Ticari hükümler koyan kanunlardaki zamanaşımı sürelerinin sözleşmeyle değiştirilememesi, çek ve şirket sorumluluğu örnekleri ile kesme ve defi kuralları.
Kısaca
- Ticari hükümler koyan kanunlarda öngörülen zamanaşımı süreleri, kanunda aksine düzenleme yoksa sözleşme ile değiştirilemez (TTK m. 6).
- Çekte başvurma hakları ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yılda (m. 814), yönetim kurulu üyeleri ve kurucular aleyhine tazminat hakkı zararı öğrenmeden iki, her halde fiilden beş yılda (m. 560), limited şirkette haksız kâr iadesi beş ve iyiniyette iki yılda (m. 611) zamanaşımına uğrar.
- Bu nedenle sözleşmelere zamanaşımını kısaltan veya uzatan hüküm koymak, ticari kanunlarda düzenlenen sürelerde geçerli olmaz.
- Taraflar zamanaşımı süresini değiştiremese de zamanaşımı defiinden vazgeçme ve süreyi kesme gibi hukuki yolları kullanabilir.
Alacakların sonsuza kadar dava edilebilir olmaması, hukuk düzeninde hukuki güvenliği sağlayan zamanaşımı kurumuyla mümkün olur. Ticari hayatta ise hızlı ve güvenilir işlemler önemli olduğundan, bazı alacak ve haklar için kanun kısa zamanaşımı süreleri öngörür. Sözleşme yazarken tarafların bu süreleri kısaltmak veya uzatmak istemesi doğaldır; ancak Türk Ticaret Kanunu’nun 6. maddesi bu konuda kesin bir sınır koyar. Bu yazıda ticari hükümlerdeki zamanaşımı sürelerinin sözleşmeyle değiştirilememesi kuralını ve sonuçlarını anlatıyoruz.
Kural: Süreler Değiştirilemez
TTK m. 6/1’e göre ticari hükümler koyan kanunlarda öngörülen zamanaşımı süreleri, kanunda aksine düzenleme yoksa sözleşme ile değiştirilemez. Yani taraflar, ticari kanunlarda yazılı bir zamanaşımı süresini sözleşmeyle kısaltamaz veya uzatamaz. Bu kural emredicidir; sözleşmeye konulan aksi hükümler geçersizdir. Kuralın amacı, alacaklı ve borçlu arasında güçlü tarafın süreleri kendi lehine ayarlamasını önlemek ve ticari ilişkilerde sürelerin öngörülebilir olmasını sağlamaktır. Bu hüküm, özellikle standart sözleşmelerde “şirketin sorumluluğu bir yılda zamanaşımına uğrar” gibi hükümlerin geçerliliğine ilişkin tartışmalarda önemlidir.
Genel Hukuktan Farkı
Borçlar hukukunda zamanaşımı sürelerinin sözleşmeyle değiştirilmesi konusunda genel bir yasak vardır; zamanaşımı süreleri kamu düzenine ilişkin sayılır ve tarafların iradesiyle uzatılamaz veya kısaltılamaz. Ticaret Kanunu’ndaki bu hüküm, ticari alandaki bu ilkeyi özel olarak vurgular ve ticari hükümler koyan tüm kanunları kapsar. Böylece ticari işlemlerde zamanaşımı sürelerinin kanunla belirlenmesi ilkesi netleşir. Genel zamanaşımı süreleri için borçlar hukuku hükümleri uygulanır; ticari işlerde uygulanan özel süreler için ticari işlerde zamanaşımı süreleri yazısına bakabilirsiniz.
Ticari Kanunlardaki Süre Örnekleri
Ticari hükümler koyan kanunlarda çok sayıda zamanaşımı süresi vardır. Bazı örnekler şunlardır:
- Çekte başvurma hakkı: Hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK m. 814/1). Çek borçlularından birinin diğerine karşı başvurma hakları ise çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yılda zamanaşımına uğrar (m. 814/2). Bu süre için çekte başvurma hakları, protesto ve başvurma tutarının kapsamı ve bono ve çekte zamanaşımı süreleri yazılarına bakabilirsiniz.
- Anonim şirket sorumluluk davası: Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (m. 560/1). Fiil cezayı gerektiriyorsa ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu için yönetim kurulu üyesinin hukuki sorumluluğu yazısı yol gösterir.
- Limited şirkette haksız kâr iadesi: Şirketin haksız alınan kârı geri alma hakkı, paranın alındığı tarihten itibaren beş yıl, iyi niyetin varlığında iki yıl sonra zamanaşımına uğrar (m. 611/3). Bu konu için limited şirkette kâr payı dağıtımı ve haksız alınan kârın iadesi yazısına bakabilirsiniz.
- Yönetim kurulu üyesinin rekabet ihlali: Şirketin hakları, diğer üyelerin öğrendikleri tarihten üç ay ve her halde gerçekleşmesinden bir yıl sonra zamanaşımına uğrar (m. 396/3). Ayrıntı için yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağı ve zamanaşımı yazısına göz atabilirsiniz.
Bu süreler kanunla belirlenmiştir ve sözleşmeyle değiştirilemez. Örneğin bir şirket sözleşmesinde “yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bir yılda zamanaşımına uğrar” hükmü bulunsa bile, bu hüküm geçerli olmaz ve kanuni süreler uygulanır.
Sözleşmeyle Yapılabilecek Diğer İşlemler
Taraflar zamanaşımı süresini doğrudan değiştiremese de, zamanaşımına ilişkin bazı hukuki yollar mevcuttur. Zamanaşımı, borçlunun borcu kabul etmesi, kısmi ödeme yapması, borcu ödeme taahhüdünde bulunması veya alacaklının dava açması, icra takibi başlatması gibi işlemlerle kesilir ve yeniden işlemeye başlar. Ayrıca borçlu, zamanaşımı gerçekleştikten sonra zamanaşımı defiinden vazgeçebilir; ancak zamanaşımı gerçekleşmeden önce bu defiden peşinen vazgeçme geçerli olmaz. Bu ayrım, alacaklı ve borçlu için önemlidir. Süreler dolmak üzere ise alacaklı yeni bir süre elde etmek için borçlunun yazılı borç ikrarı gibi kesici işlemlere başvurabilir.
Zamanaşımının Defi Olarak İleri Sürülmesi
Zamanaşımı, hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlunun bu defiyi ileri sürmesi gerekir. Borçlu, dava veya icra takibinde zamanaşımı defiini zamanında ileri sürmezse, sonradan bu defiden yararlanma imkânını kaybedebilir. Bu nedenle borçlu, alacağın zamanaşımına uğradığını düşünüyorsa cevap dilekçesinde veya itirazında bunu açıkça belirtmelidir. Zamanaşımı hesaplamasında başlangıç anı, kesilme ve durma halleri dikkatle incelenmelidir.
Sözleşme Yazarken Dikkat Edilecekler
Ticari sözleşme hazırlarken zamanaşımıyla ilgili şu noktalara dikkat edilmelidir:
- Kanuni zamanaşımı sürelerini kısaltmaya veya uzatmaya yönelik maddeler yazmayın; bunlar geçersiz olur.
- Hak düşürücü süreler ve bildirim süreleri gibi farklı kavramlar zamanaşımından ayrıdır; bunların sözleşmede düzenlenmesi mümkün olabilir, ancak her birinin niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
- Alacakların tahsili için süre planlaması yapın ve zamanaşımı tarihlerini takvime işleyin.
- İhtar ve icra takibi gibi kesici işlemleri süresinde yapın.
Sözleşme hazırlığı için şirket esas sözleşmesi hazırlarken dikkat edilecekler yazısındaki genel yaklaşım da yararlıdır.
İhtar ve Zamanaşımının Kesilmesi
Tacirler arasında ihtar ve ihbarların noter, taahhütlü mektup, telgraf veya kayıtlı elektronik posta ile yapılması gerekir (TTK m. 18/3). İhtar tek başına her zaman zamanaşımını kesmese de, borçlunun temerrüdünü ve faiz başlangıcını belirlemede önemlidir. Zamanaşımını kesmek için dava açmak, icra takibi başlatmak veya borçlunun borcu tanıması gibi işlemler gerekir. İhtar kuralları için tacirler arası ihtarnamenin önemi ve ticari borcun faizi ne zaman işlemeye başlar yazılarına bakabilirsiniz.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Uyuşmazlıklar
Uygulamada şu uyuşmazlıklar yaşanır: sözleşmede “bir yıl içinde talep edilmeyen hak düşer” gibi hükümlerin geçerliliği, alacaklının süreyi kaçırdığı iddiası, borçlunun defi ileri sürme zamanı ve sürelerin başlangıç tarihi. Bu uyuşmazlıklarda sözleşmedeki hükmün zamanaşımı mı yoksa hak düşürücü süre mi olduğu ve hangi kanunun uygulanacağı belirlenmelidir. Ticari alacak uyuşmazlıklarında dava açmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurmak da dava şartıdır; bu süreç sırasında zamanaşımı sürelerine etkisi ayrıca değerlendirilmelidir. Bkz. ticari davada zorunlu arabuluculuk süreci.
Pratik Öneriler
- Alacağınızın tabi olduğu zamanaşımı süresini kanundan kontrol edin.
- Sözleşmeyle süreyi değiştirmeye çalışmayın; kanuni süreleri esas alın.
- Süreleri takvime işleyin ve dolmadan dava veya icra takibi başlatın.
- Borçlunun yazılı borç ikrarı gibi kesici işlemleri belgelendirin.
- Zamanaşımı defiini zamanında ileri sürün.
Sık Yapılan Hatalar
- Sözleşmede kanuni zamanaşımı süresini kısaltan maddeye güvenmek,
- Süre başlangıç tarihini yanlış hesaplamak,
- İhtarın zamanaşımını kestiğini varsaymak,
- Zamanaşımı defiini cevap dilekçesinde ileri sürmemek,
- Kambiyo senetlerinde üç yıllık başvurma süresini kaçırmak.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. İki tacir arasındaki dağıtım sözleşmesinde, ticari kanunlardaki bir zamanaşımı süresini bir yıla indiren bir madde yer almaktadır. Alacaklı, kanundaki süre içinde ancak sözleşmedeki bir yıllık süreden sonra dava açar. Borçlu sözleşmedeki süreyi ileri sürer. Mahkeme, ticari hükümlerdeki zamanaşımı sürelerinin sözleşmeyle değiştirilemeyeceğini belirterek sözleşmedeki hükmü geçersiz sayar ve kanuni süreye göre dava zamanında açılmış kabul edilir.
Sonuç
Ticari hükümler koyan kanunlardaki zamanaşımı süreleri, kanunda aksine düzenleme yoksa sözleşmeyle kısaltılamaz veya uzatılamaz. Süreleri kanuna göre takip etmek, kesici işlemleri zamanında yapmak ve defiyi zamanında ileri sürmek gerekir. Ticari alacaklarınızın süreleri için ticaret hukuku alanında dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Sözleşmeyle ticari zamanaşımı süresi kısaltılabilir mi?
Ticari hükümler koyan kanunlarda öngörülen zamanaşımı süreleri, kanunda aksine düzenleme yoksa sözleşme ile değiştirilemez. Bu nedenle bu sürelerin sözleşmeyle kısaltılması veya uzatılması geçerli olmaz.
Hangi süreler bu kapsamdadır?
Türk Ticaret Kanunu ve diğer ticari hükümler koyan kanunlarda yer alan süreler, örneğin çekte başvurma haklarının üç yıllık zamanaşımı, yönetim kurulu üyelerine karşı tazminat davasında iki ve beş yıllık süreler ve limited şirkette haksız alınan kârın iadesi için beş ve iki yıllık süreler bu kapsamdadır.
Zamanaşımı süresi dolmadan alacaklı ne yapmalıdır?
Alacaklı, süre dolmadan dava açmalı veya icra takibi başlatmalı ya da zamanaşımını kesen diğer işlemleri (borçlunun borcu kabul etmesi, kısmi ödeme gibi) yaptırmalıdır. Sürelerin kanuni olduğu unutulmamalı ve taraflar bunu sözleşmeyle değiştiremez.
Zamanaşımı defi mahkemece kendiliğinden dikkate alınır mı?
Hayır. Zamanaşımı, borçlu tarafından defi olarak ileri sürülmelidir; mahkeme kendiliğinden dikkate almaz. Bu nedenle borçlunun zamanaşımı defiini zamanında ileri sürmesi önemlidir.
Dayanak mevzuat
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 6, 560, 611, 814
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146-161
Ticaret ve Şirketler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.