İş Hukuku

Uzun Süreli Hastalık Halinde İş Sözleşmesinin Akıbeti

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

İşçinin uzun süreli hastalığında iş sözleşmesinin askıya alınması, işverenin bildirimsiz fesih hakkının doğduğu an ve kıdem tazminatı hakkı bu yazıda anlatılıyor.

Kısaca

  • Hastalık nedeniyle devamsızlık, önce iş sözleşmesini askıya alır, kendiliğinden sona erdirmez.
  • İşverenin bildirimsiz fesih hakkı, hastalığın bildirim süresini altı hafta aşmasından sonra doğar.
  • Bu süre içinde işçinin yerine geçici işçi alınabilir, ancak işçinin geri dönüş hakkı saklıdır.
  • Süre sonunda yapılan fesihte işçi, bir yılı doldurmuşsa kıdem tazminatına hak kazanır ama ihbar tazminatı alamaz.
  • Hastalığın iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanması halinde ayrıca farklı güvenceler devreye girer.

Uzun süreli hastalık, işçi ve işveren açısından hassas dengeler içeren bir durumdur. Bu yazıda işçinin uzun süreli hastalığında iş sözleşmesinin hukuki akıbetini, işverenin fesih hakkının ne zaman doğduğunu ve işçinin haklarını inceliyoruz.

Hastalığın İş Sözleşmesine Etkisi: Askıya Alma

4857 sayılı İş Kanunu, hastalığı doğrudan bir fesih sebebi olarak değil, öncelikle iş sözleşmesini askıya alan bir durum olarak düzenler. İşçinin doktor raporuyla belgelenen istirahat süresi boyunca iş sözleşmesi sona ermez; sadece işçinin çalışma, işverenin de (rapor süresince) ücret ödeme borcu askıya alınır. Bu süreçte işçi, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan şartları varsa geçici iş göremezlik ödeneği alabilir.

İşverenin Bildirimsiz Fesih Hakkının Doğduğu An: Altı Hafta Kuralı

İş Kanunu m. 25/I bendine göre, işçinin kendi kastı, derli toplu olmayan yaşayışı veya içkiye düşkünlüğünden kaynaklanmayan hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işverenin bildirimsiz fesih hakkı, bu hallerin işçinin işyerindeki kıdemine göre belirlenen bildirim (ihbar) sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Bildirim süreleri İş Kanunu m. 17’ye göre işçinin kıdemine bağlı olarak iki ile sekiz hafta arasında değişir; bu sürelere altı hafta eklenerek toplam “bekleme süresi” hesaplanır. Örneğin altı aydan az kıdemi olan bir işçi için bildirim süresi iki hafta olduğundan, toplam bekleme süresi sekiz hafta olur; üç yıldan fazla kıdemi olan işçide bildirim süresi sekiz hafta olduğundan bekleme süresi on dört haftaya çıkar.

Bekleme Süresi İçinde İşverenin Konumu

Bekleme süresi dolmadan işveren, işçiyi salt hastalığı gerekçesiyle bildirimsiz feshedemez. Bu süre içinde işveren, işin aksamaması için işçinin yerine geçici olarak başka bir işçi çalıştırabilir; ancak bu, asıl işçinin haklarını ortadan kaldırmaz. İşçi iyileşip bekleme süresi dolmadan işe dönmek istediğinde, işveren onu işe başlatmakla yükümlüdür.

Bekleme Süresi Sonunda Fesih ve Kıdem Tazminatı

Bekleme süresinin dolmasından sonra işveren, iş sözleşmesini bildirimsiz olarak feshedebilir. Bu şekilde yapılan fesihte işçinin en az bir yıllık kıdemi bulunuyorsa kıdem tazminatına hak kazanır; zira İş Kanunu m. 25 kapsamındaki fesih, işçinin kusuruna dayanmayan bir sebebe (hastalık) dayanmaktadır ve kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak işveren bildirim süresine uymadan feshettiğinden, işçi ihbar tazminatı talep edemez; zira bu fesih türü kanunda bildirimsiz fesih olarak özel olarak düzenlenmiştir.

Ücretin Askıda Kaldığı Süreler

Kanun, işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işe gidemediği süreler için ücret işlemeyeceğini açıkça düzenler. Bu nedenle, işçi hastalık raporuyla çalışamadığı sürelerde işverenden normal ücret talep edemez; bu süreçte gelir kaybı, SGK’nın sağladığı geçici iş göremezlik ödeneği ile kısmen karşılanır.

İş Kazası veya Meslek Hastalığından Kaynaklanan Uzun Süreli Rahatsızlıklar

Hastalık, bir iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanıyorsa, işçi hem hastalık sürecinde iş sözleşmesinin askıya alınmasına ilişkin genel kurallardan hem de iş kazası/meslek hastalığına özgü tazminat ve rücu haklarından yararlanır. Bu durumda işverenin kusuru tespit edilirse, işçi ayrıca maddi ve manevi tazminat talep edebilir; bu talepler, hastalık nedeniyle iş sözleşmesinin sona ermesinden bağımsız bir hukuki zemine dayanır.

Sağlık Kurulu Raporu ile Tedavisi Mümkün Olmayan Haller

İş Kanunu m. 25/I-b bendi, işçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğunun ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması halinde işverenin bildirimsiz fesih hakkının bekleme süresini beklemeden doğabileceğini düzenler. Bu, altı haftalık genel kuraldan farklı, istisnai bir durumdur ve resmi sağlık kurulu raporuna dayanması gerekir.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Dört yıllık kıdemi olan bir işçi, ciddi bir sağlık sorunu nedeniyle uzun süreli istirahat raporu alır. İşçinin kıdemi 3 yıldan fazla olduğu için bildirim süresi 8 hafta olup, buna 6 hafta eklenince işverenin bildirimsiz fesih hakkı toplam 14 hafta sonunda doğar. Bu bekleme süresi dolduğunda işçi hâlâ iyileşmemişse, işveren iş sözleşmesini feshedebilir; işçi bir yılı aşan kıdemi nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanır ancak ihbar tazminatı alamaz.

Yıllık İzin Hakkına Etkisi

İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler, İş Kanunu m. 25/I-b bendinde öngörülen süreden fazlası hariç olmak üzere, yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır. Bu, uzun süreli hastalık geçiren işçinin yıllık izin hakkının tamamen ortadan kalkmayacağı, belirli bir sınıra kadar korunacağı anlamına gelir.

İşçinin Bekleme Süresi İçinde İstifa Etmesi

Bekleme süresi içinde işçinin kendi isteğiyle istifa etmesi de mümkündür; ancak bu durumda işçi, sağlık nedenlerine dayanarak İş Kanunu m. 24 kapsamında haklı nedenle fesih hakkını kullanıp kullanamayacağını değerlendirmelidir. İşin niteliğinden doğan bir tehlike söz konusu değilse ve işçi salt kendi sağlık durumu nedeniyle ayrılıyorsa, bu istifa kural olarak kıdem tazminatı doğurmaz; bu nedenle işçinin bekleme süresinin dolmasını beklemesi genellikle daha avantajlıdır.

Pratik Öneriler

  • Hastalık raporlarınızı zamanında ve eksiksiz olarak işverene ulaştırın.
  • Bekleme süresinin ne zaman dolacağını (bildirim süreniz + 6 hafta) hesaplayın ve takip edin.
  • İyileştiğinizde işe dönmek istiyorsanız, bu talebinizi yazılı olarak işverene bildirin.

Toplu İş Sözleşmesinde Ek Güvenceler

Toplu iş sözleşmesi bulunan işyerlerinde, hastalık nedeniyle bekleme süresine ilişkin kanuni asgari sürelerin üzerinde işçi lehine düzenlemeler (daha uzun bekleme süresi, ücretli hastalık izni gibi) öngörülebilir; bu tür hükümler geçerlidir ve işverenin bunlara uyması zorunludur.

Sonuç

Uzun süreli hastalık halinde iş sözleşmesi kendiliğinden sona ermez; kanun, işçiyi belirli bir bekleme süresi boyunca koruma altına alır ve işverenin fesih hakkını bu sürenin sonuna erteler. Sürecin doğru yönetilmesi için iş hukuku hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İşveren, hasta olan işçiyi hemen işten çıkarabilir mi?

Hayır. İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından kaynaklanmayan hastalık hallerinde işverenin bildirimsiz fesih hakkı, hastalığın işçinin kıdemine göre belirlenen bildirim süresini altı hafta aşmasından sonra doğar. Bu süre dolmadan yapılan fesih haksız fesih sayılır.

Hastalık süresince iş sözleşmesi ne durumdadır?

İş sözleşmesi askıya alınır; taraflar arasındaki ilişki sona ermez ancak işçinin çalışma ve işverenin ücret ödeme borcu (istirahat raporlu günler için) durur. İşçi bu dönemde SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği alabilir.

Bekleme süresi sonunda işten çıkarılan işçi hangi tazminatları alır?

Bir yıllık kıdemi dolduysa kıdem tazminatına hak kazanır; ancak fesih işveren tarafından bildirim süresi beklenmeksizin yapıldığından işçi ihbar tazminatı alamaz. İşçinin iş sözleşmesinin askıda kaldığı süreler için ücret işlemez.

İşçi iyileşirse eski işine geri dönebilir mi?

Bekleme süresi dolmadan iyileşen işçi işe dönmek isterse işveren onu işe almak zorundadır. Bekleme süresi dolduktan sonra işveren fesih hakkını henüz kullanmamışsa ve işçi iyileştiyse, taraflar arasındaki ilişkinin devamı yine mümkündür; fesih hakkı kullanılmışsa iş sözleşmesi sona ermiş sayılır.

Dayanak mevzuat

  • 4857 sayılı İş Kanunu m. 25
  • 4857 sayılı İş Kanunu m. 17
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İş Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler