Ticaret ve Şirketler Hukuku

Ticari Defterlerin Mahkemede Delil Niteliği

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Ticari defterlerin hangi şartlarda delil sayılacağı, taraflar lehine ve aleyhine delil olma koşulları ile ibraz yükümlülüğü bu yazıda açıklanmıştır.

Kısaca

  • Usulüne uygun tutulan ticari defterler, sahibi lehine ve aleyhine delil olarak kullanılabilir.
  • Defterlerin lehe delil sayılabilmesi için karşı tarafın defterlerinin de o kaydı doğrulaması veya hiç defter tutmaması gibi şartlar aranır (TTK m. 222).
  • Defterler arasında çelişki varsa mahkeme, diğer delillerle birlikte değerlendirme yapar.
  • Ticari defterlerin usulüne uygun tutulmaması, sahibi aleyhine delil sayılmasına engel olmaz.

Ticari uyuşmazlıklarda taraflar arasındaki ilişkinin gerçek içeriğini ortaya koymak çoğu zaman güç olabilir. Bu noktada tacirlerin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterler, hem tarafların iddialarını desteklemek hem de mahkemenin gerçek ticari ilişkiyi anlaması açısından önemli bir delil kaynağı oluşturur. Bu yazıda ticari defterlerin hangi şartlarda ve ne ölçüde delil sayılacağı, uygulamada karşılaşılan sorunlarla birlikte ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Ticari uyuşmazlıkların büyük bölümü, tarafların yıllar içinde biriken cari hesap ilişkisinden kaynaklandığından, defter kayıtlarının doğru yorumlanması davanın kaderini büyük ölçüde belirler.

Ticari Defter Tutma Yükümlülüğü

Türk Ticaret Kanunu, tacirlerin ticari işletmelerinin gereklerine göre defter tutmasını, mali tablolarını çıkarmasını ve bu defterleri belirli bir süre saklamasını zorunlu kılar. Defterler; yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri gibi muhasebe defterlerini ve gerektiğinde yönetim kurulu karar defteri, pay defteri gibi ticaret şirketlerine özgü defterleri kapsar. Bu defterlerin Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun ve usulüne göre tutulması, hem vergisel hem de hukuki sonuçlar bakımından önem taşır.

Defterlerin Delil Olarak Kullanılması

Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve TTK hükümleri uyarınca, taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olduğu uyuşmazlıklarda ticari defterler, belirli şartlarla delil olarak kullanılabilir. Bu konudaki temel ayrım, defterin sahibi lehine mi yoksa aleyhine mi delil olarak kullanılacağıdır.

Defterin sahibi aleyhine delil olması

Bir tacirin kendi ticari defterlerindeki kayıtlar, kendisine karşı her zaman delil olarak kullanılabilir. Diğer bir deyişle, tacir kendi defterindeki bir kaydın aksini iddia edemez; defterdeki kayıt, defter sahibinin aleyhine kesin delil teşkil eder.

Defterin sahibi lehine delil olması

Bir tacirin defterindeki kaydın kendisi lehine delil sayılabilmesi için daha sıkı şartlar aranır. TTK m. 222 uyarınca, ticari defterlerin lehte delil olarak kabul edilebilmesi için:

  • Defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması,
  • Uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili bulunması,
  • Karşı tarafın defterinde de aynı hususta uyumlu bir kayıt bulunması veya karşı tarafın defter tutmakla yükümlü olup da defter tutmamış olması

gerekir. Taraflardan birinin defterindeki kayıt ile diğerinin defterindeki kayıt birbiriyle çelişiyorsa, defterler kesin delil oluşturmaz ve mahkeme uyuşmazlığı diğer delillerle (tanık, yazışma, bilirkişi incelemesi gibi) birlikte değerlendirir.

Defterlerin İbrazı ve İnceleme Usulü

Mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine veya resen ticari defterlerin ibrazına karar verebilir. Defterler genellikle bilirkişi incelemesine tabi tutulur; bilirkişi, defterlerdeki kayıtların dayanak belgelerle (fatura, irsaliye, banka dekontu) uyumlu olup olmadığını inceler. İbraz edilmesi istenen defterlerin haklı bir neden olmaksızın sunulmaması, ibrazdan kaçınan taraf aleyhine yorumlanabilir.

Usulüne Uygun Tutulmamış Defterlerin Durumu

Bir tacirin defterlerini kanunda öngörülen şekle uygun tutmamış olması, defterlerin kendisi aleyhine delil olarak kullanılmasına engel değildir; aksine, usulsüzlük genellikle defter sahibinin lehine delil olma ihtimalini ortadan kaldırır. Bu nedenle defterlerin zamanında, eksiksiz ve mevzuata uygun şekilde tutulması, tacirin olası bir uyuşmazlıkta kendi lehine delil ileri sürebilmesi açısından kritik önem taşır.

Elektronik Defterlerin Delil Niteliği

Günümüzde birçok tacir, e-defter uygulaması kapsamında defterlerini elektronik ortamda tutmaktadır. Elektronik defterler, mali mühür veya elektronik imza ile onaylandığı ve ilgili mevzuata uygun şekilde oluşturulduğu sürece kağıt ortamındaki defterlerle aynı hukuki değeri taşır ve aynı ispat kurallarına tabi olur.

Ticari Defterlerin Saklama Süresi ve Kaybının Sonuçları

TTK, ticari defterlerin ve bunlara ilişkin dayanak belgelerin ticari işletmenin kapatılmasından itibaren belirli bir süre saklanmasını zorunlu kılar. Saklama süresi dolmadan defterlerin kaybedilmesi veya imha edilmesi, tacirin hem vergi mevzuatı hem de ispat hukuku bakımından önemli risklerle karşılaşmasına yol açabilir. Yangın, sel, hırsızlık gibi mücbir sebeplerle defterlerin kaybı hâlinde, tacirin durumu öğrendiği tarihten itibaren makul bir süre içinde ticaret mahkemesinden zayi belgesi alması gerekir. Zayi belgesi, defterlerin kaybını belgelese de, kaybolan defterin içeriğini ispat etmez; bu nedenle tacirin kaybolan bilgileri başka delillerle (fatura suretleri, banka kayıtları, yazışmalar) desteklemesi gerekebilir.

Bilirkişi İncelemesinin Rolü

Ticari defterlere dayalı uyuşmazlıklarda mahkemeler, defterlerin mevzuata uygunluğunu ve dayanak belgelerle örtüşüp örtüşmediğini değerlendirmek üzere çoğunlukla mali müşavir veya yeminli mali müşavir bilirkişilerden rapor alır. Bilirkişi, defterdeki kayıtların muhasebe standartlarına uygunluğunu, cari hesap mutabakatlarını ve varsa çelişkili kayıtları tespit ederek mahkemeye teknik bir değerlendirme sunar. Bu raporlar, özellikle cari hesap alacaklarına ilişkin davalarda kararın temel dayanağını oluşturabilir.

Defterlerin Diğer Delillerle Desteklenmesi

Uygulamada mahkemeler, ticari defterleri tek başına değil, faturalar, irsaliyeler, banka dekontları, e-posta yazışmaları ve tanık beyanlarıyla birlikte değerlendirir. Bu nedenle bir tacirin yalnızca defter kayıtlarına güvenmek yerine, her ticari işlemi destekleyen yazılı belgeleri de düzenli olarak arşivlemesi, ispat gücünü önemli ölçüde artırır. Özellikle cari hesap ilişkilerinde düzenli mutabakat mektupları gönderilmesi ve karşı tarafça imzalanması, defter kayıtlarının doğruluğunu pekiştiren ek bir delil niteliği taşır.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. İki tedarik firması arasındaki cari hesap uyuşmazlığında, davacı firmanın defterlerinde alacaklı gösterilen tutar, davalı firmanın defterlerinde farklı bir tutarla kayıtlıdır. Defterler arasındaki bu çelişki nedeniyle mahkeme, taraf defterlerini tek başına yeterli görmeyerek fatura ve banka kayıtlarını da inceleyen bir bilirkişi raporu almıştır.

Sonuç

Ticari defterler, tacirler arası uyuşmazlıklarda gerçek ticari ilişkiyi ortaya koyan güçlü bir delil aracıdır; ancak lehe delil olabilmeleri sıkı şartlara bağlıdır. Defterlerin usulüne uygun, düzenli ve dayanak belgelerle desteklenmiş şekilde tutulması, olası bir uyuşmazlıkta önemli bir avantaj sağlar. Ticari alacak uyuşmazlıklarınızda defter ve belgelerinizin doğru değerlendirilmesi için ticaret hukuku alanında hukuki destek almanız önerilir.

Sık sorulan sorular

Tek taraflı tutulan ticari defter tek başına ispat aracı olur mu?

Bir tarafın defterindeki kayıt, karşı tarafın defterinde de aynı yönde bir kayıt bulunmuyorsa veya karşı taraf hiç defter tutmuyorsa, tek başına o taraf lehine kesin delil oluşturmaz; mahkeme diğer delillerle birlikte değerlendirme yapar.

Defterler kime karşı aleyhe delil olur?

Bir tacirin ticari defterlerindeki kayıtlar, kendi lehine olmasa dahi, kendisine karşı ileri sürülebilir; yani defter sahibi, kendi kayıtlarının aksini iddia edemez.

Defterlerin ibraz edilmemesi ne sonuç doğurur?

Mahkemece istenmesine rağmen defterlerin haklı bir sebep olmaksızın ibraz edilmemesi, ibrazdan kaçınan taraf aleyhine değerlendirilebilir ve karşı tarafın iddialarının ispatlanmış sayılması sonucunu doğurabilir.

Dayanak mevzuat

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 64-88 (ticari defterler)
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 222 (delil olma şartları)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 222
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Ticaret ve Şirketler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler