Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Yazılı Şekil Şartı Aranan Sözleşmeler

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Kanunun yazılı veya resmi şekil şartı aradığı sözleşmeler hangileridir, bu şekle uyulmamasının sonucu nedir? Kefalet ve taşınmaz işlemleri örnekleriyle.

Kısaca

  • Kural olarak sözleşmeler şekle bağlı değildir; kanunun aksini öngördüğü hâller istisnadır (TBK m. 12).
  • Kanunda öngörülen şekle uyulmadan yapılan sözleşme geçerli olmaz (TBK m. 12/2).
  • Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmalı, azami tutar ve kefalet tarihi belirtilmelidir (TBK m. 583).
  • Taşınmaz satış vaadi gibi bazı sözleşmelerde resmi şekil (noter) şartı aranır.

Sözleşme özgürlüğünün doğal sonucu, tarafların dilediği şekilde (sözlü, yazılı, davranışla) anlaşabilmesidir. Ancak kanun, bazı sözleşme türlerinde tarafları ve toplumsal düzeni korumak amacıyla özel bir şekil şartı öngörür. Bu şekle uyulmaması, sözleşmenin tümüyle geçersiz sayılmasına yol açabilir.

Şekil Serbestisi İlkesi

TBK m. 12’ye göre sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir. Kanunun öngördüğü şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler ise geçerli olmaz. Bu hüküm, şeklin istisna, şekilsizliğin ise kural olduğunu ortaya koyar.

Yazılı Şekil Şartı

TBK m. 14-16, kanunun yazılı şekil öngördüğü hâllerde aranan unsurları düzenler:

  • Sözleşmenin borç altına giren tarafça imzalanması gerekir.
  • İmza, el yazısıyla atılmalıdır; güvenli elektronik imza da yazılı şekil yerine geçer.
  • Yazılı şekle bağlı sözleşmelerde değişiklikler de kural olarak aynı şekle tabidir.

Yazılı Şekil Aranan Başlıca Sözleşmeler

Kefalet sözleşmesi

TBK m. 583’e göre kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Müteselsil kefalet hâlinde bu sıfatın da kefilin kendi el yazısıyla yazılması gerekir. Uygulamada en sık karşılaşılan geçersizlik nedeni, kefilin sorumlu olacağı azami tutarın belirtilmemiş veya kefalet tarihinin eksik bırakılmış olmasıdır.

Bağışlama vaadi

Elden bağışlama dışında, bağışlama vaadi yazılı şekle tabidir; taşınmaz bağışlaması ise resmi şekilde yapılmalıdır.

Resmi Şekil Şartı

Bazı sözleşmelerde kanun, yazılı şeklin ötesinde resmi bir makam (noter, tapu sicil müdürlüğü gibi) önünde düzenleme veya onay şartı arar. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi bunun tipik örneğidir; noterde düzenleme şeklinde yapılmayan taşınmaz satış vaadi geçersizdir.

Şekle Aykırılığın Sonucu

Kanunda öngörülen şekle uyulmadan yapılan sözleşme kesin hükümsüzdür; taraflardan biri şekil eksikliğini her zaman ileri sürebilir ve hâkim bunu resen dikkate alır. Ancak bazı istisnai durumlarda, örneğin taraflardan biri sözleşmeyi uzun süre ifa etmiş ve karşı taraf da bundan yararlanmışsa, dürüstlük kuralı gereği şekil eksikliğinin ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması sayılabilir. Bu değerlendirme somut olayın özelliklerine bağlıdır.

Sözleşme Hazırlarken Şekil Kontrolü

Bir sözleşme hazırlanırken veya incelenirken şu sorular sorulmalıdır:

  • Sözleşme türü için kanunda özel bir şekil şartı var mı?
  • Yazılı şekil aranıyorsa imza el yazısıyla mı, güvenli elektronik imza ile mi atılmış?
  • Resmi şekil gerekiyorsa işlem yetkili makam önünde mi yapılmış?
  • Kefalet gibi ek unsurlar (azami tutar, tarih, el yazısı ibare) eksiksiz mi?

Şekil Şartının Amacı

Kanunun bazı sözleşmelerde şekil şartı öngörmesinin temel amacı, tarafları düşünmeden ve aceleyle önemli yükümlülükler altına girmekten korumak, sözleşmenin içeriğinin açık ve tartışmasız biçimde belirlenmesini sağlamak ve ileride çıkabilecek ispat sorunlarını en aza indirmektir. Özellikle kefalet gibi bir kişinin başkasının borcundan sorumlu tutulmasına yol açan işlemlerde, şekil şartı kefili düşünmeden imza atmaktan caydırıcı bir işlev de görür.

Şekle Aykırılığın İleri Sürülmesinde Dürüstlük Kuralı

Kesin hükümsüzlük hâli kural olarak her zaman ve herkes tarafından ileri sürülebilse de, Yargıtay içtihatlarında bazı istisnai durumlarda şekil eksikliğinin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı sayılabileceği kabul edilir. Örneğin taraflardan biri sözleşmeyi uzun süre tam olarak ifa etmiş, karşı taraf da bu ifadan yararlanmışsa, sonradan yalnızca şekil eksikliğine dayanarak sözleşmeyi geçersiz saydırmaya çalışmak, somut olayın özelliklerine göre hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Bu istisna dar yorumlanır ve genel kuralı ortadan kaldırmaz.

Sözleşme Hazırlığında Şekil Kontrol Listesi

Bir sözleşme imzalanmadan önce aşağıdaki kontrol listesi izlenebilir:

  1. Sözleşme türü için kanunda özel bir şekil şartı aranıp aranmadığı araştırılmalı,
  2. Yazılı şekil gerekiyorsa imzaların eksiksiz ve doğru kişilerce atıldığından emin olunmalı,
  3. Resmi şekil gerekiyorsa işlemin yetkili makam önünde yapılması sağlanmalı,
  4. Kefalet gibi ek unsur gerektiren sözleşmelerde azami tutar, tarih ve gerekli el yazısı ibarelerin eksiksiz yazıldığı kontrol edilmeli,
  5. Şekil şartına uyulmadan yapılan bir işlemin fark edilmesi hâlinde vakit kaybetmeden yeniden ve usulüne uygun şekilde düzenlenmesi sağlanmalı.

Şekil Eksikliğinin Fark Edilmesi Hâlinde Yapılabilecekler

Bir sözleşmenin kanunun aradığı şekle uygun yapılmadığı sonradan fark edilirse, taraflar dilerse sözleşmeyi usulüne uygun şekilde yeniden düzenleyebilir. Bu durumda yeni sözleşme, düzenlendiği tarihten itibaren geçerlilik kazanır; geçmişe dönük olarak önceki dönemdeki hukuki ilişkinin niteliği ise somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir. Şekil eksikliği fark edilmeden sözleşmeye dayalı bir dava açılması hâlinde, mahkeme bu geçersizliği kendiliğinden dikkate alacağından, dava açmadan önce sözleşmenin şekil şartlarına uygunluğunun kontrol edilmesi önemli bir ön adımdır.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz.

Bir kişi, arkadaşının kredi borcuna kefil olduğunu sözlü olarak beyan eder ve borç ödenmediğinde alacaklı bu kişiden ödeme talep eder. Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadığından ve azami sorumluluk miktarı ile kefalet tarihi belirtilmediğinden, bu sözlü beyan TBK m. 583 anlamında geçerli bir kefalet oluşturmaz; alacaklı bu kişiden kefil sıfatıyla ödeme talep edemez.

Diğer Şekil Şartına Tabi İşlemlere Kısa Bakış

Kefalet ve taşınmaz işlemleri dışında, kanun bazı özel sözleşmelerde de ayrıca şekil şartı öngörebilir; örneğin bazı ticari senetlerin düzenlenmesi veya belirli miras sözleşmelerinin yapılması resmi şekle bağlanmıştır. Bir işlemin hangi şekle tabi olduğu konusunda tereddüt varsa, işlem yapılmadan önce ilgili kanun hükmünün kontrol edilmesi, sonradan ortaya çıkabilecek geçersizlik riskini önler.

Sonuç

Şekil şartına uyulmaması, iyi niyetle kurulmuş bir sözleşmenin dahi tümüyle geçersiz sayılmasına yol açabilir. Özellikle kefalet ve taşınmaz işlemlerinde şekil kurallarının eksiksiz uygulanması büyük önem taşır. Sözleşmenizin şekil şartlarına uygunluğunun incelenmesi için borçlar hukuku kapsamında bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Yazılı şekil şartı olan bir sözleşme e-posta ile kurulabilir mi?

Güvenli elektronik imza ile atılan belgeler kanunda öngörülen yazılı şekil yerine geçebilir; sıradan bir e-posta yazışması ise kanunun aradığı yazılı şekil şartını kural olarak karşılamaz.

Şekle aykırı yapılan sözleşme hiç sonuç doğurmaz mı?

Kanunda özel şekil şartı öngörülen bir sözleşme bu şekle uyulmadan yapılmışsa kesin hükümsüzdür; ancak bazı durumlarda tarafların ifayı gerçekleştirmesi veya dürüstlük kuralı, şekil eksikliğinin ileri sürülmesini engelleyebilir.

Şekil şartına uyulmaması hangi sözleşmelerde daha sık sorun yaratır?

Kefalet, taşınmaz satış vaadi ve taşınmaz satışı gibi önemli hukuki sonuç doğuran sözleşmelerde şekil eksikliği daha sık gündeme gelir ve genellikle sözleşmenin geçersizliğiyle sonuçlanır.

Resmi şekil ile yazılı şekil arasındaki fark nedir?

Yazılı şekilde tarafların imzası yeterlidir; resmi şekilde ise işlemin noter gibi yetkili bir makam önünde yapılması ve düzenlenmesi aranır. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi resmi şekle tabidir.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 12-16, 583
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler