Ticaret ve Şirketler Hukuku

Ticari Davada Zorunlu Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Ticari davalarda dava şartı arabuluculuğun kapsamı, süresi ve arabuluculuğa başvurmadan dava açmanın sonuçları TTK m. 5/A çerçevesinde anlatılmıştır.

Kısaca

  • Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabulucuya başvuru dava şartıdır.
  • Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırmakla yükümlüdür; bu süre zorunlu hâllerde iki hafta uzatılabilir.
  • Arabuluculuğa başvurmadan açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.
  • Doğrudan icra takibi başlatmak, dava şartı arabuluculuk kapsamına girmez.

Ticari uyuşmazlıkların mahkeme dışında, daha hızlı ve daha az maliyetli biçimde çözülmesini teşvik etmek amacıyla, kanun koyucu belirli ticari davalarda arabulucuya başvurmayı dava açmadan önce aranan bir şart hâline getirmiştir. Bu düzenlemeye uyulmadan açılan davalar usul yönünden reddedilebildiğinden, sürecin doğru işletilmesi büyük önem taşır. Bu yazıda ticari davalarda zorunlu arabuluculuk sürecinin işleyişi ele alınmaktadır.

Dava Şartı Arabuluculuğun Kapsamı

TTK m. 5/A uyarınca, TTK m. 4’te ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu düzenleme, özellikle tedarikçi-alıcı ilişkilerinden, ticari sözleşmelerden ve ticari senetlerden doğan para alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda sıkça uygulama alanı bulur.

Hangi Davalar Kapsam Dışında Kalır?

Dava şartı arabuluculuk, yalnızca bir miktar paranın ödenmesine yönelik eda davalarını kapsar. Bir hakkın tespitine, bir işlemin iptaline (parasal olmayan) veya bir eylemin men’ine yönelik davalar, konusu doğrudan para alacağı olmadıkça bu kapsamda değerlendirilmeyebilir. Ancak itirazın iptali davası gibi, uyuşmazlığın niteliğine göre kapsam içine girip girmediği tartışmalı olabilecek dava türlerinde, somut olayın dikkatli değerlendirilmesi gerekir.

Arabuluculuk Sürecinin İşleyişi

Arabuluculuğa başvuru, arabuluculuk bürosuna yapılan bir dilekçeyle başlar ve büro tarafından bir arabulucu görevlendirilir. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırmakla yükümlüdür. Bu süre, zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta daha uzatılabilir. Taraflar, bu süre içinde bir araya gelerek uyuşmazlığı çözmeye çalışır; anlaşma sağlanırsa düzenlenen tutanak icra edilebilir bir belge niteliği kazanabilir.

Arabuluculuğa Başvurmadan Açılan Davanın Sonucu

Dava şartı arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta, arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açılması hâlinde, mahkeme dava şartı yokluğu nedeniyle davayı usulden reddeder. Bu, davacının haklı bir alacağı olsa dahi, usule uyulmaması nedeniyle davanın esasına girilmeden reddedilmesi anlamına gelir ve zaman ile masraf kaybına yol açar. Bu nedenle dava açmadan önce arabuluculuk şartının aranıp aranmadığının dikkatle kontrol edilmesi gerekir.

İcra Takibi ile Arabuluculuğun İlişkisi

Dava şartı arabuluculuk yalnızca “dava açma” aşamasında aranan bir şarttır; doğrudan icra takibi başlatmak bir dava olmadığından bu şarta tabi değildir. Bu nedenle alacaklı, arabulucuya başvurmadan doğrudan icra takibi başlatabilir. Ancak takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açılması gerekiyorsa, bu davanın niteliğine göre dava şartı arabuluculuğun aranıp aranmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Son Tutanağın Dava Dilekçesine Eklenmesi

Arabuluculuk süreci, tarafların anlaşamaması hâlinde arabulucu tarafından düzenlenen bir son tutanakla sona erer. Bu tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin, açılacak davanın dilekçesine eklenmesi zorunludur. Tutanağın eklenmemesi, mahkemenin dava şartı yokluğunu resen incelemesine ve davanın usulden reddine yol açabilir.

Arabuluculuğun Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Sürelere Etkisi

Arabuluculuğa başvurulması, zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri durdurur. Süreç, tarafların anlaşamamasıyla sona erdiğinde, kalan süre son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren işlemeye devam eder. Bu düzenleme, arabuluculuk sürecine katılan tarafların, süreç devam ederken zamanaşımı riskiyle karşılaşmasını önler.

Arabulucunun Seçimi ve Tarafsızlığı

Arabulucu, arabuluculuk bürosu tarafından sicile kayıtlı arabulucular arasından belirlenir; taraflar da anlaşarak sicilde kayıtlı bir arabulucu üzerinde mutabık kalabilir. Arabulucunun tarafsız ve bağımsız olması, sürecin güvenilirliğinin temelini oluşturur; taraflardan biriyle daha önce menfaat ilişkisi bulunan bir arabulucunun görevlendirilmesi hâlinde, ilgili tarafın bu durumu bildirerek arabulucunun değiştirilmesini talep etme hakkı bulunur.

Kısmi Anlaşma İmkânı

Taraflar, arabuluculuk sürecinde uyuşmazlığın tamamı yerine yalnızca bir kısmı üzerinde anlaşabilir; bu durumda anlaşılan kısım için icra edilebilir bir belge düzenlenirken, anlaşılamayan kısım için dava yolu açık kalır. Bu esneklik, tarafların en azından uyuşmazlığın bir bölümünü hızlıca çözerek kalan kısım üzerinde odaklanmasına imkân tanır ve sürecin tamamen başarısız sayılmasını önler.

Arabuluculuk ile Tahkim Şartının Bir Arada Bulunması

Sözleşmede hem arabuluculuk hem de tahkim şartı bulunması hâlinde, önce dava şartı arabuluculuğun mu yoksa doğrudan tahkim başvurusunun mu yapılacağı, sözleşme hükümlerinin ve ilgili mevzuatın birlikte yorumlanmasını gerektirir. Bu tür çok katmanlı uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının sözleşmede net ve tutarlı biçimde sıralanması, tarafların hangi adımı ne zaman atacağı konusunda belirsizlik yaşamasını önler.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Bir tedarikçi, alıcıdan tahsil edemediği fatura bedelleri için doğrudan alacak davası açmış, ancak arabulucuya başvurmadığı gerekçesiyle davası usulden reddedilmiştir. Tedarikçi, arabuluculuk sürecini tamamladıktan ve anlaşma sağlanamadığına dair son tutanağı aldıktan sonra yeniden dava açarak alacağını talep edebilir.

Arabuluculuk Sürecinde Vekille Temsil

Taraflar, arabuluculuk görüşmelerine bizzat katılabileceği gibi, avukatları aracılığıyla da temsil edilebilir; ancak anlaşma imzalanacaksa tarafların veya usulüne uygun düzenlenmiş özel yetkili vekillerin bizzat hazır bulunması gerekir. Sürecin bir avukat eşliğinde yürütülmesi, tarafların hukuki haklarını ve olası bir anlaşmanın sonuçlarını daha sağlıklı değerlendirebilmesini sağlar; özellikle yüksek tutarlı ticari uyuşmazlıklarda bu destek önemli bir avantaj sunar.

Anlaşma Belgesinin İcra Edilebilirliği

Arabuluculuk sonunda taraflar anlaşmaya varırsa, düzenlenen anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi hâlinde bu belge ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icraya konulabilir. Bu özellik, arabuluculuğu yalnızca bir uzlaşma aracı olmaktan çıkarıp, sonucunda hızlı bir tahsil imkânı da sunan pratik bir çözüm yoluna dönüştürür.

Sonuç

Ticari davalarda dava şartı arabuluculuk, uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan önce çözülmesini teşvik eden önemli bir usul kuralıdır. Bu şartın gözden kaçırılması, haklı bir davanın dahi usulden reddedilmesine yol açabilir. Ticari alacak davaları ve arabuluculuk süreçlerinizde ticaret hukuku alanında hukuki destek almanız önerilir.

Arabuluculuk Ücretinin Paylaşımı

Arabuluculuk sürecinin ücreti, taraflar anlaşırsa anlaşma tutanağında belirlenen şekilde, anlaşamama hâlinde ise kanunda öngörülen usule göre paylaşılır. Sürecin kısa sürede ve düşük maliyetle sonuçlanması, tarafları uzun ve masraflı bir dava sürecinden önce uzlaşma arayışına yöneltmesi bakımından önemli bir teşvik unsuru oluşturur.

Sık sorulan sorular

Her ticari dava arabuluculuğa tabi midir?

Hayır. Yalnızca konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları dava şartı arabuluculuğa tabidir; eda davası niteliğinde olmayan bazı ticari davalar bu kapsam dışında kalabilir.

Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırmak zorundadır. Zorunlu hâllerde bu süre arabulucu tarafından en fazla iki hafta daha uzatılabilir.

Arabuluculuğa gitmeden doğrudan icra takibi başlatılabilir mi?

Evet. Dava şartı arabuluculuk yalnızca dava açılmadan önce aranan bir şarttır; doğrudan icra takibi başlatmak bir dava olmadığından bu şarta tabi değildir.

Dayanak mevzuat

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A
  • 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Ticaret ve Şirketler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler