İş Kanunu m. 35’e göre aylık ücretin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya devredilemez; bakmakla yükümlü olunan aile üyeleri ve nafaka istisnası.
Kısaca
- İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz (4857 m. 35).
- İşçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hâkim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir.
- Nafaka borcu alacaklılarının hakları saklıdır.
- İşverenin üçüncü kişilere borcu nedeniyle işyerindeki mallara konulan haciz, işçilerin üç aylık ücret alacağını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra hüküm ifade eder.
Borcu nedeniyle icra takibi başlatılan bir işçinin maaşına haciz konulması, sık karşılaşılan bir durumdur. İşçinin ve ailesinin geçimi ücrete bağlı olduğundan kanun koyucu, ücretin tamamının haczedilmesini engelleyen bir koruma getirmiştir. İş Kanunu m. 35, ücretin saklı kısmını düzenler ve hem haciz hem de devir ve temlik bakımından bir üst sınır koyar. Bu yazıda maaş haczinin sınırlarını, istisnalarını ve pratik sonuçlarını anlatıyoruz.
Ücretin Saklı Kısmı Kuralı
4857 sayılı İş Kanunu m. 35’e göre işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz. Bu kural, işçinin ücretinin bir bölümünün her koşulda kendisine ve ailesine kalmasını hedefler. Kural iki yönlüdür: alacaklının haciz yoluyla ücrete ulaşabileceği kısım sınırlıdır ve işçinin ücretini gönüllü olarak başkasına devretmesi de aynı sınırla kısıtlanmıştır. Böylece işçi, borç ilişkisinde baskı altında kalarak ücretinin tamamını alacaklıya bırakamaz.
Haczedilebilir Kısmın Sınırı
Kanun ücretin dörtte birinden fazlasının haczedilemeyeceğini söylerken, uygulamada icra hukukundaki genel haciz kuralları da dikkate alınır. Ücret haczinde hesap, işçinin aylık ücret tutarı üzerinden yapılır ve işverene gönderilen haciz yazısıyla kesinti uygulanır. Alacaklı işverene yazı gönderir, işveren ücretin kanuni sınırı içinde kalan kısmını icra dairesine yatırır. İşveren sınırı aşan kesinti yaparsa, işçi fazla kesilen kısmı iade için icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurabilir. Ücret dışındaki gelirlerin haczi (örneğin tazminat, ikramiye) ise farklı esaslara tabi olabilir; bu nedenle somut kalemin niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bakmakla Yükümlü Olunan Aile Üyeleri
Kanunun önemli bir hükmü, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hâkim tarafından takdir edilecek miktarın bu paraya dahil olmadığını belirtir. Yani işçinin eşi ve çocukları gibi bakmakla yükümlü olduğu kişiler varsa, hâkim bunların geçimi için ayrı bir miktar belirleyebilir ve bu miktar haczedilebilir dörtte birlik sınırın dışında tutulur. Bu hüküm, çok sayıda kişiye bakan işçiler açısından koruyucu bir düzenlemedir. İşçi bu durumu icra mahkemesine başvurarak ileri sürebilir ve ailesinin durumunu belgelerle (nüfus kayıtları, gelir durumu, sağlık giderleri gibi) ispatlaması gerekir.
Nafaka Alacaklıları İstisnası
Kanun nafaka borcu alacaklılarının haklarını saklı tutar. Bu nedenle dörtte birlik sınır, nafaka alacaklıları bakımından aynı şekilde işletilmez. Nafaka, çocuğun veya eşin geçimine yönelik zorunlu bir ödeme olduğundan, işçinin nafaka borcunu ödemesi için ücretinden yapılacak kesintiler daha geniş ölçüde mümkündür. Nafaka alacaklısı, ücretten doğrudan kesinti yapılmasını mahkemeden veya icra yoluyla talep edebilir. Nafaka hukukuna ilişkin ayrıntılar aile hukuku alanında ele alınır.
Devir ve Temlik Yasağı
İşçi, ücretini alacaklısına devretmek isteyebilir; örneğin bir kredi borcu için maaşının belirli kısmını temlik edebilir. Kanun bu tür devir ve temlik sözleşmelerini, ücretin dörtte birinden fazlası bakımından geçersiz sayar. Bu düzenleme, işçilerin faiz baskısı altında ücretlerini tamamen devretmelerini engeller. Uygulamada banka kredilerinde maaş havalesi taahhüdü ve talimat sistemleri kullanılır; ancak bunların da kanunun koyduğu sınırlar içinde uygulanması gerekir. İşçi, sınırı aşan bir temlik hükmü içeren sözleşmeyi imzalamışsa, bu hükmün geçersizliğini ileri sürebilir.
İşverenin Borçları Nedeniyle İşçi Ücretlerinin Korunması
Ücret koruması yalnızca işçinin kendi borçlarına karşı değil, işverenin borçlarına karşı da vardır. Kanun m. 36’ya göre bir işverenin üçüncü kişiye karşı olan borçlarından dolayı işyerinde bulunan tesisat, malzeme, ham, yarı işlenmiş ve tam işlenmiş mallar ve başka kıymetler üzerinde yapılacak haciz ve icra takibi, bu işyerinde çalışan işçilerin icra kararının alındığı tarihten önceki üç aylık dönem içindeki ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder. Yani işverenin alacaklıları, işçilerin son üç aylık ücret alacağını karşılayacak kısmı dokunulmaz tutmak zorundadır. Bu hüküm, işçilerin ücret alacaklarını işveren borçları karşısında korur. İlgili ayrıntılar için alt işveren işçilerinin ücret güvencesi yazısına bakabilirsiniz.
Haciz Yazısı Geldiğinde İşçinin Yapabilecekleri
İşçinin maaşına haciz konulduğunda yapması gerekenler şunlardır: haciz yazısının içeriğini ve dayanağı olan takip dosyasını öğrenmek, kesinti tutarının kanuni sınır içinde olup olmadığını kontrol etmek, ailesine bakma yükümlülüğü varsa bunu belgelerle icra mahkemesine bildirmek, borca itiraz edilebilecek bir durum varsa itiraz süresini kaçırmamak ve gerekirse borç için taksit anlaşması yapmaktır. İşveren haciz yazısına uymak zorundadır; uymazsa kendisi de sorumluluk altına girebilir. İşçi, sınırı aşan kesintileri icra mahkemesine şikâyet yoluyla düzeltebilir.
Ücret Dışı Alacakların Durumu
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti gibi ücret niteliğinde olmayan veya ücretle birlikte ödenen alacakların haczi, ücretin haczinden farklı kurallara tabi olabilir. Bu alacakların niteliği, hukuki dayanağı ve icra hukukundaki özel düzenlemelere göre değerlendirilir. Bu nedenle işçi, sona erme sırasında alacaklarının haczedilip haczedilmeyeceğini önceden öğrenmek isterse, icra takip dosyasındaki durumu kontrol etmelidir. Kıdem tazminatı hesabı için kıdem tazminatı nasıl hesaplanır yazısına bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- Haciz yazısına süresinde itiraz etmemek,
- Ailesine bakma yükümlülüğünü mahkemeye bildirmemek,
- Maaş temlikini sınırı aşacak biçimde imzalamak,
- İşverenin fazla kesintisini fark etmemek,
- Nafaka ile diğer borç haczini karıştırmak.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir işçinin maaşı üzerinde kredi kartı borcu nedeniyle haciz uygulanır. İşveren, maaşın dörtte birinden fazlasını keserek icra dairesine yatırır. İşçi, bu durumu fark edince icra mahkemesine başvurur ve sınırı aşan kesintinin iadesini talep eder. Ayrıca iki çocuğuna baktığını nüfus kayıtlarıyla belgeleyerek hâkimden ailesi için bir miktarın ayrılmasını ister. Mahkeme, kanuni sınıra uygun şekilde düzeltme yapar.
Sonuç
Maaş haczinde kural, ücretin dörtte birinden fazlasının haczedilememesi ve devredilememesidir; bakmakla yükümlü olunan aile üyeleri ve nafaka alacakları gibi istisnalar saklıdır. İşçinin bu hakkı bilmesi ve haciz sürecinde belgeleriyle hareket etmesi önemlidir. Maaşınıza uygulanan haciz veya ücret alacağı konusunda destek için iş hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim sayfasından bizimle telefonla veya mesajla görüşebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Maaşımın tamamı haczedilebilir mi?
Hayır. İş Kanunu m. 35’e göre işçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez. Bakmakla yükümlü olunan aile üyeleri için hâkimce takdir edilen miktar ise bu hesabın dışında tutulur.
Maaşımı başkasına devredebilir miyim?
Ücretin dörtte birinden fazlası başkasına devir ve temlik olunamaz. Bu sınırı aşan devir ve temlik sözleşmeleri kanun karşısında geçerli sayılmaz.
Nafaka borcunda maaş kesintisi sınırı uygulanır mı?
Kanun nafaka borcu alacaklılarının haklarını saklı tutar. Yani dörtte birlik sınır nafaka alacaklıları için aynı şekilde engel oluşturmaz.
Dayanak mevzuat
- 4857 sayılı İş Kanunu m. 35, 36
İş Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.