Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Zamanaşımı Def’i Nasıl İleri Sürülür?

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Zamanaşımına uğramış bir alacağa karşı savunma nasıl yapılır? Def’inin ileri sürülme usulü, süresi ve mahkemenin resen incelememesi anlatılıyor.

Kısaca

  • Zamanaşımı, hâkim tarafından kendiliğinden değil, ancak borçlu tarafından ileri sürülürse dikkate alınır (TBK m. 161).
  • Zamanaşımı def’i, davanın her aşamasında değil, usul kanunundaki süreler içinde ileri sürülmelidir.
  • Borçlu, zamanaşımı def’inden önceden ve peşinen feragat edemez.
  • Zamanaşımına uğramış bir alacak, takas yoluyla ileri sürülebilir şartları taşıyorsa kullanılabilir.

Bir alacağın zamanaşımı süresini doldurmuş olması, o alacağın kendiliğinden ve otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına asla gelmez. Zamanaşımının somut davada hukuki bir sonuç doğurabilmesi için, borçlunun bu durumu usulüne ve süresine uygun biçimde mahkemeye açıkça bildirmesi, yani def’i olarak ileri sürmesi gerekir.

Def’i ile İtiraz Kavramları Arasındaki İlişki

Hukuk terminolojisinde “def’i”, karşı tarafça ileri sürülmedikçe mahkemece dikkate alınmayan bir savunma türünü ifade eder; zamanaşımı da tipik bir def’i örneğidir. Bu, mahkemenin resen dikkate aldığı “itiraz” kavramından farklıdır ve bu farkın doğru anlaşılması, davada hangi savunmaların ne zaman ve nasıl ileri sürülmesi gerektiğini belirler.

Zamanaşımı Def’i Nedir?

TBK m. 161’e göre zamanaşımı, borçlu tarafından ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden göz önüne alınmaz. Bu düzenleme, zamanaşımı kurumunun kamu düzenini değil, doğrudan borçlunun kişisel menfaatini koruma amacı taşıyan bir savunma aracı olduğunu açıkça gösterir. Borçlu bu def’i ileri sürmezse, mahkeme zamanaşımına uğramış bir alacağı dahi esastan inceleyip kabul edebilir.

Zamanaşımı Def’inin Amacı ve İşlevi

Bu def’inin borçlunun iradesine bırakılmasının nedeni, bazı durumlarda borçlunun zamanaşımına rağmen borcunu ahlaki veya ticari sebeplerle ödemeyi tercih edebilmesidir; kanun, böyle bir tercihi borçlunun elinden almaz ve zamanaşımını yalnızca borçlu isterse kullanabileceği bir savunma imkânı olarak düzenler.

Def’inin Usulüne Uygun İleri Sürülmesi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre zamanaşımı def’i, kural olarak davanın cevap dilekçesinde veya kanunun öngördüğü usule uygun bir aşamada ileri sürülmelidir. Sonradan, yargılamanın ilerleyen bir aşamasında ilk kez ileri sürülen zamanaşımı def’i, usul kurallarına göre dinlenmeyebilir; bu nedenle borçlunun, alacak davası kendisine tebliğ edildiğinde zamanaşımı süresinin dolup dolmadığını derhal değerlendirmesi ve varsa def’ini zamanında ileri sürmesi büyük önem taşır.

Zamanaşımı Def’inden Feragat

Borçlu, henüz zamanaşımı süresi dolmadan önce bu def’iden peşinen feragat edemez; böyle bir feragat, borçluyu koruyan kanun hükmünün amacını boşa çıkaracağından geçersiz sayılır. Ancak zamanaşımı süresi dolduktan sonra, borçlu isterse def’iyi ileri sürmeyebilir veya borcu yine de ödeyebilir; bu durumda yapılan ödeme geçerli bir ifa sayılır ve geri istenemez.

Zamanaşımı Def’inin Kısmen İleri Sürülmesi

Bir alacağın yalnızca bir kısmı zamanaşımına uğramışsa (örneğin dönemsel alacaklarda bazı dönemler zamanaşımına uğrarken diğerleri uğramamışsa), borçlu def’ini yalnızca zamanaşımına uğrayan kısım için ileri sürebilir; bu durumda mahkeme, alacağın zamanaşımına uğramamış kısmı için davayı kabul ederken, uğramış kısmı için reddedebilir.

Zamanaşımı Def’i ile Diğer Savunmaların Birlikte İleri Sürülmesi

Borçlu, zamanaşımı def’ini, alacağın esasına ilişkin diğer savunmalarla (örneğin borcun hiç doğmadığı, ifa edildiği veya ayıplı olduğu iddiasıyla) birlikte ileri sürebilir. Bu savunmalar arasında bir öncelik sırası yoktur; mahkeme önce zamanaşımı def’ini değerlendirebilir, kabul ederse esasa girmeden davayı reddedebilir; reddederse esasa ilişkin diğer savunmaları incelemeye devam eder.

Zamanaşımına Uğramış Alacağın Takas Yoluyla Kullanılması

TBK m. 141’e göre zamanaşımına uğramış bir alacak, zamanaşımına uğradığı sırada takas edilebilecek durumda idiyse, takas yoluyla ileri sürülebilir. Bu düzenleme, zamanaşımının alacağı tamamen değersiz hâle getirmediğini, belirli koşullarda hâlâ hukuki bir değer taşıyabileceğini gösterir.

Zamanaşımı Def’inin Borç Türüne Göre Farklı Sonuçları

Zamanaşımı def’inin sonuçları, borcun türüne göre bazı farklılıklar gösterebilir; örneğin kambiyo senetlerine (çek, bono, poliçe) dayalı takiplerde zamanaşımı süreleri ve def’inin ileri sürülme usulü, genel borçlar hukuku kurallarından farklı özel hükümlere tabi olabilir. Bu nedenle alacağın dayanağının doğru tespiti, uygulanacak usul kurallarının da doğru belirlenmesini sağlar.

İcra Takibinde Zamanaşımı İtirazı

İcra takibi sürecinde borçlu, zamanaşımı itirazını icra mahkemesine veya genel mahkemeye, kanunda öngörülen süre ve usule uygun biçimde ileri sürebilir. Bu itirazın süresinde yapılmaması, takibin zamanaşımına uğramış bir alacak üzerinden devam etmesine yol açabilir; bu nedenle icra takibiyle karşılaşan borçlunun, süreleri dikkatle takip etmesi önerilir.

Zamanaşımı Def’inin İspat Yükü

Zamanaşımı def’ini ileri süren borçlu, alacağın doğduğu tarihi ve bu tarihten itibaren zamanaşımı süresinin dolduğunu ortaya koymalıdır; buna karşılık alacaklı, zamanaşımının kesildiğini veya durduğunu ispatlayarak def’i etkisiz kılmaya çalışabilir. Bu karşılıklı ispat süreci, davanın en teknik ve ayrıntılı incelenen aşamalarından birini oluşturur ve genellikle tarafların sunduğu yazışma, ödeme kaydı ve resmi belgelerin titizlikle değerlendirilmesini gerektirir.

Avukatla Takip Edilen Davalarda Zamanaşımı Def’inin Önemi

Zamanaşımı def’inin gözden kaçırılması, aslında kazanılabilecek bir davanın kaybedilmesine yol açabilecek kadar önemli bir usul hususudur. Bu nedenle bir alacak davasıyla karşılaşan borçlunun, dava dilekçesini aldığı anda alacağın doğuş tarihini ve zamanaşımı süresini dikkatle incelemesi, gerekiyorsa bu def’i cevap dilekçesinde açıkça ve zamanında ileri sürmesi önem taşır.

Zamanaşımı Def’i Reddedilirse Ne Olur?

Mahkeme, zamanaşımı def’ini yerinde bulmazsa (örneğin süre dolmadan zamanaşımı kesilmişse), davanın esasına geçerek alacağın varlığını ve miktarını incelemeye devam eder. Bu durumda borçlunun, zamanaşımı savunmasının yanında alacağın esasına ilişkin diğer savunmalarını da (ifa, ayıp, geçersizlik gibi) hazır bulundurması, savunmasının bütünlüğü açısından önemlidir.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz.

Bir borçluya, on iki yıl önce doğmuş ve hiçbir kesici işlem yapılmamış bir alacak için dava açılır. Borçlu, cevap dilekçesinde zamanaşımı def’ini açıkça ileri sürerse, mahkeme alacağın on yıllık zamanaşımı süresini aştığını tespit ederek davayı reddedebilir; ancak borçlu bu def’i hiç ileri sürmezse, mahkeme alacağı esastan inceleyerek kabul edebilir.

Sonuç

Zamanaşımı def’inin doğru zamanda ve usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi, hem davacı hem davalı için davanın sonucunu belirleyen kritik bir husustur. Bir alacak davasında zamanaşımı def’inin doğru zamanlama ve içerikle değerlendirilmesi için borçlar hukuku kapsamında hukuki destek alabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Zamanaşımı def’ini dava açıldıktan sonra herhangi bir zamanda ileri sürebilir miyim?

Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre zamanaşımı def’inin cevap dilekçesinde veya kanunun öngördüğü usule uygun bir aşamada ileri sürülmesi gerekir; süresinde ileri sürülmeyen def’iler sonradan dinlenmeyebilir.

Borçlu sözleşmede zamanaşımı def’inden vazgeçtiğini kararlaştırabilir mi?

Borçlu, zamanaşımı süresi dolmadan önce bu def’iden peşinen ve önceden feragat edemez; ancak zamanaşımı süresi dolduktan sonra def’iyi ileri sürmekten vazgeçmesi (örneğin borcu yine de ödemesi) mümkündür.

Mahkeme zamanaşımını kendiliğinden dikkate alır mı?

Hayır, TBK m. 161 uyarınca zamanaşımı, borçlu tarafından ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden göz önüne alınmaz; bu, zamanaşımının kamu düzeninden değil borçlunun kişisel yararından kaynaklanan bir def’i olmasının sonucudur.

Zamanaşımına uğramış bir alacak hiçbir şekilde kullanılamaz mı?

Zamanaşımına uğramış alacak dava yoluyla istenemese de, takas için gerekli diğer şartları taşıyorsa takas yoluyla ileri sürülebilir; ayrıca borçlu bu borcu isterse yine de ifa edebilir.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 161
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler