  • Gizli uyuşmazlık: Taraflar, aynı şeyi anladıklarını sanırlar, ancak aslında farklı anlamışlardır. Bu durumda dürüstlük kuralına göre iradenin güven ilkesine göre yorumu yapılır ve karşı tarafın makul olarak anlayacağı anlam esas alınabilir.

Ayrıca tarafların, görüşmelerin henüz devam ettiği aşamada yaptıkları ön anlaşmalar da tam sözleşme sayılmayabilir. Önsözleşme konusunda önsözleşme nedir geçerlilik şartları ve tapuda şekil yazısına bakabilirsiniz. Ayrıca taraflar bir noktayı ayrıca anlaşmaya bırakmışlarsa (“bedel daha sonra belirlenecektir”), bu noktanın esaslı olup olmadığı ve belirlenebilirliği önemlidir.

Belirlenebilirlik İlkesi

Esaslı nokta belirlenmemiş olsa da belirlenebilir nitelikteyse sözleşme kurulmuş olabilir. Örneğin bedel, “piyasa fiyatı” veya “borsadaki fiyat” olarak belirlenmişse, bu bedel belirlenebilirdir. Taraflar bedeli üçüncü bir kişinin belirlemesine bırakmışsa yine belirlenebilir. Ancak bedel, tamamen tarafların iradesine bırakılmış ve belirlenme ölçütü konmamışsa, sözleşmenin geçerliliği tartışmalı olabilir. Bu ilke, özellikle uzun süreli tedarik ve hizmet sözleşmelerinde önem taşır.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Durumlar

  • E-posta ve mesajlaşma ile anlaşma: Taraflar yazışmalarla ana konularda uyuşur, ayrıntıları sonraya bırakır. Yazışmalar esaslı noktalarda uyuşmayı gösteriyorsa sözleşme kurulmuş sayılabilir.
  • Sipariş ve teslim: Sipariş verilir, karşı taraf siparişi karşılar; ödeme günü konuşulmamıştır. Sözleşme kurulmuştur ve ödeme günü kanuna ve teamüle göre belirlenir.
  • Ön anlaşma ve niyet mektubu: Belge esaslı noktalarda bağlayıcı uyuşma içeriyorsa sözleşme, içermiyorsa yalnızca müzakere aşamasıdır.
  • Hizmet sözleşmeleri: Ücret konusunda net anlaşma olmasa da hizmetin niteliği gereği karşılıksız görülmüyorsa, ücret tarifeye veya teamüle göre belirlenir.

Sözleşme Yazarken Dikkat Edilecekler

Uyuşmazlıkları önlemek için sözleşme yazarken:

  • Esaslı noktaları (taraflar, konu, bedel, süre) açıkça yazın,
  • Sizin için vazgeçilmez olan ayrıntıları (teslim tarihi, kalite gibi) sözleşmeye ayrıca ekleyin ve bunun esaslı olduğunu belirtin,
  • Sonradan belirlenecek noktalar için belirleme yöntemini yazın,
  • “Bütün anlaşma bu belgedir” gibi bir bütünlük maddesi ekleyin,
  • Şekil şartına tabi işlemlerde şekle uyun.

Sık Yapılan Hatalar

  • Ön görüşmelerde bağlayıcı olmadığını belirtmeyip sonradan sözleşme kurulmadığını ileri sürmek,
  • İkincil noktalardaki anlaşmazlığı sözleşmenin kurulmadığı sanmak,
  • Şekil şartını unutup yalnızca uyuşmaya güvenmek,
  • Sübjektif esaslı noktayı karşı tarafa bildirmeden sözleşmenin geçersizliğini savunmak,
  • Belirlenebilirlik ilkesini göz ardı etmek.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir işletme ve bir tedarikçi, e-posta yazışmalarıyla belirli bir üründen 500 adet alınacağı ve birim fiyatın belli olduğu konusunda uyuşur; teslim yeri ve ödeme günü konusunda konuşulmaz. Tedarikçi siparişi hazırlar; işletme ise sonradan “ödeme günü belirlenmediği için sözleşme kurulmadı” der. Esaslı noktalar (ürün, miktar, fiyat) konusunda uyuşma bulunduğundan sözleşme kurulmuştur. Ödeme günü ve teslim yeri gibi ikincil noktalar, hâkim tarafından işin özelliğine, kanun hükümlerine ve teamüle göre belirlenir.

Sonuç

Esaslı noktalarda uyuşan tarafların sözleşmesi, ikincil noktalar açık olsa da kurulmuş sayılır; boşlukları hâkim işin özelliğine göre doldurur. Ancak şekil şartına tabi işlemlerde şekle uymak zorunludur. Sözleşmenizin kurulup kurulmadığı veya eksik noktaların nasıl tamamlanacağı konusunda borçlar hukuku kapsamında dosyanızı birlikte inceleyebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Fiyat konuşulmadan sözleşme kurulmuş sayılır mı?

Bu, sözleşmenin türüne ve tarafların iradesine bağlıdır. Fiyat çoğu sözleşmede esaslı noktadır; ancak bazı sözleşmelerde (örneğin vekâlet, iş görme) ücret teamüle göre belirlenebilir. Tarafların bedel konusunda özel olarak uyuşmak istedikleri anlaşılıyorsa, uyuşma olmadan sözleşme kurulmuş sayılmaz.

İkincil nokta hangileridir?

Sözleşmenin türünü ve temel edimlerini belirlemeyen, taraflarca ayrıca müzakere edilmesi zorunlu görülmeyen hususlardır. Örneğin teslim yeri, ödeme günü, ambalaj biçimi gibi ayrıntılar ikincil nitelikte olabilir; ancak somut olayda bu ayrıntı taraflar için esaslı sayılıyorsa durum değişir.

İkincil noktalarda anlaşılamazsa ne olur?

İkinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa hâkim, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar. Yani hâkim, kanun hükümlerini, teamülü ve işin niteliğini dikkate alarak sözleşmedeki boşluğu doldurur.

Yazılı şekil aranan sözleşmelerde de aynı kural geçerli mi?

Sözleşmelerin şekline ilişkin hükümler saklıdır. Yani yazılı şekle tabi sözleşmelerde, yalnızca esaslı noktalarda uyuşma yeterli değildir; şekil şartının da yerine getirilmesi gerekir. Şekle aykırı sözleşme geçerli olmaz.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 1, 2, 12
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler