Ticaret ve Şirketler Hukuku

Ticari Alacaklarda Temerrüt Faizi Oranı Nasıl Belirlenir?

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenmesi, temerrüt faizinin başlangıcı ve bileşik faiz şartları TTK m. 8-10 çerçevesinde anlatılmıştır.

Kısaca

  • Ticari işlerde faiz oranı, kanuni sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla taraflarca serbestçe belirlenebilir.
  • Sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmamışsa, ilgili mevzuattaki kanuni ve temerrüt faizi oranları uygulanır.
  • Bileşik faiz, yalnızca iki tarafın da tacir olduğu cari hesap ve ödünç sözleşmelerinde belirli şartlarla geçerlidir.
  • Faiz, aksi kararlaştırılmadıkça vadenin bitiminden, vade yoksa ihtar tarihinden itibaren işlemeye başlar.

Ticari alacaklarda faiz, alacaklının parasının zamanında ödenmemesinden kaynaklanan zararını dengelemeye yönelik önemli bir araçtır. Ticari işlerde faize ilişkin kurallar, genel borçlar hukukundan bazı noktalarda ayrılır ve tacirler arası ilişkilerin hızlı ve öngörülebilir işlemesini sağlamayı amaçlar. Bu yazıda ticari alacaklarda temerrüt faizi oranının nasıl belirlendiği ve uygulandığı ele alınmaktadır.

Ticari İşlerde Faiz Oranı Serbestisi

TTK m. 8 uyarınca ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir. Bu düzenleme, tarafların ticari ilişkinin risk ve getiri dengesini kendi aralarında müzakere ederek belirleyebilmesine imkân tanır. Ancak bu serbesti mutlak değildir; faiz oranının ahlaka aykırı ölçüde yüksek belirlenmesi, genel hükümler (gabin, ahlaka aykırılık) çerçevesinde denetime tabi tutulabilir ve aşırı oranlar hâkim tarafından indirilebilir.

Sözleşmede Faiz Oranı Kararlaştırılmamışsa

Taraflar sözleşmede faiz oranını belirlememişse, TTK m. 9 uyarınca ticari işlerdeki kanuni ve temerrüt faizine ilişkin ilgili mevzuat hükümleri uygulanır. Bu oranlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ilan edilen avans ve reeskont faiz oranlarına bağlı olarak belirlenir ve zaman içinde güncellenebilir. Bu nedenle güncel oranın, alacağın doğduğu ve temerrüde düşüldüğü tarihe göre ayrıca tespit edilmesi gerekir.

Faizin Başlangıç Tarihi

TTK m. 10’a göre, aksine sözleşme yoksa ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden itibaren işlemeye başlar. Belirli bir vade kararlaştırılmamışsa, faiz borçluya yapılan ihtar tarihinden itibaren işler. Bu kural, alacaklının faiz talep edebilmesi için borçluyu ne zaman temerrüde düşürmesi gerektiğini belirlediğinden, alacağın tahsili sürecinde kritik bir referans noktasıdır.

Bileşik Faizin Şartları

Kural olarak Türk hukukunda bileşik faiz (faizin anaparaya eklenerek üzerinden tekrar faiz yürütülmesi) yasaktır. Ancak TTK m. 8/2, üç aydan aşağı olmamak üzere, yalnızca her iki tarafın da tacir olduğu cari hesap sözleşmeleri ile ticari nitelikteki ödünç sözleşmelerinde bileşik faiz uygulanmasına istisnai olarak izin verir. Bu şartların dışında işletilen bileşik faiz, kanunda açıkça “yok hükmünde” sayılmıştır; yani hiç uygulanmamış gibi değerlendirilir.

Teselsül Karinesi ile Faizin İlişkisi

Ticari işlerden doğan borçlarda birden fazla borçlu bulunması hâlinde, TTK m. 7 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça borçlular müteselsilen sorumlu olur. Ancak kefillere, borcun ödenmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi işletilemeyeceği de aynı maddede özel olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme, kefil sıfatıyla sorumlu olan kişilerin ek bir bilgilendirme güvencesine sahip olmasını sağlar.

Faiz Talebinin Dava veya İcra Takibinde İleri Sürülmesi

Alacaklı, ticari alacağına ilişkin dava veya icra takibi başlatırken, faiz talebini ayrıca ve açıkça belirtmelidir. Faiz oranının sözleşmede kararlaştırılmış olması hâlinde bu oran, kararlaştırılmamışsa güncel yasal oranlar esas alınır. Talebin başlangıç tarihinin ve oranının doğru hesaplanması, hem icra takibinin hem de davanın sağlıklı yürütülmesi açısından önemlidir.

Gecikme Faizi ile Sözleşme Cezasının Birlikte Talep Edilmesi

Bazı ticari sözleşmelerde, geç ödeme hâli için hem temerrüt faizi hem de ayrı bir cezai şart öngörülebilir. Bu durumda, cezai şartın faizle birlikte talep edilip edilemeyeceği, sözleşmenin yorumuna ve cezai şartın niteliğine (gecikme cezası mı yoksa ifaya ekli ceza mı) bağlıdır. Sözleşmede bu ikisinin birlikte uygulanıp uygulanmayacağının açıkça belirtilmesi, ileride çıkabilecek yorum farklılıklarını önler.

Ticari Temerrüt Faizinin Adi İşlerdeki Faizle Karşılaştırılması

Adi (ticari nitelikte olmayan) borç ilişkilerinde uygulanan yasal ve temerrüt faizi oranları ile ticari işlerde uygulanan oranlar bazı dönemlerde farklılaşabilir; ticari işlerdeki oranlar genellikle piyasa koşullarını daha yakından yansıtacak şekilde ayrı bir mevzuatla belirlenir. Bu nedenle bir alacağın ticari mi yoksa adi mi olduğunun doğru tespiti, yalnızca görevli mahkemeyi değil, uygulanacak faiz oranını da doğrudan etkiler; bu ayrımın gözden kaçırılması, talep edilen faiz miktarının hatalı hesaplanmasına yol açabilir.

Faiz Alacağının Zamanaşımı

Faiz alacakları, kural olarak asıl alacaktan bağımsız ve daha kısa bir zamanaşımı süresine tabidir. Bu nedenle uzun süre tahsil edilmeyen ticari alacaklarda, faiz kısmının belirli bir dönem öncesine ait kısmının zamanaşımına uğramış olabileceği unutulmamalıdır. Alacaklının, hem anapara hem de faiz talebini zamanaşımı sürelerini gözeterek zamanında ileri sürmesi, hak kaybını önler.

Kısmi Ödemelerin Faiz Hesabına Etkisi

Borçlu tarafından yapılan kısmi ödemelerin, öncelikle işlemiş faize mi yoksa doğrudan anaparaya mı mahsup edileceği, tarafların sözleşmesine veya genel hükümlere göre belirlenir. Bu mahsup sırası, kalan borç üzerinden işleyecek faizin miktarını doğrudan etkilediğinden, kısmi ödemelerin tarih ve tutarlarının eksiksiz kayıt altına alınması, faiz hesabının doğru yapılabilmesi açısından büyük önem taşır.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. İki tacir arasında yapılan bir ticari satım sözleşmesinde faiz oranı belirlenmemiş ve alıcı ödemeyi vadesinde yapmamıştır. Satıcı, alıcıyı temerrüde düşürmek için ihtarname göndermiş ve ihtar tarihinden itibaren güncel ticari temerrüt faizi oranı üzerinden faiz talep edebilir.

Faiz Hesaplama Sürecinde Yapılan Hatalar

Uygulamada faiz alacağı hesabında sıkça karşılaşılan hatalar arasında; faizin başlangıç tarihinin yanlış belirlenmesi, adi ve ticari faiz oranlarının karıştırılması ve dönemsel oran değişikliklerinin hesaba katılmaması sayılabilir. Bu tür hatalar, hem talep edilen tutarın gerçek alacaktan sapmasına hem de davanın kısmen reddedilmesine yol açabilir. Bu nedenle özellikle uzun süreli ve yüksek tutarlı alacaklarda, faiz hesabının bir mali müşavir veya bilirkişi desteğiyle doğrulanması önerilir.

Sonuç

Ticari alacaklarda temerrüt faizinin doğru hesaplanması, hem alacaklının hakkını tam olarak alabilmesi hem de borçlunun haksız bir talep ile karşılaşmaması açısından önemlidir. Faiz oranının, başlangıç tarihinin ve bileşik faiz şartlarının doğru belirlenmesi gerekir. Ticari alacak ve faiz uyuşmazlıklarınızda ticaret hukuku alanında hukuki destek almanız önerilir.

Yabancı Para Alacaklarında Faiz

Ticari ilişkinin yabancı para birimi üzerinden kurulduğu durumlarda, faiz oranının hangi para birimine göre ve hangi referans orana (örneğin ilgili yabancı para biriminin uluslararası faiz oranları) göre hesaplanacağının sözleşmede açıkça belirlenmesi önerilir; aksi hâlde faiz hesaplamasında hangi rejimin uygulanacağı tartışmalı hâle gelebilir.

Sık sorulan sorular

Ticari işlerde faiz oranına bir üst sınır var mıdır?

TTK, ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenebileceğini öngörür; ancak bu serbesti sınırsız değildir, aşırı ve ahlaka aykırı oranlar genel hükümler çerçevesinde denetime tabi tutulabilir.

Sözleşmede faiz oranı belirlenmemişse ne olur?

Bu durumda ticari işlerdeki kanuni ve temerrüt faizine ilişkin genel mevzuat hükümleri (ilgili mevzuatta öngörülen oranlar) uygulanır.

Bileşik faiz her ticari ilişkide uygulanabilir mi?

Hayır. Bileşik faiz, yalnızca her iki tarafın da tacir olduğu cari hesap sözleşmeleri ile ticari nitelikteki ödünç sözleşmelerinde ve en az üç aylık dönemlerle sınırlı olmak üzere geçerlidir; bu şartların dışında işletilen bileşik faiz yok hükmündedir.

Dayanak mevzuat

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 8, 9, 10
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Ticaret ve Şirketler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler